TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ: Av.
DAVALILAR:2-
3-
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/04/2024
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacı için, fazlaya ilişkin hakları üzerine, 6100 sayılı Yasa'nın 107. Maddesi hükmünce belirlenecek kalıcı sakatlık sonucu kazanç kabı veya eksilme, ileri derecede sakatlık halinde yaşam boyu başkasının yardımına yahut bakımına muhtaç olacağından bakıcı giderleri emeğinin karşılığı, tedavi ve iyileşme giderleri, ameliyat giderleri, iyileşme süresinde yapılan er türlü harcama, kaza geçiren yahut yakınlarının yol, yeme, içme giderleri, sürekli iş göre göremezlik sebebi ile maddi tazminat ile manevi tazminat tutarlının işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden ve sigortacı yönünden maddi tazminatın temerrüt tarihinden işleyecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumluluk kurallarına göre tahsiline, işletenin taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden itibaren, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalardan müşterek ve müteselsil sorumluluk kurallarına göre tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin 05/06/2024 tarihli cevap dilekçesinde; davacı ile arabuluculuk yoluna gidildiğini lakin anlaşmama ile sonuçlandığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu talebin zaman aşımına uğradığını, maddi tazminat isteminin açık olmaması sebebiyle talebin usule aykırı olduğunu, davacının sürekli sakatlığa uğrayıp uğramadığı ve uğradığı kanaatine varılırsa bunun dava konusu kaza ile illiyetinin olup olmadığının araştırılması gerektiği, kazanın meydana gelmesine yol açan halin daha iyi değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur tespitine ilişkin rapor talep edilmesi gerektiği, zarar ile haksız eylem arasında bir nedensellik ilişkisi bulunmazsa bu halde sorumluluk doğmayacağını, dava konusu kaza ile ...'nin maluliyetinin oluşumunda illiyet bağı mevcut bir sürekli sakatlık halinin bulunup bulunmadığının tespiti için Adli Tıp Kurulu 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerektiği, sürekli sakatlık tazminatı niteliği gereği hayat boyu çalışma güncünün azalması veya yitirilmesi esasına dayandığından, davacının sürekli sakatlık tazminatına hak kazandığının kabulünün mümkün olmadığını, davacının kaza tarihinde çalışmadığından geçici iş göremezlik zararına uğradığından söz edilemeyeceğini, sayın mahkeme aksi kanaatte olunması halinde geçici iş göremezlik kararı sağlık giderleri teminatına dahil olduğu ve bu teminatın ... Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, tedavi giderlerine ilişkin sorumluluğun keza aynı şekilde ... sorumluluğunda olduğunu, sürekli sakatlığı bulunmayan davacının bakıcı gideri tazminatı talebinin olamayacağı, bahsi geçen yol, yeme ve içme masraflarının genel şartlar uyarınca poliçe teminatı dışında olduğunu, davacının kaza esnasında kask takip takmadığı hususunun araştırılması gerektiği, takılmamış ise maddi tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, manevi tazminat talebinin teminat dışı olduğunu, mahkemece faize hükmedilecek olunması halinde faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerektiği, davacıya ... tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı, rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanılmadığının tespit edilmesi gerektiği, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde ... tarafından davacıya ödenen tutarların zarardan indirilmesi gerektiği, arz ve izah olunan sebeplerle davanın usulden reddi, mahkeme aksi kanaate ise davanın esas yönünden incelenecek olunması halinde davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... ile ... ...'ya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
KANITLAR:
Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ... CBS'nin 2017/ Soruşturma sayılı dosyası, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava, trafik kazası sonucu oluşan beden gücü kaybı sebebi ile maddi - manevi tazminat istemine ilişkindir.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. 48/2 maddesinde ise; “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-ğ maddesi uyarınca, teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla mahkemece verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.Buna göre hâkim, yabancı davacının, vatandaşı olduğu ülke ile ... arasında karşılıklılık var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.Somut olayda, davacının, ... vatandaşı olduğu , başkaca dosyalarımızda ... uyruklu şahıslar yönünden mütekabiliyet anlaşmasının bulunup bulunmadığına dair ... ...'na yazılan yazılarak verilen cevabın "... ile ... arasında, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 48'inci maddesinde düzenlenen teminattan muafiyeti sağlayan akdi veya fiili mütekabiliyet, ... ile ... arasında teminattan muafiyeti öngören ikili veya çok taraflı adlî iş birliği anlaşması bulunmamakta olup fiili mütekabiliyete ilişkin olarak ise, ... tarafından, ...'de yaşanmakta olan olumsuz gelişmeler ve asayiş durumundaki zafiyet nedeniyle ... Büyükelçiliğimiz ve ... Başkonsolosluğumuzun faaliyetlerinin geçici olarak askıya alındığı, bu çerçevede, ...’deki vatandaşlarımıza ilişkin adlî, hukukî ve idarî yazışmalar ve ... makamları nezdinde takip edilmesi gereken adlî/idarî yardımlaşma talepleriyle ilgili sorunların devam ettiği, diğer yandan, ..., 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 88'inci maddesinde uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler için tanınan muafiyetin geçici koruma statüsünde bulunanları kapsamadığını bildirildiği" şeklinde olduğundan ötürü , Mahkememizce 27.01.2025 tarihli ara kararda verilen kesin süreye rağmen harçlar gider avansı ve yabancılık nedeniyle teminatın yatırılmadığı anlaşılmakla, MÖHUK 48.madde hükmü uyarınca teminat yatırması gerekirken yatırmayan davacının davasının HMK 114/1-G hükmü uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL nispi karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-7155 sayılı Kanunun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanunun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye ödenmesine,
4-Kararın niteliği gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-a- Maddi tazminat yönünden, Davalı ... Sigorta A.Ş. yararına ölçümlenen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
B-Manevi tazminat yönünden, davalılar ... ile ...'in vekili olmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır