TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024
KARAR NO: 2025
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tespit
DAVA TARİHİ: 20/11/2024
KARAR TARİHİ: 15/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde Müvekkil Şirketin, Türkiye'nin ilk dikiş makinesi üreticilerinden olup, daha sonra motor üretimine geçerek, 1970 yılından bu yana “Universal” ibareli elektrik motorlarının imalatına devam ettiğini, müvekkili Şirket, günümüzde Türkiye sınırları içerisinde ilk ve tek spiral motor ve aksesuarları üreten firma olup, Müvekkili Şirket'in ürünleri dental laboratuvarlarda, kuyumculuk sektöründe, saat sanayinde, kalıp ve makine imalat sektörlerinde uzun yıllardır kullanıldığını, yarım asrı aşan tecrübesi, kaliteden taviz vermeyen üretim anlayışı, dinamik ve güçlü yapısı ile ulusal, uluslararası ve bölgesel yatırım gücüyle ülke ekonomisine ciddi katkılar sağlayarak milli bir değer haline geldiğini, bir görsele yer verilmekte olan polisaj motorunu 1980 yılından beri üretmekte olup, sektöründe öncü konumda olduğunu, bahse konu polisaj motorunun tasarımı, dizaynı ve elektriksel çalışma prensipleri Müvekkili Şirketçe bulunmuş olup, Müvekkili Şirket'in Ar-Ge çalışmaları neticesinde özgün tasarımlı ve motorlar ise 2021 senesinden beri üretilip satışa sunulduğunu, Müvekkili Şirketin uzun yıllarca gerçekleştirmiş olduğu motor gövdesinde benzeri ürünlere göre çok daha az miktarda alüminyum kullanılıp, motorun çevreci özelliği öne çıkarıldığını, müvekkili Şirketçe üretilmiş motorun komple kalıpları dahi Müvekkili Şirket tarafından geliştirilip, imal edildiğini, müvekkili Şirket'in üretmiş olduğu polisaj motorlarında, yine bu sektörde Dünya'da ilk olarak “Permanent Magnet Motor” teknolojisi kullanıldığını, açıklanacak olursa, bu motor gövdenin altında bulunan kısımdaki elektronik sürücü kartıyla kumanda edildiğini, bu bağlamda, ilgili polisaj motorları belirtildiği üzere Dünya'da ilk olarak Müvekkili Şirketçe tasarlanıp üretildiğini, müvekkili Şirket tarafından, gelen bazı müşteri bildirimleri sonucunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler üzerine davalı şirketçe, müvekkil Şirket'in detaylarına yer verilmiş olan ve özgün polisaj motoru ile gerçekleştirmekte olduğu faaliyetlere haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkili şirketin kuyumculukta, saat sektöründe ve gümüş imalatında kullanılan polisaj ve parlatma motorlarının davalı yanca ayırt edilemeyecek kadar benzer tasarımda ve rengine kadar üretildiği, davalı şirket mağazalarında ve üçüncü şahıs mağazalarında ve İnternet sitelerinde satışa konu edildiğini tespit edildiğini, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespit edilebilmesi için tebligatsız şekilde, alanında uzman bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetiyle adresinde tespit yapılmasına ve bilirkişi raporu alınmasına,davalı yanın haksız rekabet teşkil eden her türlü ürün, basılı yayın, ambalaj, ilan, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı sair her türlü ticari evrakın üretiminin, satış ve dağıtımının, ithal ve ihracatının, yurt içinde ve yurt dışında piyasaya sunulmamasına, yurt içinde ve yurt dışında kullanılmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı şirketin faaliyetleri neticesinde ortaya çıkan haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine; dava masrafları ve vekâlet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, TPE'ye yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesine ilişkindir.
Davacı vekili 03/01/2025 tarihli dilekçesinde, davalılar aleyhine huzurdaki dava açılmış olup, taraflar arasında bir sulh sağlandığını, söz konusu sulh sözleşmesi Beyoğlu 48. Noterliği huzurunda imzalanmış olup ekte Sayın Mahkemenin bilgisine sunulduğunu, taraflar arasında dava dışında anlaşma sağlandığından bahisle işbu davadan feragat ettiklerini, dolayısıyla belirtilen sebeplerle vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi ile taraflar arasındaki anlaşma göz önüne alınarak taraflarınca herhangi bir talepte bulunulmaması hususunun dikkate alınarak gerekli işlemlerin yapılmasını talep etme zarureti doğduğunu, ekteki sulh sözleşmesi ve diğer dikkate alınması gereken unsurlar dolayısıyla taraflar arasında karşılıklı anlaşma sağlanmış olup bu sebeplerle davadan feragatin kabul edilmesini, dava masrafları ile vekâlet ücreti talebinde bulunulmadığından dava masrafı ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini, artan avansın ve ödedikleri harcın taraflarına iadesinin yapılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 307, 309, 310, 311. Maddelerine göre "Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.
Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir.
Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
Feragat ve kabul, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.
Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." davacı vekilinin dilekçesinin yasaya uygun olarak feragat beyanı olduğu ve tek taraflı davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğinde bulunduğundan mahkemeye ulaştığında hukuki sonuç doğurmaktadır. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceğinden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
(Taraflarca akdedilen sulh sözleşmesinin 3.2.2 bendi dikkate alınarak, yargılama giderleri davalı taraf üzerinde bırakılmıştır)
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunun 22. Maddesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının feragatın ilk celseden önce vuku bulması sebebiyle 1/3' ü olan 142,53TL' nin peşin alınan 427,60 TL' den mahsubu ile artan 285,07 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 215,00 TL lik yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafın vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansından karar tebliği için gerekli miktar kullanıldıktan sonra artan kısmın kararın kesinleşmesi halinde HMK'nın 333.maddesi uyarınca istek halinde davacıya iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde mahkememize veya mahkememize iletilmek üzere herhangi bir nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne verilecek dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi’nde istinaf kanun yoluna başvurma hakkı açık olmak üzere karar verildi.15/01/2025
Katip
¸¸
Hakim
¸¸