TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ:Av.
DAVALI :
DAVA: Öz Sermaye Tespiti
DAVA TARİHİ: 02/09/2025
KARAR TARİHİ: 08/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 10/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Öz Sermaye Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Müvekkili ... Belediyesi'nin tasarrufunda bulunan; ... Mah. 2280 Ada 4 Parselde bulunan ... Spor Salonu ve Gençlik Merkezi, ... Mah. 2343 Ada 6 Parselde bulunan Spor Tesisi, ... Mah. 2317 Ada 1 ve 2 parsellerde bulunan ... Parselde bulunan ... Tesisi, ... 2441 Ada 2 Parselde bulunan Halı Saha ve Sosyal Tesis. olan taşınmazların 5 yıl süre ile işletme hakkının 5393 Sayılı Belediye Kanununun 18. Maddesi kapsamında sermayesinin tamamının ... Belediyesi’ne ait ... Sportif Faaliyetler ve İşletmecilik A.Ş.’ye ayni sermaye olarak devredileceğini, müvekkili ... Belediyesi'ne ait yukarıda belirtilen taşınmazların 5 yıl süre ile işletme hakkının ayni sermaye olarak konulması kapsamında Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca işletme hakkı değerlerinin bilirkişi incelemesi ile tespitini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibarıyla hasımsız olarak açılan öz sermaye tesbiti davasıdır.Davacı dava dilekçesinde ada/parsel numaraları belirtilen taşınmazların işletme hakkının 5 yıl süreyle devredilerek şirkete ayni sermaye olarak konulmak istenildiğini belirterek eldeki davayı açmıştır.TTK.'nın 343.maddesine göre ''Konulan ayni sermaye ile kuruluş sırasında devralınacak işletmelere ve ayınlara, şirket merkezinin bulunacağı yerdeki asliye ticaret mahkemesince atanan bilirkişilerce değer biçilir. Değerleme raporunda, uygulanan değerleme yönteminin somut olayın özellikleri bakımından herkes için en adil ve uygun seçim olduğu; sermaye olarak konulan alacakların gerçekliğinin, geçerliğinin ve 342 nci maddeye uygunluğunun belirlendiği, tahsil edilebilirlikleri ile tam değerleri; ayni olarak konulan her varlık karşılığında tahsis edilmesi gereken pay miktarı ile Türk Lirası karşılığı, tatmin edici gerekçelerle ve hesap verme ilkesinin icaplarına göre açıklanır. Bu rapora kurucular ve menfaat sahipleri itiraz edebilir. Mahkemenin onayladığı bilirkişi kararı kesindir.''TTK.'nın 342.Maddesinde ayni sermaye olarak konulabilecek mal varlığı unsurları belirtilmiştir. Buna göre; ''Üzerlerinde sınırlı ayni bir hak, haciz ve tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen, fikrî mülkiyet hakları ile sanal ortamlar da dâhil, malvarlığı unsurları ayni sermaye olarak konulabilir. Hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklar sermaye olamaz.''Kanun koyucu TTK.'nın 342. Maddesinde hangi mal varlığı unsurlarının ayni sermaye olabileceğini belirlediği gibi konulamayacak mal varlığı unsurlarını da belirlemiştir. Ayn dilimize Arapçadan gelmiş olup kelime anlamı itibariyle "mevcut, hazır ve belirlenmiş mal" olarak kabul edilmektedir. Madde başlığı da ayni sermaye adı altında ayni sermayede olabilecek mal varlığı unsurları olarak nitelendirilmiştir. Maddede ayni sermaye olarak konulabilecek mal varlıklarının neler olabileceği ve nitelikleri belirtildiği gibi konulamayacak mal varlıklarının da belirtildiği görülmektedir. Buna göre kanun koyucu sermaye konulacak malın devredilebilir olmasını murad ettiği anlaşılmaktadır. Bunu açıklarken de bu mal varlıklarının nakden değerlendirilebilen ve devrolunabilen haklar olduğunu belirtmiştir. Buna karşılık hizmet edimleri, kişisel emek, ticari itibar ve vadesi gelmemiş alacaklıların sermaye olarak konulamayacağını açıklamıştır. Kişisel emek, hizmet edimi, ticari itibar devredilebilir niteliği bulunmayan mal varlığı unsurları olduğu için kanun koyucu bunların ayni sermaye olarak konulamayacağını kabul etmiştir. Hizmet edimi de aslında bir değerdir. Bu edimin karşılığı nakdi olarak belirlenebilirse de devredilebilir özelliği bulunmamaktadır. Örneğin şirkete hizmet edimi ayni sermaye olarak konulduğu takdirde böyle bir mal varlığı üzerine haciz konulması ve cebri icra yoluyla satış ve devri söz konusu olmayacaktır. Kanun koyucu burada gerek şirket kurulurken gerekse kurulduktan sonra da konulacak ayni sermaye ile üçüncü kişilerin bu malvarlığı üzerinde işlem tesis edebilmesine olanak sağlayıp işlem güvenliği yaratmak istemektedir. Diğer taraftan da şirketlere sermayelerin gerçek anlamda konulması temin edilerek bunun dışında bir sermaye konulması söz konusu olmaksızın şirketlere hissedarlık hakkı verilmesinin önüne geçilmek istenmektedir. Diğer yandan da konulan sermayenin devredilebilir özelliğinin aranması nedeniyle sermaye olarak gelen bu malvarlığı üzerinde şirketin tasarrufta bulunması 3. Kişilere devretmesi bu yolla gelir elde edebilmesi olanak olarak sağlanmak istenmiştir. Davacının talebi kanunda kullanım yahut işletme hakkının devrine yönelik doğrudan bir sınırlama bulunmasa da hizmet edimleri ve ticari itibar ile belirli bir mal varlığı unsuru teşkil etmeyen şirket tarafından 3. Kişilere devri mülkü olmayan şirketin cebri icraya maruz kalması durumunda üzerine haciz yoluyla işlem tesis edilip cebri satışlarda üçüncü kişilere devredilebilecek niteliği bulunmayan kullanım hakkı tesisi suretiyle sermaye getirilmesi kanunun yukarıda açıklanan amaçlarını gerçekleştirmediği ortadadır.Devredilebilir özelliği belirgin olarak ortaya koyan husus haciz yoluyla satışlarda kendini ortaya koymaktadır. Kanunda tanımlanan fikri mülkiyet hakları, örneğin marka, patent, lisans gibi mal varlığı unsurları şirket tarafından devredilebilir olan ancak aynı zamanda cebri icra yoluyla satışı gerçekleştirilebilecek varlıklardır. Yine sanal ortamdaki haklarda benzer şekilde şirket tarafından devredilebilir ve aynı zamanda üçüncü kişi alacaklılar tarafından gerektiğinde haczedilebilecek varlıklardır. Bir taşınmaz üzerindeki belli bir alanın kullanım hakkı intifa hakkı tesis edilmek suretiyle verilebilir. Bu durumda ayni bir hak ortaya çıkar. Bu ayni hakkın ise Tapu Sicil Müdürlüğü'nde tescil ile doğması mümkündür. Bu yolla ortaya çıkacak hak 3. Kişilere devredilebileceği gibi alacaklılar tarafından hacize de konu edilebilir. Davacı tesis etmek istediği kullanımını kanun deyimiyle herhangi bir "ayn"a bağlamaksızın 342'de belirtildiği gibi hizmet edimi ve ticari itibar şeklindeki devri kabil olmayan bir biçimde kullanım hakkı tesis etmek suretiyle şirkete ayni sermaye getirmesi yasa gereği mümkün değildir. Bu şekilde açılacak yol ile şirketlere herhangi bir ayni mal varlığı konulmaksızın ve kendisinden de bir malvarlığı çıkışı söz konusu olmaksızın sermaye konularak hissedarlık oluşturulması kanunun mantığına aykırı olacağından söz konusu 342. Maddenin amacına uygun olmayan biçimde kötüye kullanımında önünü açacaktır. Bu sebeple davacının herhangi bir ayni hakka bağlanmayan kullanım hakkı biçimindeki ayni sermayenin konulması istemi mahkememizce yerinde görülmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... olmak üzere karar verildi. 08/10/2025
Başkan ...
¸E-imzalıdır.
Üye ...
¸E-imzalıdır.
Üye ...
¸E-imzalıdır.
Katip ...
¸E-imzalıdır.