TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/10/2022
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı taşeron arasında 14.04.2022 tarihinde inşaat taşeronluk sözleşmesi düzenlendiğini. Akdedilen bu sözleşmeye göre davalı tarafın ... İli, ... sayılı taşınmazın ‘Grobeton,Temel ve Tüm Katlar Dahil Olmak Üzere Kalıp, Demir, Beton, Duvar’ işlerinin malzemeli ve işçilikli olarak yapımını üstlendiğini. Dava konusu taşınmazda yapılacak imalatlar %5 seviyesine gelindiğinde davalı tarafın müvekkiline vermiş olduğu 16.06.2022 tarihli dilekçe ile akdedilen sözleşmeyi işçi bulamadığım için işi zamanında teslim etmem mümkün değildir gerekçesiyle tek taraflı olarak fesih ettiğini ve iş yerini terk ettiğini. Davalı tarafın tek taraflı feshi sonucu müvekkilinin dava dışı ... Mimarlık ile sözleşme akdetmek zorunda kaldığını ve akdedilen bu yeni sözleşme sonucu fiyat farkı nedeniyle 1.282.500,00-TL bedeli ödemek zorunda kalarak zarara uğradığını. Davalı tarafa noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini fakat ödeme yapılmadığını. Bu nedenle dava konusu sözleşme sonucu müvekkilinin zarara uğramış olması nedeniyle 100.000,00-TL’nin 26.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: 16.06.2022 tarihli dilekçenin müvekkili tarafından hür iradesi ile verilen bir dilekçe olmadığını. Müvekkilinin taşeron sözleşmesi gereğince işine başlayıp layıkıyla yapmaya çalışırken davacı tarafından tutulan ve şantiyeye gönderilen mafyatik kişilerce sözleşmeyi feshetmesi ve yanlarında getirdikleri dilekçeyi imzalaması konusunda müteaddit defalar tehdit edilince korktuğunu ve bunun neticesinde davacının adamları tarafından getirilen 16.06.2022 tarihli dilekçeyi imzalamak zorunda kaldığını. Taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesinin eser sözleşmesi olmadığını. Eser sözleşmelerinde sözleşmenin yüklenici tarafından haksız olarak feshedilmesi halinde iş sahibi, yükleniciden ancak ve ancak sözleşmede bu hususta kararlaştırılmış "cezai bir şart mevcut ise" bunu talep edebileceğini. Bunun dışında bir talepte bulunabilmesi mümkün olmadığını. Bu nedenle davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce dosya mahallinde keşif icra edilerek inşaat mühendisi, mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 12/05/2024 tarihli raporunda özetle; "a) Faiz talebi ve İcra inkar Tazminatı hususunda Takdirin Sayın Mahkemenize ait olmak üzere,b) Davacı tarafın Ticari Defterlerindeki kayıtlara göre taraflar aralarında ticari bir ilişkinin olduğu,c) Davacı tarafın 2022 Yılına ait yevmiye defter kayıtları incelendiğinde, faturalara ve ödemelere İlişkin kayıtların, Davacı tarafın Resmi defterlerine kanuni süresi içerisinde işlendiği tarafımdan tespit edilmiştir. Davacının davalıya icra takip tarihi itibariyle 37.586,34 TL borcunun mevcut olduğu görülmüştür.d) Davalı tarafın 2022 Yılına ait yevmiye defter kayıtları incelendiğinde; Faturalara ilişkin kayıtların, Davalı tarafın Resmi defterlerine kanuni süresi içerisinde işlendiği ancak, davacı tarafından yapılan ödemelerin davalının kayıtlarına işlenmediği görülmüştür. Davacı ve davalı tarafından incelemeye sunulan dekontlar bu faturalardan düşüldükten sonra davalının davacıdan 37.856,64 TL alacaklı olacağı görülmüştür.e) TTK'nın 21.maddesi hükümlerine göre faturalar ile ilgili herhangi bir iade-iptal ve kabul edilmediğine dair kayıtlara rastlanmamıştır.f) Davacının takip tarihi itibariyle davalıya 37.856,64 TL Cari hesap karşılığı borcunun olduğu, davacının Ticari defterlerindeki muhasebe kayıtlarından görülmüştür. Dava konusu olan dava dışı ... Mimarlık ile akdedilen sözleşme sonucu fiyat farkı olan 1.282.500,00-TL ödenen zarara ilişkin fatura ve ödeme belgeleri mevcut değildir. Davacı tarafından gelen 10.05.2024 tarihli e-posta cevabında ödeme dekontu bulunmadığı, sözleşme üzerinden gidilerek katlanılan zararın ortaya çıkarılacağı yazılmıştır.-Davacı taraf zarar ve ziyan olarak talep ettiği 1.282.500 TL hususunda dosyaya bir çalışma sunmamıştır. Söz konusu metraj çalışması yoğun emek ve mesai söz konusudur. İşin kapsamı gereği, metraj çalışması ancak bir ofis ortamında 10-15 günlük çalışma gerektirmektedir. Bu durum keşif mahallinde davacı vekiline ve şantiye şefine söylenmiş, hazırlanacağı ifade edilmiş, ancak bu güne kadar dosyaya belge sunulmamıştır. Talep edilen hususların dosya ya sunulması durumunda, zarar ve ziyanın tespiti mümkün olacaktır.g) Davacı tarafın 2022 yılına ait tutmuş oldukları Ticari Defterlerin “e-defter” kapsamında olduğu, TTK'nın 64.cü maddesine göre yasal süresi içerisinde onay beratlarının alındığı, Tek Düzen Hesap planına uygun olarak düzenli bir şekilde tutulduğu, Kanunlara uygun olarak tutulan Ticari defterlerin bu davada delil olabileceği Görüş ve kanaatine varıldığı,h) Davalı tarafın 2022 yılına ait tutmuş olduğu Ticari Defterlerin TTK' nın 64.cü maddesine göre yasal süresi içerisinde noter açılış onayının yapıldığı, ancak Yevmiye defterinin noter kapanış onayının yapıldığı görülmüştür." bildirdiği anlaşılmıştır. Tarafların bilirkişi raporuna beyan ve itirazları üzerine dosya yeni bir inşaat mühendisi bilirkişiye tevdii edilerek rapor düzenlemesi istenilmiş olup, bilirkişinin 22/10/2024 tarihli raporunda;"Dosyaya sunulan ... Malzeme İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakedişinin 3.736.077,90.-TL olduğu, Sözleşmede belirlenen fiyatlara göre ... Mimarlık Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. Hakedişinin 4.501.076,25.-TL olduğu,İki iş arasında fark bedelinin ( 4.501.076,25 - 3.736.077,90 ) 764.998,35.-TL olduğu,Bu fiyattan bilirkişi raporunda belirtilen davalının alacağı olan 37.856,64.-TL düşüldükten sonra ( 764.998,35 - 37.856,64 ) 727.141,71.- TL olduğu,Dosyaya sunulan ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından ... Mimarlık Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ne yapılan banka dekontlarının 1.510.000,00.-TL 2022 yılında, 3.921.629,00.-TL 2024 yılında ödemesinin yapıldığı," şeklinde rapor tanzim etmiştir.Dosya tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları üzerine aynı inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor düzenlemesi istenilmiştir. Bilirkişinin 06/12/2024 tarihli raporunda özetle;"İki iş arasında fark bedelinin ( 4.501.076,25 - 3.736.077,90 ) 764.998,35.-TL olduğu, Bu fiyattan bilirkişi raporunda belirtilen davalının alacağı olan 37.856,64.-TL düşüldükten sonra ( 764.998,35 - 37.856,64 ) 727.141,71.- TL olduğu,Dosyaya sunulan ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından ... Mimarlık Müh. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ne yapılan banka dekontlarının 1.510.000,00.-TL 2022 yılında, 3.921.629,00.-TL olduğu fakat ödemesinin 2024 yılında yapıldığını," bildirmiştir.Tanık beyanının : "Ben davacı şirketin satış ofisinde ofis malzemelerinin ( yağ, şeker, temizlik ürünleri, çay vb.) satın alma sorumlusuyum, ben bu davaya konu uyuşmazlıklarla ilgili duyum sahibiyim, davalının eleman bulamadığı için işleri zamanında yetiştiremediğini duydum, bunun haricinde başkaca bir şey duymadım şantiyeden kovulmaya ilişkin bir şey duymadım, işi davalı zamanında yetiştirememiştir," şeklinde olduğu,
Tanık beyanının: "Ben davacı şirkette inşaat mühendisi olarak çalışıyordum halihazırda başka bir şirkette çalışıyorum, davacı ile aramızda bir husumet yoktur, ben davacıdaki işime başladığım zaman davalı işi bırakmıştı dolayısıyla o zaman yaşanan olaylara şahit olmadım, davalı işi bıraktıktan sonra Salihler isimli firma işi almıştı, davalıdan sonra alan firmanın verdiği fiyat davalının verdiği fiyattan 1.3 milyon ile 1.5 milyon arasında bir tutarda daha fazlaydı fakat miktarı net hatırlamıyorum bu farkın çıkma sebebini bilmiyorum, davalı muhtemelen kırım yaparak işi almıştır, totalde 20 milyonun üstünde bir iş olduğu için bu kadar fark çıkması normaldir, davalıdan sonra işi alan firma işi tamamlamıştır, dedi imzası alındı.Davacı vekili tarafından tanığa doğrudan soruldu: Davalının işi neden bıraktığına dair duyumunuz var mıdır? diye sordu.Tanık cevaben: Duyduğum kadarıyla işçi bulamadığı için işi tamamlayamamış, işi bırakmıştır, taraflar arasında oluşan husumete ve tehdit olayına ilişkin bir bilgim yoktur fakat davalı şirketin kule vinci inşaat tamamlanıncaya kadar şantiyemizde çalışmış ve bu kule vince kira ödenmiştir, bir husumet olsaydı davalı vinci alıp götürürdü," şeklinde olduğu,
Tanık ... beyanının: "ben demir ustası olarak inşaatlarda çalışırım. Davalı firma yetkilisi ... beye iş yapmaktaydım kendisi de davacının taşeronuydu. Dava konu inşaatta temel açıldı demirler bağlandı, beton dökülmüştü, tam işler hızlanmaya başlamıştı ki davacı firma davalının tüm işçilerini sabah şantiyeye almadı ve bizi kovdu. Herhangi bir gerekçe söylemediler biz tüm eşyalarımızı alarak şantiyeyi terk etmek zorunda kaldık. Yaklaşık 4.000 metrekare iş yapılmıştı. Sonra devam edilemedi." şeklinde olduğu, Tanık beyanının: "ben demir ustası olarak inşaatlarda çalışırım. Davalı firma yetkilisi ... beye iş yapmaktaydım kendisi de davacının taşeronuydu. Biz davaya konu inşaatta yaklaşık bir ay çalıştık, temel açıldı ve demirler bağlandı. Sonra bir kat çıkıldı ve bodrum katın yarısından fazlasının demirleri bağlandı. Bir gün işe gittiğimizde davacı tarafından birkaç kişi gelerek ... beyi aldılar ve bir konteynerde konuşmaya gittiler, konteynerden çıktıklarında davalı ... bey eşyalarınızı toplayıp şantiyeye terk etmemizi söyledi. Konteynerde ne konuşulduğunu bilmiyorum." şeklinde olduğu, Tanık beyanının: "ben demir ustası olarak inşaatlarda çalışırım. Davalı firma yetkilisi ... beye iş yapmaktaydım kendisi de davacının taşeronuydu. İşe yeni başlamıştık yaklaşık bir ay olmuştu. Temellerdeki demirleri bağlıyorduk, hatta birinci kata kadar çıkılmıştı. Bir sabah işe gittiğimizde davalı firma yetkilisi gelerek bir konteynerde davacılar ile görüştü, sonrasında bize gelerek toplanmamızı ve işi bırakmamızı söyledi. Ben herhangi bir zorlama görmedim. Davalıya ait bir kule vinç vardı, biz ayrıldıktan sonra bu kule çalışmaya devam etti" şeklinde olduğu görülmüştür.
Tanık beyanının: "ben davalı şirkette kalıp ustası olarak çalışmaktayım, olayın olduğu şantiyede çalışıyordum. Bizim müteahhidimiz olan ... davacı şirket yetkilisi çağırdı, içeride konuştular fakat ne konuştuklarını bilmiyorum çıktıklarında toplanıp gitmemiz gerektiğini ... bey bize söyledi. Bize sonradan eleman eksikliği nedeni ile işin sonlandırıldığı söylendi, fakat çalıştığımız gün orada 30 tane işçi bulunuyordu, hepsinin sigorta girişleri vardı, eleman eksikliği yoktu. Zorla imza atılan belgeye ilişkin hiçbir bilgim yoktur." şeklinde olduğu görülmüştür.Tanık beyanının: "ben davalı şirkette usta başı olarak çalışmaktayım. Biz şantiyede çalıştığımız esnada işi bırakmamızı söylediler, konteynerde konuşmalarının akabinde ... beyin dışarı çıkması üzerine bir arbede yaşandı ve davacılar ...'ı ittiler, ben gözüm ile gördüm, o gün itibari ile 17 kalıp işçisi çalışıyordu, demir işçilerinin kaç kişi olduklarını bilmiyorum. Zorla imza atılan belge konusunda bilgim yoktur. İşin neden sonlandırıldığı konusunda bilgim yoktur. Genel olarak işçilerimiz her zaman tamdı eksik çalışmıyorduk." şeklinde olduğu görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava taraflar arasındaki eser sözleşmesinde işin hiç veya gereği yapılmaması nedeni ile davacının uğramış olduğu zararın 100.000,00 TL olmak üzere kısmen tahsiline ilişkin tazminat davasıdır.Davalı tarafından kendilerinin zorla şantiyeden atıldığı ve tehdit edildiği, sözleşmenin davacı tarafından haksız olarak sona erdirildiği iddiası mevcut ise de; ... CBS dosyasında bu olaya yönelik yapılan şikayetin yaklaşık 3 yıl sonra yapıldığı ve soyut iddialar nedeniyle takipsizlik kararı verildiği, mahkememizce dinlenen tanık beyanlarından ise bu hususun ispatlanamadığı, davalı tanıklarının konuşma sırasında orada bulunmadığı, yalnızca duyumlar üzerinden beyan verdikleri görülmektedir. Dolayısıyla davalının bu tehdit ve sözleşmenin zorla sona erdirildiği iddialarını yeterli ve geçerli somut delillerle ispatlayamadığı, bu olaya ilişkin bir ihtarname dahi bulunmadığı görülmekle, bu husus ispatlanamamış kabul edilmiş ve davalının üstlendiği edimi ifa etmediği gözetildiğinde, davacının müspet zararının tazminini istemesi mümkün görülmüştür.Bilirkişi tarafından üçüncü kişiye yaptırılan iş bedeli ile davalının hakedişi arasındaki farkın 764.998,35 TL olarak hesaplandığı, yine defter incelemesi sonucunda davalının davacıdan, 37.856,64.-TL alacaklı olduğu anlaşıldığı fakat davalının takas ve mahsuba yönelik bir beyanı olmadığından bu alacak, hesaplanan zarar tutarından mahsup edilmeksizin, davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile, 764.998,35TL’nin 30.07.2022 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜ ile; 764.998,35-TL’nin 30.07.2022 tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 52.257,03-TL harçtan peşin alınan 1.707,75-TL peşin harç ile 11.357,00-TL ıslah harcı toplamı olan 13.064,75-TL'nin mahsubu ile bakiye 39.192,28-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 3.030,30-TL keşif harcı, 13.234,50-TL yargılama gideri, 1.707,75 TL peşin harç, 11.357,00-TL ıslah harcı, 80,70-TL başvurma harcı toplamı olan 29.410,25-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı vekili lehine takdir edilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 118.749,75-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-7155 Sayılı Kanunun 23. maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2025
Katip
✍e-imzalı
Hakim
✍e-imzalı