TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/07/2021
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasında 29/07/2019 tarihli sözleşme akdedildiğini, taraflarca sözleşmenin 4. Maddesinde sözleşme konusu işin 15/09/2019 tarihinde teslim edileceğini, davalı tarafın taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğice üzerine düşen edimleri yerine getirmediğini, müvekkili tarafından sözleşmeye ayrılıkların tespiti istemiyle yapılan başvuru sonucunda ... 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/ değişik iş sayılı dosyasına sunulan 01/09/2020 tarihli bilirkişi raporuyla sözleşmeye aykırı olan hususların tespit edildiğini, müvekkili tarafından sözleşmeye aykırı olan hususların giderilmesi amacıyla davalı tarafa ... 10. Noterliğinin 09/10/2020 tarihli Y.N'lı ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtara konu olan edimlerin yerine getirilmediğini, davalı tarafın sözleşme kapsamında üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle 9.000 TL ayıplı ve eksik iş bedelinin, 500 TL cezai şart alacağının, 500 TL kira kaybı alacağının ihtar tarihi olan 09/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: hem davacının hem de müvekkilinin tacir olduğunu, huzurdaki yargılamanın ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemelerinin görev alanında yer aldığını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanunda aranan şartların oluşmadığını, borç ikrarına dair huzurdaki dava dosyasında herhangi bir belge olmadığı gibi karşı yanın sunmuş olduğu deliller, alacağın varlığı ve miktarı konusunda kanaat vermediğini, tarafların haklılık durumlarının ancak yargılama neticesinde belli olacağını, izah edilen nedenlerle ihtiyati haciz şartları mevcut olmadığından müvekkilinin malvarlığı üzerideki ihtiyati haciz kararının ivedilikle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce dosya mahallinde keşif icra edilerek bir adet mobilya, bir adet inşaat, bir adet elektrik, bir adet gayrimenkul değerleme konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenletilmiştir. Bilirkişi heyetinin 29/05/2025 tarihli raporunda özetle; "Heyetimizce yerinde yapılan inceleme ve tespitler sonucunda eser sözleşme kapsamında yapılan İmalatlar incelenmiş olup davalının yapmış olduğu imalatlar yönünden alacak miktarı ve kira değer tespiti bedelleri aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.İNŞAAT İMALATLARI YÖNÜNDEN 9.564,60 TL MOBİLYA VE DEKORASYON YÖNÜNDEN 115.400,00 TL ELEKTRİK TESİSATI YÖNÜNDEN. 8.000,00 TL TOPLAM... 132.964.60 TL KİRA DEĞERİ YÖNÜNDEN 50.000,00 TL " bildirdiği anlaşılmıştır.Dosya aynı bilirkişilere tevdi ile, bilirkişilerin yeniden gidip yerinde inceleme yapması sureti ile ayrıca Sulh Hukuk Mahkemesinde alınan delil tespiti raporunun da ayrıntılı olarak incelenerek hangi işlerde eksik ve ayıplı imalat yapıldığı, hangi işlerin ikinci kez yapıldığı ve ikinci kez yapılmasına gerek olup olmadığı hususunda ek rapor aldırılmıştır. Bilirkişi heyetinin 02/09/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; "Heyetimizce kök raporumuzda yerinde yapılan inceleme ve tespitler sonucunda eser sözleşme kapsamında yapılan imalatlar incelenmiş olup davacının imalatlar yönünden alacak miktarı ve kira değer tespiti bedelleri aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.İNŞAAT İMALATLARI YÖNÜNDEN... 9.564,60 TL ELEKTRİK TESİSATI YÖNÜNDEN. 8.000,00 TL TOPLAM. 17.564,60 TL KİRA DEĞERİ YÖNÜNDEN 50.000,00 TL İşin gecikmesinin nedenleri proje değişikliği, mahal ve malzeme değişikliği gibi mücbir sebeplerle davalının çalışmasında aksamalar olduğundan işin normal teslim tarihi belirlenemediğinden gecikme tazminatı hesaplanamamıştır. " bildirdiği anlaşılmıştır.Bilirkişi heyetinin 02/05/2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; "Dava dosyası kapsamında taraf vekillerinin itirazları değerlendirilerek yeniden incelendiğinde itiraz dilekçeleri ve eklerinde elektrik tesisatı yönünden bilirkişi KÖK raporu muzda belirtilen görüş ve kanaatlerimizi değiştirecek bir hususa rastlanmamıştır" bildirmiştir.Tanık ... beyanının : "Ben elektrik işi ile iştigal etmekteyim, şuan halihazırda keşif yapılan binadaki elektrik aydınlatma, priz, anahtar, bahçe aydınlatması işlerini ben yaptım fakat ben 3. Taşeron olarak geldim, benden önce davalı iki taşeron daha çalıştırmıştı. Daha önceki taşeronların neden işi bıraktığını bilmiyorum. Ben geldiğimde tüm kablolamalar yapılmış ve elektrik malzemeleri satın alınmıştı ben yalnızca montajını yaptım. Ben hem gece hem gündüz çalışarak işin tamamını 15 günlük sürede bitirdim. Bazen yaptığımız işte değişiklikler yapmak zorunda kaldık çünkü eser sahibi değişiklikler yapılmasını istiyordu. Benden önceki taşeron ile görüşerek yapılan proje değişikliği nedeni ile panoyu bulamadığımız için panonun yerini öğrendim. Ben sisteme eneröje verdiğim zaman panodaki kaçak roleleri açıyordu, bunun sebebini araştırdığımda panonun yerinin değiştirildiğini öğrendim. Normal şartlarda pano ile şaftın yeri değiştirilebilir, fakat benden önceki taşeron sanıyorum davacının isteği üzerine panonun yerine değiştirirken kabloları yanlış bağlamış, bu sebeple kısa devre yaptığı için röloler açıyordu. Ben işi bana taşere eden ... bey ile bu hususu görüştüm ve bu kabloları yeniden çekme karşılığında 6.000,00 TL istedim. Kendisi bu parayı iş sahibinden istememi çünkü projenin değiştiğini söyledi. Ben iş sahibinden bu parayı istediğimde onay vermedi. En alt kattaki elekmtrik tesisatında sorun devam ediyordu sonradan ne yaptılar bilmiyorum, proje benden önce değişmiştir ben proje değişikliğini görmedim" şeklinde olduğu, Tanık ... beyanının: "Ben hali hazırda keşif yapılan binanın sıva, boya, alçı, alçıpan, işlerini davalı ...'in oğlu olan ... ile anlaşarak yaptım. Bu işleri eksiksiz olarak bitirip teslim ettim. Benim ilgili inşaatta 1,5 aylık bir işim vardı. Ben çalışırken binanın alt katını su bastı. Yeniden su izolasyonu yapılması için binanın kenarları kazıldı. Benim yaptığım ince işçilik sudan zarar görebileceğinden ben işi durdurdum. 1,5 ayda bitecek olan iş 3 aya çıktı. Yine aynı şekilde çatıdan da su akıyordu. Çatı izolasyonu yapılması için çatıyı da açmak zorunda kaldılar. Bu çatı açılırken benim yaptığım alçıpanlar da sökülmek zorunda kaldı. Ben bunları tekrardan yaptım. Yine elektrik işlerinde bir kısım revizyonlar yapıldığı için benim yaptığım işte değişiklikler yapmak zorunda kaldık. Hatta bir kısım yerler elektrik işleri sebebiyle kırıldığı için buraları yeniden yapmak zorunda kaldık. Yine üst katlardaki demir bölmeler ahşaba çevrildiği için benim yaptığım alanlar yeniden yapıldı. Yine çatı katında bir kısım mobilya revizeleri yapıldı. Orada da ben yeniden işler yapmak zorunda kaldım. Bu revizeleri kimin yaptığını bilmiyorum, yine bu izolasyon problemi kaba inşaatı yapan kişinin sorumluluğundadır, kaba inşaatı yapan kişi izolasyonu da yapar" şeklinde olduğu,Tanık ... beyanının: "Ben davalı ...'in oğlu olan ... Şimşek'in yanında mobilya imalat ustası olarak çalışmaktayım. Bu inşaatın mobilya işlerini be yaptım. Fakat ben proje değişikliğinden sonra dahil oldum önceki imalatları kimin yaptığını bilmiyorum. Ben ilgili inşaatta bölme ilerini, masa, dolap, süpürgelikler gibi ahşap işlerini yaptım. Davalı vekili söz alarak tanığa doğrudan; önceki projeye ilişkin ne biliyorsunuz, ornadan çıkan malzemeleri gördünüz mü?Tanık cevaben; ben buradan yalnızca iki masa ve bölme camları götürdüm, sonra yeni imal edilen ürünleri getirdim, önceki imalatlarda ne olduğunu ve ne çıktığını bilmiyorum" şeklinde olduğu, Tanık ... beyanının: "Ben davalı ...'nin yanında imalatçı olarak çalışıyordum şuan başka bir yerde çalışmaktayım taraflar ile bu sebep ile tanışırım. Ben taraflar arasındaki yazılı sözleşmeye vakıf değilim. Davalı ... davacının ofisi için ofis mobilyası üretim monte edecekti ben işe başladığımda işin bir kısmı zaten yapılmış ve mobilyalar kurulmuştu fakat bu mobilyaların yarısı yeniden yapılmak üzere imalathaneye getirilmişti fakat neden getirildiğini merak edip sormadım. Kalan kısmı ise ben söküp getirdim. Sonra başka bir mimar ile çalışarak farklı ürünleri ben imal ettim ve davacının ofisine giderek kurdum. Bu mobilyalar içerisinde bir kısmı eski projeden kalan mobilyalardı bir kısmı ise yeni ürünlerden oluşmaktaydı. İkinci yapılan ve teslim edilen kısım yönünden bir ihtilaf yoktu. Bu ikinci kısımda herhangi bir teslim tarihi ön görülüp görülmediğini ben bilmiyorum,Davacı vekili tarafından tanığa doğrudan soruldu. Bu sözleşmede toplam imalat süresi ne kadar sürdü, sizin imal ettiğiniz ürünler kalem olarak nelerdi?Tanık cevaben: Ben davalının yanında 10 ay çalıştım, benim çalıştığım süreçte davacıya yaptığım iş 6-8 ay arasında sürdü fakat öncesindeki imalatların ne kadar sürdüğünü bilmiyorum. Ben tüm üretimlerimi rapor olarak davalıya vermiştim, onun haricinde hatırladığım kadarı ile sayılarından emin olmamak ile birlikte büyüklü küçüklü 8 adet ofis masaları, ofis bölme işlemleri, tavan dekor işleri, basamak işleri gibi işleri yaptık, aradan uzun zaman geçtiği için hatırladıklarım bunlardır, biz bir kısım mobilyalarda ham MDF üzerine lake boya çalıştık bir bölümde ise MDF üzeri meşe kaplama kullandık, yine bir kısım imalatlarda metal ürünler kullanmıştık,," şeklinde olduğu, Tanık ... beyanının: "Ben davacı şirkette ofis şantiyesinde şantiye şefi olarak çalışmaktaydım ve inşaat işlerini takip ediyordum sonra oradan ayrıldım aramızda herhangi bir husumet yoktur, davalı tarafından elektrik tesisatı, su tesisatı, seramik işleri, mobilya işleri yapılacaktı. Ben işten ayrıldığım zaman mobilya işleri henüz yapılmamıştı ben o kısma hakim değilim. Ben işe ilk başladığımda binanın bodrum katında rutubet vardı ve su alıyordu. Biz davalıya sözleşmede olmamasına rağmen bu işin de yapılmasını söyledik. Davalıda bu ek işi kabul ederek bitirdi. Benim çalıştığım dönemde davalı ...'nin yapmış olduğu eksik iş yoktu. Benden sonra duyduğum kadarı ile mobilya işlerinde bir kısım eksiklikler olmuş fakat bunlara vakıf değilim, Davalı vekilinden doğrudan tanığa soruldu: mobilya imalatına kadar olan işler ne kadar sürede tamamlandı?Tanık cevaben: Bodrum kattaki rutubet diğer tüm işleri geciktirdi, bu rutubetin giderilmesi için davalı tarafından yapılan izolasyon işleri 45 gün sürdü. Elektrik tesisatı 45-50 gün sürdü. Seramik işlerinin ne kadar sürdüğünü hatırlamıyorum, yapılan işler toplamda 2,5-3 ay sürdü," şeklinde olduğu görülmüştür.Tanık ... beyanının: "Ben makine işi ile iştigal etmekteyim, kendi işyerim vardır. Ben de aynı dönemde bir villa yaptırdım benim mimarım olan ... davacının da mimarıdır olaya bu sebeple vakıf oldum. Mimar ... bize davalı firmayı bulmuştu, bende işlerimi bu firmaya yaptırmıştım. Benim villamda da davalının yapmış olduğu mobilyalar ikinci kez elden geçmiştir. Bu değiştirmeyi davalı bedelsiz olarak kendisi yapmıştır. Çünkü bu mobilyalar kullanışlı değildi ve kaliteli değildi. Hatta yeni gelen mobilyalar da aynı şekilde kullanışsız ve kalitesizdi bir iki yıl sonra değiştirmek zorunda kaldık. Yine davacıya yapılan inşaatın elektrik tesisatında sorunlar vardı, tavanlarda, mobilyalarda, ara bölmelerde ve merdivenlerde sorunlar vardı. Tavanlarda çökmeler oluyordu. Merdivenler bastığımız zaman bir sağa bir sola gidiyordu. Bunların sonradan güçlendirilmesi yaptırıldı. Altına çelik eklendi. Elektrik tesisatı tekrar elden geçirildi yanlış yere konulan prizler ve anahtarlar doğru yere takıldı. Kalebodur ve fayanslarda da sorunlar vardı, eğim ters yöne verildiği için gideri gidecek olan su ters tarafa gidiyordu. Mobilyaların üstlerinde sıfır olmasına rağmen delikler, çizikler vardı. Boya kalitesiz olduğu için ufak bir temasta boya kalkıyordu. Mobilyalar keyfi olarak davacı tarafından değiştirilmemiştir, zorunluluk olduğu için değiştirilmiştir. Ayrıca iş süresi hayli geçtikten sonra iş bitirilmiştir, ayrıca işi de tamamlamamıştır dedi. Ara bölmeler önce metal yapılmıştı, fakat bu metaller fırın boya olmadığı için el ile boyanmıştı ve çapaklar ile doluydu. Bu metallerin ahşap ile değiştirilmesini davalı teklif etti ve bunları ahşap ile kendisi değiştirdi. Davalı vekili söz alarak tanığa doğrudan soruldu; kendisi mimarı projeye vakıf mıdır kendi villasını mı anlatmaktadır, yoksa davacının villasını mı anlatmaktadır? Tanık cevaben; ben mimarı projeye başından beri vakıfım, davacının mimarı projesini çok iyi biliyorum ve anlattığım hususların hepsi davacının villasına aittir, davalı anlattığım tüm işleri davacıya yapmayı taahhüt etmiştir." şeklinde olduğu görülmüştür.Tanık ... beyanının: "Ben terapi yazılımda proje sorumlusu olarak çalışmaktayım, yazılım işi ile uğraşıyorum. Ben sürece başından beri vakıfım taraflar arasındaki anlaşmayı biliyorum. Ara bölmeler ile ilgili sorunlar oldu, bunlar metaldi, boyama ve işçilik hataları vardı, davalı bunun ahşap ile değiştirilmesini teklif etti, davacı da bunu kabul etti. Sonra davalı bu ahşap bölmeleri eksiksiz bir şekilde yaptı. Fakat bu ara bölmelerdeki elektrik çekilmedi. Ama zaten elektrik tesisatı metal iken de olmayacaktı, bu davalıdan değil mimardan kaynaklı hataydı, projenin çizimlerinde bu elektrik tesisatı yoktu fakat fotoğraflarda vardı. Tavan ile ilgili sıkıntı vardı, bu tavan profilleri eksik atılmıştı, biz bunu sonradan üçüncü bir kişiye yaptırdık. Malzemesini biz aldık ve işçiliği biz yaptırdık. Mobilyalar ölçüsüz yapılmıştı ve altlarında delikler vardı. Sonra bu mobilyaları davalı değiştirdi. Yeni gelen mobilyalar sağlamdı ve normaldi. Hala kullanılmaktadır. Duvardaki mobilyaların rengi durduğu yerde değişmektedir. Davalı kapıların ölçüsünü yanlış almıştı, sonra bu kapıların üzerine ekleme yapılarak doğru boyuta getirildi faka gözle görülür şekilde bu bölmeler fark edilmektedir. Ayrıca davalı binanın iç dekoratif sıvasını yapamadığı için bunu siz yaptırın dedi ve biz başkasına iç dekoratif sıvayı yaptırdık. Davalı vekili söz alarak tanığa doğrudan sordu; inşaatın ilk başında bir su basması olayı oldu mu inşaatın gecikmesine sebebiyet verdi mi?Tanık cevaben; bir su basması olayı oldu fakat bu kimden kaynaklandı bilmiyorum, bu sonradan tespit edildiği için inşaatın gecikmesi ile bir alakası yoktur." şeklinde olduğu görülmüştür.Tanık ... beyanının: "ben bir müşterim vasıtası ile yer sahibi ile tanıştım kendisi bana binanın yarım olduğunu söyledi. Gidip baktığımızda bina inşaat halindeydi. Elektrik tesisatı yarım yapılmıştı, ben baştan düzenledim ve çalışır hale getirdim. Ben çalışmaya başladığımda binada elektrik ile ilgili hiçbir şey çalışmıyordu. Elektrik aydınlatmaları, prizler, kaçak akım rölelerinin çalışmaması, beslemelerin çalışmaması, kabloların yanlış çekilmesi hususların düzelttik, ayrıca merdiven korkulukları ve merdivenler bitmemişti biz bunları düzeltilmesi için dışarıdan bir tanıdık bulduk, bu konuda ve seramikler konusunda davacıya yardımcı olduk. Ben davacıya fiyat verirken baştan burada ne yapılacağının bilinmediğini çünkü tespit yapılması gerektiğini, önceden yapılan işlerin ne şekilde yapıldığını bilmediğimi söyledim. Dolayısıyla yapılacak iş 10 gün de sürebilirdi, daha uzun da sürebilirdi, nitekim biz 45 günde bitirebildik. Ben işin neden önceden yarım yapıldığını bilmiyorum, ben bana sormuş olduğunuz ... isimli diğer tanığı tanımıyorum, bu tanığın yapmış olduğu elektrik işleri muhtemelen benden öncedir, çünkü ben işi tamamen bitirerek Terapi yazılıma teslim ettim, benden sonra yapılacak bir iş kalmamıştı" şeklinde olduğu görülmüştür.Tanık ... beyanının: "ben mimar olarak çalışmaktayım, Terapi yazılımın ilk projesini ben yaptım dolayısıyla olayın başından sonuna kadar vakıfım. Biz projeyi onaylattıktan sonra projenin yapılması için ... bey ile anlaştık. ... bey davalı ...'in oğludur. Kendisi ile projeyi beraber yürütüyorduk. Kaba inşaat bittikten sonra binanın bodrum kısmında su alma meydana geldi. Bu husus keşif yaparak ... bey bana söyledi. Bu hususun düzeltilmesi gerekiyordu ve düzeltildi. İnşaat belli bir seviyeye geldikten sonra biz bir kısım eksiklikler tespit ettik bölmeler ve mobilyalar ile ilgili ufak hatalar vardı bunların düzeltilmesi için davalıya bildirimde bulunduk. Davalı bunları düzelteceğini söyledi. Bu esnada benim davacı Terapi yazılım ile aramızda anlaşmazlık çıktı ben projeden ayrıldım ve kendileri başka bir mimar ile devam ettiler dolayısıyla ben olayın bu ana kadar olan kısmına vakıfım. Sonrasını bilmiyorum,Davalı vekili doğrudan söz alarak tanığa sordu; bodrumun su alması işin gecikmesine sebebiyet verdi mi?Tanık cevaben; bu inşaatın kabasını başka bir firma yaptı, dolayısıyla bodrumun su alması ... beyden önceki firmadan kaynaklıdır ve bodrumun su alması ... beyin yapacağı işlerin gecikmesine tahmini olarak 10-15 gün sebebiyet vermiştir, çünkü inşaatın etrafı açılmıştı ve drenaj ile yalıtım yapılmıştı, ayrıca cepheler ile ilgili önceki cephe firmasından kalan bir kısım eksiklikler vardı, bunları davalı tamamladı, bu cephe düzeltmeleri kısmen de olsa gecikmeye sebebiyet verdi. Bazen projelerde ekstradan kablomalar yapılabilir, veya beğenilmeyen yerler değiştirilebilir nitekim Terapi yazılım ekstradan bir kaç tane priz istemişti bunun dışında büyük bir revize olmadı, bu prizlerin takılması için zeminde değişiklik yapıldı dolayısıyla bu sebeple iş bir hafta gecikmiştir, ayrıca masa altlarındaki hatlar düzenlendi." şeklinde olduğu görülmüştür.Tanık ... beyanının: "ben inşaatın bekçisiyim, ben inşaata bekçi olarak işe girerken inşaatın bir senede biteceğini söylemişlerdi ve bir senelik işe girmiştim, fakat iş iki sene sonunda bitmemişti, ben iki senenin sonunda işten ayrıldım, sonradan ne zaman bittiğini bilmiyorum. 2019-2021 yılları arasında oradaydım, ben orada olduğum süre boyunca zemini sürekli su basıyordu, ben sürekli su taşıdığımı hatırlıyorum, su binanın bodrum katını basıyordu, ve duvarlardan su akıyordu," şeklinde olduğu görülmüştür.
Davacı şirket yetkilisi ... beyanının: "biz şirketimiz için bir ofis yaptırmak istedik, 2019 yılı içerisinde kaba inşaatı tamamlayarak ince inşaata geçtik, mimarımız ile bu işi yürütüyorduk, aynı zamanda piyasadan da teklif alıyorduk, mimarımıza zaten bu konuda bedel de ödemiştik kendisi bize yardımcı oluyordu. Mimarımız bizi davalıya yönlendirdi. Davalı bize anahtar teslim fiyat verdi. Bu fiyatın içerisine sıva, seramik, ince işçilik, mobilya aksamları, elektrik, su tesisatı, gider tesisatları dahildi. Yazılı bir sözleşme imzaladık. Davalı bu işi 30 gün içesinde yapacağını taahhüt etmişti, sonra ben 30 gün içerisinde bitmeyeceğini düşündüğümü söyledim davalı bu süreyi 45'e çekti. Sözleşmeyi imzalandıktan sonra biz ödemesini yaptık fakat davalı bir ay geçmesine rağmen bir çivi dahi çakmadı, sorduğumda inşaatın drenajı ile ilgili bir sorun olduğu bunun zemin kattan düzeltilmesi gerektiğini söyledi. Hatta bunu 30 gün sonra söyledikleri için tartıştık. Drenaj işini de kendilerinin yapmasını önerdim, aslında bunu başkası yapsaydı davalı ile yine sorun yaşayacağımız için önerdim. Davalı da kabul etti. Bununda bedelini ödedik. Kendi drenaj işini bitirdiğinde yine su kaçakları oldu. Hala bu su kaçakları devam etmektedir. Sonra ince inşaata başladı, sıva taahhüt ettiği gibi olmadı, elektrik tesisatlarına başlandı, elektrik tesisatı yapılırken iki veya üç tane usta değiştirdi. Elektrik işinin tamamlandığını söyledi ama eksiklikler vardı, sonra seramik işine başladı orada benim şehir dışına çıkmak sebebi ile şantiye ile bağım kesildi. Asansörü bir başka firma yapacaktı ve asansör işine başlanıldığında asansör kuyusunda su biriktiğini gördük. Davalıya bu hususu ilettim çünkü drenaj işini kendisi yaptı. Kendisi asansör kuyusu işinin başka bir iş olduğunu drenaj ile bağlantılı bir iş olmadığını söyledi fakat ben kendisine baskı yaparak gelmeden fiyat verdiği için kendisinin yapmasının gerektiğini söyledim, sonrasında asansör kuyusu davalı tarafından amatörcede olsa yapıldı. Hatta su kaçakları devam etti, biz sonrasında dört beş kez kimyasal uygulaması yaptık. Yaklaşık beş ay geçtikten sonra içeride metal bölmeler yapılmış ve birkaç tane masa getirilmişti, ayrıca bir kaç aydınlatma takılmıştı, priz kapakları takılmıştı. Elektrik gelmediğini fark ettiğimizde priz kapaklarını söktük bazı prizlerde elektrik kablosunun dahi çekilmediğini gördük, biz tanık olarak ta dinlenen Melih isimli şahsa komple tesisatı düzenlettirdik, sıva ile ilgili hala problemler devam ediyordu biz sıvayı satan kişi ile görüştüğümüzde bu sıvanın böyle yapılmadığını söyledi, davalının sıvacısı yanlış uygulama yapıyordu, davalıyı ikna ettik yeni sıva yaptı fakat yine aynı şekilde ve aynı ustaya yaptırdığı için sıva yine yanlış oldu. Üçüncü kez malzemeyi kendim alarak sıvayı düzelttirdim ve üçüncü de kısmende olsa yapıldı. Yine elektrik renderına uygun şekilde uygulama yapılmadığını fark ettik, yine bu elektrik tesisatının takılacağı tavan nişlerinin tavanı kaldırmayacağını tavanın çökeceğini söyledi, bunlar takılmamasına rağmen bazı odalarımızın tavanları çöktü, biz bunu yine üçüncü kişiye yaptırmak zorunda kaldık, bu arada işin başından yedi sekiz ay geçmişti, sözleşmeden önce belirlenen gecikme bedeli olarak bir günlük fatura kestik bunu uyarı mahiyetinde yapmıştık, yine demir bölmeler ya hurdacıdan alınmıştı yada işçilik berbat yapılmıştı, üzerinde zımpara yoktu, kaynak yerlerinde dahi zımpara yoktu, ürünlerin kenarlarındaki boyalar attığı için paslıydı. Davalı ile tartışmaya başladık. Bu duvar raflarının ve kaynakların düzeltileceğini söyledi, rafları ve ara bölmeleri sökerek götürdü, masalar odaların içerisine sağmıyordu, masaların altları deforme idi, bazı kapılar darbeli idi bazı kapıların boyaları ikinci sınıftı, bazı kapılara macun çekilmişti ve bu çıplak gözle anlaşılıyordu, kendisi ile yine görüştük düzelteceğini söyledi, üç ay geçmesine rağmen hiçbir çivi çakmadı, biz o arada zaten tespit raporu almıştık, kendisi bizi sur yapının arkasında bir ofise götürdü ve demir çelik ustası olmadığını söyledi, bu bölmeleri ahşaptan yapabileceğini söyledi, kendisinin o ara işleri kötü idi batacağından korktuğum için paramı kurtarmak amacı ile kabul ettim, yine götürdüğü mobilyaları kendisi başka bir mimara kestirerek yaptırdı, mimarı biz bulmuştuk, biz sonrasında ikicin bir mimar bulduk, bu mimara davalının ofisine giderek orada yer alan malzemeler ile bizim ofisimize yapılabilecek en iyi uygulamayı yapmasını istedik, davalı da bunu kabul etti, davalının bahsettiği ikinci proje budur, yine davalı ilk konuşmamızda amerikan cevizi olarak konuştuğumuz rengi meşe olarak yapmıştır, seramik uygulamasının tadilatlarını biz yine üçüncü kişiye yaptırmak zorunda kaldık, çoğu seramik uygulaması yanlıştı. Mehmet@terapiyazılım.com mail adresi bana aittir. İlk işin beğenilmemesinin sebebi ayıplı ve kusur yapılmasıdır. İlk çizilen renderı ben daha çok beğenmiştim keşke o yapılabilseydi. Davalının iddiasına göre ikinci proje beğenilmeme sebebi ile yapılmıştır fakat kesinlikle böyle değildir, masa odaya sığmıyordu bu sebeple değişiklik yapılması istenildi. Ayrıca davalı madem mobilya işinde uzmandı neden drenaj işini taahhüt etti" şeklinde olduğu görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava taraflar arasındaki eser sözleşmesi kaynaklı eksik ve ayıplı iş bedeli (9.000,00 TL kısmen), cezai şart (500,00TL) ve kira kaybına(500,00 TL) ilişkin olmak üzere toplamda 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline ilişkindir.Davacı, davalının yapmış olduğu mobilya, elektrik ve inşaata ilişkin imalatların eksik ve ayıplı olduğu iddiası ile eksik ve ayıplı iş bedeli, geç teslim nedeniyle cezai şart ve geç teslim nedeniyle uğranılan kira kaybı zararının tazminini istemektedir.
Taraflar arasında akdedilen 29.07.2019 tarihli sözleşme ile, işin teslim tarihinin 15.09.2019 olduğu kararlaştırılmıştır.Uyuşmazlığın çözümünde teslimden sonra ortada ayıplı ve eksik imalat bulunup bulunmadığı, teslim tarihinin ne olduğu ve bu teslim tarihine göre cezai şart alacağının doğup doğmadığı hususlarının netleştirilmesi gerekmektedir.Her iki tarafın da kabulünde olan mail yazışmaları dosyada delil olarak kabul edilmiştir.Dosyaya yansıyan bilgilere göre, kaba inşaat davalı tarafça yapılmamış olup, inşaat sırasında binanın yalıtımının usulünce yapılmaması sebebiyle temelin su aldığı farkedilmiş, bu yalıtım ve drenaj işinin de davalı tarafça yapılacağı hususunda ayrı bir anlaşma yapılmış ve bu husus davalı tarafça davalıya mail olarak 25.10.2019 tarihinde iletilmiştir. Sonrasında gönderilen mailde ek işlerin ve asıl işin tamamlanma tarihi olarak 15.12.2019 tarihi belirlenmiştir. Bu hususta mutabık kalındığı davacı tarafça davalıya iletilmiştir. Akabinde davalı tarafça sunulan mail yazışmalarında (EK-4) davacının gecikme bedeli faturası yansıtacağına dair mailine istinaden, davalı tarafça eksik kalan işlerin rapor edildiği, eksik işlerin bir kısmında "... Bey"'in yeni bilgi vermesi sebebiyle (06.12.2019) alımların yeni yapılabildiği yazılıdır. Bu noktada mahkememizce gecikmenin salt davalıdan kaynaklanmadığı, seçilmesi gereken malzemelerin seçiminde davacının da geciktiği, dolayısıyla bunun işin gecikmesinde katkısının olduğu noktasında kanaat hasıl olmuştur.Akabinde yapılan mobilya imalatları inşaat alanına getirildiğinde davacının bir üçüncü kişiye çizdirmiş olduğu projeye uygun yapılmış olan imalatların odaya sığmadığı anlaşıldığından revize proje yapılması hususunda anlaşılmıştır. Bu husus 25.02.2020 tarihli mail yazışmasından anlaşılmaktadır. Bu husus davacı şirket yetkilisinin duruşmadaki "kendisi bizi sur yapının arkasında bir ofise götürdü ve demir çelik ustası olmadığını söyledi, bu bölmeleri ahşaptan yapabileceğini söyledi, kendisinin o ara işleri kötü idi batacağından korktuğum için paramı kurtarmak amacı ile kabul ettim" beyanından anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı elinde delil tespiti raporu olmasına rağmen davalı ile yeniden bir anlaşma yaparak gecikmiş de olsa ifayı kabul edeceğini beyan etmiştir. Dolayısıyla eser sözleşmesi kaynaklı seçimlik haklarından "Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme" hakkını kullandığı kanaatine varılmıştır.Nitekim bu noktada üretilen mobilyaların odalara sığmaması bir önceki çizimle alakalı olup, davacıdan kaynaklanan bir sebep olduğundan davalıya yüklenebilir bir kusur olarak görülmemiş, akabinde yeni bir proje ile yeni imalatlar yapıldığından bu imalatların ikinci bir eser sözleşmesi niteliğinde değil, önceki sözleşmenin her iki tarafın da anlaşması suretiyle revize edilmesi niteliğinde olduğu kanaati mahkememizde oluşmuştur.Nitekim mobilya konusunda uzman bilirkişinin de raporunda bu husus "Heyetimizce yapılan inceleme ve tespitlerde eser sözleşme kapsamındaki imalatların tamamlanmış oldukları ve kullanımda oldukları tespit edilmiştir. Ek raporda da belirtildiği gibi, mobilya tasarımlarının sökülerek yeniden imal edilmiş olduğu ve eser sözleşmenin nüans fark- larıyla tamamlandığı, anlaşılmaktadır. Taraflar arasında proje değişikliğine gidilerek mevcut imalatların söküldüğü, duruşma tutanaklarındaki tanık beyanlarından ve mahkemenizin 29/11/2024 tarihli celsesi isticvap duruşma zaptı incelenerek anlaşılmaktadır. Dava konusu sözleşme kapsamındaki imalatların taraflar arasında mimar değişikliğine gidilerek proje değişikliği yapılıp tekrar imal ve montajlarının yapıldığı anlaşılmaktadır. İncelenen proje değişikliği sadece dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek yaklaşık 9685 oranında proje ve imalatların değişikliğe gidilerek tamamlandığı sökülen imalatların son yapılan projede ancak kısmen kullanılmış oldukları bu oranında yaklaşık olarak 9615 olabileceği kanaati oluşmuştur. Yapılan tespitlerde, eser sözleşmede kararlaştırılan imalatların tamamlanmış ve mevcut oldukları görülmüştür." şeklinde beyan edilmiştir. Dolayısıyla davacı ile davalı arasındaki ilişkide hem ilave işler nedeniyle hem de revize sözleşme nedeniyle, davacı ile davalı arasındaki ilk sözleşmedeki termin tarihinin uygulanması imkanı bulunmamaktadır. Yine bu gecikmelerin tamamının davalıdan kaynaklandığının kabulü hakkaniyetsiz olacaktır. Zira gecikme sebeplerinden bir kısmı da davacıdan kaynaklanan sebeplerdir. Önceki mimarın hatalı çizimleri ve binanın su izolasyonunun doğru yapılmaması bu gecikmelere sebebiyet vermiştir. Dolayısıyla revize sonrası, eserin teslim tarihi konusunda açık bir anlaşma yapılmadığından, davalının fiilen teslim ettiği tarih olan 28.11.2020 tarihi teslim tarihi olarak esas alınmıştır.28.11.2020 Tarihi itibariyle revize edilen sözleşme sonrası sözleşmeye uygun olarak mobilya imalatlarının tamamının yapıldığı, elektrik ve inşaat imalatlarındaki eksik ve ayıplı işlerin ise bilirkişilerce de tespit edildiği ve hem isticvap hem de tanık beyanlarına itibar edilmek suretiyle başkalarına yaptırıldığı anlaşılmıştır. Bu eksik ve ayıplı imalatların parasal karşılığının hem mahkememizce yapılan keşif sırasında hem de ... 3. Shm dosyasındaki tespit raporundaki tespitlere göre mahkememizce seçilen bilirkişiler tarafından 02.09.2020 tarihli raporda 17.564,60 TL olduğu tespit edilmiştir. Zira ... 3. SHM dosyasında keşif 3. Ayda yapılmış ve o andaki eksiklikler tespit edilmiş ise de, rapor 02.09.2020 tarihinde düzenlenmiş olup, bu tarihte revize edilen sözleşmeye göre imalatlar devam ettiğinden raporda yer alan eksikliklerin çoğunun davalı tarafça zaten giderildiği anlaşılmıştır.
Bilirkişilerce tespit edilen 17.564,60 TL eksik ve ayıplı işlerin üçüncü kişi tarafından giderim bedelinin davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.Taraflar arasındaki sözleşmede ifaya ekli cezai şart öngörülmüş olup, davacının revize sonrasındaki teslim tarihine kadar tek kusurun davalıda olmadığı, davacıdan kaynaklanan sebeplerin de gecikmeye etken olduğu, mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre gecikmenin salt davalıya yüklenebilir sebeplerle meydana gelmediği, davacıdan kaynaklanan sebeplerin de bu gecikmede etken olduğu, bu sebeple son teslim tarihine kadar cezai şartın koşulları oluşmadığından ifaya ekli cezai şartın istenemeyeceği kabul edilmiştir. Eserin fiilen teslim edildiği tarih olan 28.11.2020 tarihinde eser hala tam ve eksiksiz teslim edilmemiş olduğu anlaşıldığından, bu eksiklikler sebebiyle bu tarihten sonra cezai şart talep edilebilmesi mümkündür. Dolayısıyla 28.11.2020 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar bilirkişilerin hesabına göre günlük 2.212,50 TL üzerinden 23 günlük cezai şart bedeli olan 50.887,50 TL'nin ödenmesine karar vermek gerekmiştir.Davalının eseri teslim ettiği tarihte eserdeki ayıpların eserde oturulmasını ve kullanımı engelleyecek ayıplar olmadığı, bilirkişinin tespitine göre bunların işçilik hataları olduğu ve genelinin dekorasyona ilişkin olduğu, bu ayıpların tek başına kira bedeli ödenmesine sebebiyet vermeyeceği anlaşıldığından davacının kira bedeli talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulü ile, 17.564,60TL eksik ve ayıplı iş bedeli ile, 50.887,50TL cezai şart alacağı olmak üzere toplamda 68.452,10TL’nin davalının ihtarname ile temerrüde düştüğü gözetilerek 28.11.2020 tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 17.564,60-TL eksik ve ayıplı iş bedeli ile, 50.887,50-TL cezai şart alacağı olmak üzere toplamda 68.452,10-TL’nin 28.11.2020 tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 4.675,96-TL harcın, 170,78-TL peşin harç, 9.301,78-TL'nin toplamı olan 9.472,56-TL'den mahsubu ile bakiye 4.796,60-TL'nin karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan 20.613,50-TL yargılama gideri, 1.274,90-TL keşif harcı toplamı olan 21.888,40-TL'nin kabul red oranına göre (kabul %13, red %87) 2.845,49-TL'si ile 4.675,96-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı toplamı olan 7.575,85-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 550,00-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre (kabul %13, red %87) 478,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı vekili lehine takdir edilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı vekili lehine takdir edilen karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/3. madde uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul red oranına göre (kabul %13, red %87) 171,60-TL'sinin davalıdan, 1.148,40-TL'lik kısmının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2025
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı