TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/08/2021
KARAR TARİHİ : 01/07/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili aleyhinde ... 16. İcra Dairesinin 2020/... E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığını, takip dayanağının 27/11/2020 tanzim tarihli, 10/12/2020 vade tarihli, 80.000,00-TL bedelli senet olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin davalıya karşı bir borcu olmadığından işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkiliin ... doğumlu ... ilçesinde çiftçilik ile geçimini sağlayan Nilüfer ve ... ilçesinde muhtelif taşınmazlara malik olan bir kimse olduğunu, müvekkilinin kızının %99 engelli olması ve sık sık ... iline hastaneye geliyor olması sebebiyle ulaşımı kolaylaştırmak için kendisine ait taşınmaz üzerinde bir ev yaptırmaya karar verdiğini, takibe konu senetlerde müvekkilinin yanında borçlu olarak yer alan dava dışı ...'un müvekkilinin içerisinde bulunduğu zor durumdan da faydalanmak suretiyle 2 katlı evi 1 hafta içerisinde bitirmeyi vaat ederek müvekkili ile tanıştıklarını, dava dışı ...'un inşaat işi için öncelikle müvekkilinden 32.500TL talep ettiğini, müvekkilinin bu bedeli vermesine karşılık dava dışı ... 'un inşaatı bitirmediğini ve bunu telafi etmek için evi 4 katlı olarak inşaa edeceğini belirttiğini, bunun karşılığında müvekkiline ait Hacılar Mahallesi 177 parselde kayıtlı 8040 m2 tarla vasfındaki taşınmazın satışı için ...'a vekalet vermek üzere anlaştıklarını, tüm bunlara rağmen inşaa faaliyetleri başlamayan ve müvekkilinin malvarlığı öğrenen ...'un çeşitli bahanelerle ve hileli hareketlerle müvekkilini oyalayarak ve müvekkili üzerine 2 adet tapu vereceğini söyleyip akabinde de tapu başvurusunda bulunup müvekkilini inandırarak müvekkilinin mal varlığını ele geçirmeye çalıştığını, müvekkilinin bu duruma bir dur demek adına ...'un taleplerini kabul etmeyince ...'un gerçek saikini ortaya koyarak müvekkilini "seni bitireceğim" şeklinde tehdit etmeye başladığını, ...'un müvekkilini oyaladığı süreçte inşaat işi yaptığı bahanesiyle tanıştırdığı ... isimli şahısın müvekkiline gelerek "senin ...'ten alacağın var, ben senin alacağını tahsil ederim, ... benden korkar, sen merak etme, sen sadece şu senede imza at" şeklinde sözler söylerek yalnızca 1 adet boş senet imzalattığını, bu kapsamda takibe konu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmayıp, varolan imzalar müvekkilin imzasını taklit edilmek suretiyle müvekkili aleyhine ... 16. İcra Müdürlüğünün 2020/... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin ... isimli şahsı tanımadığını, hayatında daha önce hiç görmediğini, ancak izah edildiği üzere dava dışı ...'un ... isimli şahısların da davalının alacaklı olduğu icra dosyası kapsamında borçlu konumunda olduğunu, daha sonra anlaşıldığı üzere dava dışı ...'ın ... ve aynı olay kapsamında davalı ... isimli şahısların hepsinin birlikte hareket ettiğinin taraflarınca öğrenildiğini, kanaatlerince dava dışı ...'un izahına çalıştığını, olaylar silsilesi ile müvekkilinin mal varlığını tam olarak üzerine almayı başaramadığı, üstelik bu olaylar neticesinde hakkında suç duyurusunda bulunulması sebebiyle husumet beslediği müvekkili sahte senet tanzimi ile borçlandırarak yine müvekkilinin mal varlığını bir şekilde elde etmek ve haksız kazanç sağlamak peşinde olduğunu, müvekkilinin dava dışı ...'un kendisini dolandırdığını farkettikten sonra ... Noterliğinin 15/01/2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile ...'u azlederek 16.01.2021 tarihinde ... İlçe Jandarma Komutanlığı'na giderek dava dışı ... hakkında şikayette bulunduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yapılan geniş kapsamlı soruşturma neticesinde ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/ E. Sayılı dosyası ile davalı ...'nın dava dışı ..., ... vd. şüpheliler hakkında kamu davası açıldığını, soruşturma dosyası kapsamında mevcut olan davalı/şüpheli ve diğer şüpheliler hakkında yapılan teknik inceleme neticesinde kayda alınan görüşmelerde detaylıca açıklamaya çalıştıkları hususların ikrar mahiyetinde kayda alındığının açıkça görüldüğünü, davalı şüpheli ve diğer şüphelilerin organize şekilde hareket etmek suretiyle müvekkilinin de içerisinde bulunduğu birçok mağdurun malvarlığını haksız ve kötü niyetli yollardan ele geçirdiğini, ele geçirmeye teşebbüs ettiğini ve kendilerine menfaat sağladıklarını, ilkokul mezunu olan, tapu-taşınmaz işlemlerinden anlamayan, vekaletname içeriğini de bilmeyen/anlamayan müvekkilinin cahilliğinden, saflığından ve iyi niyetinden yararlanarak, üstelik komşu köylerden olmalarından kaynaklanan müvekkilinin kendisine olan güvenini de kötüye kullanmak suretiyle müvekkiline ait taşınmazları, araçları dava dışı kişilere geçirdiğini, dava dışı ...'ın takip alacaklısı olarak gözüktüğü ... 16. İcra Müdürlüğünün 2020/... E. sayılı dosya alacaklı vekilinin Av. ... olarak gözüktüğünü, aynı şekilde dava dışı ..., ... ve müvekkilinin borçlu olarak gözüktüğü ... 16. İcra Müdürlüğünün 2020/... E. sayılı dosyada davalı/alacaklı ...'nın vekilinin yine Av, ... olduğunun görüldüğünü, bu hususun dahi başlı başına isimleri geçen kişilerin birlikte hareket ettiğini, senetlerin sahteliğini arkasındaki kötüniyeti ve iddiaların doğruluğunu ispatlar nitelikte olduğunu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından gerçekte olmayan bir borca dayanılarak başlatılan haksız takipte açıkça kötüniyetli olduğunun açıkça görüldüğünü, müvekkilinin davalı ve dava dışı 3. şahıslar tarafından hileli hareketler ile boş senetler imzalatılmak suretiyle ve akabinde müvekkilinin iradesi halefine yüksek meblağlarla haksız icra takibi ile müvekkilinin malvarlığı üzerine haciz şerhi işlendiğini, Adli yardımın bireylerin hak arama özgürlüklerinin önündeki engelleri aşmak ve bu özgürlüğün kullanımındaki eşitliği sağlamak üzere hukuki korunma ihtiyacı olup da bu ihtiyacını gidermek için gerekli ekonomik olanağı bulunmayanlara sosyal hukuk devleti ilkesi gereğince mali ve hukuki desteğin sağlanmasına yönelik düzenlenen müessese olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin hacizli mal varlığı olduğundan bahisle yoksul durumda olmadığını ileri sürmenin mümkün olamayacağını, zira tamamen yoksulluğun fakr-u zaruret içinde bulunmak anlamına gelmeyip, bir kişinin açmak zorunda kaldığı bir dava sebebiyle yapmak zorunda kalacağı harcamaları, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zora düşürmeksizin karşılama gücünden yoksun olan kişilerin de adli yardımdan yararlanmalarını icap ettiğini, bu kapsamda adli yardım müessesesinin amacı da göz önünde bulundurulduğunda halihazırda malvarlığına yöneltilen saldırı sebebiyle taşınmazları üzerinde tasarrufta bulunamayan müvekkilinin yine malvarlığı gerekçe gösterilerek kendisine yöneltilen saldırıyı defetmesinin ve hak arama özgürlüğünün önüne geçilmesinin hukuka, vicdana ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğinin izahtan vareste olduğunu, bu kapsamda halihazırda sistemsel olarak müvekkilinin üzerine kayıtlı taşınmazlar gözükmekte ise de; tüm taşınmazlarının hacizli olması sebebiyle taşınmazlarını satamayan ve nakite ulaşamayan müvekkilinin şu anda yoksulluğa düşmüş durumda olduğunun açık olduğunu, tüm bu gerekçelerle müvekkilinin adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini, bu kapsamda İcra ve İflas Kanunu'nun 72. Maddesi ile borçlunun icra takibinden önce veva takip sırasında takip durmuş olsa dahi borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabileceği ve icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemediğini, ancak borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebileceğinin hüküm altına alındığını, ilgili kanunun icra takibine girişmiş olan alacaklının haklarına halel gelmemesi saikiyle gecikmeden doğan zararı karşılamak ve belirtilen miktardaki teminatı karşılamak şeklinde oluşturulduğunun açık olduğunu, ancak somut olayda; davalının mesnetsiz bir alacak ve alacak kalemi ile başlattığı takipte açıkça kötü niyetli olunduğu gözetilerek olayın önem ve hassasiyeti, taraflar arasında devam eden husumet, müvekkiline yüzbinlerce lira zarara uğratmış olması, huzurdaki davaya konu icra dosyasınındaki sözde alacak meblağın 80.401,10-TL oluşu, hali hazırda müvekkilinin yaşı, sosyal ekonomik durumu, sağlık durumu, kızının tedavi masrafları, ayrıca davalı ve dava dışı kişiler sebebiyle müvekkilinin tüm malvarlığının tüketilmiş olması gibi nedenler de göz önünde bulundurularak müvekkilinin hak kaybına uğramaması ve ileride telafisi imkansız zararların doğmaması adına mahkemece haksız ve kötü niyetli icra takibinin yargılama sonuna kadar teminatsız olarak durdurulmasına ve mahcuz malvarlığına ilişkin hacizlerin fekkine karar verilmesini, bu husus kabul görmediği takdirde; İİK 72/3 gereğince belirlenecek teminatın yatırılması suretiyle vezneye yatan paranın davalıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, Mahkemece yapılacak yargılama neticesinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ve davalının İcra ve İflas Kanununun 72/4 maddesi gereği toplam alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ile izahına çalıştıkları ve mahkemenin re'sen gözeteceği sair hususlar nedeni ile; adli yardım talebinin kabulüne, olayın önem ve hassasiyeti, taraflar arasında devam eden husumet, müvekkiline yüzbinlerce lira zarara uğratmış olması, huzurdaki davaya konu icra dosyasınındaki sözde alacak meblağın 80.401,10-TL oluşu, hali hazırda müvekkilinin yaşı, sosyal ekonomik durumu, sağlık durumu, kızının tedavi masrafları, ayrıca davalı ve dava dışı kişiler sebebiyle müvekkilinin tüm malvarlığının tüketilmiş olması gibi nedenler de göz önünde bulundurularak müvekkilinin hak kaybına uğramaması ve ileride telafisi imkansız zararların doğmaması adına mahkemece haksız ve kötü niyetli icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalının takip konusu senedin %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, müvekkilinin mağduriyetine icrai veya ihmali olarak sebep olan tüm kişiler hakkında hukuki ve cezai dava ve hakları saklı kalmak kaydı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalıya usulüne uygun tebligata rağmen, yasal süre içerisinde cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür.
GEREKÇE;
Mahkememizin 26/03/2026 tarihli celsesinde davanın 6100 Sayılı HMK'nın 150/1 maddesi uyarınca yasal 3 aylık süresi içerisinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Davacı taraf işlemden kaldırılmış olan davayı yenileyebilir. Dosyası işlemden kaldırılan bir dava, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilebilir.Üç aylık yenileme istem süresi hak düşürücü niteliktedir. Dosyası işlemden kaldırılan bir dava, işlemden kaldırılma tarihinden itibaren üç ay içinde yenilenmezse, mahkeme, kendiliğinden (re’sen) davanın açılmamış sayılmasına karar vermekle yükümlüdür.Açıklanan yasal ve hukuksal olgu karşısında, davanın 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla, Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK 150.md. gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 1.373,05-TL harçtan mahsubu ile bakiye 641,05-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi Nezdinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda karar verildi. 01/07/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır