TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/
KARAR NO : 2024/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA :Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 26/03/2021
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :11/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın işletmekte olduğu işyerlerine yakın olan davalı bankanın .../... Şubesinin 2014 yılından itibaren çok uzun süreli müşterisi olup, daha sonra .../ ... Şubesi olarak faaliyet göstermeye devam eden şube ile çalışmalarını devam ettirdiğini, davalı banka şubesinin bir müşterisinin şikayeti sonrasında davalı banka tarafından yapılan denetlemeler sonrasında; davalı banka şubesinde 9 (Dokuz) yıldan bu yana çalıştırılmakta olan dava dışı ...'ün, bu uzun çalışması nedeniyle müşterilerde yarattığı güven ilişkisini kötüye kullanarak, 15 (Onbeş) Kişi adına krediler çekerek, zimmetine geçirdiği hususunun tespit edildiğini, banka çalışanı ..., ... Müşteri Nolu müvekkili ... ile 15 kişinin hesapları üzerinden hile ve sahtecilik ile zimmetine para geçirildiğini, davalı banka personelinin yapmış olduğu usulsüzlüklerin tam miktarının taraflarınca bilinmesinin veya tespitinin mümkün olamayacağı, bunun ancak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkarılabileceği dikkate alınarak, banka personelinin savunmasında zimmetine geçirdiği miktar olarak ikrar ettiği bedel göz önüne alındığında harca esas değerin 715.000,00 TL. olduğunu belirterek öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile; davalı banka personeli ...'ün zimmet ve nitelikli dolandırıcılık fiillerini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin haberinin bulunmadığı ve Mobil ve İnternet Bankacılığına kapalı olan ... nolu hesabından ve müvekkilinin devamlı kullandığı ... nolu hesabı üzerinden müvekkili adına yapılan usulsüz kredi kullanımı ve usulsüz bankacılık işlemlerinden dolayı ...” ün kabul ve beyan ettiği miktar olan 715.000,00 TL. ve ferileri üzerinden davalı bankanın yapabileceği hesap kat etme ve tahsilat işlemlerinin, yapılacak icra takiplerinin ihtiyaten durdurulmasını, haklı davanın kabulü ile ; banka personelinin savunmasında zimmetine geçirdiği miktar olarak ikrar ettiği bedeli göz önüne alarak harca esas değer olarak bildirdikleri şimdilik 715.000,00.-TL. ve ferilerinin üzerinde tespit edilecek usulsüz kredi işlemlerinin ve usulsüz bankacılık işlemlerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle arabuluculuk sürecine başvurulmadan dava açıldığını, bu sebeple davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, müvekkil bankanın eski personeli ... tarafından usulsüz kullandırıldığı iddia edilen kredilerin zimmete geçirildiği iddiası gerçeği yansıtmadığını, davacı yanca dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı ... adına kullandırılan kredilerin tamamının davacı ...'ın hesabına geçirilmiş ve davacı ...'ın talimatları doğrultusunda nakit olarak çekilmiş veya havale-eft yöntemiyle başka hesaplara aktarıldığını, yani kredilerin tamamının davacı ... tarafından kullanıldığını, müvekkil bankanın ... Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan 26.08.2020 tarih ve 1/1 sayılı Soruşturma Raporunun 122 ila 141. Sayfalarında davacı tarafından müvekkil Banka nezdinde kullanılan tüm krediler ayrıntısıyla incelendiğini, yapılan bu inceleme sonucunda davacı ... tarafından kullanılan kredilerin bir kısmında müşteri talimatının bulunmadığını ancak kredi meblağlarının müşterinin hesaplarından usulüne uygun şekilde çıktığı yani kredi bakiyelerinin tamamının davacı ... tarafından kullanıldığı sonucuna ulaşıldığını, dava dilekçesinde her ne kadar müvekkil bankanın basiretli tacir gibi davranması gerektiğinin defalarca tekrar edilmiş ise de davacı tarafın da tacir olduğunu, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün müvekkil bankanın olduğu kadar davacı ...'ın da yükümlülüğünde olduğunu, dava dilekçesinin bazı bölümlerinde bankaya elden para gönderildiğini, ...'e elden teslim edilen bu paraların zimmete geçirildiğinin iddia edilmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia olunduğu üzere 105.000,00-TL ve 500.000,00-TL gibi büyük meblağlı para yatırma işlemleri yapılmış ise işlem makbuzunun alınmamış olması, yatırılan paraların hesaplara geçip geçmediğinin kontrol edilmesi basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün ihlali olduğu gibi hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, kaldı ki bahsi geçen tutarların müvekkil banka eski personeli ...'e elden teslim edildiği yönündeki beyanların soyut bir iddiadan ibaret olup gerçekliğinin şüpheli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte velev ki böyle bir para teslimi varsa dahi bu durum davacı ile ... arasında ileri sürülebilecek bir iddia olduğunu, dava dilekçesinde davacının müvekkil banka eski personeli ... ile borç-alacak ilişkisi içerisinde olduğunu, ...'e borç para verildiğini, ... tarafından davacı adına kredi kullandırılarak borcun kapatılmış olduğunu, davacı hesabına gelen bedellerin kredi olduğunun bilinmediğini, ...'ten olan alacak ödemeleri olarak kabul edildiğinin beyan ve iddia edildiğini, davacı ... ile müvekkil banka eski personeli ... arasındaki alacak borç ilişkisinin gerek adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu hükümleri gerekse diğer hukuki düzenlemeler gereği müvekkil bankayı bağlamayacağını, zira davacı tarafından da kabul edildiği üzere davacı ve ... arasındaki ilişkinin hukuki ilişki olduğunu, davacı ile müvekkil banka eski personeli ... arasındaki, ...'ün müvekkil banka nezdindeki işinden bağımsız olarak girmiş oldukları hukuki ilişki müvekkil banka açısından asla sorumluluk doğurmayacağını, bununla birlikte her ne kadar davacının var olduğunu bilmediği bir hesabından, yine bilgisi dışında kredi çekilerek diğer bir hesabına kredi bakiyesinin gönderildiği ancak gönderilen bakiyenin ...'ten olan alacak olarak düşünülerek kabul edildiği beyan edilmekte ise de hesabına gelen paraya ilişkin işlem dekontunda gönderen hesap bilgileri de belirtilmekte olup, davacının işlemlerin bilgisi dışında işlem yapıldığı ve kredi çekilen hesabı hakkında bilgisi olmadığı yönündeki iddiaları gerçeği yansıtmadığını, davacının kredi kullandırılan hesabı ile ilgili bilgi sahibi olmadığını, bilgisi olmadığını iddia ettiği bu hesabı üzerinden kullanılan kredilerin diğer hesaplarına gönderilmiş olduğu ancak gönderilen bu bedellerin ...'ün kendisine olan borçlarının ödemesi olduğunu düşündüğü iddiaları, işlem dekontlarının mobil bankacılığa tanımlı olan hesaplarından da görülebiliyor olması ve bu dekontlarda gönderen hesap ve alıcı hesap bilgilerinin açıkça belirtiliyor olması düşünüldüğünde gerçekçi olmadığını, bununla birlikte kredi bedellerinin tamamının davacı ...'ın tasarrufunda kullanıldığını, kredi meblağlarının davacı hesabına usulüne uygun şekilde girdiği ve davacı tarafından kredi tutarlarının usulüne uygun şekilde kullanılarak hesabından çıkışı olduğu düşünüldüğünde davacının davacının huzurdaki davayı açmakta kötü niyetli hareket ettiğini söylemenin mümkün olduğunu, davacının ... ile arasındaki hukuki ilişki müvekkil bankayı bağlamayacağının kuşkusuz olduğunu, davacının kendi işinde göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermemesinin sonuçlarından müvekkil bankanın sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını, dava dilekçesinde iddia edilen olguların genel anlamda mantıksız ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı, davalı banka nezdinde hesaplarının bulunduğunu, bilgisi ve rızası dışında davalı banka çalışanın davacı adına kredi ve banka işlemleri yapmak suretiyle zimmetine para geçirdiğini, olayla ilgili ceza soruşturmasının bulunduğunu, dava konusu kredi ve bankacılık işlemlerinden davacının sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiş, davalı banka ise, yapılan işlemlerin davacının bilgisi dahilinde yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Somut olayda uyuşmazlık; davacı, davalı bankanın müşterisi olup, banka çalışanı ... tarafından davacının bilgisi ve talimatı olmaksızın davacı adına açılan ... nolu ticari bankomat hesabından kullanılan kredilerden dolayı davacının sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Dava dosyası, ibraz edilen deliller kapsamında ve davalı banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak iddia ve savunmalar yönünden dosya kapsamına uygun rapor aldırılmasına karar verilmiş ve dosyaya bir kök ve birden fazla ek rapor kazandırılmıştır.Bilirkişi kurulunun 01/04/2023 tarihli raporunda; davalı banka, TBK.'nun 66 ve 116.maddeleri gereği çalışan/yardımcı kişinin verdiği zarardan sorumlu olduğunu, TBK.'nun 52 maddesi gereğince davalının müterafik kusuru gereği belirlenen zarar tutarı olan 376.425,00-TL'den indirim yapılıp yapılmaması, indirim yapılması halinde indirim oranının mahkemenin takdirinde olduğunu, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatı ile sorumluluğuna karar verilir ise; davacının dava tarihi itibariyle rotatif kredilerden kaynaklanan 1.523.000,00 borç tutarından, zarar tutarı olan 376.425,00 TL. 'nın tenzili gerekeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.Dosyanın yeniden aynı heyete tevdi ile taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilerek davacının dava tarihi itibari ile davalı bankaya sorumluluk esasları da değerlendirilerek borçlu olduğu ve olmadığı tutarların belirlenmesinin istenmesine karar verilmiştir. Buna göre, bilirkişi kurulunca sunulan ek raporlarında özetle; adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında davalı bankanın sorumluluğuna karar verilmesi halinde bankanın sorumluluğu 308.525,00 TL olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.Dosyada alınan bilirkişi raporları ve toplanan deliller doğrultusunda; davacının hesabın açılışında imzasının bulunmadığı ... nolu hesap üzerinden yine davacı müşterinin ıslak imzalı talep yazısı olmaksızın davalı banka çalışanı ... tarafından 10.05.2018-11.10.2019 tarihleri arasında 1 adedi kobi taksitli kredisi ve 30 adet rotatif kredi kullanımı olduğu, anılan kredi tutarlarının eş zamanlı olarak davacının kullanımında olan ve mobil bankacılık hizmetinden yararlandığı ... nolu hesabına aktarıldığı, ... nolu hesaba davacının ıslak imzaları alınmak suretiyle 08.12.2017-02.07.2018 tarihleri arasında itiraz edilmeyen 8 adet olmak üzere toplam 566.000 TL davacının bilgisi ve dahilinde rotatif kredi girişi olduğu, uyuşmazlık davacının bilgisi dahilinde açılmayan ... nolu hesap üzerinden kullanılan 30 adet rotatif kredi kullanımından kaynaklandığı, söz konusu kredi tutarlarının eş zamanlı olarak davacının kullanımında olan ve mobil bankacılık hizmetinden yararlandığı ... nolu hesabına aktarıldığı, dava tarihi itibariyle ihtilafa konu kredi tutarının 1.523.000 TL olduğu, bu tutardan 376.425,00 TL'lik kısmının davalı banka eski çalışanı ...'ün kontrolündeki ... ... şubesindeki ... isimli hesaba aktarıldığı, dolayısıyla aktarılan bu kısım dışındaki 1.146.575,00 TL krediden dolayı davacının sorumlu olduğunun kabulü gerektiği, somut olayda davacının müterafik kusurundan bahsedilemeyeceği, kamunun "güven unsuru" en ağır olan müesseselerinin başında bankaların geldiği, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu bu sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, olağan sebep sorumluluğu olduğu, kanunun adam çalıştırana genel nitelikte objektif bir özen ve gözetim ödevi yüklediği, davalı banka çalışanı hakkında zimmet suçundan açılan ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/ E. Sayılı dosyasında yargılamanın derdest olduğu, TBK. 74. m. uyarınca ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararının kesinleşmesi sonucunun hukuk hakimini bağlayacağı amir hüküm ise de, dosyada tarafların iddia ve beyanları, toplanan deliller ve müfettiş raporu hep birlikte gözetildiğinde, ceza davasının sonucunun ve kesinleşmesinin beklenmesine gerek görülmediği, davacı tarafça yargılama sırasında ihtirazi kayıtla davalı bankaya yapmış olduğu muhtelif ödemelerin mevcut borcun tasfiyesi bakımından nazara alınması gerekli olup; tüm bu açıklamalar ışığında davacının dava ( 26/03/2021) tarihi itibariyle davalı bankadan kullanmış olduğu 1.523.000,00 TL tutarındaki rotatif kredilerden 308.525,00 TL'lik kısmından dolayı davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının dava (26/03/2021) tarihi itibariyle davalı bankadan kullanmış olduğu 1.523.000,00.-TL tutarındaki rotatif kredilerden 308.525,00.-TL'lik kısmından dolayı davalı bankaya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Fazlaya İlişkin İstemin Reddine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 14.379,22-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.900,34-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.478,88-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 33.574,93-TLvekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 3.208,59-TL harç, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 154,75-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 5.863,34-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 5.139,54-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranına göre 2.734,85-TL'sinin davalıdan; 385,15-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/10/2024
Başkan
✍e-imzalı
Üye
✍e-imzalı
Üye
✍e-imzalı
Katip
✍e-imzalı