TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2021/
KARAR NO :2024/
BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ :Av.
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 22/04/2021
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında taşıma ve depolama sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme uyarınca, davalı şirketin, davacı şirketin ithal etmekte ve ihraç etmekte olduğu eşyaların davacı tarafından belirtilecek adres veya adreslerden alınarak belirtilen mahallere ve verilen adreslere, belirtilen sürelerde usulüne uygun şekilde teslim edilmesini ve taşınan emtianın usulüne uygun şekilde depolanması ve teslimini sağlamayı taahhüt ettiğini, ancak davalı şirketin yaşadığı ekonomik kriz nedeni ile gerek nakliye hizmetinde gerekse depolama hizmetinde kullandığı taşeron şirketlere borcunu ödeyemez hale geldiğini, bu durumun müvekkili şirketin yurt dışından ithal ettiği 104.560,53€ değerinde ürünlerin kendisine süresinde teslim edilmemesi ile ortaya çıktığını ve 18.02.2020 tarihinde müvekkil şirkete teslim edilmesi gereken ürünlerin de henüz teslim edilmediğini, müvekkil şirketin üretimde kullanması gereken söz konusu ürünlerin her türlü çaba ve görüşmelere rağmen müvekkiline teslim edilmemesi üzerine müvekkil şirket tarafından ... 10.Noterliği'nin 20.03.2020 tarih ve yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, bu ihtarname ile söz konusu malların Türk Ticaret Kanunu 874.madde uyarınca zayi olarak kabul edildiğini, malların zayi olmasından kaynaklanan tüm zararların davalı şirketten tazmin edileceği ve müvekkil şirketin zararlarının karşılanması halinde davalı şirketin müvekkil şirketten olan alacağından mahsup edileceği, karşılanmaması halinde de bakiye kalacak zararların tahsili için yasal yollara başvurulacağı davalı tarafa bildirildiğini, iş bu ihtarname ile zayi olduğu kabul edilen malların değerinin 104.560,53€ olup, işbu bedelin davalı tarafa fatura edilerek davalının müvekkil şirketten olan alacağından düşüldüğünü, yine imzalanan sözleşme gereği davalı tarafça müvekkiline ait bir çok ürün çeşitli depolarda muhafaza edilmekteyken davalının bu depolara ödemelerini yapmaması ve bu depolara olan borçları nedeni ile alacaklı depo sahibi firmalar tarafından müvekkiline ait mallara el konulduğunu, müvekkilinin üretime devam edebilmesi için teslim alınması elzem olan bu ürünlerin depolardan teslim alınabilmesi için bu depolara temlik sözleşmeleri ile davalı şirket Attica adına ödemeler yapılmak zorunda kalındığını, ürünlerin müvekkil şirket adresine teslimi için ilave navlun ödemeleri yapıldığını, müvekkil şirketin bu süreçte davalı şirkete sadece zayi olan mallara, Attica adına ödemek zorunda kaldığı bedellere ve yine Attica tarafından karşılanması gereken ilave navlun bedellerine ilişkin zararlarını davalı şirkete fatura ettiğini, davalı şirket tarafından da bu faturalara yasal süre içerisinde itiraz edilmediğini, cari hesap alacağın tahsili için davalı aleyine başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcun bulunmadığını, aksine davacı şirketten alacaklı olduğunu, davacı ile müvekkil firma arasında ... 17. Noterliği'nin 03.03.2020 tarih ... yevmiye numaralı borcun üstlenilmesi sözleşmesi akdedildiğini, yapılan sözleşme gereğince müvekkil firmanın davacı firmadan olan alacaklarına karşı ve müvekkil firmanın onayı ile 35.000 Euro GMBH firmasına ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin sözleşme içeriğinde de belirtildiği üzere müvekkil firmanın alacağından mahsup edildiğini, davacı tarafça müvekkil firma aleyhine kötü niyetli olarak takip yapıldığını belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı, davalı ile aralarında akdedilen taşıma ve depolama sözleşmesi gereği, davalının davacı şirketin ithal ve ihracını yapmış olduğu emtialara ilişkin taşıma ve depolama hizmeti verdiğini, ancak içinde bulunduğu ekonomik durum nedeniyle davacı şirketin ithal ettiği 104.560,53 Euro değerinde ürünlerin teslimini yapmadığını, ürünlerin akıbetinin belirlenemediğini, zayi olan ürün bedelinin davalının sorumlu olduğunu, ayrıca depolarda bekleyen ürünlerin teslim alınabilmesi için davalının borçlusu olduğu alt taşeron ardiye şirketlerine temlik sözleşmeleri gereğince ödemeler yapıldığını, ayrıca ürünlerin davacı şirket adresine teslimi için ilave navlun ödemeleri yapıldığını, bu zayi olan mal bedeli ile yapılan ödemelerin davacı alacağından mahsup edildiğini, buna göre cari hesaptan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı ise, davacıya borcunun bulunmadığını bilakis davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkememizce dava dosyası, ibraz edilen deliller ve taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak icra takip tarihi itibariyle davacının var ise alacaklı olduğu miktar ve faizinin belirlenmesinin istenmesine karar verilmiştir. Buna göre, dosyada alınan bilirkişi raporlarından; davacı ile davalı arasında taşıma ve depolama hizmetinden kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacının ticari defterlerinde, takip tarihi itibariyle davalı şirketten 1.031.844,77.-TL alacaklı olduğu; davalı ticari defter ve kayıtlarında ise, davacının davalıdan 170.401,97.-TL alacaklı olarak gözüktüğü, cari hesap ilişkisinde, davalı şirketin borçları nedeniyle depolardaki davacı ürünlerine taşeron firmalarca el konulması nedeniyle davacı şirket tarafından davalı adına yapılan bir kısım ödemelerden 21.05.2020 tarihli ... firmasına yapılan ödemeye ilşkin 136.848,69.-TL bedelli, yine 11.06.2020 tarihinde Konspet/ Gramer firmasına düzenlenen 91.618,01.-TL tutarlı faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı, zayi olan mallara ait faturaya ilişkin 24.03.2020 tarihli 123.381,43 Euro karşılığı 869.641,67 TL bedelli faturanın da her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olup davalının davacıdan olan alacağından mahsup edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla her iki tarafın ticari defterleri arasındaki mutabakatsızlığın nedenlerinden olan davacının ticari defterlerinde olup da davalı defterlerinde bulunmayan 15.12.2020 tarihli 1.658.021,79 TL, 2.024.047,09 TL ve 18.974,40 TL bedelli işlemlerin hangi hukuki sebebe dayalı oldukları ve hukuki dayanak belgeleri sunulmadığından davalıyı borçlandıran ve/veya davalının alacağından mahsup yapılan bu işlemler cari hesap alacağının tespitinde dikkate alınmamıştır.Öte yandan, taraflar arasındaki cari hesap bakiye alacağının belirlenmesinde uyuşmazlığa konu olan davacının davalıya düzenlenmiş olduğu ilave navlun bedellerine yönelik 30.12.2020 tarihli 49.433,15. Euro (459.668,98.-TL) bedelli faturayı kendi ticari defterlerinde gösterdiği, davalının ise uyuşmazlığa konu faturayı TTK m.21 gereği, yasal 8 günlük süresi içerisinde itiraz ederek iade hakkını kullanmak yerine ticari defterlerine kaydından sonra davacıya aynı tutar üzerinden iade faturası düzenlediği, ancak davacının bu iade faturasını kabul etmeyerek davalıya noter kanalıyla iade ettiği anlaşılmakla; taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde 30.12.2020 tarihli 49.433,15. Euro (459.668,98.-TL) bedelli faturadan da davalının sorumlu olduğunun kabulü gerekmiştir.Hal böyle olunca; davacının davalı ile olan cari hesap ilişkisinde, uyuşmazlık konusu olan davacı ticari defterlerinde kaydedilen 15.12.2020 tarihli 1.658.021,79 TL, 2.024.047,09 TL ve 18.974,40 TL bedelli işlemlerden dolayı davalının sorumlu olmadığı, 30.12.2020 tarihli 49.433,15. Euro (459.668,98.-TL) bedelli faturadan ise davalının sorumlu olduğu, bu durumda cari hesaptan dolayı davacının takip tarihi itibariyle davalıdan olan alacağının 646.845,07 TL olarak belirlendiğinden bu tutar üzerinden davanın kabulü gerekmiştir.Alacak faturaya dayalı olup likit-bilinebilir olduğundan davacı lehine kabul edilen tutar üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş, reddolunun kısım yönünden davacı icra takibinde haksız ise de, kötü niyetli olduğu dosya kapsamı itibariyle sabit olmadığından kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalı borçlunun ... 10.İcra Müdürlüğünün 2020/... E.sayılı icra dosyasına yönelik itirazının 646.845,07-TL asıl alacak üzerinden iptali ile TAKİBİN BU TUTAR ÜZERİNDEN DEVAMINA,
Alacak likit ve bilinebilir olduğundan davacı yararına hükmolunan tutar üzerinden %20 oranında hesaplanan 129.369,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 44.185,99.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 12.460,16.-TL harcın mahsubu ile bakiye 31.725,83.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 101.026,76.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 61.599,95.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranına göre; 827,50.-TL'sinin davalıdan; 492,50.-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan aşağıda dökümü yazılı toplam 18.080,46.-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre (% 62,69 kabul, % 37,31 red) 11.334,64.-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/10/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza