T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2021/373
KARAR NO: 2023/1116
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ...
2- ... - ...
3- ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - [16840-48384-...] UETS
DAVALI : 1- ... - ...- ...
VEKİLİ: Av. ... - [16848-48633-....] UETS
DAVALI : 2- ... - Yunuseli Mah. 802. Sok. B1-2 Blok No:18/7 Osmangazi/ BURSA
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 26/05/2021
KARAR TARİHİ: 08/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 20/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Maddi ve Manevi Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... idaresindeki ... plakalı aracın 09/04/2018 tarihinde Recep Tayyip ERDOĞAN bulvarı üzerinden Hamitler istikametine doğru seyir halindeyken yaya geçidinden bisikletiyle karşıya geçen ...’ya çarptığını ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkili ...’nın hastaneye kaldırıldığını ve BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, adli raporda vücudundaki kırıkların hayat fonksiyonuna etkisinin ağır derecede etkileyeceğinin tespit edildiğini, olay nedeniyle müvekkilinin bacağında kırıklar oluştuğunu, Bursa 16.Asliye Ceza Mah’nin 2018/855 esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere aracın önünde meydana gelen hasarın normalden yüksek olduğunun tespit edildiğini, bu tespit ile aracın hızının olması gerektiğinden çok daha fazla olduğunun en büyük delili olduğunu, olayın meydana gelmesinden sonra davalının hiçbir şekilde müvekkilleriyle iletişime geçmediğini, müvekkillerinin üzüntülerini azaltacak maddi ve manevi destekte de bulunmadıklarını, kaza sonrası ...’nın yürümesinin zorlaştığını, tedavisinin halen devam ettiğini ve uzun bir süre daha bekli hayatı boyunca devam edeceğini, en önemlisi kaza sonrası ...’nın kendini ifade edebilme yetisinin kaybolduğunu, müvekkilleri ... ve ...’nın çocuklarını her gördüklerinde içlerinin parçalandığını, müvekkili ...’nın tedavisinin devam etmekte olup uzun bir süre daha devam edeceğini, müvekkillerinin tedaviyi karşılayacak maddi durumlarının olmadığını, işbu davayı açmak için adli yardıma başvurduklarını ve yoksul olduklarını ispat edebildikleri için adli yardım bürosu tarafından taraflarınca görevlendirildiğini, kaza sebebiyle ...’nın kendisini ifade edemeyecek duruma gelmiş olup yürümesinin zorlaştığını beyanla, davacının yaşına, yaşam süresine, beden gücü çalışma kayıp oranına, davalının kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak şimdilik anne ... için 3.000,00 TL., baba MOHOMAD AKRA için 3.000,00 TL., ... için ise 5.000,00 TL.maddi tazminatın yargılama sırasında alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah hakları saklı kalarak kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalıcı sakatlığın ve konuşma ifade etme yetisinin zayıflamış olmasının yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar ile ...’nın daha 14 yaşında çocuk olması önünde uzun bir yaşamın olması davalının kusur durumu, anne ve babanın çocuklarını bu şekilde büyütmek zorunda kalmasının çocuklarının geleceği için hayallerinin yıkılması, henüz 14 yaşındaki çocuğun yaşıtlarından geri kalması, yürümede zorluk çekmesi, kendini ifade edememesi sebebiyle uğranılan anne ... için 100.000,00 TL., baba ... için 100.000,00 TL., ... için ise 100.000,00 TL.manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 15/09/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... idaresindeki araç ile davacı ...’nın kullandığı bisikletin karıştığı trafik kazasında müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir kusurunun bulunmadığını, davacının tamamen kendi dikkatsizliğiyle sebebiyet verdiği kaza sonrasında kusurlu davacı tarafın tazminat davası açması ve tazminata hak kazanması gibi bir durumun başka hakkaniyet kurallarına olmak üzere tüm kanunlara ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ile davacının huzurdaki davaya konu teşkil eden kazasının şu şekilde gerçekleştiğini, 09/04/2018 tarihinde, gece saat 23:00 sıralarında müvekkili ...’un Recep Tayyip Erdoğan Bulvarında kendi üzerine kayıtlı ... plakalı Renault Clio marka modelli aracıyla seyir etmekte olduğunu, müvekkilinin trafik kurallarına uygun bir vaziyette normal hızla sağ şeritte seyir halindeyken, Kutlukbey Caddesi kesişim noktasındaki trafik ışıklarında, araçlara yeşil ışık yayalara ve bisikletlere ise kırmışı ışık yanıyorken, aninde yolun ortasına çıkan bisikletliye çarpmamak adına aracını sol tarafa doğru yönlendirerek bisiklete çarpmaktan kurtulduğunu, fakat tüm çabalarına rağmen bisikletin arkasındaki Pazar arabasına çarpmaktan kurtulamadığını, çarpmanın hemen ardından aracını kenara çekerek bisikletteki çocuğun yanına elen ve 112 acil yardım hatını arayarak ambulans çağıran müvekkilinin yaralanan çocuğun derhal hastaneye kaldırılması ve tedavi edilmesi için gereken her şeyi yaparak üzerine düşen özen ve sorumluluğu yerine getirdiğini, sonrasında olay yerine gelen trafik ekipleriyle birlikte gerek kaza yerinde gerekse polis merkezinde olaya ilişkin her şeyi anlatarak ifadesini verdiğini ve kendisinden istenenleri yerine getirdiğini, kaza esnasında ve hemen öncesinde aynı güzergahta müvekkilinin hemen arkasında sağ şeritte seyir halinde olan ve kazaya şahitlik eden ...’ın da kaza sonrasında müvekkilliyle beraber polis merkezine giderek ifadesini verdiğini, bahsi geçen kazanın ardından başlatılan ceza yargılamasının Bursa 16.Asliye Ceza Mah’nin 2018/855 esas sayılı dosyasıyla görüldüğünü ve karara çıktığını, ceza dosyasındaki bilirkişi raporunda müvekkilinin kusursuz ve bisiklet sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, bisiklet sürücüsünün tüm trafik kurallarına, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa ve Karayolları Trafik Yönetmeliğine aykırı davrandığı, kazaya bisiklet sürücüsünün kendisinin sebebiyet verdiğinin açıkça belirtildiğini, yine dosya kapsamında alınan adli tıp raporunda ise davacıda mevcut olan konuşma bozukluğunun, bahsi geçen kazayla ilgisi olup olmadığının ve kazadan önce mi sonhra mı olduğunun tespit edilemediğinin de belirtildiğini, bu nedenle müvekkilinin hiçbir kastının, taksirinin, ihmalinin, özensizliğinin yani genel anlamda hiçbir sorumluluğunun olmaması nedeniyle davanın reddi ile müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı tazminat davasının tüm talepleriyle birlikte reddine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının, işbu dava ile meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası kapsamında sigortalı olduğundan bahisle müvekkili ... adına maddi tazminat talep ettiğini, ancak zorunlu trafik sigortasının bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, kazanın meydana gelmesinde etkili olan tüm unsurların irdelenerek tarafların kusukr durumunun belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmesini talep ettikleri, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti ve maluliyetin varlığı halinde dava konusu kaza ile irtibatının belirlenmesi gerektiğini, davacının var ise dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen maluliyet oranının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Dairesine gönderilmesini talep ettikleri, müvekkili şirketin poliçe kapsamında geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğu bulunmadığından bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiği, mevzuat hükümleri gereğince geçici iş göremezlik tazminatına ve bakıcı giderlerine ilişkin taleplerin poliçe kapsamında olmayıp, müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, müvekkili şirket tarafından davacıya 05/11/2019 tarihinde 10.350,35 TL.hasar ödemesi yapılmış olup, kazazedenin karşılanmamış zararının bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında görülen dava dosyasının 08/12/2023 tarihli oturumunda, davacı vekilinin duruşmada hazır bulunmadığı, mazeret de bildirmediği, davalı vekilinin ise davayı takip etmediklerini beyan ettikleri anlaşıldığından, mahkememizce takip edilmeyen dava dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.
Taraflardan biri, dosyası işlemden kaldırılmış olan bir davayı yenileyebilir. Dosyası işlemden kaldırılan bir dava, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilebilir.Üç aylık yenileme istem süresi hak düşürücü niteliktedir.
Dosyası işlemden kaldırılan bir dava, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilenmezse, mahkeme, kendiliğinden (re’sen) davanın açılmamış sayılmasına karar vermekle yükümlüdür.
Açıklanan yasal ve hukuksal olgu karşısında, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK 320/4 maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 269,85 TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
3-Dosyanın adli yardımlı olması nedeniyle suç üstü ödeneğinden karşılanan 700,00 TL.adli fatura gideri, 22 TL tebligat gideri, 5,50 TL.tebligat giderinden ibaret toplam 727,50 TL.'nın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Maddi tazminat açısından davalı ... AŞ ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.000 TL nin davacı ...'dan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,
5-Maddi tazminat açısından davalı ... AŞ ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.000 TL nin davacı ...'dan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,
6-Maddi tazminat açısından davalı ... AŞ ve ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.000 TL'nin davacı ...'dan alınarak adı geçen davalılara verilmesine,
7-Manevi tazminat açısından davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 -TL nin davacı ...'dan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
8-Manevi tazminat açısından davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 -TL'nin davacı ...'dan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
9-Manevi tazminat açısından davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 -TL'nin davacı ...'dan alınarak adı geçen davalıya verilmesine,
10-6325 Sayılı Kanun 18/A-11-12-13 maddeleri uyarınca 1.360,00-TL.zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacılardan alınarak hazineye irat KAYDINA,
11-Davacılar tarafından yatırılan gider avansının, kullanılmayan kısmının HMK 333.Md. Uyarınca, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı taraflara iadesine,
Dair, davalı ... vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/12/2023
Katip ...
E-Imzalıdır.
Hakim ... E-Imzalıdır.