TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :1-
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVALI :2-
VEKİLİ: Av.
DAVALI :3-
DAVA: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ: 03/10/2024
KARAR TARİHİ: 13/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:müvekkilinin maliki olduğu ... Plakalı ... marka araç, 01.07.2024 tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde kurallara uygun bir şekilde park halindeyken, maliki ... ve sürücüsü ... olan ... Plakalı aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu maddi hasar trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, kaza sonrasında olay yerine gelen trafik ekiplerince kaza tespit tutanağı düzenlenmiş olup tutulan bu tutanakta karşı yan sürücünün 2918 sayılı KTK'nun ... (Park Yapmış Araçlara Çarpma) maddesini ihlal ettiği görüş ve kanaatine varıldığını, kaza neticesinde müvekkilin aracının ana aksamları değişmiş, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olup müvekkilimizin aracında ciddi anlamda maddi hasar meydana geldiğini, sigorta şirketinden hasar dosyası celp edildiğinde hasar bedeli net bir şekilde belirleneceğini, müvekkilinin aracı 2013 Model ve kilometresi de kaza tarihinde çok düşük olduğunu, az kullanılmış böyle bir aracın, kaza sonucu ana aksamları değişmiş, ciddi anlamda kaporta işçiliği ve boya işçiliği yapılmış olduğu sabit olup, aracın satışı halinde, bu hasar alıcı tarafından rahatlıkla öğrenilebileceğinden, müvekkili doğal olarak bu kazalı aracını kaza görmemiş gerçek değerinden daha düşük fiyatla satacağı tartışmasız olduğunu, dava öncesi yapılan arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınmadığını, değer kaybın Yerleşik ... İçtihatlarına göre hesaplanması, aracın tamir süreci-parça bekleme ayrıntılı ve detaylı işçilik çalışması vs. gibi nedenlerle uzun sürmüş olup müvekkili bu süre boyunca araçtan mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararlar davalı şahıslar tarafından ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkilin aracında meydana gelen 10 TL bakiye değer kaybının davalılardan müşterek ve müteselsil olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle, davalı şahıslar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber; şimdilik 50 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı şahıslardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraflar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından mağdur araca yapılan ödemeler olduğunu, yapılan ödemelerin poliçe limiti hususunda önem arz ettiğini, davacıya ait araçta değer kaybına konu parça ve işçilik bulunmadığından araçta bakiye değer kaybı oluşmadığı tespit edildiğini, davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla davacı tarafın taleplerinin genel şartlar kapsamı dahilinde değerlendirilmesi gerektiği, değer kaybı talebinde bulunan aracın önceki kazasının bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, müvekkili şirket sadece gerçek zarardan sorumlu olduğunu, araç mahrumiyet tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkili şirket sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacının avans faiz talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın usulden -esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ... beyin sevk ve idaresinde olan ... plakalı araç, 01.07.2024 tarihinde ... ()'in maliki olduğu ... Plakalı .... marka araca ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesinde park halinde olan araca arkadan çarptığını, müvekkilim kazanın hemen ardından gerekli tedbirleri almış vakit kaybetmeksizin olay yerine polis ekiplerini çağırdığını, müvekkilinin alkollü olmadığı, araç kullanımı sırasında trafik kurallarına uygun davrandığı, kazanın herhangi bir ihmal veya kusur sonucu meydana gelmediği olay tespit tutanaklarıyla sabit olduğunu, olay sonrası yapılan incelemede, müvekkilinin araca çarptığı sırada herhangi bir alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında olmadığı da resmi tutanaklarla kayıt altına alındığını, müvekkili tarafından çarpılan ... plakalı araçta, çarpma sonrası yapılan incelemede davacı aracının arka tamponunda daha önceden mevcut olan bir hasarın bulunduğu ve bu hasarın bantlarla tamir edilmeye çalışıldığı açıkça tespit edildiği, olay yerine intikal eden polis ekipleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında da, davacının daha önce başka bir kazada aracının arka tamponunda hasar oluştuğu beyan ettiği kaydedildiğini, zira araçta meydana gelen hasarın büyük bir kısmı daha önceki kazalardan kaynaklandığı ve bu husus davacı kendi beyanlarıyla sabit olduğunu, değer kaybı talepleri, aracın kazadan önce hasarsız olması şartına dayandığını, davacının aracında önceden oluşmuş olan hasar göz önüne alındığında, bu talep geçersiz ve haksız olduğu, davacının değer kaybı talebi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca "Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre" değerlendirilmektedir. Ancak ... Mahkemesi'nin 2019/E. ve 2020/K. sayılı 17.07.2020 tarihli ilamı ile, Kanun'un "genel şartlar" hükümlerine ilişkin kısımlarının iptali yönünde karar verildiği, değer kaybı hesaplamalarında yalnızca aracın kaza öncesi ve sonrası piyasa değeri arasındaki fark dikkate alınması gerektiği, ancak bu hesaplama, aracın daha önce herhangi bir hasar görmemiş olmasına bağlı olduğunu, davacının aracındaki hasarın büyük bir kısmı, müvekkiliyle yaşanan kazadan önce meydana gelmiş olduğundan, değer kaybı talebi hukuken dayanaksız olduğunu, davacı tarafın avukatları tarafından ... Sigorta A.Ş.'ye 27.07.2024 tarihinde yapılan başvuru üzerine sigorta şirketi, 06.08.2024 tarihinde 41.105,00 TL tutarında bir ödeme yapıldığını, bu ödeme, davacının aracı üzerindeki gerçek hasar dikkate alınarak gerçekleştirilmiş olup, müvekkili veya sigorta şirketi üzerinde ek bir sorumluluk yüklenmesini gerektirecek herhangi bir durum bulunmadığı, sigorta şirketi tarafından yapılmış olan bu ödemenin düşük olduğu yönündeki iddialar mesnetsiz olduğunu, ödenen tutar, davacının aracında meydana gelen gerçek hasar miktarını karşıladığını, davacının aracında daha önceki bir kazadan kaynaklanan ve bantlarla tamir edilmeye çalışılan hasarların mevcut olduğu polis tutanaklarına da geçtiğini, bu durum, davacının değer kaybı talebini hukuki zeminden yoksun bıraktığını, aracın daha önce kaza yapmamış olması, değer kaybı taleplerinin temel şartlarından biri olduğunu, ancak davacının aracı zaten daha önce hasarlı olduğu için, davacının değer kaybı talepleri haksız olduğunu, daha önce hasarlı bir aracın değer kaybı talepleri kabul edilemeyeceğini belirterek, arz ve izah edilen tüm nedenlerle; Davacının haksız ve mesnetsiz taleplerinin reddine, Müvekkiline ve sigorta şirketine yönelik değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeline ilişkin taleplerin tamamen reddine,Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, tarafların karşılıklı beyan-itiraz dilekçeleri, davalı sigorta şirketine, ... İl Emniyet Müdürlüğü'ne, ... Merkezi'ne bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, dava dilekçesinde gösterilen ve meydana gelen trafik kazasında davacı tarafın aracında oluşan bakiye değer kaybı bedelinin ve araç mahrumiyet bedelinini davalılardan tahsili istemine ilişkindir.Mahkememiz dosyasının yargılaması sırasında dosyanın trafik uzmanı-makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmesine karar verilmiştir.Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 17/07/2025 tarihli raporda özetle; davalı ... ... Plakalı araç sürücüsü:2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda, Şerit izleme, gelen trafikle karşılaşma, araçlar arasındaki mesafe, yavaş sürme ve geçiş kolaylığı sağlamanın Karayollarında düzenlendiği, 56. Maddesinin a fıkrasında düzenlenen ” Şerit İzleme “ hükmünü, 2918 sayılı Karayolları Trafik kanununda sürücülerin asli kusurlu olduğu hallerin düzenlendiği 84. Maddesinin L fıkrasında düzenlenen “ Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma,” hükümlerini ihlal ettiği ve kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, ... Plakalı araç sürücüsü; kaza sırasında ... plakalı aracın park halinde olduğu, araç sürücüsünün kazanın oluşumuna etken bir fiili bulunmamakla, kazanın önlenebiliriğine ilişkin bir önleminin bulunmadağı, kusursuz olduğu, davacı tarafa ait ... plakalı ... araçta 01.07.2024 tarihli trafik kazası kaynaklı değer kaybı tazminatının Yerleşik ... İçtihatları kapsamında 50.000 TL hesaplandığı, dava dosyası kapsamının incelenmesi sonucu, davacı tarafa — 06.08.2024 tarihinde 41.105,00 TL ödeme yapıldığı belirlenmekle bakiye değer kaybı alacağı 50.000-41.105-8.895 TL hesaplandığı,davacı tarafa ait ... plakalı 2013 Hyundai marka ... araçta 01.07.2024 tarihli trafik kazası kaynaklı araç mahrumiyet tazminatının Yerleşik ... İçtihatları kapsamında 4.849,33 TL hesaplandığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Davacı vekili 29/07/2025 tarihli bedel artırım dilekçesiyle ; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, bedel arttırım talebinin kabulü ile 10 tl'lik bakiye değer kaybı bedeli talebinin 8.895 tl'ye ve 50 tl'lik araç mahrumiyet bedeli talebinin 4.849,33 tl'ye yükseltilerek değer kaybı bedelinin tüm davalılardan müşterek ve müteselsil olarak sigorta şirketi bakımından temerrüt diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile araç mahrumiyet bedelinin ise sigorta dışındaki davalılardan müşterek ve müteselsil olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; 01/07/2024 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maliki olduğu ... plakalı araçta oluşan araç mahrumiyet bedelinin ve bakiye araç değer kaybı bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesine ilişkindir.Meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının tespiti, davacının aracında bakiye değer kaybı oluşup oluşmadığı, davacının araç mahrumiyet bedeli talep edip edemeyeceği hususunda dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda özetle; ... plakalı araç sürücü davalı ...'ın trafik kazasının meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, ... plakalı aracın bakiye değer kaybı alacağının 8.895,00 TL olduğu, araç mahrumiyet zararının 4.849,33 TL hesap edildiğinin bildirildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davaya konu hususlar gerekçeli, ayrıntılı olarak açıklanmış, raporun mahkememizce hükme esas alınmaya yeterli olduğu kanaatine varılarak, meydana gelen kazada davacının aracında oluşan bakiye değer kaybından kusur oranları dikkate alınarak davalıların sorumlu tutulması gerektiği hususu gözetilerek davacının değer kaybı talebinin kabulüne, buna göre 8.895,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 01/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüde düşürülme(ödeme yapılan tarih) tarihi olan 06/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Araç mahrumiyet talebi yönünden ise, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda davacının talep edebileceği araç mahrumiyet bedeli 4.849,33 TL olarak hesaplanmış olduğu hususu dikkate alınarak davacının araç mahrumiyet tazminat bedeli talebinin kabulüne,( davalı sigorta şirketinin araç mahrumiyet bedelinden sorumlu tutulamayacağı dikkate alınarak) davacının araç mahrumiyet tazminat bedeli talebinin kabulüne, buna göre 4.849,33 TL nin davalı ... ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 01/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işbu davalılardan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (... 4. Hukuk Dairesinin 2021/ Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davacının araç mahrumiyet tazminat bedeli talebinin KABULÜNE, buna göre 4.849,33 TL nin davalı ... ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 01/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte işbu davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının bakiye değer kaybı talebinin KABULÜNE, buna göre 8.895,00 TL değer kaybı bedelinin davalı ... ve davalı ... yönünden kaza tarihi olan 01/07/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüde düşürülme tarihi olan 06/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 938,87 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60 TL'nin ve 233,69 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 277,58 TL nispi karar ve ilam harcının davalı ... ve davalı Emine'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu maddi tazminat miktarı dikkate alınarak davalı sigorta şirketi yönünden tamamlanacak bakiye harç kalmamıştır)
4-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye ÖDENMESİNE,
5-Davacı tarafından yargılama dolayısıyla yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 233,69 TL tamamlama harcı, 5.836,50 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 6.925,39 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 13.744,33 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 8.895,00 TL ile sınırlı tutulmasına)
7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda dava değeri HMK’nın 341/2 maddesi uyarınca kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/10/2025
Katip
¸E-imzalıdır.
Hakim
¸E-imzalıdır.