TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
ALACAĞI TEMLİK EDEN
DAVACI/(LAR): 1-
VEKİLLERİ: Av.
Av.
ALACAĞI TEMLİK ALAN
DAVACI/(LAR): 2-
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVALI :
VASİ:
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVA: Satıcının Açtığı İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 15/10/2020
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Satıcının Açtığı İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Alacağı temlik eden davacı vekili tarafından mahkememize verilen dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkil banka ile imzalamış olduğu Bireysel Kredi Sözleşmesi gereği, davalı adına ... hesap nolu kredi açıldığı ve kullandırıldığı, müvekkil banka tarafından keşide edilen 10/01/2019 tarihli ihtarname ile Bireysel Kredi Sözleşmesi nedeniyle ödenmesi gereken davalı ihtarname tarihi itibariyle 23.273,20.-TL anapara, 1.261,89.-TL faiz, 63,09.-TL BSMV olmak üzere toplam 24.598,18.-TL Kurtaran Hesap (KMH) ödenmemiş olan gecikmiş borcunun ihtarname tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek faizleri ile birlikte ihtarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde ödenmesini, aksi takdirde; 10/01/2020 tarihi itibariyle tüm kredi kartı borcu olan .... 23.273,20.-TL anapara, 1.261,89.-TL faiz, 63,09.-TL BSMV olmak üzere toplam 24.598,18.-TL ve ... toplam 557.-TL tutarı toplamı 25.155,18.-TL üzerinden borcun muaccel hale geleceği ve alacağın işleyecek temerrüt faizi ile masraf ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili için yasal yollara başvurulacağı hususunun ihtaren bildirildiği, davalının iş bu ihtarnamenin kendisine kendisine tebliğ edilmesine rağmen kredi borcunu, müvekkil bankaya ödemediği için davalı hakkında ilamsız icra takibi başlatılmak zorunda kalındığı, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğundan bahisle, ... 11. İcra Müdürlüğünün 2019/ Esas sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yetkiye, borca ve takibe yapılan itirazın iptali ile alacak miktarı likit olduğundan davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili tarafından mahkememize verilen cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil davalının akıl hastası olduğu, tedavi görmeye devam etmesine rağmen düzelme imkanının bulunmadığı, Dava konusu işlemin yapıldığı tarihte de bu hastalığı olup akli dengesi yerinde olmadığından ceza ve fiil ehliyetinin bulunmadığı, Bu sebeple dava konusu yapılan var olduğu iddia edilen sözleşmeler açısından da taraf olarak ceza ve fiil ehliyeti bulunmadığından yaptıklarını anlama kabiliyetine haiz olmadığı, son olarak ... 10.Sulh Hukuk Mahkemesi'nde 2019/... Esas sayılı dosya ile vasi atanmasına ilişkin dava açılmış olup kararın kesinleşmediği, Bu sebeple ceza ve fiil ehliyetinin olmadığına dair rapor alınmasının gerektiğinden bahisle, Davanın reddine, % 20 kötü niyet tazminatına ve %10 para cezasına karar verilmesi talep edilmiştir. ... 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09/10/2019 tarih ve 2019/... Esas, 2019/... Karar sayılı karar dosyası celp edilmiştir.
... 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09/10/2019 tarih ve 2019/... Esas, 2019/... Karar sayılı kararının incelenmesinde; Kısıtlı ...'a 22/10/2019 tarih ve ... rapor numaralı sağlık kurulu raporu ile "bipolar bozukluk" teşhisi konulduğu, akli melekelerinin yerinde olmadığının, kendi işlerini göremez olduğunun ve kendisine vasi tayininin gerekti olduğunun bildirildiği anlaşılmış olup, ...'ın kısıtlı ...'a vasi olarak atandığı anlaşılmıştır. Davalı ...'a ait alacağı temlik eden bankada bulunan davamıza konu kredi borçlarına ait evraklar celp edilmiş olup, söz konusu kişiye ait ... Spot Paz. Gıda Teks. Tur. İnş. Nak. Oto. Pls şirketine ait hesabının bulunduğu bildirilmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, ... 11. İcra Müdürlüğünün 2019/ sayılı icra takip dosyası, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı aleyhine başlatılan ... 11. İcra Müdürlüğünün 2019/ sayılı dosyasındaki takibe davalının itirazı nedeniyle itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 2. Tüketici mahkemesi 2020/ Esas, 2025/ k. Sayılı 14/01/2025 tarihli ilamı ile dosyanın görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği görüldü. Mahkememiz esasına kaydedilen dosyada yargılamaya devam edilmiştir.Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 11/08/2023 tarihinden sonra, 15/10/2020 tarihinde açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. ... İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.03.1944 Tarih E. , K. RG. 3.7.1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticarî dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur"hususu yer almaktadır.Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava, uyuşmazlığın bireysel bankacılık hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, davanın mutlak ya da nispi ticari davalardan olmadığı kanaatine varılarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, ... 2. Tüketici Mahkemesi’nin görevli olduğuna, hükmün İstinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde HMK’nın 21. ve 22. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için derhal dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, ... 2. Tüketici Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNA,
2-Hükmün İstinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde HMK’nın 21. ve 22. maddesi gereğince yargı yerinin belirlenmesi için derhal dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine,
3-HMK'nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli ... 2. Tüketici Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği taktirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’ nın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/05/2025
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.