TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR:1-
2-
3-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/10/2022
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin personel taşımacılığı yaptığını. Davalı şirketlerin ise tekstil işiyle iştigal etmekte, aralarında organik bağ bulunduğunu, aynı binaları kullandığını ve her birinin yönetim kurulu başkanı ... adlı şahıs olduğunu. Taraflar arasındaki personel taşımacılığı sözleşmesi imzalandığını, akabinde e-mail üzerinden servis güzergahları davacı firmaya bildirilerek, davalıların personellerinin taşımacılığı faaliyetlerine 2021 yılının Ekim ayı itibariyle davacı firmaca bir bütün halde başlanıldığını. Akaryakıt fiyatlarına gelen fahiş zamlardan ötürü, 2021 yılının Aralık ayı itibariyle, davacı firma ile davalı şirketler arasındaki sefer başı ücret tutarlarının artırılması yoluna gidilerek, davalı şirketlerden ... Konfeksiyon A.Ş. için sefer başına 190,00 TL + KDV, ... Mağazacılık A.Ş. için sefer başına 190,00 TL + KDV, ... Tekstil A.Ş. için ise güzergahlarına göre ...'taki fabrika için gerçekleştirilen sefer başına 190,00 TL + KDV ve ...'daki fabrika için gerçekleştirilen sefer başına 160,00 TL + KDV olacak şekilde, davacı firmaca çalışmaya devam edildiğini. 28/02/2022 tarihinden itibaren ''personel taşımacılığı'' sözleşmesinin davalı şirketlerce tek taraflı bir şekilde fesih edildiğini. Her ne kadar davalılar ile olan personel taşımacılığı sözleşmeleri davalı şirket yetkililerinin oyalamaları sonucu yazılı olarak akdedilememiş olunsa da, taraflar arasında anlaşılan sözleşme süresinin 1 yıl olduğunu, Davalıların 28/02/2022 tarihli tek taraflı fesih işlemlerinin hukuka uygun olmadığını, fesih işlemlerinin davacı firmanın ciddi maddi kayıplar yaşamasına sebep olduğunu. Bu nedenle toplamda 500,00 TL tutarındaki uğranılan menfi zarar karşılığı olan tazminat tutarının, 23/03/2022 tarihinin temerrüt tarihi kabul edilip, bu tarihten itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan ... Konfeksiyon A.Ş. 'den alınarak davacıya verilmesine, 500,00 TL tutarındaki uğranılan menfi zarar karşılığı olan tazminat tutarının, temerrüt tarihi olan arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 13/05/2022 tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan ... Mağazacılık A.Ş. 'den alınarak davacıya verilmesine, 500,00 TL tutarındaki uğranılan menfi zarar karşılığı olan tazminat tutarının, temerrüt tarihi olan arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği 13/05/2022 tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan ... Tekstil A.Ş. 'den alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamasında hukuki yararın bulunmadığını, Davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça, müvekkili şirkete bir dönem servis hizmeti sağlanmış ise de taraflar arasında hiçbir zaman yazılı bir sözleşme metni imza altına alınmadığını. Yazılı bir sözleşme ile söz konusu hizmetin süresinin belirlenmediğini ve buna ilişkin karşılıklı bir taahhüt altına girilmediğini. Taraflar arasındaki personel taşımacılığı hizmeti ilişkisinin belirli süreli biçimde kararlaştırılmadığını, sefer başı ücretlendirme usulüyle aylık ödemeler ile aydan aya sürdürüldüğünü. Davacı taraf ile müvekkili şirketler arasındaki personel taşımacılığı ilişkisi başladığı günden itibaren sürekli olarak davacı taraf kaynaklı sorunlar çıktığını, davacı tarafça personel taşımacılığı işinin gerekleri hiçbir zaman layıkıyla yerine getirilmediğini. Bu nedenle davanın reddini, yargılama giderinin ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava taraflar arasındaki taşımacılık hizmeti verilmesine ilişkin sözleşmenin davacının iddiasına göre erken feshi nedeni ile uğramış olduğu menfi zararın şimdilik 1.500,00 TL olarak davalıdan tazminine ilişkindir.Dosya tarafların ticari defter ve kayıtları üzerine inceleme yaptırılmak üzere SMMM bilirkişisine tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 26/09/2023 tarihli raporunda özetle;"1- Davacıya ait 2021 yılı defterlerinin, dönemsel açılış ve kapanış tasdikleri T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak yaptırıldığı. 2022 yılı defterlerinin, dönemsel açılış tasdikleri T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak yaptırıldığı, kapanış kayıtlarının görülmediği, kanıt niteliğinin olup olmadığı sayın mahkemeye aittir. Fakat 2021 ve 2022 yılları defter kayıtlarında ... hesabının firma firma tutulması gerekirken tek bir hesap içinde kayıt altına alındığı, bu durumun muhasebe usul ve esaslarına aykırı olduğu, yapılan incelme neticesinde davacıya ait muavin hesap dökümü ile defter-i kebir kayıtlarının uyumlu olduğu.2- Davacı defter kayıtlarına göre davacı ile davalı ... Konfeksiyon Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş ve ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş cari hesap mutabık oldukları. Mutabakatsizliğin sebebi olarak; 29.12.2021 tarihli numaralı 9.912,00 TL banka tahsilatının ve 31.01.2022 tarihli seri numaralı 1.770,00 TL tutarlı satış faturasının davalı kayıtlarında nakit tahsil edilmiş olarak görüldüğü,3- Davacı defter kayıtlarına göre davacı ile davalı ... Mağazacılık Ticaret Anonim Şirketi arasında cari hesap mutabakatının sağlanmadığı.4- 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına uygun olarak tutulmadığı. Davalı ... Konfeksiyon Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş 'nin 2021-2022 yılı defterlerinin, dönemsel açılış/kapanış onay beratlarının 13/12/2011 tarihli ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar dahilinde, T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak .... ... Bakanlığının verdiği yetkiye dayanarak ... ... LTD. ŞTİ. tarafından yaptırılmış olup defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına uygun olarak tutulduğu. Davalı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş 'nin 2021-2022 yılı defterlerinin, dönemsel açılış/kapanış onay beratlarının 13/12/2011 tarihli ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar dahilinde, T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak ... Bakanlığının verdiği yetkiye dayanarak ... ... LTD. ŞTİ. tarafından yaptırılmış olup defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına uygun olarak tutulduğu. Davalı ... Mağazacılık Ticaret Anonim Şirketi 2021 yılı defterlerinin, dönemsel açılış tasdikleri T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak yaptırılmış olup, kapanış tasdiklerinin incelemeye sunulan defterler içerisinde görülmediği, kanıt niteliğinin olup olmaması sayın mahkemeye aittir.2021 yılı ticari defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına uygun olarak tutulduğu. 2022 yılı ticari defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına uygun olarak tutulmadığı.5- Davalı ... Konfeksiyon Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş 'nin 15.03.2022 tarihi itibari ile davalının davacıya borç ve alacağının olmadığı. 6- Davalı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş 'nin 15.03.2022 tarihi itibari ile davalının davacıya borç ve alacağının olmadığı.7- Davalı ticari defterlerinin cari bakiye değerlemesinde dikkate alınması gerektiği
8- Davalı ... Mağazacılık Ticaret Anonim Şirketi 28.02.2022 tarihi itibari ile davalının davacıya 6.726,00 TL borçlu olduğu.9- Taraflar arasında imzalanmış ticari bir sözleşmenin dava dosyasına sunulmadığı,10-Davacının sözleşmenin devamı süresince elde ettiği kazanç gözetilerek ortalama kazancı dikkate alındığında uğramış olduğu zararın 1.539.244,00 TL olduğu.11-Davacı ile davalının ... Başkanlığına verdiği BA/BS beyannamelerinde mutabık olduklarını" bildirmiştir.
Dosya tarafların rapora karşı beyan ve itirazları nedeniyle ek rapor aldırılmak üzere aynı bilirkişiye tevdi edilmiştir, bilirkişinin 23/01/2024 tarihli ek raporunda özetle;"1- Davacının geçmiş 5 aylık kazancı baz alınıp sonraki 7 aylık tahmini kazancını hesaplama yoluna giderek davacının öngörülebilir tahmini 1.539.244,00 TL kayıp brüt cirosunun var olduğu.2- Davacının 2021 yılı Ekim, Kasım, Aralık dönemleri ve 2022 Yılı Ocak, Şubat, Mart dönemlerine ait Toplam Hizmet Üretim Maliyetlerinin 1.540.822,93 TL olduğu.3- Davacının 2021 yılı Ekim, Kasım, Aralık dönemleri ve 2022 Yılı Ocak, Şubat, Mart dönemine ait Hizmet Üretim Maliyetinin satışlardan (3.167.247,00 TL) aldığı toplam payın 0,4865 olduğu.
4- Davacının 2022 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül dönemlerine ait tahmini Hizmet Üretim Maliyetlerinin toplamının 748.821,44 TL olduğu.5- Davacının davalıdan 1.539.244,00 TL ciro kaybın olduğu, bu ciroyu sağlamak için 748.821,44 TL tahmini maliyet giderine katlanması gerektiği, netice itibari ile; ( 1.539.244,00 - 748.821,44 ) =790.422,56 TL davacının net faaliyet karının mevcut olduğunu" bildirmiştir.Davacı, taraflar arasındaki servis hizmeti verilmesine dair sözleşmenin 1 yıl süreli yapıldığını ve davalı tarafça sözleşme bitiminden erken feshedilmesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemektedir. Davalı taraf cevap dilekçesindeki savunmasında ise taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını ve sözleşmenin 1 yıllık süreyle yapılmadığını, sefer başı ücret karşılığı hizmet alındığını ve hizmetteki aksamalar nedeniyle davacıdan hizmet alınmaya devam edilmediğini ileri sürmüştür.Davacının uğramış olabileceği kar kaybı zararı hesaplatılmış ve davacı davasını aynı koşullarda yeni bir sözleşme yapabileceği sürenin 3 ay olduğu kabulü ile 3 aylık zarar yönünden ıslah etmiştir.Davacının sözleşmenin 1 yıllık yapıldığı iddiasına dayalı olarak erken fesih nedeniyle zararını ileri sürdüğü gözetildiğinde, bu noktada sözleşmenin varlığını ve 1 yıl süreli yapıldığını ispat yükü davacı üzerindedir. Davacı bu noktada ispat vasıtası olarak ticari teamülleri ileri sürmüş ise de; Türk Ticaret Kanunu 2. Maddesi "Kanunda aksine bir hüküm yoksa, ticari örf ve âdet olarak kabul edildiği belirlenmedikçe, teamül, mahkemenin yargısına esas olamaz. Ancak, irade açıklamalarının yorumunda teamüller de dikkate alınır." şeklinde olup, ticari teamüllerin ticari örf adet olarak belirlenmediği takdirde, mahkeme yargısına esas olamayacağı açıkça öngörülmüştür. Nitekim bu tür taşıma sözleşmelerinin asgari 1 yıllık süreyle yapılacağına dair sicile kaydedilmiş ve ticaret odalarınca alınmış bir örf adet olarak kabulüne yönelik bir teamülün varlığı söz konusu değildir. Zaten ticari örf ve adet ile bu şekilde bir belirleme yapılması da mümkün değildir. Zira sözleşme serbestisinin söz konusu olduğu hususlarda ticaret odalarınca tarafları bağlayıcı nitelikte bir karar alınması zaten söz konusu olamayacaktır. Dolayısıyla davacının bu yöndeki iddiasına itibar edilmemiş ve sözleşmenin varlığı ile süresini ispat etmesi için geçerli ispat vasıtaları ile ispatlaması beklenilmiş, bu yönde bir ispat vasıtası da ileri sürülmediğinden davacıya 03.10.2024 tarihli celsede yemin hakkının varlığı hatırlatılmıştır.
Davacı vekilinin bizzat katıldığı duruşmadaki beyanı "biz yemin deliline dayanıyoruz davalıya yemin davetiyesi çıkarılsın" şeklinde olduğundan davacıya yemin davetiyesi ile çağrılmasına şeklinde ara karar kurulmuştur. Akabinde yemin davetiyesi çıkarılmadan evvel yine davacı vekili tarafından sunulan 04.10.2024 tarihli dilekçede ise beyanlarının duruşmada zapta geçirilmediğini ve yemin deliline dayanılmadığını iddia etmiştir. Duruşma zaptı taraflar huzurunda tutulan bir belge niteliğinde olup, tarafların beyanları dışında bir şeyin zapta geçirilmesi mümkün değildir. 04.10.2024 tarihli duruşmanın ise hem davacı vekili hem de davalı vekili huzurunda icra edildiği sabittir. Davacı vekili tarafından önceden hazırlanan beyanların zapta geçirildiği iddiası mevcut ise de; duruşma salonlarındaki ekranlardan duruşma zaptının ne şekilde tutulduğu zaten görülmekle birlikte, duruşma zaptı duruşma bitiminde her talep edene verilmektedir. Bir örneği de çıktı alınarak dosyaya atılmaktadır. Nitekim Uyap işlem kütüğü incelendiğinde duruşmanın 11.53 saatinde başladığı ve 11.58 saatinde bittiği, akabinde aynı anda zabıt katibi tarafından imzalandığı ve sonrasında bir değişiklik de yapılmadığı açıkça görülmektedir. Kaldı ki zaten bu duruşmadan bir önceki duruşma olan 30.05.2024 tarihli duruşmada da davacı vekili tarafından "Biz sözleşmenin bir yıllık olarak yapıldığını kanıtladığımızı düşünüyoruz, mahkeme aksi kanaatte ise yemin ile ilgili beyanda bulunmak üzere süre talep ederiz dedi." şeklinde beyanda bulunulmuştur. Davacı ile davalı arasındaki servis taşımacılığı sözleşmesinin bir yıllık yapıldığına dair davalıdan sadır yazılı bir belge bulunmadığı, davacı ile davalı arasındaki mail yazışmalarındaki sözleşme örneğinin ise davalı tarafından imzalanarak doldurulacağı yazılı ise de, bu sözleşmenin davalı tarafça doldurularak imzalanmadığı, bu sözleşme örneğinin sözleşme ilişkisi zaten başladıktan sonra gönderildiği, şifahi olarak kurulan sözleşmenin şartlarının ise bilinmediği, davacı tanıklarının beyanlarından sözleşmenin ne kadar süre ile kurulduğunun bilinmediği, tanık ...'in beyanında "normal sözleşmeler bir yıllık yapılır ama davalı ile aradaki sözleşmenin süresini bilmiyorum" şeklinde beyanının bulunduğu, yine davacı tanığı ...'ın beyanında "taraflar arasındaki sözleşmenin ne kadar süreile yapıldığını bilmiyorum ama genellikle en az üç yıllık yapılır" şeklinde beyanının bulunduğu, mail içeriğindeki sözleşme örneği yazılı delil başlangıcı niteliğinde kabul edilse dahi tanık beyanları ile sözleşmenin ne kadar süre ile yapıldığının ispatlanamadığı, davacının sözleşmenin uzun süreli yapılacağına yönelik beklentisinin olduğu anlaşılmakta ise de; bu yönde tarafların ortak irade beyanlarının bulunduğu noktasında dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı anlaşıldığından taraflar arasındaki sözleşmenin davacının iddia ettiği şekli ile bir yıl süreli yapıldığı hususunun ispatlanamadığının ve davacı vekilinin 04.10.2024 tarihli beyanı ile yemin deliline dayanmadığının anlaşıldığı anlaşılmakla davacının kar kaybına yönelik bir zararının da olmayacağı gözetilerek davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Aksi kabulde dahi; dinlenen tanık beyanlarından, sözleşmede davacının üstlendiği edimleri tam ve gereği gibi yerine getirmediği, servislerde gecikmeler yaşandığı ve bu sebeple işçilerin mesaiye geç kaldığı, servis şoförünün uyuyakaldığı ve kaza tehlikesi atlatıldığı, servislerin yönetmeliğe aykırı olarak S plaka dışında plakalar kullandığı ve sivil polisler tarafından işçilerle dolu servisin durdurulduğu hususları gözetildiğinde taraflar arasındaki sözleşmenin davalı taraflarca haklı sebeple feshedildiği anlaşıldığından davacıya ödenmesi gereken bir tazminat bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 427,60-TL harçtan peşin olarak yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 54.200,40-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ÖDENMESİNE,
5-Arabuluculuk masrafı olan 1.560,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının, kullanılmayan kısmının HMK 333.Md. Uyarınca, karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/12/2024
Katip
✍e-imzalı
Hakim
✍e-imzalı