T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/479 Esas - 2022/991
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO: 2022/479
KARAR NO: 2022/991
HAKİM: ..
KATİP:....
DAVACI: ... - ....
VEKİLİ: Av. ... - [16800-08571-..] UETS
DAVALI: ... KATILIM SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ ŞUBESİ - ..
[25969-44563-...] UETS
VEKİLİ: Av...... - [16627-26080-....] UETS
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/04/2022
KARAR TARİHİ: 06/10/2022
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde, Müvekkili ...'a ait ... plaka sayılı aracın 08.11.2010 tarihinde ölümlü trafik kazasına karıştığını. Müvekkiline ait aracın kaza tarihinide kapsayan 18/06/2010 - 18/06/2011 döneminde davalı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik sigortası) poliçesi ile sigortalandığını. 08.11.2010 tarihli trafik kazası sebebiyle vefat eden ...'nın hak sahipleri tarafından müvekkili ile birlikte davalı sigorta şirketi aleyhine tazminat talepli dava açıldığını. Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı gereği borçlu sigorta şirketinin (sigorta poliçesi) sorumluluğunda olan 35.736,43-TL de dahil olmak üzere toplamda 57.801,88TL'yi Yapı Kredi Bankası üzerinden 204419540594 işlem numaralı dekont ile davacı taraflara 19.12.2012 tarihinde ödediğini. Davalı taraftan bu tutarın tahsili için icra takibi başlatıldığını, ancak davalının takibe kısmi itiraz ederek takibi durdurduğunu, buna rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını. Bu nedenle davanın kabulü ile davalı aleyhine %20' den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
6502 Sayılı Yasanın 3/1. Maddesi'nin (k) bendi, tüketicinin kim olduğunu açıklamış olup, buna göre “Tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade eder, düzenlemesini getirmiş olup, davacı taraf gerçek kişidir.
Tüketici işlemi, tüketici ve satıcı/sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi ifade eder. Ancak her türlü hukuki işlem, tüketim sonucunu doğurmaz. Görülmektedir ki, 6502 sayılı Kanun, ticari dağıtım zincirinin nihai halkasını oluşturan ve ekonominin nihai hedefi olan tüketicinin, satıcı/sağlayıcı karşısında daha etkin olarak korunması gereğinden hareketle düzenlenmiş ve bu koruma anlayışı tüketici hukukunun temelini oluşturmuştur. Tüketici, üretilip piyasaya sürülen ve üretim sürecinin hiçbir aşamasında bilgi sahibi olmadığı ürün veya sunulan hizmeti satın aldığı bir ilişkide zayıf olan taraf olarak kabul edilmiş; yasa koyucu, bu kabulden yola çıkarak iradesini tüketiciyi korumak şeklinde ortaya koymuştur. Giderek 6502 sayılı Kanun ile de bu koruma olgusunu yasal düzenleme altına alıp; üretim aşamasında bilgi sahibi olmadığı malları veya sunulan hizmetleri satın alan ve sözleşmede satıcıya/sağlayıcıya karşı zayıf durumda olduğu kabul edilen tüketicinin, sonradan bu mal veya hizmetlerin ayıplı çıkması sonucu uğradığı zararın tazminini sağlama yoluna gitmiştir.
Ticaret Mahkemelerinin görevi 6102 sayılı TTK'nun 5/1. Maddesi ile " tüm ticari davalar " olarak belirlendikten sonra ticari davaların nelerden ibaret olduğunu düzenleyen aynı yasanın 4. Maddesi ile ise " her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda düzenlenen hususlar ile maddenin b, c, d, e, f bentlerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır düzenlemesini getirmiş olup, eldeki davada davacı tacir değildir. Davacı tacir olmadığından TTK 5. madde ilk cümlesi uyarınca 6502 Sayılı yasadan kaynaklı tüketici uyuşmazlıklarına bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmıştır.
Davada sigortalı olan araç binek otomobildir. Davacı ise tacir olmadığından tüketici gerçek kişidir. Her ne kadar dava trafik kazası nedeniyle davacının dava dışı üçüncü kişilere ödemiş olduğu tazminatın kendi sigortacısı olan davalıdan tahsiline ilişkin ise de, TTK 5. Madde aksine hüküm bulunması halinde mutlak ticari davalarda dahi özel görevlendirilen mahkemenin görevli olacağını açıkça öngörmüştür.
6502 sayılı yasanın 83/2 maddesi "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." şeklinde olup, igili sözleşmede davacının tüketici olduğu ve sözleşmenin 6502 sayılı yasanın tüketici işlemi tanımında yazılı sözleşmelerden biri olduğu anlaşılmıştır. Yine 6502 sayılı yasanın 2. Maddesindeki kapsama giren bir tüketici işleminde Tüketici Mahkemelerinin görevli olacağı açık olduğundan ve 6502 sayılı yasanın 83/2. Maddesi de gözetilerek işbu davada görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜK Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın Görev yönünden USULDEN REDDİNE,
HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili BURSA NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE;
Yargılama, harç ve giderlerinin 6100 sayılı HMK'nun 331/2. Maddesi uyarınca görevli mahkemece DİKKATE ALINMASINA,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 06/10/2022
İş bu kararın gerekçesi 14/10/2022 tarihinde yazılmıştır.
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı