TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ :Av.
Av.
DAVALILAR:2-
3-
VEKİLLERİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/10/2022
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ...'in yol kenarından karşı caddeye geçerken ... plakalı aracın çarpması sonucunda; sağ ayak bileğinin kırık olacak şekilde yaralandığını, ameliyata alındığını, ayağına vida ve tel takılmak suretiyle tedavi sürecinin başladığını, yaralanmasının 4 derece yükseklikte olduğunu, kemik kırığı oluştuğunu, tüm kusurun araç sürücüsünde olduğunu, hal böyle olunca Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında ... Katılım Sigorta A.Ş. başvuru yapıldığını, ... barkod numaralı iadeli taahhütlü posta marifeti ile yapılan bu başvurunun; ... günü tebliğ olduğunu, ancak ödeme alınmadığını, zararların giderilmediğini, kaza dolayısı ile uğranılan tüm zararlar tahsili için maddi tazminat ile manevi tazminat alacağı yönünden arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığını, netice alınamadığını ve alacak davası ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, 26.08.2021 günü yaşanan kaza nedeni ile müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, bu nedenle davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/... Sorgu numaralı dosyası ile soruşturma açıldığını ve soruşturmanın aleyhine olacak şekilde sonlandığını, dosya kapsamında;10.01.2022 tarihli tek kişilik trafik bilirkişi raporu düzenlediğini ve raporda araç sürücüsüne kusur atfetmediğini, bu rapora başka dosyalarda olan ve benzer olaylarda kusur verildiğini izah ederek ve aynı zamanda araç sürücüsününde kusuru olduğunu ve bu kusurun dayanağı sevk maddeleri ile itiraz ettiklerini, itirazlarının Savcılık makamında nazar alınmadan takipsizlik kararı verildiğini, iş bu takipsizlik kararına da itiraz ettiklerini, Sulh Ceza Mahkemesinin de bu itirazı reddettiğini, Ceza hukuku anlamında durumun bu şekilde sonlandığını, müvekkili ...'in eğitim ve öğretim gördüğü 8. sınıfa devam edemediğini, halen daha tedavisinin devam etmesi nedeni ile eğitim hayatı yarıda kaldığını, en son ameliyatını 17.08.2022 tarihinde olduğunu, ... Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde; 2 ameliyatı da yapıldığüını, fizik tedavi de gördüğünü, akabinde ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Estetik Ve Rekonstrüktif Cerrahi bölümünde 7-8 aya yakın tedavi gördüğünü, aynı zaman da ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri bölümünden de tedavi gördüğünü, müvekkilinin 4 ay kadar yatakta bağımlı olarak yaşadığını, özel bakımı dahi ailesi tarafından yerine getirildiğini, bu konumda iken temel ihtiyaçlarını (wc ve banyo gibi) dahi karşılayamaz durumda olduğu, tedavi gideri, bakıcı gideri için şimdilik 1.000,00 TL talep ettiklerini, geçici ve kalıcı olmak üzere; çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kaybı için şimdilik bu alacak kalemi için 1.000,00 TL talep ettiklerini, ayrıca davalı tarafın tam kusuru ile gerçekleşen trafik kazası sonucu müvekkil manevi yönden büyük acı ve elem yaşadığını, bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunduklarını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep haklar saklı kalmak kaydıyla; 2.000,00 TL maddi tazminat ( belirsiz alacak istemli hmk 107.md göre ) kazanın oluşturduğu olumsuz etkenler nedeniyle müvekkilin yaşadığı üzüntü ve elemin bir miktar olsun azaltılabilmesi adına; Müvekkil 100.000,00 TL manevi tazminatın ( Sigorta şirketleri yönünden olması halinde klozdaki kısım kadar, ... Katılım Sigorta A.Ş. ) olay günü olan 26.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleri ile davalılardan tahsiline, araç sürücü, işleten ve ruhsat sahibinin taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine aynı zamanda kazada kullanılan ... plakalı araç üzerine ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalılar ... ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın müvekkilleri yönünden görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise; diğer davalı sigorta şirketine, davacı tarafından yapılan başvuru KTK 97. maddesinde belirtilen usule göre yapılmadığı için davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde de belirttiği üzere ceza yargılamasında soruşturma aşamasında yaşanan olay açısından müvekkilinin kusurlu bulunmadığını, müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu açıdan huzurdaki davanın açılabilmesi için öncelikle müvekkili ... ... açısından kusurunun tespit edilmesi ve müvekkilinin kusurlu bulunması gerektiğini, oysa ki; davaya konu olayda müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, Müvekkili ... ...'ın akşam saat ... gibi evine giderken ... Mahallesi ilkokuluna gelmeden yol üzerinde bulunan tümsekten geçerken okul tarafındaki sokağa döndüğü esnada aracının arka tamponundan bir ses geldiğini ve zaten yavaş olan aracını hemen durdurduğunu, aracın yanında birkaç çocuk dururken müvekkilinin çocuklara hitaben '' aracı görmüyor musunuz '' dediğini, çocuklarında ( davacı ile birlikte arkadaş ) '' abi şakalaşırken kaldırımdan indim ayağım takıldı araca ben kendim vurdum senin hatan yok '' dediğini, akabinde davacının babasınında olay yerine geldiğini, davacının babasının davacıya hitaben '' siz kaç yaşındasınız yürümeyi bilmiyor musunuz dikkatli olsanıza '' dediğini, akabinde ambulans geldiğini ve hep birlikte hastaneye gittiklerini, müvekkilinin, her ne kadar kusuru olmada yaşanan olay sebebiyle davacı ile ilgilendiğini, kendisini ve ailesini aradığını, sorduğunu, ancak kendisine '' senin hatan yok , herhangi bir sorun yok '' demeleri üzerine ve olaydan bir hafta sonra davalılardan ...'in düğününün olması ve sonrasında davacıların olumsuz tavırları sebebiyle taraflarla bir daha irtibat kurmadığını, kuramadığını, akabinde müvekkillerinin, davacının başvurduğu arabuluculukla ilgili bu toplantı görüşmeleri ve huzurdaki dava ile karşı karşıya kaldıklarını, davacı ile müvekkili arasında yaşanan olayın anlatıldığı şekilde gerçekleştiğini, yaşanan olayda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, zira ; müvekkilinin trafik kurallarına aykırı hareket etmediğini, taksirle de olsa herhangi bir kusurlu eyleminin olmadığını, olay sırasında ve olay devamında da davacı ve ailesinin de beyanları da bu yönde iken huzurdaki davanın hangi kusura dayanılarak ikame edildiğini anlamadıklarını, huzurdaki davanın açılabilmesi için müvekkilinin kusurunun tespit edilmesinin zaruri olduğunu, dava kapsamında da kabul etmemekle beraber öncelikle müvekkilinin kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, tali yola dönerken ve tümsekten geçerken müvekkilinin hızlı dönebilmesinin mümkün olmayıp , aniden yola atlayacak ya da kaldırımdan inecek olan kişiler açısından yüzde yüz oranda öngörüde bulunabilmesininde mümkün olmadığını, müvekkilinin yoldan dönerken trafik kurallarına uygun şekilde yavaşça döndüğünü, davacının kendi kusuru ile dikkatsizce yola atladığını, arabaya vurduğunu davacının kendisinin beyan ettiğini, dolayısıyla soruşturma dosyasında da tespit edildiği üzere müvekkilinin olayda kusuru bulunmadığını, müvekkilinin yaşanan olayda herhangi bir kusuru bulunmadığından davacının manevi tazminat talep hakkının da bulunmadığını, bu nedenle taleplerin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının, henüz 8.sınıf öğrencisi olduğunu, herhangi bir işte çalışmayıp herhangi bir geliri olmadığını bu konumda ve yaşta olan davacının geçici iş göremezlik kaybına uğraması gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama gideleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmaya müvekkil şirketin yargı çevresinde bulunduğu ... ... Mahkemeleri yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddi gerektiğini, davacı tarafından huzurdaki dava açılmadan önce herhangi bir arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını, İşbu nedenle huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın, huzurdaki davadan önce müvekkil sigorta şirketine yapmış olduğu herhangi bir başvurusu bulunmadığını, bu sebeple, işbu dava anılan maddeye ve KTK’nun değiştirilen 97. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu,... plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde 03/06/2021 - 03/06/2022 tarihleri arasında ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ve Zeyilnameleri ile ... adına sigortalı olduğununu, poliçe kapsamında kaza tarihi itibariyle bedeni zararlar için kişi azami teminat limiti 430.000,00-TL olduğunu, manevi tazminat talepleri teminat dışı olduğunu, müvekkil şirket sigortalısının kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmamakla, dava konusu kazanın meydana gelmesine sebep olan taraf kusurlarının tespiti için dosyanın ...'na gönderilmesi gerekiğini, müvekkil şirketin sorumluluğundan bahsedilmesi için davacının iddia ettiği sürekli sakatlık halinin ... 3. İhtisas Dairesi'nden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, yaralanan ve/veya maluliyetinin olduğunu iddia eden davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi dolayısı ile ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik, bakıcı tazminatı ve tedavi gideri zararına ilişkin talepleri tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri talepleri trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminatı dışı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere; 20.03.2020 tarihinde resmi gazetede yayınlarak 01.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren yeni genel şartlar eki uyarınca maluliyet ve destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken göz önünde bulundurulacak kıstaslar değiştirildiğini, maluliyet/destekten yoksun kalma tazminat hesabı yapılır iken yeni genel şartların dikkate alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirket yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğu belirtilerek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;, trafik tescil kayıtları, nüfus kayıt örneği, ... Katılım Sigorta A.Ş. zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ... CBS'nin 2021/... soruşturma sayılı dosyası, tedavi kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, ... ... Üniversitesi Adli tıp Anabilim Dalı raporu, tanık beyanı, bilirkişi raporu, kaza anını içeren kamera görüntüsü, ... ... Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava;26/08/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, bildirilen tanıkların beyanlarının alındığı görülmüştür.Mahkememizce, dava dosyası, ibraz edilen deliller kapsamında dosyanın bilirkişiye tevdi ile meydana gelen kaza nedeniyle kusur durumunun tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişinin 24/07/2023 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.Mahkememizce, dosyanın ... ... Başkanlığına Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek dosya kapsamında mevcut Mahkememizce alınan 24/07/2023 tarihli rapor ile ... CBS'nın 2021 /... Soruşturma sayılı dosyayasına ibraz edilen 10/01/2022 tarihli kusur raporu çelişmekle kusur yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 23/11/2023 tarihli adli raporun düzenlendiği görülüştür. 23/11/2023 tarihli adli raporda özetle; Meydana gelen kaza nedeniyle; davalı sürücü ... ...'nin %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. Mahkememizce, dosyanın tedavi tedavi evrakı ile birlikte gölge dosya oluşturularak ... ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalına gönderilerek davacının 26.08.2021 tarihinde meydana gelen mevcut trafik kazası nedeniyle maluliyetinin tespiti amacıyla, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenilmesi ile ayrıca; bakıcı gideri talepleri bakımından davacının kazaya bağlı yaralanması nedeni ile bakıcı yardımına ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise tam zamanlı ya da yarı zamanlı olup olmadığı ve süresinin neden ibaret olması gerektiği konularında rapor düzenlenmesine karar verildiği, bu kapsamda 01/02/2024 tarihli adli raporun düzenlendiği görülmüştür.01/02/2024 tarihli adli raporda özetle; davacının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli engellilik oranı tayinine mahal olmadığı, tedavilerinin devam ettiği dönem olan iyileşme süresinin 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birinin bakımına muhtaç olma halleri olarak nitelendirilen giyinme, beslenme, fonksiyonel mobilite, bağırsak ve mesane bakımı, kişisel hijyen ve tuvalet ihtiyaçları gibi günlük yaşam aktivitelerinin sağlanamaması kapsamında geçici bakıcı süresinin yarı zamanlı 1 (bir) ay olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. Mahkememizce, dosyanın nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile, dava dosyasında mevcut deliller kapsamında, davacının maddi tazminat talebine konu alacağının tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişinin 3/04/2024 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği, itirazların değerlendirilmesi yönünden bilirkişiden 01/06/2024 tarihli ek raporun alındığı görülmüş, rapora göre, davacının bakıcı gideri talep miktarının 1.341,56TL olacağı, davacının fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli engellilik oranı tayinine mahal olmadığı tespit edildiğinden efor kaybı zararının bulunmadığı, Mahkememe aksi kanaatte ise 1.918,19-TL efor kaybı zararının tespit edildiği yönünde rapor tanzim edilmiştir. Davacı vekili 22/10/2024 tarihli dilekçe ile özetle; dava dilekçesindeki tüm alacak kalemlerine ilişkin olarak 2.000,00TL maddi tazminatı talebini, bilirkişi raporunda belirlendiği üzere 1.259,75TL arttırılarak 3.259,75TL'ye çıkarıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 3.259,75TL maddi tazminat ve 100.000,00TL manevi tazminat açısından (sigorta şirketinden poliçe kapsamında sorumluluğu olması halinde) davanın kabulü ile yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; 26.08.2021 günü, davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile ... sokağı takiben seyir halindeyken olay mahalli dönemeçe geldiğinde karşı istikamete ait yol bölümüne girerek sola dönüş yaptığı esnada aracının sol yan arka kısımları ile sol tarafından kaplamaya girerek yolun karşısına geçiş yapan davacı yaya ...'e çarpması neticesinde davacı yayanın yaralanmasına ilişkin dava konusu trafik kazasında, Mahkememizce benimsenen adli rapora göre, davalı sürücü ... ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile yerleşim yeri içi sokakta seyir halindeyken olay mahalli dönemeçe geldiğinde, seyrini yolun sağından sürdürmesi ve sola dönüşünü yolun sağından kendi yön bölümü içerisinden yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, hatalı şekilde yolun soluna yanaşıp tedbirsizce karşı istikamete ait yol bölümüne girerek sola dönüş yapıp sol tarafından kaplamaya girerek yolun karşısına geçiş yapan davacı yayaya çarptığı kazada %75 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ... olay mahalli yakınındaki yaya geçidini kullanmaksızın seyir halindeki araçların varlığına dair gerekli kontrolleri yapmadan kaplamaya girerek yolun karşısına geçtiği esnada sağ tarafından gelen davalı sürücü idaresindeki aracın çarpmasına maruz kaldığı kazada %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Meydana gelen kaza nedeniyle davacının tedavilerinin devam ettiği dönem olan iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği, geçici bakıcı süresinin yarı zamanlı 1 ay olduğu ve kusur durumu dikkate alınarak bakıcı gideri zararının 1.341,56-TL olduğu tespit edilmiştir. ... plaka sayılı araç davalı sigorta şirketi nezdinde 03/06/2021 - 03/06/2022 tarihleri arasında ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile ... adına sigortalı olup, davalı sigorta şirketinin meydana gelen bakıcı giderine ilişkin zarardan sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile diğer davalılar araç maliki ve sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davalı sigorta şirketine başvuru tarihi (07/01/2022) dikkate alındığında, sigorta şirketi yönünden temerrütün 8 iş günü sonunda oluşacağı, diğer davalılar ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte sorumlu oldukları anlaşılmakla, Mahkememizce maddi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile, 1.341,56-TL bakıcı giderine ilişkin maddi tazminatın davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. yönünden 20.01.2022 temerrüt tarihinden; diğer davalılar yönünden 26.08.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Somut olayda, davacının olay tarihindeki yaşı itibariyle, kazanç getiren her hangi bir işte çalışması söz konusu olmadığı ve dosya kapsamında davacı tarafça bunun aksini kanıtlayan belge ve bilgi bulunmadığından, bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemez ise de yalnızca meslek sahipleri ve çalışıp kazanç elde etmekte olanların değil, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarf eden) diğer kişilerin de tazminat (efor tazminatı) talep edebileceğinin kabulü gerekmekte olup, olay sırasında 18 yaşından küçük olan davacının iyileşme dönemi için maluliyet oranı üzerinden efor tazminatı talep edebileceği, ancak alınan adli rapora göre davacının meydana gelen kaza nedeniyle fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli engellilik oranı tayinine mahal olmadığı tespit edilmekle efor kaybı zararının bulunmadığı kanaati ile buna ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce manevi tazminat istemine ilişkin yapılan değerlendirmede ise, TBK 56/2 maddesinde'' ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin ve ya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir'' hükmü mevcuttur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler ... Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/- E., 2018/ K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/- E., 2021/ K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Somut uyuşmazlıkta, kusur durumu, paranın alım gücü ve tarafların ekonomik sosyal durumu dikkate alınarak, meydana gelen kaza nedeniyle davacının duyulan elem ve ızdırabı yönünden tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için, manevi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile, davacı için 30.000,00-TL manevi tazminatın 26.08.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat istemine yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile, 1.341,56-TL bakıcı giderine ilişkin maddi tazminatın davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. yönünden 20.01.2022 temerrüt tarihinden; diğer davalılar yönünden 26.08.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Manevi tazminat istemine yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile, 30.000,00-TL manevi tazminatın 26.08.2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Harçlar Yasası gereği alınması gereken 2.140,95-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 369,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.771,01-TL harcın davalılardan (davalı ... Katılım Sigorta A.Ş. 75,80-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 462,14-TL harç, 3.700,00-TL bilirkişi ücreti, 2.750,00-TL ATK fatura bedeli, 1.490,00-TL adli rapor masrafı ve 1.180,75-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 9.582,89-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 2.908,61-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Maddi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.341,56-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Maddi tazminat talebi yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.341,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
8-Manevi tazminat talebi yönünden davalılar ... ve ... ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ... ...'a VERİLMESİNE,
9-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 485,63-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen; 1.114,37-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
10-Davalılar ... ve ... ... tarafından yapılan 32,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 22,29-TL'sinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davalılar üzerinde BIRAKILMASINA,
11-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davalı ... Katılım Sigorta A.Ş vekilinin yokluğunda, davacı ve davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/12/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır