T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/264 Esas - 2023/1019
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/264
KARAR NO: 2023/1019
HAKİM: ...
KATİP: ..
DAVACI : ... INTERNATIONAL TARIM MAKİNALARI DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ..
VEKİLİ: Av... - [16696-96957-..] UETS
DAVALI : ... TRAKTÖR VE ZİRAAT MAKİNALARI OTOMOTİV TARIM ÜRÜNLERİ İNŞAAT GIDA PETROL İTHALAT İHRACAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ - ... [25959-22611-..] UETS
VEKİLLERİ:Av... - [16018-10778-...] UETS
Av. ..... - [16385-83580-..] UETS
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/03/2022
KARAR TARİHİ: 16/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkili şirkete 06/10/2021 ve 13/10/2021 tarihlerinde iki adet teklif mektubu gönderdiğini, hukuki olarak “öneri” niteliğindeki söz konusu teklif mektuplarına karşı müvekkili şirketin kabul beyanının davalıya bildirildiğini ve döviz satışı yapılarak kısmi ödemeler yapıldığını, ancak öneri niteliğindeki teklif mektubuna aykırı olarak taahhüt edilen araçların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davalı üzerine düşen edimleri ifa etmediğini, teklif mektubunda davalı şirket tarafından müvekkili şirkete verilen taahhüt 2 adet 2021 model Newholland marka TD4.100F 4WD380/70R28 (b33) PS TİPİ mavi renkli Traktörün 635.000,00 TL bedel ile 06.11.2021 tarihine kadar teslim edileceği yönünde olduğunu, yazılı olarak müvekkili şirkete ulaşan teklif mektubunun kabul edildiğini ve müvekkili şirketin döviz satışı yaparak davalı şirketin banka hesabına 9.500 Amerikan doları karşılığında 84.534,80 TL'nin üzeri tamamlanarak 85.000 TL gönderildiğini, ancak teslim tarihi olan 06.11.2021 tarihinde taahhüt edilen traktörlerin müvekkili şirkete teslim edilmediğini, yine davalı firma yetkilisi ve müvekkili şirket arasında yapılan yeni bir görüşme neticesinde belirtilen 2 adet traktöre ek olarak 1 adet daha traktörün alımı için anlaşıldığını, davalı şirket tarafından 13.10.2021 tarihli teklif mektubunun, müvekkili şirkete sunulmuş ve müvekkilinin bu teklif mektubuna kabul niteliğinde bir cevap verdiğini, teklif mektubunda taahhüt edilen traktörün 1 adet Newholland marka 2021 model TD4. 100F 4WD380/70R28 (B33) PS Tipi mavi renkli traktör olduğunu, söz konusu traktörün 317.500,00 TL bedel ile 06/11/2021 tarihinden önce teslim edileceği yönünde taraflar arasında irade beyanları uyuşarak sözleşme kurulduğunu, ancak bu traktör de diğer 2 traktör gibi teslim edilmediğini, müvekkili şirketin, davalı şirketin yazılı taahhüdüne binaen 1.890 Amerikan Doları satışı yaparak bunun karşılığı olan 17.500 TL 18/10/2021 tarihinde davalı şirketin banka hesabına gönderildiğini, davalı anlaşmaya aykırı olarak söz konusu 3 adet traktörü teslim etmeyerek üzerine düşen edimi ifa etmediğini, davalının anlaşmada üzerine düşen edimleri ifa etmemesi sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, menfi zararın, sözleşmenin kurulamamasından ya da geçersiz olmasından doğan zarar olduğunu, burada sözleşmenin kurulduğuna veya geçerli olarak kurulmuş bulunduğuna duyulan güvenin boşa çıkmasından doğan bir zarar söz konusu olduğunu, TBK madde 125 hükmünce borçlunun, süresi içerisinde borçlandığı edimi ifa etmezse alacaklının seçimlik hakları bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıya Isparta 6. Noterliğince sözleşmeye uygun olarak borcunu ifa etmesi ya da zararının giderilmesi için ihtarname gönderildiğini, ancak davalının bu ihtarnameye olumlu dönüş yapmadığını, Müvekkili şirketin, davalının sözleşmede yer alan edimini ifa etmemesi sebebiyle ciddi miktarda menfi zararının söz konusu olduğunu, TBK madde 213/2 "Satıcı borcunu ifa etmezse alıcı, satış bedeli ile kendisine devredilmeyen satılanın yerine, bir başkasını satın almak için dürüstlük kurallarına uygun olarak ödediği bedel arasındaki farka göre hesaplanacak zararın giderilmesini isteyebilir." denildiğini, müvekkilinin uğradığı zarar alınacak bilirkişi raporu ile tespit edileceğini, zararın tespitinde esas alınacak tarih, hüküm tarihi olup, sözleşmeden dönüldüğü tarih olmadığını, dolayısıyla hüküm tarihinde müvekkilinin aynı marka ve aynı özellikleri taşıyan başka bir traktör alabilmesi için ödemesi gereken ücretin tespiti ile taraflar arasındaki anlaşma yapılan tutar arasındaki farkın davalı tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, zararının tazmininin ancak bu şekilde mümkün olabileceğini, davaya konu traktörlerin güncel değerlerinin tespitinin aynı marka aynı özelliklerdeki traktör satıcılarına müzekkere yazılarak fiyat sorulması ve akabinde alınacak bilirkişi raporu ile tespit edilebileceğini, böylece müvekkilinin menfi zararının miktarı belirlenebilir hale geleceğini, müvekkilinin traktörlerin bedellerindeki değişim sebebiyle uğradıkları zararın dışında ayrıca TL'ye çevirdikleri dövizler sebebiyle de ciddi zararları doğduğunu, müvekkilinin 06/10/2021 tarihinde 9500 Amerikan doları bozdurarak davalı şirkete gönderdiğini, bunun dışında yine 18/10/2021 tarihinde 9,2593 TL'den 1890 Amerikan doları bozdurarak davalıya bunun karşılığını gönderdiğini, bu paranın 15/12/2021 tarihinde müvekkili şirkete iade edildiğini, davalının, arada geçen iki aydan fazla sürede parayı kullandığını ve kur dalgalanması sebebiyle müvekkilinin parasını kullanarak haksız bir şekilde kar elde ettiğini, müvekkilinin ise hem traktörlerin teslim edilmemesi hem de döviz satarak gönderdiği paranın TL cinsinden geri iade edilmesi sebebiyle zarara uğradığını, müvekkilinin 06/10/2021 tarihinde Dolarlarını 8,8984 üzerinden bozdurduğunu, davalının parayı iade ettiği tarihte ise| Amerikan dolarının alış fiyatının 18,0045 TL olduğunu, dolayısıyla davalıya 11.390 Amerikan Doları bozdurarak para gönderen müvekkilinin davalının parayı iade ettiği tarihte parasının değeri 205.071,255 TL olduğunu, bu sebeple müvekkilinin davalının kanuna, ticari ahlaka ve teamüllere aykırı bu işlemi sebebiyle traktörlerin bedellerinin değişmesi ile oluşan zararının dışında kur farkı sebebiyle de zararı bulunduğunu, bu farkın müvekkiline verilmediği için de müvekkilinin zararı bulunduğunu, yine menfi zararı içinde olan bu zararının da tazmini gerektiğini, ayrıca taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşamama sebebiyle görüşmelerin son bulduğunu, alacaklarının belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere teslim edilmeyen, yukarıda özellikleri belirtilen 3 adet traktörün fiyat farkı sebebiyle ve davalının iki aydan fazla süre boyunca müvekkilin parasını kullanması sebebiyle müvekkilinin kur farkından dolayı oluşan zararının tazmini için müvekkilinin uğramış olduğu menfi zarar nedeniyle alacağı belirlenebilir olduğunda arttırılmak üzere şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalandığı iddia olunan ön satış sözleşmeleri ile taahhütnameler şirketi borçlandırmaya yetkili kişi tarafından imzalanmadığını, anılan evraklardaki imzalar şirket yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle yok hükmünde olduklarını, bu durumun araştırılması için şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin ve imza örneklerinin ilgili ticaret sicil müdürlüğünden sorulmasını talep ettiklerini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ön satış sözleşmesi olup satış sözleşmesi olmadığını, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte; dava konusu sözleşmelerin satış sözleşmesi olduğu kabul edilse dahi alıcı yan yüklendiği edimin ifasını gerçekleştirmediğini, Borçlar Kanunu 90. Maddesi süreye bağlanmayan borçlarda ifa zamanını düzenlemiş olup uyuşmazlık konusu sözleşme incelendiğinde edimlerin ifa zamanının taraflarca kararlaştırılmadığı, bu nedenle de doğumları anında muaccel hale geldikleri açık olduğu, satıcı ve alıcı satış sözleşmesinde yüklendikleri edimleri aynı anda ifa etmekle mükellef oldukları, zira 207. Madde hükmü açık olup alıcı olan davacı yüklendiği bedeli ödeme borcunu ifa etmedikçe müvekkil satıcıdan teslimi talep edemeyeceği, yine 97. Madde hükmünde ifada sıra hususu düzenlenmiş olup karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekeceği düzenlendiği, davacı yan yüklenmiş olduğu bedel ödeme borcunu ifa etmediği gibi ifasını teklif dahi etmediği, hatta müvekkile hitaben gönderdiği ihtarnamede ödemeye hazır olduğunu dahi belirtmediğini, bedelin ifasından anılan tarihte kaçınmasını haklı kılacak herhangi bir neden de bulunmadığı, tüm bu hususların yanı sıra; karşı yan yalnızca iki sözleşme kapsamında kapora adı altında toplamda 102.500,00 TL ödeme yapmış olup işbu ödeme kısmi ifa niteliğinde olduğu, Borçlar kanunu 84. Maddesinde kısmi ifa düzenlenmiş olup müvekkil tarafından kapora ödemesi reddedilerek davacıya iadesi de sağlandığı, satış bedelini ödemeyen alıcı davacının teslim olgusunun gerçekleşmediğini bu nedenle de menfi zararının oluştuğunu iddia etmesi de kötüniyetli olduğunu göstermekte olduğu, alıcı, satış sözleşmesinde kararlaştırılmış olduğu biçimde satış bedelini ödemek ve kendisine sunulan satılanı devralmakla yükümlü olduğu, satıcının dönme hakkının düzenlendiği 235. Madde hükmü gereğince dava konusu uyuşmazlıkta alıcının temerrüdü mevcut olup müvekkilin satış akdinden dönmüş olduğu da açık olduğu, kaldı ki, anılan sözleşme incelendiğinde alıcının da sözleşmeden dönme hakkı olduğu, hatta ve hatta araç teslim edilmesi halinde dahi tescil işlemleri tamamlanıncaya kadar alıcının bu hakkını kullanabileceği düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta herhangi bir bedel ödenmediğinden teslim olgusu gerçekleştirilmediği göz önünde bulundurulduğunda; sözleşme metninin mefhumu muhalifinden de müvekkilimizin sözleşmeden dönebileceği anlaşılmakta olduğu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte; anılan ön satış gözleşmesinin geçerli bir satış sözleşmesi olarak kabul edilmesi halinde de müvekkilimizin anılan traktörleri teslimi mümkün olamadığı, özellikle Ekim ayı sonrasında tüm dünya çapında yaşanan ekonomik kriz ile otomotiv sektöründe yaşanan çip krizi sebebiyle elektronik üretimi sekteye uğradığı, aynı dönemde döviz kurlarında beklenmeyen, öngörülemeyen ve önlenemeyen fahiş artış ile birlikte yurt dışından yapılan ürün tedarikleri sekteye uğradığı, ön siparişe konu edilen traktörlerin üreticisi olan Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş. tarafından sipariş edilen marka ve model traktörlerin üretiminde sıkıntı yaşandığı ve bu sebeple ön sipariş oluşturulan traktörlerin gönderilemeyeceği bildirildiği, yaşanan olağanüstü hal nedeniyle traktörlerin teslimi imkansız hale geldiği, TBK 136. Maddesinde ifa imkansızlığı düzenlenmiş olup müvekkilimiz ön sipariş oluşturulan tarktörlerin temini, dünya çapındaki çip krizi ve ekonomik kriz nedeniyle üretici fabrikanın yaşanan üretim krizinden dolayı temin edememiş ve ifa imkansızlığına düşmüş olduğu, bu kapsamda da tarafına gönderilen 102.500,00 TL'lik kısmi ödemeyi alıcı tarafa derhal iade ettiği, anılan madde hükmü gereği borcundan kurtulmuş olup menfi zararın talep edilmesi mümkün olmadığı, yaşanılan durum ifa imkansızlığı olarak kabul edilmezse dahi işbu durumun aşırı ifa güçlüğüne neden olduğu açık olduğu, iş bu sebeple 138. Madde kapsamında sözleşmeden dönme hakkına sahip olan müvekkili için eldeki sözleşmenin bağlayıcılığı kalmadığı, davacı, sözleşmeye konu malı davalıdan almayıp, bir başkasından alma olanağı varsa (kaçırılan fırsat) başkasına yapacağı varsayılan ödeme ile sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle aynı miktarda ki aynı malı almak için ödemek zorunda kaldığı tutar arasındaki farkına yönelik olduğu, müvekkilin teslimi gerçekleştirememesinin sebebi küresel kriz olup davacının herhangi bir firma ile de aynı tarihte yapacağı sözleşmelerin ifası mümkün olmayacağından böyle bir menfi zararın oluşmayacağı da bariz olduğu, taraflar arasında imzalanan önsözleşme Türk Lirası para birimi üzerinden düzenlendiği, karşı yanın döviz bozdurması müvekkilinden kaynaklanan bir durum olmadığı, açıklanan nedenlerle, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Davacı tarafça ibraz edilen 06/10/2021 tarihli ve 13/10/2021 tarihli Teklif Mektubu/Proforma Fatura örneği, ödemeye ilişkin banka kayıtları, Isparta 6. Noterliği'nin 22/12/2021 tarih ve 14613 yevmiye numaralı ihtarnamesi, davalı tarafça sunulan 06/10/2021ve 14/10/2021 tarihli sözleşme örneği, Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş. Yazı cevabı, ticaret sicil kayıtları, SGK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; taraflar arasında, satım sözleşmesine konu 3 adet traktörün ifa edilmemesinden kaynaklı menfi zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı tarafça mail ortamında imzalandığı belirtilen 06.10.2021 tarihli teklif mektubu ile, 2 adet 2021 model New Holland marka TD4.100F 4WD 380/70R28 (B33)PS tipi traktörü 635.000,00 TL bedel ile ve 13.10.2021 tarihli teklif mektubu ile davalı tarafın davacı tarafa yönelik olarak 1 adet 2021 model New Holland marka TD4.100F 4WD 380/70R28 (B33)PS tipi traktörü 317.500,00 TL bedel ile satmayı taahhüt ettiği görülmektedir.
Bununla birlikte davalı tarafından sunulan ve davacının imzası bulunmayan 06.10.2021 ve 14.10.2021 tarihli Sözleşmelerin teklif mektupları uyarınca tanzim edilmiş oldukları görülmektedir. Sunulan 06.10.2021 tarihli Sözleşme ile 85.000,00 TL kaparo ve 550.000,00 TL teslimatta; 14.10.2021 tarihli Sözleşme ile 17.500,00 TL kaparo ve 300.000,00 TL teslimatta ödeme yapılacağının yazıldığı görülmektedir.
Davacı tarafından 102.500,00 TL 'nin davalı tarafa gönderilmiş olduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Bu itibarla, taraflar arasında yer alan teklif formunun öneri ve teklif formu üzerine belirtilen kaparo bedellerinin davacı tarafından davalıya gönderilmesinin de kabul olduğu kanaatine varılarak taraflar arasında satım sözleşmesinin kurulmuş olduğu, davalı satıcı tarafından ifa zamanının
kararlaştırılmış olduğu, davacı tarafından kendi edimi olan 102.500,00 TL kaparonun gönderilmiş olduğu bakiye kalan ödemenin ise teslimat ile yapılacağının kararlaştırılmış olduğu değerlendirilmektedir.
TBK'nın 112. maddesine göre alacaklının, borçludan borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle tazminat isteyebilmesi için, bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir.
TBK'nın 125. maddesi, sözleşmelerde borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır. Alacaklı her zaman için ifa gecikme tazminatı isteğinde bulunabilir; derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteyebilir veya ifadan vazgeçip akdi fesheder ve menfi zararını isteyebilir.
Menfi zarar ise, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir anlatımla sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşme hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar. Bu husus TBK'nın125/3. maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmıştır: burada alacaklının sözleşmenin hükümsüzlüğünden kaynaklanan zararının tazmini söz konusudur. Çünkü sözleşme fesih edilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zarardan söz edilemez; istenilecek zarar menfi zarardır.
Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen satım sözleşmesi konu edim ifa edilmediği için Isparta 6. Noterliği'nin 22/12/2021 tarih ve 14613 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeden dönen davacı sözleşmeye konu traktörlerle aynı marka ve özellikleri taşıyan başka bir traktör alabilmesi için ödemesi gereken bedel farkı ile sözleşme bedellerinin ödenmesi için bozdurulan döviz nedeniyle kur farkından kaynaklanan zarara yönelik menfi zararını talep etmiştir.
Her ne kadar davalı tarafça dava konusu araçların temin edilemediğine ilişkin iddiada bulunmuşsa da, Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş. tarafından verilen yazı cevabında ürünlerin bayiye teslim edilmiş olduğu bilgisi verildiği, bu itibarla ifa imkansızlığının söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce davacının zararının tespiti yönünden bilirkişi heyetinden 02/01/2023 tarihli rapor ile davaya konu traktörlerin 2021 ve 2022 yılı perakende satış fiyatları yönünden fiyat araştırması yapılarak 03/07/2023 tarihli ek raporun alındığı görülmüştür.
Sonuç olarak dava dosyası ve celp edilen delillerile alınan bilirkişi raporu ve ek rapora göre yapılan yargılama sonucunda, dava konusu davalı şirket tarafından davacı şirkete verilmesi taahhüt edilen 3 adet 2021 model
Newholland marka TD4.100F 4WD 380/70R28 (b33) PS TİPİ mavi renkli Traktörün 06.11.2021 tarihine kadar
teslim edilmesi gerekirken , davalı ... Traktor ve Ziraat Makinaları Ot. Tarım Ür. İnş. Gıda Pet. İth. İhr.
San. Ltd.Ştd., Dava dışı Türk Traktör Ziraat A.Ş. den dava konusu Traktörleri teslim aldığı halde , davacı
... Internatıonal Tarım Mak. Dış Tic. Ltd. Şti.ne teslim etmesi gereken 06.11.2021 tarihinde teslim
etmediği,
dava dışı Türk Traktör Ziraat A.Ş. yazı cevabı uyarınca 2022 yılı içerisinde dava konusu traktörlerin
2021 model satış fiyatlarının bulunmadığının bildirildiği, 2022 model satışa konu aynı cins traktörlerin
sözleşmeden dönme tarihinden itibaren 1 aylık makul süre olarak bilirkişi tarafından değerlendirilen 03.02.2022
tarihindeki vergiler dahil bedelinin 501.759,00 TL olduğu, aynı traktörün 31.12.2021 tarihli bildirilen fiyatı
(vergiler dahil 443.721,00 TL/Adet) dikkate alındığında vergiler dahil 450.000,00
TL/Adet bedelinin makul olduğunun tespit edildiği ,buna göre satım konusu traktörlerin rayiç bedeli toplamı 1.350.000,00 TL ile satım konusu sözleşme
tarihindeki toplam 952.500,00 TL bedelleri arasındaki fark olan 397.500,00 TL'nin davacının menfi zararını oluşturduğu, davacı tarafından 06.10.2021 tarihinde 85.000,00 TL ve 18.10.2021 tarihinde 17.500,00
TL olmak üzere toplam 102.500,00 TL ödeme yapıldığı,
davalı tarafından 15.12.2021 tarihinde 102.500,00 TL para iadesi yapıldığı,
davacı tarafından sözleşme kapsamında ödeme yapılması için 06.10.2021 tarihinde 9.500,00 USD
ve 18.10.2021 tarihinde 1.890 USD bozdurarak ödeme yaptığı banka kayıtlarından anlaşılmakla, davalı tarafından
iade tarihinde, davacının kur farkından kaynaklanan zararının 64.957,32 TL olduğu anlaşılmakla, davacı toplam menfi zararının 462.457,32 TL olduğu, davacı vekilinin de 11/10/2023
tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava dilekçesindeki alacağını bu miktara artırdığı anlaşılmakla, Mahkememizce davanın kabulü ile, 462.457,32 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 462.457,32 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 31.590,45-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 7.938,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 23.651,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 70.744,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 8.030,90-TL harç, 2.250,00-TL bilirkişi ücreti ve 417,50-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 10.698,40-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/11/2023
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır