TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2019/
KARAR NO : 2026/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/10/2019
KARAR TARİHİ : 15/05/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... A. Ş. .../... Şubesi nezdindeki ... numaralı hesaba ait ... numaralı, 03.08.2019 keşide tarihli ve 10000 TL bedelli çekin müvekkilinin ciranta sıfatını haiz olduğu bir borca karşılık verildiğini, söz konusu çekin 03.08.2019 tarihinde bedel kısmı doldurulmuş şekilde müvekkilinin elinden kaybolma veya çalınma suretiyle çıktığını, çekin Aras Kargo aracılığıyla müşteriye gönderilirken kargo aracından çalındığının 14.06.2019 tarihli müşteki ifade tutanağı ile sabit olduğunu, çeki elinde bulunduranların haklı hamil olmaması sebebiyle ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... E. sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığını ve mahkemece ödeme yasağı kararı verildiğini, ancak daha sonra 08.10.2019 tarihli celsede tedbir kararının hukuka aykırı olarak kaldırıldığını, bu durumun ve çekin bankaya ibraz edildiğinin 15.10.2019 tarihinde ... üzerinden öğrenildiğini, çekin rıza hilafına elden çıkması nedeniyle haksız hamil tarafından ... 3. İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, çek bedelinin tahsili halinde müvekkilin telafisi imkansız zarara uğrayacağını belirterek davanın devamı süresince icra takibinin tedbiren durdurulmasını ve dosyaya yatacak paraların alacaklıya ödenmemesini, dava konusu çekin istirdadı ile iadesine ve müvekkilin haklı hamil olduğunun tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 24/12/2025 tarihli beyan dilekçesinde dilekçesinde özetle; davacı tarafça dosyaya sunulan hiçbir belgeye açık ve koşulsuz muvafakatlerinin bulunmadığını, davacının ileri sürdüğü iddiaların hukuken geçerli, kesin ve inandırıcı delillerle desteklenemediğini, dosya kapsamında ciddi tereddütler doğduğunu, sunulan belgelerin maddi gerçeği ortaya koymaktan uzak olduğunu, davacının dava konusu çekin zayi olduğuna ilişkin iddiasını soyut beyanlara dayandırdığını, bu iddiayı doğrulayacak somut, objektif ve kesin herhangi bir delil sunamadığını, zayi olgusunu destekleyen teknik inceleme, resmi kayıt veya kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığını, henüz sonuçlanmamış süreçlere dayanılarak hak iddia edilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının iddiasının ispatlanamadığını ve varsayım düzeyinde kaldığını, müvekkilinin dava konusu çeki usulüne uygun ve kesintisiz bir ciro silsilesi ile iktisap ettiğini, meşru ve yetkili hamil sıfatının tartışmasız olduğunu, çekin müvekkile intikal sürecinin ticari hayatın olağan akışı içerisinde gerçekleştiğini, çek üzerindeki işlemlerin mevzuata uygun tesis edildiğini, davacı tarafça ciro silsilesinin geçersizliğine veya müvekkilin kötü niyetli olduğuna dair kesin delil sunulamadığını, müvekkilin çeki hukuka aykırı yollarla edindiğine yönelik iddiaların soyut, dayanaksız ve ispatlanmamış olduğunu, bu iddiaların müvekkilin ticari itibarını zedelemeye yönelik haksız isnat niteliği taşıdığını, dosyaya sunulan belgelerin iddia edilen vakıaları ispata elverişli olmadığını, belge içeriklerinin davacı beyanlarını doğrulamadığını, çekin zayi olduğuna dair kesin bir sonuca varılamayacağını, davacının daha önce de aynı çek hakkında yargı yoluna başvurduğunu, herhangi bir haklılık elde edemediğini, yeniden dava açmak suretiyle müvekkili hukuki süreçlere maruz bıraktığını, davacının dava hakkını dürüstlük kuralına aykırı kullandığını, Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca hamilin edinme sebebini ispat yükümlülüğü bulunmadığını, kötü niyet iddiasını ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının bu yükü yerine getiremediğini, davanın kötü niyetle açıldığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Uyuşmazlığın rızası dışında elinden çıktığı iddası ile davacının çekin istirdatına ilişkin ilişkin olduğu görülmüştür. 09/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının tutmakta olduğu defterlere göre davalıdan takip tarihi itibariyle dava konusu çek fotokopisinde görülen 1. Ciranta olan ...’ den aldığı, ...’ le aralarında ticari ilişkinin mevcut olduğu, çek fotokopisi arakasında davacıdan sonraki ciranta olarak yer alan ... Bilgisayar ve Büro Malzemeleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile aralarında bir ticari ilişkiye ya da birbirleri arasında borç alacak ilişkisi doğuracak bir işleme rastlanılmadığı, davacı kayıtlarına göre söz konusu çekin ... Electronic Tic. Ltd. Şti. ne çıkış yapıldığının görüş ve kanaatinde olduğunu bildirir rapor sunduğu, taraflara tebliğ edildiği tarafların beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Davacı borçlu, davalının (alacaklının) varlığının iddia ettiği hukuki ilişkiyi sadece inkar etmekle yetinmekte ise yani bu hukuki ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukuki ilişkinin varlığının iddia eden davalı olduğu için ispat yükü davalı alacaklıya düşer. (HMK Md. 190, TMK md.6) fakat menfi tespit davasını açan davacı borçlu davalı alacaklının iddia ettiği hukuki ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukuki ilişkinin geçersiz olduğunu ya da son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK'nın 6. Maddesi gereğince davacıya düşer. Bu kapsamda somut olay incelendiğinde davacı taraf ciranta olarak hamili olduğu çekin rızası dışında elinden çıktığını ve davalının eline geçtiğini, davalının haksız zilyet ve hamil olduğunu belirterek dava konusu çekin istirdadı ile iadesine ve müvekkilin haklı hamil olduğunun tespitine karar verilmesi istenilmiş, davalı taraf dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur.Mahkememizce her ne kadar ... CBS'nin 2020/... sayılı soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesine karar verilmiş ise de 6 yıldır soruşturmanın devam ettiği ancak bir netice alınamadığı anlaşılmakla bekletici mesele kararından dönülerek davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 561,22 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair; davacının yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere karar verildi. 15/05/2026 Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy