TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/05/2022
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ve davalı taraf arasında ... İli ... İlçesi ... ... konutlarında ... parsel üzerinde bulunan inşaatlar da seramik, parke, alçı vs. işleri alt yüklenicisi olarak yapım konusunda 10.02.2017 tarihinde inşaat işlerinin yapımına ilişkin inşaat yapım sözleşmesi tanzim ve imza edildiğini, yüklenici olarak tarafına yer teslimi yapıldığını, müvekkilinin yapmış olduğu işçilik işleri karşılığı bir takım ödemeleri banka hesabına, bir kısmını ise elden aldığını, ödeme karşılığı olarak işyerinin devir edileceğinin ifade edildiğini, kooperatif üyeliği yapıldığını, ancak halen daha tapu tescili yapılmadığını, müvekkilinin buna dayalı olarak kiralama, satım vb. tasarruflarını kullanamamakta olup mağduriyetinin devam ettiğini, akabinde kalan bedeller üzerinden halen daha ödeme almadığını ve davalı işveren tarafından mağdur edildiğini, sözleşmeye dayalı olan işler sürerken sözleşme kapsamında olmayan bir takım ekli listede olan malzeme alımlarının müvekkiline yaptırıldığını, bu malzeme bedelleri için normal ödemeler ile birlikte banka hesabına ödeme yapıldığını, ancak hatalı olarak müvekkiline ödenmesi gereken işçilik ödemesi yapılmış gibi hesaplama nazara alınarak alacağından düşüldüğünü, malzeme bedellerinin sanki işçilik alacağı kapsamında ödeme gibi kabul edilip hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bu durumda gerçek hak edişin çok çok altında bir alacağı çıktığını, bu çıkan bedelin dahi türlü gerekçeler ile müvekkiline ödenmediğini, bu kapsamdaki gecikmelerde iki kez müvekkilinden dilekçe alınarak artan maliyetler olması nedeni ile hak ediş bedellerine enflasyon farkı kalemi eklemesi yapıldığını, ancak o bedelinde ödenmediğini, bu denli gecikmeler ve halen daha ödemeler yapılmamış olması nedeniyle güncel piyasa rayiçleri ve bayındırlık birim fiyatlarına göre değerlerinin tespit edilerek davalıya yüklenmesini istediklerini, aksi halde ödemelerin geç alındığı gibi aynı zamanda yaşanan ekonomik buhran nedeni ile alacağı bedelin tazmin edici olması da imkansız olduğu gibi yüksek manada zarar edeceğinin de aşikar olduğunu, davalı tarafın müvekkiline borçlu kaldığını, müvekkili ...'ın Kooperatifin inşaat işlerinde sözleşmede yapılması gereken işleri yaparak çalıştığını ve ayrıca yönetim kurulunun talebi ile de birçok kez malzeme alarak da uygulama ( işçilik ) yaptığını, taşeron olarak çalışmasında Kooperatifin talep ve bilgisi ile direk muhatap olduğunu, yapılan sözleşmelerde ana yüklenici ile birlikte alt tedarikçi / teşeron olarak yer aldığını, bu bedellerin ve yaptığı işin karşılığını bir kısmını alsa da mühim bir kısmının ödenmediğini, bu anlamı ile kooperatif ve üyelerin; müvekkiline karşı borcu bulunmakta olup halen daha ödeme yapmamış olmalarından ötürü de müvekkilinin mağduriyetinin devam ettiğini, kooperatifin de sebepsiz olarak zenginleşme olduğunun kooperatif yönetim kurulu ve hali ile üyelerin bilgisi dahilinde olduğunu, kooperatif olarak hatalı olmasına rağmen yapmış oldukları alacak borç hesaplamasında kooperatifin müvekkiline aldırmış olduğu malzeme bedellerine karşılık yapmış olduğu ödemeleri dahi sanki müvekkilinin emek ve işçiliğine karşılık gibi (hak ediş karşılığı gibi) ödemelere yansıtıp alacak miktarını haksız ve hukuksuz olarak düşürdüğünü, bu haklarından feragat etmediklerini ihtaren de bildirdiklerini, bu hesaplama da dahi davalı tarafın 207.000,00 TL borçlu olduğunun tespit edip tüm site maliklerine bildirdiğini, bu bildirimden sonra site sakinlerinden toplanan bedelden 133.000,00 TL banka havalesi ile ödeme yapıldığını, hatalı hesaplamada dahi 74.000,00 TL borçlu kaldıklarını, ayrıca Kooperatif olarak keşideci olunduğu, lehtarı ... olan 20.000,00 TL bedelli 05.05.2017 keşide tarihli 25.10.2017 tediye tarihli bono cirantası olarak müvekkilinin uhdesinde olmasına rağmen halen daha ödeme yapılmadığını, bu bedelin müvekkilinin davalı ile ticaretinden elde ettiği bir alacak olmamasına rağmen ödeme yapılmadığını, bu bononun derhal ödenmesini vekil eden adına talep ettiklerini, ancak bu ödemenin dahi tahsil edilmediğini, izah ettikleri üzere; toplam müvekkiline ödenmesi gereken bedelin salt davalı tarafın hatalı hesaplamasında dahi şimdilik 74.000,00 TL ( hesapta hata ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile ) olup bu bedelinde Aralık 2019 ayından itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesi ve bahsi geçen bononun ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesi için ihtar keşide ettiklerini, yanıt alamadıklarını ve akabinde Zorunlu arabuluculuk müracaatında bulunduklarını, bundan dahi netice alamadıklarını, hal böyle olunca işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu, uygulama ve mal alım tarihleri nazara alındığında ülkemizdeki ekonomik durumlar nedeni ile hakkaniyet gereği de yapılan iş ve işlemlerin karşılığı olarak güncel piyasa rayiçleri ve bayındırlık birim fiyatlarına göre değerlerinin tespit edilerek davalıya yüklenmesini talep ettiklerini, izah edilen nedenler ile lehtarı ... olan 20.000,00 TL bedelli 05.05.2017 keşide tarihli 25.10.2017 tediye tarihli bononun ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine, sözleşmeye dayalı ve haricen yaptırılan işlere dayalı olarak alacağın şimdilik 30.000,00 TLsinin fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile (sözleşme de olduğu üzere faiz başlangıcına uygun olarak ) Aralık 2019 ayından itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine, Arabuluculuk sürecine dair yargılama giderleri ile vekalet ücretine ve dava yönünden de yargılama giderleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davanın belirli likit bir alacağa dayandırılmakta olup belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, belli bir dönemde 2017-2019 yılları arasında yapılmış olan imalatın 2022 dava tarihi itibarı ile değerinin talebi değerin belirlenemediği iddiasına dayanak teşkil etmeyeceği gibi kabul de edilemeyeceğini, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği rakam ve kalemleri dava dilekçesinde açıkça belirtmekte olup davanın belirli bir alacağa ilişkin olduğunu, davacı taraf ile yapılan sözleşmede işin yapım süresi, imalatın hangi şekilde yapılacağı ve bedelin açıkça kararlaştırıldığını, 2020 yılı Eylül ayında gerçekleşen Genel Kurul ile yönetim değişikliğinden sonra teslim edilen Yönetim Kurulu Karar defterinde son tarih itibarı ile yer alan hakedişin ödenmediğinin görüldüğünü ve söz konusu bakiyenin davacı tarafa ödendiğini, 2019 yılından sonra hiç bir imalat yapmayan davacının 2020 yılı sonuna kadar düzenlenmiş tüm hakedişlerinin ödendiğinin dava dilekçesinde de açıkça belirtildiğini, 2020 yılı Eylül ayındaki Genel Kurul ve onun öncesindeki iki genel kurulda Yönetim Kurulu tarafından defter ve belgeler denetleme kuruluna sunulmadığını,rapor hazırlanamadığını ve bu sebeple de Yönetim Kurulu ibra edilmediğini, değişiklikten sonra sadece sözlü olarak yeni yönetime bir kaç kalem hakkında bilgi verildiğini, hiç bir belge ve kayda dayanmayan bu rakamların üyelerle paylaşıldığını, ancak kayıtlarda yeri olmayan pek çok fazla ödeme ile birlikte söylenen borç kalemlerinin de gerçek olmadığının görüldüğünü, davacı yanın sözünü ettiği alacağın üyelere duyurulduğu iddiasının belge ve kayda dayanmayan, eski yönetim kurulunun gerçek dışı ve usule aykırı söylemlerinden ibaret olarak kaldığını, alacaklı olunduğu iddia edilen 05.05.2017 keşide tarihli ve 25.10.2017 vade tarihli senet seneler içinde hiç bir şekilde tahsil girişimi olmaksızın 2021 yılında ortaya çıktığını ve zamanaşımına uğramış senedin ödenmesinin istendiğini, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi bu senedin iş karşılığı verilmediğini ve hangi sebeple davacı elinde olduğu hangi şekilde edinildiğinin belli olmadığını ve kooperatif resmi kayıtlarında hiç bir kişiye böyle bir senet verilmediğinin görüldüğünü ,bu sebeple bu senede dayalı alacak iddiasının da kabul edilemeyeceğini, davacının iş karşılığı olarak kooperatiften sözleşme gereği dükkan almış olduğunu ve tapusunun verilmediğini iddia etmekteyse de kayıtlarda çok açık olarak bu dükkanın kendi adına değil ... adına verilmesini talep ettiğini, dükkan satışı ve üye kaydının ... adına yapıldığını, davacının kooperatifin üyesi ve kooperatifte hissedar olmayıp bu konuda hak iddia etme hakkına sahip olmadığını, tüm bu sebeplerle açılan davanın yersiz ve mesnetsiz olup kabul edilemeyeceğini, sunulan ve re'sen görülecek sebeplerle öncelikle belirsiz alacak davasına konu edilemeyecek taleplerin ve belirsiz alacak davasının reddine, delillerin toplanarak yersiz ve mesnetsiz alacak iddialarının reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:10.02.2017 tarihli sözleşme, 03.12.2019 tarihli hakediş tablosu, 31.07.2020 tarihli 2017 -2020 yıllarına ilişkin olarak alınmış olan Malzeme ve Yapılan iş Döküm Listesi, ihtarname, banka kayıtları, tanık beyanı, ... Belediye Başkanlığı yazı cevabı, bono, kooperatif kayıtları, ticaret sicil kayıtları, tapu kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; Taraflar arasında, ... İli, ... İlçesi, ... üzerinde bulunan ... ... Konutları inşaatında, davacının seramik, parke, alçı, boya vs. inşaat işlerinin yapımına ilişkin alt yüklenicisi olduğu 10.02.2017 tarihli inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklı bakiye işçilik alacağı ile, 05.05.2017 keşide tarihli, 25.10.2017 tediye tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bono bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davacı tarafça bildirilen tanıkların beyanlarının alındığı görülmüştür.Mahkememizce, dosyanın bilirkişiye tevdi ile, davalı kooperatife ait kayıtlar yerinde incelenmek üzere rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 28/05/2023 tarihli raporun düzenlendiği görülmüştür.Mahkememizce, davalı kooperatife müzekkere yazılarak, kooperatifin 2017,2018,2019 yılı ticari defterlerinin bulunduğu yeri ve adresi bildirilmesi istenmiş, bu konuda davalı kooperatif vekili tarafından davalı kooperatife ait 2017, 2018 ve 2019 yılları ticari defterlerinin eski yönetim tarafından kendilerine teslim edilmediği, kendilerinde olmadığından sunulamayacağı belirtilmiş, bu nedenle söz konusu yıllara ait inceleme yapılamadığı görülmüştür.Mahkememizce, dosyanın bilirkişiye tevdi ile; dosya kapsamında mevcut delil durumu ve davalı kooperatifin mevcut elinde bulunan defter kayıtları dikkate alınarak taraf itirazlarını değerlendirir ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 11/03/2024 tarihli raporun düzenlendiği görülmüştür.Mahkememizce, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı kooperatife ait kayıtlar ile 2017 yılından itibaren davalı kooperatife ait Genel Kurul ve Yönetim Kurulu tutanaklarının celbi ile gelen kayıtlar ve rapora karşı itirazlar da değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 03/01/2025 tarihli raporun düzenlendiği görülmüştür. Davacı tarafça yemin deliline dayanılmış olup, davalı kooperatif yetkilileri tarafından yeminin eda edildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında; davalı kooperatifin maliki olduğu, ... parselinde kayıtlı gayrimenkullerde bir kısım kaba inşat işleri ile ince işlerin yapımı için iş sahibi ... Konut Yapı Kooperatifi ile yüklenici ... İnşaat Taahhüt Ticaret-... firması arasında 18.07.2016 tarihli iş yapım sözleşmesi kapsamında yüklenici ... İnşaat Taahhüt Ticaret-... firmasının yapımını üstlendiği, fayans seramik, parke, alçı, boya vs. işlerinin yapımı ana yüklenicinin alt taşeronu olan davacı ... tarafından bir kısım işlerin malzeme işçilik, bir kısım işlerin ise sadece işçilikli olarak üretim, montaj ve teslim edilmesinin ana yüklenici nam ve hesabına taahhüt edilmesine yönelik 10.02.2017 tarihli sözleşme imzalanmış olup, işin bedeli kısmen malzemeli olmak üzere işçilik bedeli 501.586,00 TL olarak belirlenmiştir.Sözleşme kapsamında yapılan işlerle ilgili olarak 8 adet hakediş düzenlenmiştir. 8 nolu hakediş 03.12.2019 tarihli olup toplam iş ve malzeme bedeli 902.222,00 TL olarak hesaplandığı, ödemeler toplamı 768.440,00 TL(518.440,00-TL elden +250.000,00-TL dükkan) olmak üzere taşeron alacağının 133.782,00 TL hesaplandığı görülmüştür. söz konusu hakediş tutanağından sonra düzenlenmiş bir hakediş tutanağının bulunmadığı, söz konusu 8. hakediş tutanağından sonra davacının davalı kooperatifte hizmet ve malzeme sunduğuna dair herhangi bir belge ve bilginin mevcut olmadığı görülmüştür. Celp edilen banka kayıtlarına göre, davalı kooperatif tarafından davacı ... hesabına; 2017 yılında toplam 289.937,00 TL ödeme yapılmış olduğu, bu ödemelerden 28.11.2017 tarih ve 4.380,00 TL’lik ödeme açıklamasında kolektor ücreti açıklaması yazılı olduğu, 2018 yılında toplam 212.510,00 TL ödeme, 2019 yılında toplam 32.850,00 TL ödeme, 2020 yılında toplam 76.500,00 TL
ödeme ve 2021 yılında toplam 74.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu tespit edilmekle, sonuç itibari ile toplam 685.797,00 TL’nin banka yolu ile davacıya ödeme olarak gönderilmiş olduğu tespit edilmiştir. Dava dosyasına sunulmuş olan 8. Hakkediş belgesinin incelenmesi sonucunda söz konusu hakkediş üzerindek hesaplama neticesinde davacı ...’ın 133.782,00 TL alacaklı olduğu, söz konusu hakkedişten sonra davalı kooperatif tarafından toplam 150.500,00 TL ödeme yapılmış oluğu bu durumda davalı tarafından hakkediş üzerinde yazılı olan davacı alacak tutarından 16.718,00 TL fazla ödemesinin olduğu tespit edilmiştir. Dava dosyası kapsamında gelen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde davalı kooperatif tarafından 2017 yılından itibaren banka yolu ile gönderilen ödemeleri toplamının(28.11.2017 tarih ve 4.380,00 TL’lik kolektor ücreti açıklaması yazılı ödeme hariç) 681.417,00 TL olduğu, davacı beyanında elden nakit tahsilatları toplamının 59.040,00TL olduğu, sözleşme kapsamında devir edilecek dükkan değerinin 250.000,00 TL olarak belinlenmiş olduğu, tüm bu veriler neticesinde; (902.222,00TL – 681.417,00TL – 59.040,00TL – 250.000,00TL) = -88.235,00-TL davacı ...’ın davalı kooperatife borçlu olduğu hesaplanmıştır. Her ne kadar davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 31.07.2020 tarihli, "...' NIN .... DE HAKEDİŞİNE GİRMEMİŞ ANCAK MAZLEME ALIMI ADIYLA 2017-2020 YILLARINDA MUHTELİF TARİHLERDE GÖNDERİLEN HAVALE BEDELLERİNE KARŞILIK ALINAN MALZEME VE YAPILAN İŞ DÖKÜMÜ" başlıklı belgede olan malzeme alımlarının kendisine yaptırıldığını, bu malzeme bedelleri için normal ödemeler ile birlikte banka hesabına ödeme yapıldığını, ancak hatalı olarak malzeme bedellerinin sanki işçilik alacağı kapsamında ödeme gibi kabul edilip hesaplama yapıldığı belirtilmişse de, dava dosyasına gelen tüm banka hareketleri incelendiğinde gelen ödemelerden 1 adet 28.11.2017 tarih ve 4.380,00 TL’lik ödeme açıklamasında kolektor ücreti açıklaması yazılı olduğu, diğer ödemelerin hepsinde de hakedişe mahsuben gönderilmiş olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca davalı kooperatif adına söz konusu listeyi "..." imzalamış olduğu, “...” isimli kişinin 2017 yılı Olağan Genel Kurulu m.10 ile Yönetim Kurulu Başkanı olarak seçilen ... olabileceği, bu ihtimalde celp edilen kooperatif kayıtlarına göre, ...'in tek başına kooperatifi temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı tarafça, söz konusu malzemelere ilişkin davalı kooperatif adına alındığını gösterir herhangi bir faturanın sunulmamış olup, kooperatife ait genel kurul toplantı tutanaklarında ve yönetim kurulu kararlarında da davacı ...’a kooperatif adına malzeme alması ve bu malzeme bedellerini ...’a ödenmesi yönünden alınmış herhangi karar tespit edilememiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde belirtilmiş olan hesaplama içeriğinde 40.178,50 TL enflasyon farkı/fiyat farkı talep dilmiş olduğu, talep edilen söz konusu tutara karşılık taraflar arasında yapılan sözleşmenin 13/9 maddesinde “İş Yapan Alt taşeron, ekonomik kriz, savaş, doğal afetler gibi beklenmeyen hallerin ortaya çıktığı iddiasıyla taraflar arasındaki sözleşmenin koşullarının değiştirilmesini ve fiyat farkı talep etmemeyi kabul ve taahhüt etmiştir.” şeklinde tarafların fiyat farkı alınmayacağına dair sözleşme içeriğinde anlaşmış oldukları, bu nedenle söz konusu tutar hesaplamada dikkate alınmamıştır. Sonuç olarak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arsındaki sözleşme kapsamında davacı alacağının sübut bulmadığı anlaşılmakla buna ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.Davaya konu, davalı kooperatif tarafından keşide edilen, lehtarı ... olan, 20.000,00 TL bedelli, 05.05.2017 keşide tarihli, 25.10.2017 tediye tarihli zamanaşımına uğramış bono yönünden yapılan değerlendirmede ise, söz konusu bononun taraflar arsındaki sözleşmesel ilişki kapsamında verilmediği davacı taraf beyanıyla da sabit olup, dava konusu bonoda davalı keşideci, davacı ise hamildir. Davalı keşideci ile davacı hamil arasında lehdar ve 1. ciranta vardır.Bu durumda taraflar arasında temel ilişki bulunmadığından bono yazılı delil başlangıcı olarak nitelendirilemez.Ancak davacı bu bonoya dayanarak davalı keşideciden sebepsiz zenginleşmeye dayanarak alacak isteminde bulunabilirse de, dava konusu bononun 3 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra senede dayalı olarak bir yıllık zaman aşımı süresi içerisinde sebepsiz zenginleşme nedeni ile alacak talebinde bulunabileceği, davanın açıldığı tarihi itibarıyle zamanaşımının dolduğu anlaşılmakla, bu nedenle senede dayalı alacak istemine yönelik davanın da reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 853,88-TL harçtan mahsubu ile bakiye 238,48-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan 200,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır