TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 2-
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/11/2022
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin poliüretan makineleri imali ve pazarlamasını yaptığını. 31/03/2014 tarihinde dava dışı Nuhpanel Yapı Elemanları Sanayi Ticaret ve Anonim Şirketi ile poliüretan makinesi imalatı konusunda eser sözleşmesi imzaladığını. Yapılan sözleşme doğrultusunda müvekkili şirket tarafından imal edilen makinenin dava dışı şirkete teslim edilmesine rağmen müvekkili şirketin söz konusu makineden kalan bakiye alacağının 46.305,00 EURO'nun müvekkiline ödenmediğini. Bunun üzerine üzerine icra takibi yapıldığını dava dışı firmanın itiraz ederek takibi durdurduğunu. İtirazın iptali davası açıldığını ve yargılama sonunda verilen kararın istinaf edildiğini, istinaf mahkemesinin temyiz yolu açık olmak üzere davayı reddettiğini. Davalı ...'un süresinde kararı temyiz etmemesi üzerine dosyanın kesinleştiğini. Müvekkilinin bu durumu aylar sonra öğrendiğini. Davalı ... ile yapılan şifahi görüşmelerde kesinleşen dosyada vekil olarak görev yapan davalının diğer davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından numaralı poliçe ile mesleki anlamda sigortalı olduğunu öğrendiğini. Bu sigortanın mesleki sorumluluk sigortası olduğunu, 13/02/2020-13/02/2021 tarihleri arasında gerçekleşen zararları güvence altına aldığını. Davalı sigortalı ...'un kusurlu şekilde davadaki temyiz süresini kaçırma tarihinin 05/01/2021 olduğu göz önüne alındığında, davalı sigorta şirketi meydana gelen zararlardan diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğunu. Bu nedenle davanın davanın kabulü ile müvekkili şirketin alacaklarını tahsil etme amacıyla başlattığı ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/ Esas Sayılı dosyasında avukat sıfatıyla dosyayı takip etmekle yükümlü vekilin kusurlu eylemleri sebebiyle temyiz süresini kaçırması ve dosyanın kesinleşmesinden kaynaklı uğramış olduğu 55.566,00-€ zarardan şimdilik 1.000,00 EUR’luk kısmının zarar tarihi olan 05/01/2021 tarihinden itibaren uygulanacak en yüksek mevduat yabancı para birimi faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zaman aşımına uğradığını, somut olayda vekilin eylemi ile zarar arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, dolayısı ile davacı tarafın müvekkili şirketten tazminat talep etme hakkının bulunmadığını. Gerek yerel mahkeme gerekse istinaf dosyası nezdinde yapılan incelemelerin açıkça asıl davanın reddi yönünde kurulan hükmün haklı olduğunu gösterdiğini. Söz konusu istinaf kararına karşı süresi içerisinde temyiz yoluna gidilse dahi sonucun değişmeyeceğini. Bu nedenle davanın reddini, yargılama giderinin ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ... Barosuna bağlı olarak sicil numarası ile 1996 yılından beri serbest avukat olarak faaliyette bulunduğunu. Davacı şirketin ... 16.Noterliğinin 23.12.2016 tarih ve Yev. Numarası vekaletnamesi ile vekil olarak tayin edildiğini. Söz konusu vekaletnameye istinaden bugüne kadar davacının bir çok dava ve icra takip dosyalarına vekaletname sunduğunu ve kendilerini vekil olarak temsil ettiğini. Davacı şirketin dava dışı ... Panel Yapı Elamanları Tic.A.Ş. ile imzaladıkları 2014 tarihli sözleşmelerden kaynaklı ihtilaflar nedeni ile açılmış bulunan icra takip dosyalarına karşı ... Ticaret Mahkemesinde menfi tespit davası, ... İcra Hukuk Mahkemesinde borca itiraz davası, Memur Muamelesine şikayet davasının davacı vekili olarak gerekli yargısal faaliyetlerde davacıyı temsil ettiğini. Ayrıca yine davacı tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesinde gerek kendisi tarafından gerekse dava dışı şirket tarafından açılan icra dosyaları ve alacak davalarında vekil olarak bulunduğunu ve görevini layıkıyla yapmaya çalıştığını. İstinafa konu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/ E. 2020/ K sayılı dosyasında Av. ...'un davacı vekili olarak ne vekaletnamesi ne de yetki belgesi bulunmadığını. Diğer davalı kuruma mesleki sorumluluk sigortası yaptırdığını. Söz konusu poliçeye göre mesleki faaliyetini devam ettirirken kusuru nedeniyle vermiş olduğu zararların teminat altına alındığını. Hakkında açılan bu dava dosyasında tarafından kaynaklanan kusuru sonucu zarar söz konusu ise teminat poliçesi dahilinde zararın sigortadan karşılanmasını talep ettiğini. Bu nedenle davanın reddini, yargılama giderinin ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava davacı ile davalı Avukat ... arasındaki vekalet ilişkisine dayalı olarak, davalının açmış olduğu davada verilen istinafa ilamı üzerine bu ilamın temyiz süresinin kaçırılması sebebi ile davacının uğramış olduğunu iddia ettiği kısmen 1.000,00 EURO'nun hem davalı Av. ...'tan hem de mesleki sorumluluk sigortacısı olan diğer davalıdan tahsiline ilişkindir.Türk Borçlar Kanunu'nun 506. Maddesi "Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür." şeklinde olup, vekilin, vekalet borcunun ifası sırasında özenle hareket etme yükümlülüğü altında olduğu anlaşılmaktadır.Dolayısıyla davalı Av. ...'un özen borcunu yerine getirip getirmediği, kusurunun bulunup bulunmadığı noktasında bir değerlendirme yapılması amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak bir adet makine mühendisi, bir adet nitelikli hesaplamalar, bir adet avukat bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor tanzim ettirilmiştir.Bilirkişi heyetinin 27.02.2023 tarihli raporunda özetle; "1-... Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı ... tarafından süresinde temyiz edilmemesinin, Avukatlık Kanunu, Avukatlık Meslek Kuralları ve TBK vekalete ilişkin hükümlerine uygun olmadığına ve davalının eşleminin mesleki kusur olduğuna, 2-Örnekleri verilen ... karaları gereği A-Davacı tarafın talebinin kabulü için, davalı ... eyleminin olmasının yeterli olmadığına,B- Davacı tarafın zararının da doğmuş olması gerektiğine ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 11/12/202 tarih ve 2020/ E 2020/ K. Sayılı kararının süresinde temyiz edilseydi kararın bozulacağının ve ilk derece mahkemesinin sonraki kararında davacının davasını kabul edeceğinin anlaşılması / kabul edilmesi gerektiğine,C-Aksi halde zararın doğduğunun ispat edilememiş olacağına ve davalılardan tazminat talep edilemeyeceğine,
3-Dosya kapsamına göre, ... ATM 13/07/2020 tarih ve 216/ E.-2020/ K sayılı kararı ile ilgili ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 11/12/2020 tarih ve 2020/ E. 2020/ Karar sayılı kararın süresinde temyiz edilmesi halinde bozulacağına dair kesin bir kanaate ulaşılamadığına dair kanaatini," bildirmiştir. Alınan raporda davalı Av. .... gerekli özeni göstermediği, temyiz süresini kaçırmak suretiyle kusurlu hareket ettiği alınan rapor ile anlaşılmıştır. ... Hukuk Genel Kurulu'nun 24.10.2007 Tarih, 2007/- Esas ve 2007/ Karar sayılı kararında bu husus "Açıklanan bu duruma göre Yerel Mahkemece yapılması gereken; davalının anılan savunması üzerinde durulup, tarafların konuya ilişkin delil ve karşı delilleri eksiksiz şekilde toplandıktan sonra; ... 10.İş Mahkemesinin 2003/ esas sayılı direnme kararının davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olması halinde, davacının mahkum edildiği tutarı ödemekten kısmen de olsa kurtulmasını sağlayacak bir sonuca ulaşılmasının mümkün olup, olmayacağı hususu tartışılıp, değerlendirilmek; böylece, davalının temyiz süresini kaçırmak şeklinde gerçekleşen kusurlu eyleminden dolayı davacı yönünden bir zarar oluşup, oluşmadığı belirlenmek; bir zararın doğduğunun anlaşılması halinde ise, eylem ile zarar arasında uygun nedensellik bağı bulunup, bulunmadığı ayrıca saptanmak suretiyle, ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermektir." şeklinde tartışılmış olup, davalının kusuru ile temyiz süresini kaçırması bu nedenle tek başına yeterli görülmemiş ve davalının temyiz etmemesi ile, uğranılan zarar arasındaki illiyet bağının tespiti için öncelikle ilgili makinenin, temyiz edilmeyen karardaki şekli ile ayıplı olup olmadığı, makinede eksiklik bulunup bulunmadığı, sözleşmeye aykırılık olup olmadığı noktasında bilirkişi raporu alınması gerekmiştir.Dosya ... ... Üniversitesinden oluşan üç adet makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenletilmiştir. Bilirkişi heyetinin 18/09/2024 tarihli raporunda özetle;"1-Dava konusu makinenin taraflar arasında imzalanmış 31.03.2014 tarihli sözleşme amacına uygun şekilde çalışır durumda olmadığı,
2-Tesisin mevcut haliyle 3. Şahıslar tarafından çalışır duruma getirilebilmesi için tesisin yeniden yapılma bedeline yakın bir harcama gerekeceği, dolayısıyla tesisin 3. Şahıslar tarafından çalışır duruma getirilmesinin ekonomik olmayacağı,
3-Tesisin üreticisi olan davacı şirket tarafından çalışır duruma getirilebilmesi için sözleşmeye uygun ekipman kullanılması ve sistemin tamamen revize edilmesi gerekeceği 4-Sistemin çalışır durumda olmadığı dikkate alındığında sistemin ayıplı olduğu, sözleşmeye uygun malzeme kullanılmadığı ve 7 komponentli (bileşenli) olması gereken tesisin 5 komponentli (bileşenli) olduğu ve AÇIK AYIPLI olduğu, 5-Makinenin eksik imal edilen iki komponentinin (bileşeninin) sözleşme bedleinin % 29'una karşı geldiği ve imal edilen kısımlardaki uygunsuzluk ve eksikliklerin giderilmesi için yapılması gereken yaklaşık harcama miktarının, sözleşme bedelinin % 20'si kadar olacağı,6-Sistemin çalışır duruma ve sözleşmeye uygun hale getirilmesinin ancak üretici davacı şirket tarafından mümkün olabileceği, bu durumda sistemin mevcut haliyle sözleşmeye göre % 50'lik kısmının yapılmış olduğunu" bildirmiştir. Davacı vekilinin, alınan raporu düzenleyenlerin ilgili makine konusunda uzmanlığının bulunmadığı itirazının değerlendirilmesi amacıyla kendisine uzman görüşü sunan sektör uzmanlarının duruşmada dinlenilmesine karar verilmiş ve hakimliğimizce kendilerine uzman mütalaasında yer alan bir kısım hususların netlik kazanması amacıyla sorular yöneltilmiştir.
UZMAN MÜTALASI VEREN UZMANLAR İFADESİNDE,
... () : Ben kimya mezunuyum ve kimyagerim davaya konu olan makineyi bizzat gidip görmedim fakat makinenin nasıl kullanıldığını ve başka fabrikalardaki versiyonlarını gördüm, bu çok özel bir sektördür makinenin çalışması ile ürünün çıkması birbiri ile bağlantılıdır, makine çalışmaz ise ürün çıkmaz, ürün çıkıyor ise makine doğru çalışıyordur, bu makine izolasyon köpüğü çıkarmaktadır, bana anlatılan bu ürünün hiç çalışmadığı ve köpük üretmediği iddiası idi fakat izlediğim videolarda makinenin ürünü eksiksiz bir şekilde çıkardığı görünmektedir, ben dosyadaki diğer raporları görmedim incelemedim dedi,Davacı vekili tarafından uzmana doğrudan soruldu: Gelen bilirkişi raporunda makinenin yedi komponentli olması gerekirken beş komponentli olarak üretildiği ve %50 oranında tamamlandığı ifade edilmiştir, bu hususta ne söylemek istersiniz? dedi.Uzman cevaben : Makinenin ham maddesi insan nefesi ile dahi yapısı değişen bir maddedir, o yüzden herhangi bir eksiklik olması durumunda makine çalışmaz ve ürün vermez, o kadar hassas bir ham madde ile çalışan makine eksik komponent ile zaten ürün vermez, makinenin %50 ayıplı olması halinde zaten hiç ürün vermeyeceğini net olarak söyleyebilirim , elbette çıkan üründe eksiklikler olabilir fakat bunun objektif laboratuvar testleri ile ortaya çıkar, benim videodan gördüğüm kadarı ile ürün eksiksiz çıkmaktadır, bu noktada mesleki tecrübelerim ile yorum yapmaktayım ama dosyada objektif bir test yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, bu komponentlerden bir tanesi dahi eksik olsa ürün oluşmaz ortaya çamur gibi bir madde çıkar, dedi. Beyanda bulunmuştur.... () : Ben BASF firmasının poliüretan müdürü olarak çalışmaktaydım geçen sene emekli oldum, şuanda ... poliüretan derneğinin kurucu üyesiyim, sektörde 30 yıllık tecrübem vardır, ben makineyi yerinde görmediğim fakat dosyadaki yazışmaları ve videoları inceledim yorumumu bunlar üzerinden yaptım, bu makineden beklenen komponentleri bir araya getirerek ortaya bir poliüretan köpük çıkarmasıdır, videodaki görüntülerde bu köpüğün oluştuğu ve hatta makineyi alan kişinin üründen memnun olduğu hususunda beyanları mevcuttur, ortaya çıkan köpüğün kalitesi makinenin ayarları ve kullanılan ham madde ile değişebilir fakat video görüntülerinden ilgili köpüğün eksiksiz olarak çıktığı görülmektedir, eksik komponent bulunması durumunda zaten o ürünün ortaya çıkması imkansızdır, ben teklif formundan muadil ürün kullanılmayacağına dair bir ibare görmediğim için o hususları incelemedim, yine sözleşmede 6 komponentli yapılacağı ve 4 komponent ile yapıldı ise ben bu durumu incelemediğim için yorum yapamıyorum, zaten bu köpük 2 komponentli de olsa 4 komponentli de olsa çıkar, tarafların isteğine göre bu komponentler arttırabilir, dedi.Davacı vekili tarafından doğrudan uzmana soruldu: Bu makine yüzde kaç tamamlanmıştır? Uzman cevaben: Videodan anladığım kadarıyla makine %100 olarak tamamlanmıştır tarafların 7 komponentli istemesinin amacını anlayamadım, bu makineler piyasada 3 veya 4 komponentli olarak kullanılır, komponent sayısının artması işi daha komplike hale getirir, karıştırılarak her ürünü ayrı ayrı denetlemek ve kalibrasyonunu ayrı ayrı yapmayı gerektirir, ama ... olarak 7 komponentli olarak tabiki olabilir, sözleşmeye göre 7 komponentli istenmiş ise ve 5 komponentli olarak üretilmiş ise anlaşmaya aykırıdır ama ayıplı diyemeyiz, çelişkili raporların neden çıktığını bilmiyorum bilirkişilerin uzmanlık alanları ile alakalı olabilir, makine şuan bu hali ile aynısını yapmaya kalktığınızda 500bin EURO civarındadır, her komponent aşağı yukarı 30-40bin EURO ek maliyet getirebilir dedi, beyanda bulunmuştur. ... (...) : Ben poliüretan hammaddeler ile ... uygulama yöneticisiyim, ben bu makineyi gidip yerinde gördüm ve inceledim, bir poliüretan makinesinde %1 eksiklik dahi bulunursa poliüretan köpük üretimi yapamaz, dava dışı şirket 5 komponentli makine istemiştir, davacı da 5 komponentli makine yapmıştır, ben makineyi kurulduğunda görmüştüm, üretim prosesini incelemedim fakat sonrasında videodan üretim yapıldığını gördüm, ilk etapta dava dışı şirket akışkanlığı çok yüksek bir poliol getirdiği için davacıya ait pompa bu komponenti makineye basamamıştır, sonrasında ısıtıcıyı çalıştıran akışkanlığı düşürdüler ve pomponenti basabildiler, ben teklif formunu ayrıntılı olarak incelemedim hangi markaların makinede kullanıldığını bilmiyorum, dedi.Davacı vekili tarafından doğrudan uzmana soruldu: Son rapora göre ürünün %70 ayıplı olduğu yazılıdır, bunu değerlendirir misiniz?Uzman cevaben: Bu makine ayıplı olsaydı köpük üretmezdi, ben makinenin 5 kompenentli olduğunu pentan pompasının yerli kullanıldığını, makinede hava komperasörü bulunmadığını fakat hava bağlantı yerinin olduğunu gördüm, yine pentan pompasının hangi marka olduğunu hatırlamıyorum, ayrıca zaten invertör ve pompaların gücü farklı olmalıdır yüksek devir gücünden düşük basınç bekleyemeyiz her invertörün hesaplanmış kendine göre devir gücü vardır ve bunlar tam olarak yapılmıştır zaten devir güçleri standart dışı olsaydı köpük üretmezdi dedi" beyanda bulunduğu görülmektedir.Mahkememizde uzman mütalaasını veren uzmanlar da dinlenildikten sonra net bir kanaat oluşmuştur. Şöyle ki; davacı ile dava dışı şirket arasındaki makine imalatına yönelik bir sözleşme mevcut olduğu, davacının, dava dışı şirkete yazılı olarak teklif verdiği ve makinede olması gerekenleri taahhüt ettiği, akabinde teslim sonrası olması gerekenlerin ya hiç olmadığı yahut olması gerekenden farklı evsafta olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce anlaşıldığı üzere, bu makine poliüretan hammade ile çalışan bir makine olup, poliüretan hammaddeden izolasyon köpüğü gibi ürünler elde etmek amacıyla kullanılmaktadır. Bu ürünlerin elde edilmesi için poliüretana bir kısım başkaca bileşenler eklenebilmektedir. Bu poliüretan karışımları piyasada hazır halde satıldığı gibi, makinenin üretim hattında çıkarılmak istenen ürünün reçetesine göre her birleşenin ayrı oranlanması suretiyle farklı kalite ve nitelikte ürünler üretebilmesi de sağlanabilmektedir. Nitekim, davacı 7 birleşenli bir makine üretmeyi taahhüt etmiş fakat 5 birleşenli bir makine üretmiştir. Bu makine 4 hatta 3 bileşenle de çalışabilir ve ayıpsız olarak ürünler üretebilir ise de, taraflar arasındaki sözleşme ile taahhüt edilenden farklı bir ürün teslim edilmiştir. Yine bir kısım makine parçalarının niteliği açıkça belirlenmiş olmasına rağmen, davacı tarafından farklı marka ve nitelikte parçalar kullanılmıştır. Bu eksikliklerin sonradan giderilmesi mümkündür. Fakat uzman görüşü sunan bilirkişiler dahi her ek komponent parçalarının makineye eklenmesi halinde komponent başına 30-40 bin EURO ek maliyet getireceğini beyan etmektedirler. Uzman görüşü sunan bilirkişiler makinenin ürün çıkarması sebebiyle ayıpsız olduğunu belirtmiş iseler de, makinenin ürün çıkarıyor olması tek başına yeterli olmayıp, aynı zamanda sözleşmede öngörülen vasıf ve mahiyette olması gerektiği hususunu kaçırdıkları anlaşılmış olup, bu sebeple uzman görüşüne itibar edilmesi mümkün olmamıştır.Tüm bu açıklamalar ışığında ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2020/ Esas ve 2020/ Karar sayılı kararı ile kesinleşen kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunda makinenin %49 oranında tamamlandığı ve davacının belirlenen götürü bedel üzerinden %49 oranında hakediş elde edebileceği, mahkememizce ... ... Üniversitesi öğretim üyelerinin düzenlemiş olduğu rapor ile de makinenin sözleşmeye aykırı imal edildiği ve %50 oranında eksiklik bulunduğu netlik kazanmıştır. Yine temyiz edilmeyen karardaki birleşen davada verilen kararın davacı lehine olduğu, kararın davacı lehine kesinleştiği görülmekle, bu yönden davacının bir isteminin olamayacağı da anlaşılmıştır.Dolayısıyla davalı Av. ..., ilgili istinaf ilamını temyiz etseydi dahi, kararın bilirkişi raporları vasıtası ile mahkememizce denetlendiği üzere temyiz neticesinden açıkça kararın davacı lehine bozulacağı sonucu çıkarılamayacağından, davacının zararı ile davalının eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gerekli 615,40-TL harçtan peşin olarak yatırılan 325,33-TL'nin mahsubu ile bakiye 290,07-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA
4-Davalı ... Sigorta A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 19.050,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Anonim Şirketine VERİLMESİNE
5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının, kullanılmayan kısmının HMK 333.Md. Uyarınca, karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 29/05/2025
Katip
✍e-imzalı
Hakim
✍e-imzalı