TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR:1-
2-
VEKİLİ Av.
DAVALILAR:1-
VEKİLİ Av.
:2-
:3-
VEKİLİ Av.
:4-
2
5-
VEKİLİ Av.
:6-
7-
VEKİLİ Av.
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 04/09/2019
KARAR TARİHİ : 17/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 25/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin işyeri ve konut inşaatı yapmak faaaliyeti ile iştigal ettiklerini, muhtelif bir çok yerde devam eden inşaatlarının bulunduğunu, dolayısıyla on binlerce ton inşaat demirine ihtiyaç duyulduğunu, davalılardan ...’ü yıllardan beri müvekkillerine elektrik malzemesi satması sebebiyle tanıdıklarını, ...’ün de şirket yönetimini ve şirketin kapasitesi dahilinde demir ihtiyacını bildiğini, adı geçen davalın dünürü olan diğer davalı ...’nın yıllardır gümrükten tasfiye malları satın aldığını belirterek kendileri ile tanıştırdığını, davalı ... ile görüşmeyi yapan davacı şirketler Yönetim Kurulu üyesi ...’nın davalı ...’nın Gümrük Tasfiyesinden aldığı demirlerin 783 tonunu ve niteliklerine göre verebileceği fiyatları belirttikten sonra şirket Genel Müdürü ...’ın da onayını aldıktan sonra yetkililerce daha sonra imzalanmak üzere aralarında yaptıkları 05.09.2018 tarihli satış protokolünü düzenlediklerini, müvekkilinde kalan protokol nüshasının daha sonra ... tarafından imzalandığını, davalı ...’nın aynı gün acilen 260.000,00 TL paraya ihtiyacı olduğundan bahisle IBAN numarasını bildirdiği diğer davalı ... Motorlu Araçlar San ve Tic.Ltd.Şti’nin ... Bankası hesabına gönderdiklerini, ofisten çıkarlarken ... ...’nın çelik hasır ve kangal nitelikli demirlerinin de olduğunu beyan etmesi üzerine davacı şirket yönetim kurulu üyesi ... tarafından görüşmeye katılan davalı ...’ün oğlu ... ile aynı gün akabinde yapılan whatsup yazışmaları ile diğer davalı ... ile görüşeceğini belirterek aynı gün akşam saatlerinde 25 ton olan 11 arabanın yüklendiğini sabaha karşı beşe doğru yola çıkacaklarını beyan ettiğini, teklif edilen fiyatın uygun görülerek ... içindeki diğer firma olan ... Inşaat AŞ.nin ...’de yapılacak inşaat için çok miktarda inşaat demirine ihtiyaç duyulduğundan alım konusunda anlaştıkları fakat ... AŞ şirket için alınan demirler kapsamında duyulan güvene istinaden yeni bir protokol yapmadıklarını, davacı şirketlerin acil demir ihtiyacı ve davalılara duyulan güven sonrasında demirlerin bedeli olarak 1 aylık süre içerisinde ...’nın şirketi ... LTD.ŞTİ hesabına en son 05.10.2018 tarihinde olmak üzere davacı ... İnşaat Turizm San.ve Tic.AŞ tarafından on sekiz ayrı havale dekontu ile 2.540.000,00 TL ve diğer davacı ... Prefabrik AŞ tarafından dört ayrı havale dekontu ile 660.000,00 TL olmak üzere toplamda 3.200.000,00 TL paranın havale edildiğini, yaklaşık 1 ay kadar sonra davalı taraftan inşaat demirleri ile ilgili bilgi istenildiğinde davalı ... tarafından 19.09.2018 tarihini taşıyan ... ... numaralı Teslim Fişi ile faturayı gönderdiğini, gönderilen faturanın konu ile ilgisiz ve tahrifatlı olduğunun görülmesi üzerine bu kez 2008 tarihini taşıyan ilgisiz ve tahrifatlı başka bir faturayı gönderdiklerini, davalı ...’nın ... Motorlu Araçlar San. Tic. Ltd. Şti., A.Ş. ... ... Ltd.Şti ve ... Ltd Şti’nin tek ortak ve yetkilisi olup paraların gönderi ve seyrine ilişkin davalılar hakkında ... C.Başsavcılığı’na birlikte dolandırıcılık suçundan vermiş oldukları şikayet dilekçesi üzerine yürütülen soruşturmada celp edilen ... Bankası kayıtlarına göre şirketler arasında para transferi yapıldığının ortaya çıktığını, savcılık soruşturması sırasında davalı ...’nın sahte teminat senetleri ve sahte cari hesap tabloları yarattığının ve ...’nın imzası ve şirket kaşesinin taşınması suretiyle sahte evrak tanzim ettiğinin ortaya çıktığını, malın gönderilmediğini, tüm davalıların bir arada haksız fiil işleme suretiyle müvekkilleri şirketleri dolandırdıklarını, davalılar ... ve ...’ün de yanıltıcı eylemleri ile diğer davalıların eylemelerine yardımcı oldukları ve iştirak ettiklerinden bu nedenle tüm davalıların haksız fiilleri nedeniyle müvekkilleri şirketlere vermiş oldukları zarardan dolayı sorumlu olduklarını, anılan nedenlerle davacı şirketler tarafından gönderilen davacı ... İnşaat AŞ tarafından gönderilen 2.540.000,00 TL ile davacı ... Prefabrik AŞ tarafından gönderilen 660.000,00 TL olmak üzere toplam 3.200.000,00 TL tutarın fazlaya ilişkin tazminat hakları saklı tutularak reeskont faizi ile birlikte tüm davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... ve ... vekilleri, müvekkili ...’ün diğer davalı ... ...’nın elinde inşaat demiri bulunduğunu söylemesi ve satabileceği kimse var mı diye sorması üzerine kendilerini daha önceden tanıdığı davacı şirket yetkilisini arayarak dünürünün elinde inşaat demiri olduğunu ve ilgilenip ilgilenmeyeceklerini sorması üzerine sonrasında davacı şirket yetkilisinin müvekkili ve diğer davalı ...’yı dava dışı ...’ya yönlendirmesi üzerine tarafları bir araya getirip tanıştırdığını, bunun dışında diğer davalı ...’nın şirket yetkilileri ile alınacak mal ya da ödenecek bedel konusunda ne konuştuğu bakımından bilgi sahibi olmadığını, demirlerin teslimi ya da bedelinin ödenmesi konusunda da davacı şirketler ve yetkilileri ile herhangi bir görüşmesinin olmadığını, diğer müvekkili ...’ün ise ne kendisi ne de başkası nam ve hesabına bir işlemde bulunmadığını, yalnızca dava dışı ...’nın telefon numarasının kendisinde olması nedeniyle davalı ...’nın kendisine ... üzerinden göndermiş olduğu mesajları ve kendisine telefon konuşması ile iletmiş olduğu bilgileri ...’ya ilettiğini, ...’nın telefon numarasını da davalı ...’ya ilettiğini, bu aşamadan sonra davacı şirketin yetkilisi ya da çalışanı ile her hangi bir irtibatı bulunmadığını, netice olarak müvekkillerinin davacı şirket yetkilileri ile diğer davalıları tanıştırmak dışında davacı şirketler ile diğer davalılar arasında gerçekleşen ticaretin hiç bir aşamasında yer almayıp, ne garantör ne de kefil sıfatıyla her hangi bir sözleşmeye de imza atmadığını, ayrıca yapılan ticaret nedeniyle herhangi bir komisyon da almadığını, tarafları tanıştırmak dışında ne alınacak mal ne de ödenecek bedel konularına dahil olmadıklarını, davacılar gibi büyük firmaların sırf müvekkillerinin beyanına dayanarak bu miktarda yüklü bir ticarete girmelerinin de ticari hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacıların basiretli bir iş adamı gibi davranmayıp, özen ve kontrol yükümlüklerini yerine getirmeden yapmış oldukları ticaretin faturasını müvekkillerine çıkarmaya çalıştıklarını müvekkillerinin sorumluluğunu gerektirecek hiçbir somut olgu da bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalılar AŞ ... Ltd Şti ile ... Ltd Şti vekili, müvekkili şirketlerin bu ticari ilişkide hiç bir şekilde kefilliği, dahiliyeti, bağı bulunmayıp, davacı şirketlerle yazılı veya sözlü hiç bir ticari münasebetinin bulunmadığını, müvekkili şirketlerle kurulmak istenen tek bağın dava dilekçesinde sözü edilen diğer davalı şirket tarafından yapılan para havaleleri olup banka havalelerinden de anlaşılacağı üzere paranın borç olarak gönderildiğinin açık ve ortada olduğunu, bu durumun müvekkili şirketlerin diğer davalı şirketle beraber mal kaçırmak amacıyla hareket ettiği anlamına gelmeyeceğini, her bir şirketin tüzel kişiliğinin farklı olup her birinin ticari faaliyetinin kendisini bağlayacağını, öte yandan müvekkili ... Ltd.Şti’ne yapılan para havalesinin yalnızca 70.004,50 TL olup bunun çok üzerinde dava değeri tutarından sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalılar ... ve ... Motorlu Araçlar Ltd Şti vekilince davaya cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, bilahare ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesi kapsamında; davacı şirketler ile davalı ... Motorlu Araçlar Ltd.Şti düzenlenen sözleşme kapsamında ticari ilişkide bulunduklarını, bunun dışında müvekkili ...’nın şahsı adına davacılar ile hiç bir ticari münasebetinin bulunmadığını, şirketin üçüncü kişilerle yapmış oldukları özel hukuk sözleşmelerinden kendilerinin sorumlu olduğunu, şirket ortaklarının şirket borçlarından sorumlu olmayıp yalnızca şirkete karşı koymayı taahhüt ettikleri esas sermaye payını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlü olduğunu, müvekkili ...’nın diğer davalılarla birlikte hareket ettiğine dair soruşturma dosyasında delil bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacılar, davalılardan ... ve ...'ün yakınları olan diğer davalı müteveffa ...’nın yetkilisi olduğu davalı ... Motorlu Araçlar..Ltd Şti tarafından davacı şirketlere demir emtiası satılmasına ilişkin ticari ilişkide aracılık faaliyetleri yürüterek teslim edilecek mallara karşılık avans mahiyetinde ödeme yapılması için davacı şirketleri yönlendirdiklerini, bu doğrultuda davalı ... Motorlu Araçlar..Ltd Şti banka hesabına davacı ... İnşaat..AŞ tarafından 2.540.000,00 TL ve diğer davacı ... Prefabrik AŞ tarafından 660.000,00 TL olmak üzere toplamda 3.200.000,00 TL'nin havale edildiğini, ancak karşılığında herhangi mal teslim edilmediğini, davalı ... Motorlu Araçlar..Ltd Şti'ne gönderilen paranın davalı müteveffa ...’nın yine tek ortağı ve yetkilisi olduğu diğer davalı A.Ş. ... ... Ltd.Şti ile ... Ltd Şti’ne aktarıldığını, davalı gerçek kişiler hakkında dolandırıcılık suçundan ceza yargılamasının bulunduğunu belirterek davacı şirketler tarafından yapılan ve karşılıksız kalan ödemelerin davalılardan tahsilini istemiş, davalılar ... ve ..., davacılar ile davalılar arasındaki demir emtiası alımına ilişkin ticari ilişkiye sadece aracı olduklarını belirterek davanın reddini savunmuş, davalılar AŞ ... Ltd Şti ile ... Ltd Şti, davalı ... Motorlu Araçlar...Ltd Şti tarafından yapılan para havalelerinin borç olarak gönderildiğini, her bir şirketin tüzel kişiliğinin farklı olduğunu, diğer davalı müteveffa ... da, şahsı adına hareket etmediğini, şirketin üçüncü kişilerle yapmış oldukları sözleşmelerden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.Somut olayda; davalı ...'ün davacı şirketler nezdinde aralarında süre gelen ticari ilişkiye dayalı güven sağladığı, davalı ...'ün oğlu diğer davalı ... ile birlikte davacı şirketlerin acil ihtiyacı olan demir emtiasının tedariki için yakınları (davalı ...'in dünürü) olan davalı müteveffa ... ile davacı şirketler arasında aracılık faaliyetlerinde bulundukları, davalı müteveffanın elinde demir emtiasının olmadığını bilmelerine rağmen akdi ilişkinin kurulmasını ve yine davacı şirketleri yanıltarak avans olarak dava konusu paraların davalı müteveffanın yetkilisi ve ortağı olduğu davalı ... Motorlu Araçlar...Ltd Şti'nin banka hesabına havale edilmesini sağladıkları, davalı ... Motorlu Araçlar..Ltd Şti'nin hesabına gelen dava konusu paraların kısa bir süre sonra davalı müteveffanın tek ortağı ve yetkilisi olduğu diğer davalı AŞ ... Ltd Şti ile ... Ltd Şti banka hesaplarına borç olarak gönderildiği, dava konusu yapılan ödemelere karşılık davacı şirketlere herhangi bir emtia teslim edilmediği, davalı gerçek kişiler hakkında dolandırıcılık suçundan yapılan yargılama sonucunda, davalı müteveffa ... hakkındaki davanın ölüm nedeniyle düşmesine karar verildiği,davalılar ... ve ... hakkında ise, ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/ E-2021/ K. sayılı kararıyla mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın istinaf dairesince onandığı ve fakat ...'dan temyiz incelemesinden dönmediği tüm dosya kapsamından sabittir. Davacı şirketler ve yetkililerinin katılanı, davalılar ..., ... ve müteffa ...'nın sanık olduğu, dolandırıcılık suçundan yapılan yargılama sonucunda ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/ E-2021/ K. Sayılı kararında, müteveffa ... hakkındaki davanın ölüm nedeniyle düşmesine, davalılar ... ve ...'ün mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın mahkumiyet gerekçesinde; “üç sanığın da planlı olarak fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği, sanık ...'in uzun süredir bahse konu müşteki firma ile ticari hayatının olmasını fırsat bilerek ortada demir olmamasını bilmesi gerekmesine rağmen sanık ...'un elinde demir olduğunu söyleyerek müşteki firma ile tanışmasına aracılık ettiği, bunun üzerine ilk buluşmaya her üç sanığın birlikte geldiği ve bir kısım demir için müşteki şirket yetkilileri ile anlaşma sağlandığı, müşteki şirketin fiyatı makul bulmasından sonra tekrar demir almak istemeleri üzerine her üç sanığın tekrar birlikte müşteki şirket yetkilileri ile görüşmeye geldiği, bu görüşmede sanık ...'in, diğer sanık ...'un saygıdeğer ve güvenilir bir iş adamı olduğunu söylemesi ve acil paraya ihtiyaçları olduğunu dile getirmesi üzerine müştekilerin uzun süredir ticaret yaptıkları ...'e güvenerek sanık ...'dan demir almak üzere yeni bir anlaşma yaptıkları, bu görüşme sırasında diğer sanık ...'ın internet üzerinden bulduğu demir fotoğraflarını müşteki şirket yetkililerine gösterdiği gibi bu fotoğrafları ... üzerinden tanığa ulaştırdığı, yine sanık ...'ın paraların gönderilmesi için IBAN bilgilerini müşteki şirket temsilcileri ile paylaştığı, bütün bunlara güvenen müşteki firma yetkililerinin belirtilen IBAN numarasına değişik zamanlarda paralar gönderdiği ancak bahse konu demirlerin kendilerine ulaştırılmadığı, böylece sanıkların başından beri birlikte hareket ederek müşteki şirketten haksız menfaat elde ettikleri hususlarının aşamalarda değişmeyen müşteki ve tanık beyanları ile sabit olduğu, böylece sanıklar ... ve ...'ın üzerilerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu zincirleme olarak üç kişi ile işledikleri sabit kabul edilerek cezalandırılmalarına karar verilmiştir.” denildiği, ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının istinaf incelemesi sonucunda, ... Bölge Adliye Mahkemesi 14.Ceza Dairesinin 31.10.2025 tarihli ve 2025/ E-2025/ K. Sayılı ilamıyla aynı gerekçeyle davalı sanıkların cezalandırılmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu noktada, ceza mahkemesi kararlarının hukuk davasına etkisi, eş söyleyişle; ceza mahkemesinin hangi kararlarının hukuk mahkemelerini bağlayacağı konusu üzerinde durulmasında yarar vardır: Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 74'de düzenlenmiş olup; hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır.Bu ilke, ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını, aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise, kişi ilişkilerinin Medeni Hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.6098 sayılı TBK.’nun 74. maddesinde; “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.” hükmü yer almaktadır. Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.Hemen belirtilmelidir ki hukuk hâkiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse ...'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. ...’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusunda kesinleşmiş kabul bulunması hâlinde, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.Bu itibarla, mahkememizce davalı ... ve ... hakkındaki ceza mahkemesi dosyası eldeki dava bakımından bekletici mesele yapılmış ise de; gelinen aşamada ceza mahkemesince adı geçen davalıların mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın istinaf aşamasından geçtiği, temyiz aşamasında olduğu gözetildiğinde az yukarıdaki yasa hükmü ve ... içtihatları doğrultusunda bekletici mesele ara kararından dönülerek davacılar delilleri dosyada toplanmıştır. Bu kapsamda, davacı tanıkları ... tanık sıfatıyla mahkememizce dinlenmiş, her üç tanık da ceza dosyasındaki beyanlarına paralel beyanlarında özetle; davalılar ... ve ...'ün müteveffa ... ile davacı şirketler arasındaki ticari ilişkiye aracılık yaptıklarını, telkin ve yönlendirmeleri doğrultusunda davalı müteveffa ... hakkında davacılar nezdinde güvenin oluşmasına katkı sağlayarak dava konusu avans mahiyetindeki ödemelerin yapılmasını sağladıklarını beyan etmişlerdir.Bununla birlikte, davalı şirketler ... Motorlu Araçlar Ltd Şti, AŞ ... Otomotiv İnşaat Ltd Şti ve ... Oto İnşaat Ltd Şti’nin 2018 yılı çalışanlarını gösterir ... kayıtları, 2018 yılı vergi gelir beyannameleri dosyaya celp edilerek davalı her üç şirketin 2018 yılı ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak davalı şirketlerin 2018 yılı gelir ve mal varlığı durumlarının tespiti ile, davalı şirketlerin iştigal alanlarının benzer olup olmadığı, aralarında ticari ilişkinin bulunup bulunmadığı, varsa ticari ilişkinin hangi hukuki ilişkiye dayandığı ve hacmi, bu şirketlerin 2018 yılı içinde 3. kişilere hiç demir emtiası satışı yapı yapmadıkları, her bir şirketin o tarihteki ortaklık durumu, çalışanları ve örgütsel yapısı, faaliyet alanları karşılaştırılarak iktisadi ve mali bütünlük açısından iç içe geçmiş () olup olmadıkları, davacılar tarafından demir emtiası alımına karşılık avans olarak davalı ... Motorlu Araçlar Ltd Şti’nin banka hesabına banka havalesi yoluyla gönderilen dava konusu paranın diğer davalı şirketlerden hangilerine ne kadar tutarının gönderildiği, borç kaydıyla aktarılan paranın akıbeti araştırılarak sonradan davalı ... Motorlu Araçlar Ltd Şti’ne ödenip ödenmediği hususların bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Dosyaya sunulan 05.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda, davalı firmalara ait 2018 tarihli bilançoların incelenmesinde; her 3 firmanın da üretici değil al-sat işlemi yapan ticaret firmalar olduğu, kayıtlı sermayelerinin tamamının ödenmediği, AŞ ... ve ... firmalarının kayıtlı sermayelerinin %50’den fazlasını yitirmiş olduğu, ... Ltd. Şti.’nin ise -207.358,75 TL borca batık durumda olduğu, davalı ... Ltd. Şti.’nin kuruluş tarihinin 02.05.2018 olduğu, 2018 yılı gelir tablosunda hiç satış yapmadığı, buna rağmen 31.12.2018 tarihli bilançosunda 120 Alıcılar hesap bakiyesinin 2.873.357,96 TL olduğu, hiç satış yapmaksızın müşterilerden bu tutarda alacağı olduğu beyanının doğru olamayacağı, öte yandan 2018 yılında ticari mal alışı olmamasına rağmen 31.12.2018 tarihli bilançosunda 321 Borç Senetleri hesabının bakiyesinin 3.200.000,00 TL olduğu, hiç ticari mal alışı bulunmayan firmanın bu tutarda çek/senet düzenleyerek birilerine vermesinin ticari teamüllere uygun olmadığı, ... Ltd. Şti.’nin kuruluşta hiç sermaye ödemesi yapmadan 31.12.2018 tarihli bilançoya göre piyasaya 3.355.322,37 TL borçlandığının görüldüğü, her üç firmanın da otomobil ve hafif motorlu kara taşıtların satışı alanında faaliyet gösterdikleri, her üç firmanın da tek ortağı ve yetkilisinin ... olduğu, davalı ... Motorlu Araçlar Ltd. Şti.’ne ait banka hesabına davacılardan ... İnşaat Turizm San. Tic. A.Ş. firmasından 2.540.000,00 TL ve .... ... Beton İnşaat San. Ve Tic. A.Ş. firmasından 660.000,00 TL olmak üzere toplam 3.200.000,00 TL gönderildiği, açıklama olarak "demir alımı" yazılı olduğu, bu paraların sonradan diğer davalı şirketlere borç olarak gönderildiği ve iade edilmediği, hesaplardan nakit olarak çekimlerinin davalı müteveffa ... tarafından yapıldığı belirtilmiştir.Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında, davalılar ... ve ...'ün davalı müteveffa ... ile davacı şirketler arasındaki ticari ilişkiye aracılık yaparak telkin ve yönlendirmeleri doğrultusunda davacılar nezdinde davalı müteveffanın güven oluşmasına ve dava konusu bedelsiz kalan avans ödemelerin yapılmasını sağladıkları, davalıların eylemlerinin haksız fiil mahiyetinde olduğu gibi ceza davasına konu olduğu, davalıların mahkumiyetlerine karar verildiği gözetildiğinde davalıların dava konusu alacaktan sorumlu oldukları, davalı ... Motorlu Araçlar Ltd Şti yönünden ise, ticari satım sözleşmesine dayalı olarak teslim edilecek demir emtiasına karşılık avans olarak gönderilen dava konusu ödemeler karşılığı mal teslim etmediğinden dolayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumluluğunun bulunduğunun kabulü gerekmiştir.Dava müteveffa ... ve diğer davalı Aş ... ve ... Ltd Şti yönünden ise; tüzel kişilik perdenin aralanması koşullarının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekir.Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması Teorisi, kanunda yazılı hale getirilmiş bir kural olmadığı için sayılı olarak tesbit edilmiş şartları da bulunmamaktadır. Esasında tüzel kişilik olan ortaklık ile ortaklar veya üyeler arasında kanundan doğan bir mal ayrılığı ve sınırlı sorumluluk ilkesinin görüntüsü olarak ayrı birer kişilik olma hukuksal olgusu esas alınmaktadır. Dolayısıyla ayrı olma esas ilke olup perdeyi aralama istisna olarak karşımıza çıkmaktadır. Tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarını kısaca; tüzel kişilik perdesinin ardına saklanarak veya bu perdeden, zırhtan yararlanarak yapılan bir hukuki işlemin, eylemin veya bir davranış biçiminin olması; yapılan bu işlemin, eylemin veya davranış biçiminin iyiniyet kurallarına aykırı ve kötü niyetle yapılması ve üçüncü kişilerin bu sebeple alacaklarını elde etme imkanlarının ortadan kalkması veya menfaatlerinin zarara uğraması olarak saymak mümkündür.Ortaklar açısından tüzel kişilik perdesinin aralanarak sorumlu kılma hali, üçüncü kişi olan alacaklılarına karşı sadece kendi mal varlığı ile sorumlu olan tüzel kişi ortaklığın borcundan dolayı alacaklıya olan sorumluluğunun içine ortakların da katılması halidir. Tüzel kişilik perdesinin yatay aralanması şeklinde ise, grup veya holding çatısı altında olmayan iki farklı tüzel kişi ortaklığın ortak veya yöneticilerinin aynı olması halinde bir tüzel kişi ortaklığın borcu dolayısıyla tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak diğer tüzel kişi ortaklığın sorumlu tutulması mümkün olabilmektedir. Bu açıklamalar ışığında, davalı müteveffa ...'nın davalılar ... Motorlu Araçlar Ltd Şti, Aş ... ve ... Ltd Şti olmak üzere her birinin tek ortağı ve yetkilisi olduğu, davalı ... Motorlu Araçlar Ltd. Şti.’ne davacılardan demir alımına dayalı olarak gönderilen paraların diğer davalı şirketlere borç olarak aktarıldığı ve fakat iade edilmediği gibi hesaplardan davalı müteveffa ... tarafından nakit olarak çekimlerinin yapıldığı tüm dosya kapsamından sabit olmakla; davalı müteveffa ... ve diğer davalı Aş ... ve ... Ltd Şti tüzel kişilik perdenin aralanması doğrultusunda, davalı ... Motorlu Araçlar Ltd Şti'nin davacılara olan borcundan sorumludurlar. Davalı müteveffa ...'nın mirasçılarından ... dışındaki ..., ... ve ...'nın mirası reddettikleri, reddedilen mirasın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 612 maddesine göre iflas hükümleri uyarınca tasfiyesi gerekeceğinden, mirası reddeden mirasçıların pasif husumet ehliyetlerinin kalmadığı ve aleyhlerindeki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.Mahkememizce, mirası reddeden mirasçılar bakımından pasif husumet nedeniyle davanın usulden diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiş ve fakat kısa kararda davalı ... Motorlu Araçlar Ltd Şti isminin yazılması unutulmuş olup bu husus HMK m.305/A kapsamında tarafların talebi üzerine tamamlanabilecek hususlardan olduğundan ve gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişkiye mahal vermemek adına bu hususa değinilmekle yetinilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-A-Davacı ... İnşaat Turizm San. Tic. A.Ş’nin davalılar müteveffa ... mirasçısı ..., ..., ..., ... Otomotiv İnşaat Ltd Şti ve AŞ ... Otomotiv Ltd Şti hakkındaki davasının kabulüne, 2.540.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı müteveffa ... diğer mirasçıları ..., ..., ... hakkındaki davanın ise pasif husumet nedeniyle reddine, B-Davacı ... Beton İnşaat San. Ve Tic. A.Ş’nin davalılar müteveffa ... mirasçısı ..., ..., ..., ... Otomotiv İnşaat Ltd Şti ve AŞ ... Otomotiv Ltd Şti hakkındaki davasının kabulüne, 660.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı müteveffa ... diğer mirasçıları ..., ..., ... hakkındaki davanın ise pasif husumet nedeniyle reddine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 218.592,00.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 54.648,00.-TL harcın mahsubu ile bakiye 163.944,00.-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 458.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalılar ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan bu davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 55.542,50.-TL harç, 10.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 510,00.-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 66.052,50.-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza