TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2020/
KARAR NO :2025/
BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ :Av.
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 12/06/2020
KARAR TARİHİ : 29/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un ... Otelcilik A.Ş'nin eski hissedarı olduğunu, hisse oranının %8.25 olduğunu, müvekkilinin sahip olduğu bu hisseyi yakın akrabalık ilişkisine ve karşılıklı güvene dayalı olarak daha sonradan geri almak üzere davalı ...'e 28/08/2007 tarihinde devrettiğini, tarafların 11/02/2015 tarihinde düzenledikleri yazılı sözleşme ile davalı ...'in üzerine aldığı %8.25 hisseyi davacı ...'a temlik ettiğini, hisse devir işlemlerin daha sonra yapılacağını belirterek müvekkilini oyaladığını, daha sonradan gerçekte davacıya ait olan ancak görünürde ...'in sahip olduğu %8.25'lik hisse dahil olmak üzere ... Otelcilik A.Ş'deki hisselerini 01/09/2019 tarihinde ...'a devrettiğini, hisse devri ile birlikte ... Otelcilik A.Ş'nin sahip olduğu ve mülkiyeti ... Otelcilik A.Ş'ye ait olan ... Otelinin de kullanma ve işletme ile alakalı tüm yetkilerin ...'a geçtiğini, müvekkilinin davalı ...'e güvendiğini ve onunla hisse devir işlemi gerçekleştirdiğini, ancak ...'in inanılan sıfatının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediği gibi, kendisinin ve davacıya ait hisseyi ...'a devrettiğini, ...'ın devraldığı hisselerin %8.25'lik kısmını davacı ...'a ait olduğunu bilebilecek durumda olduğunu belirterek davacının %8.25 payına tekabül eden hisse değerinin devir tarihi olan 05/09/2020 tarihi itibariyle tespiti ile şimdilik 500.000,00 TL'nin devir tarihi olan 05/09/2020 tarihinden itibarin işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin şirket hisselerini 2007 yılında davacıdan satın alarak bedelini ödediğini, davacı da, hisse senedi ilmuhaberini cirolayarak müvekkiline teslim/ temlik ederek devir işleminin şirket genel kurulunda onaylanarak şirket pay defterine işlendiğini, yapılan devrin gerçek bir satış olduğunu, inançlı işlem iddiasının yazılı delille ispatı gerektiğini, aksi durumda bu satış işlemi için davacıya ödenen bedelin takas mahsubu talep edildiğini, davacının iddiasına dayanak 11.02.2015 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunu, çünkü davacının hisse devir bedelini müvekkiline ödemediğinden müvekkilinin de hisse senetlerini cirolayarak davacıya teslim etmediğini, bu nedenle dava konusu hisselerden kaynaklı hak ve alacak talep edemeyeceğini, şirketin maddi durumu gün geçtikçe kötüleştiğinden müvekkili de şirketteki hisselerini dava dışı ...’a devrettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER: 11/02/2015 tarihli hisse devir temlik sözleşmesi, 07.05.2013 tarihli ödeme makbuzu ve banka dekontu, ... Otelcilik A.Ş. Bilanço ve Mizanları, Hisse devrine dair 05.09.2019 tarihli Yönetim Kurulu kararı, ... Otelcilik A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtları, ... Otelcilik A.Ş.'nin Ticaret Sicil Kayıtları, tanık anlatımları, keşif, bilirkişi İncelemesi, ... 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/... D.İş Dosyası, ... Arabuluculuk Bürosu 2020/ Büro Dosya Numaralı Başvurusu ve 2020/... numaralı Arabuluculuk Dosyası ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı, dava dışı ... Otelcilik A.Ş'nin %8.25 oranında hissedarıyken, karşılıklı güvene dayalı olarak sonradan geri alınmak üzere, 28/08/2007 tarihinde davalıya hisselerini devrettiğini, bu doğrultuda taraflar arasında düzenlenen 11/02/2015 tarihli sözleşme ile davalının üzerine emaneten aldığı %8.25 hisseyi davacıya temlik ettiğini, ancak davalının hisse devir işlemlerin yapılması hususunda davacıyı oyaladığını, sonradan hisselerini 01/09/2019 tarihinde dava dışı ...'a devrettiğini iddia ederek davacının %8.25 payına tekabül eden hisse değerinin devir tarihi itibariyle tespiti ile şimdilik 500.000,00 TL'nin devir tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş; davalı ise, inançlı işlem iddiasının doğru olmadığını, hissenin bedeli ödenmek suretiyle usulüne uygun devralındığını, sonradan taraflar arasında 11.02.2015 tarihli sözleşme imzalanmışsa da, davacının hisse devir bedelini ödemediğinden dava konusu hisselerin devrinin gerçekleşmediğini, şirketteki tüm hisselerini ...’a devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Uyuşmazlık, taraflar arasında dava konusu hisse devrinin inançlı temlik sözleşmesine dayalı yapılıp yapılmadığı ve hisse devrinin usulüne uygun gerçekleşip gerçekleşmediği noktalarında toplanmakta olup, bu uyuşmazlık noktalarının açıklığa kavuşturulması sonucunda dava konusu hissenin devir tarihindeki rayiç değerinin tespiti gerekmektedir.Dava dışı ... Otelcilik AŞ’nin 05/05/1973 tarihinde ticaret siciline tescil ile kurulduğu, kuruluş sermayesinin beheri 1.000 TL (yeni şekli ile 0,001 TL) kıymetinde 4.000 adet hisseye ayrılmış 4.000.000 TL olduğu, kuruluş hisselerinin nama yazılı hisse olduğu ve şirkete ait hisselerin hisse senedi ilmühaberine bağlı oldukları, hisse senedi ilmühaberleri kullanımının devam ettiği, şirket tarafından hiçbir dönemde hisse senedi bastırılmadığı tespit edilmiştir. Davacının şirketteki hisselerini 28/08/2007 tarihinde davalıya devrinden önceki hisse durumunun beheri 0,001 TL tutarında 141.598.149 adet hisse karşılığı 141.598,149 TL tutarında hisseye sahip olduğu, davalının ise şirkette hissesinin 0,001 TL tutarında 780 adet hisse karşılığı 0,78 TL olduğu tespit edilmiştir.Hal böyleyken; davacının şirketteki hisselerini taraflarca imzalanan 28.08.2007 tarihli hisse devir sözleşmesi ile 142.000 YTL bedel karşılığında davalıya devrettiği, davalının davacıya 24.08.2007 tarihinde “... aş %8,25 hisse devir bedeli” açıklamasıyla banka yoluyla para gönderiminde bulunduğu, şirket yönetim kurulunun 14.09.2007 tarihli kararıyla hisse devrinin kabul edilerek sicilde ilan edildiği, bu hisse devri sonrasında davalının beheri 0,001 TL tutarında 141.598.929 adet hisse karşılığı 141.598,929 TL tutarında hisseye sahip olduğu, sonrasında şirket hissedarı ...’nin hisselerini devralmak suretiyle davalının beheri 0,001 TL tutarında 141.599.404 adet hisse karşılığı 141.599,404 TL tutarında hisseye sahip olduğu anlaşılmaktadır.Davacı ile davalı arasında imzalanan 15.02.2015 tarihli hisse devir temlik sözleşmesinde, davalının şirketteki 222.750 adet hisseyi 250.000 TL karşılığında davacıya sattığını ve bedelini nakden ve tamamen aldığını, davacının da söz konusu hisseleri satış değeri üzerinden devraldığını beyan ettikleri görülmüştür. Ancak, davalının 11.02.2015 tarihinden sonraki pay sahipliğinin 05.09.2019 tarihine kadar da aynen devam ettiği, 05.09.2019 tarihi itibariyle; 866.681 TL itibari değere sahip 866.681 adet hissenin tamamının dava dışı ...’a satılarak devir edildiği, bu hususun 500 sayılı şirket yönetim kurulu kararı ile pay defterine işlendiği, 05.09.2019 tarihi itibariyle davalının ... Otelcilik Anonim Şirketi’ndeki paydaşlığının tamamen sonra erdiği anlaşılmaktadır. Davacı, 28.08.2007 tarihli hisse devrinin gerçekte satım sözleşmesine dayalı olmadığını, davalı ile aralarında yapılan inançlı işlem sözleşmesine dayalı olarak kendisine sonradan iade edilmek üzere dava konusu hissesinin davalıya emaneten verildiğini iddia etmişse de, inançlı işlem iddiası yönünden yazılı delil sunmadığı, taraflar arasındaki e-postaların yazılı delil başlangıcı kabul edilerek taraf tanıkları dinlenmiştir. Oysa ki, dosyaya sunulan e-posta içeriklerinden özellikle davalının davacıya 11.10.2013 tarihli e-postasında; “Selam, dünkü konuşmamızdan sonra tekrar düşündüm, bence senin hisseleri kendi üzerine alman en doğrusu. Ben de bu yükten kurtulmuş olurum. Senin dün bahsettiğin dengeleri sonuna kadar koruyacağına inanıyorum ve güveniyorum.” şeklinde beyanı bulunduğu, davacının da 13.10.2013 tarihli davalıya e-postasında; “... abi, dediğin gibi bu şekil daha doğru olabilir tabi senin üzerine durmasında da bir sorun yok benim için. Güvenimizin karşılıklı olduğuna çok sevindim ve dengeler konusunda merak etme lütfen çünkü aklıma çok yattı ve bence de söylediğin gibi dengelerin olması çok iyi olur.” şeklinde karşı beyanın bulunduğu anlaşılmışsa da, 2007 tarihinde yapılan devirden yaklaşık 6 yıl sonra taraflar arasında gerçekleşen e-posta ve bu yazışmanın içeriği ve özellikle 2007 tarihli hisse devri için davalının davacıya hisse devir bedeli açıklamasıyla banka yoluyla yapmış olduğu ödeme göz önüne alındığında, az yukarıda gösterilen salt bu e-posta içeriği 2007 tarihinde yapıldığı iddia olunan inançlı işlem sözleşmesinin ispatı yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmediği gibi aksinin kabulü halinde dahi dosya kapsamında dinlenen tanıklarının duyuma dayalı subjektif beyanları da inançlı işlemin ispatına yeterli görülmemiştir.
Bu durumda, ispat yükü üzerinde olan davacı, inançlı işlem iddiasını yazılı delille ispat edemediği gibi delillerinde açıkça yemin deliline dayanmadığından bu yöndeki iddiasını ispat edemediği sonucuna varılmıştır.İkinci uyuşmazlık 11.02.2015 tarihli hisse devir sözleşmesinin geçerli olup olmadığı noktasındadır.Bilindiği üzere anonim şirket paylarının pay senedine bağlanması zorunluluğu bulunmamaktadır. Buna karşın tedavül kolaylığı sağlanması için pay senedinin nama ya da hamiline pay senedine bağlanmasına da herhangi bir engel bulunmamaktadır.Somut olayda, dava dışı ... Otelcilik AŞ’nin kuruluşundan buyana ve şirkete ait hisselerin hisse senedi ilmühaberine bağlı olduğu, hisse senedi ilmühaberleri kullanımının devam ettiği, şirket tarafından hiçbir dönemde hisse senedi bastırılmadığı anlaşımaktadır. Pay devir sözleşmesinin yapıldığı tarihte yürürlükte olan 6102 sayılı TTK m. 486/2’de “Pay senedi bastırıncaya kadar ilmühaber çıkarılabilir. İlmühaberlere kıyas yoluyla nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümler uygulanır " şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Doktrinde, söz konusu düzenlemenin sistematik olarak hamiline yazılı pay senetleri yerine çıkarılacak ilmuhaberler bakımından uygulanabilecek şekilde düzenlenmesine karşılık, ifade tarzından yola çıkılarak nama yazılı pay senetleri yerine çıkarılacak ilmuhaberler için de uygulanabileceği belirtilmektedir ().Bu durumda, dava konusu hamiline düzenlenmiş hisselerin yerine çıkarılan ilmühaberin ciro edilmek suretiyle davacıya teslimi ile hisse devrinin gerçekleştirilmesi gerekir. Ancak dava dosyasında, ilmühaberin davacıya ciro edilerek teslim edildiğine dair bir delil olmadığı gibi, davacının da bu yönde bir iddiası bulunmamaktadır. Davacı, şirketin eski hissedarı olup, payların ilmühaberlere bağlandığını bilmektedir.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda 15.02.2015 tarihli sözleşmenin tarafları arasında gerçekleştirilen pay devrinin geçerli bir devir olmadığı sonucuna varmak gerekmiştir.Dava dosyasında davacının geçersiz olan bu pay devrinin karşılığı olarak davalıya 250.000 TL bir ödemede bulunduğu 15.02.2015 tarihli belge içeriğiden sabittir. Davalı böyle bir ödeme almadığını ileri sürmüşse de, aksini yazılı delille ispat edememiştir. Geçersiz de olsa harici bir sözleşme ile devir bedelinin ne miktarda ödendiği belirtilmiştir. Sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı zamanaşımı bakımından, dava konusu hisselerin davalı tarafça dava dışı ...’a 05.09.2019 tarihinde devir tarihi davacının öğrenme tarihi olarak kabul edildiğinde dava tarihi itibariyle 1 yıllık zamanaşımı süresinden dolmadığından davalının zamanaşımı definin reddi gerekmiştir. Davacının davadan önce davalıyı temerrüde düşürmediğinden temerrüdün dava tarihi olarak kabulü gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 250.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 17.077,50.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.538,75.-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.538,75.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 40.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 40.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin ( %50 kabul %50 red) kabul red oranına göre; 660,00.-TL'sinin davalıdan; 660,00.-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan 54,40.-TL başvurma harcı, 8.538,75.-TL peşin harç, 22.500,00.-TL bilirkişi ücreti ve 480,10.-TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 31.573,25,-TLyargılama giderinden kabul ve ret oranına göre (%50 kabul, %50 red) 15.786,62.-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/01/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza