T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/573 Esas - 2023/1151
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2022/573
KARAR NO:2023/1151
BAŞKAN:...
ÜYE:......
ÜYE:...
KATİP:......
DAVACILAR :1-... - TC Kimlik no-....
Bitez Mah. 2560 Cad. No:14/139 Bodrum/ MUĞLA
2-... -TC Kimlik no- ....
VEKİLİ: Av. .... - [16138-31748-....] UETS
DAVALI : ... YAY SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ..... [25999-32466-...] UETS
VEKİLİ: Av. .... - [16596-95278-...] UETS
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 30/05/2022
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Yay San. ve Tic. Ltd. Şti.; 1993 senesinde “Doğan Sokak No.11 Duaçınarı–Yıldırım/BURSA” adresinde ..., eşi ..., oğulları ... ile kızları ... tarafından kurulduğunu, müvekkillerinin 1993 senelerinde Almanya’da ikamet etmekte olup, Almanya’dan getirdikleri ve o dönem ülkemizde bulunmayan özel yay makineleri ile davalı ... Yay San. ve Tic. Ltd. Şti.’yi kurduklarını ve davalı şirketin bu şekilde faaliyete başladığını, davalı ... Yay San. Ve Tic. Ltd. Şti, halihazırda müvekkilleri ... ve ...’nın kurucu ve hissedarı olduğu bir şirket olduğunu, 4.000 hisseye karşılık 100.000,00 (yüzbin) TL sermayesi olan davalı şirkette müvekkilleri ... ve ...’nın davalı şirkette toplamda 1200 hisseye karşılık %30 hisse sahipliği bulunmakta olduğunu, dava konusu edilen 25.03.2022 tarihli olağan genel kurulu; davalı şirketin 25.03.2022 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında; (2) no.lu karar ile yıllık faaliyet raporunun kabul edilmesine OYÇOKLUĞU (müvekkilimizin 1200 olumsuz oyu ve muhalefet şerhi karşılığında) ile karar verildiğini, (3) no.lu karar ile faaliyet raporu ile 2018,2019,2020 yılları gelir gider hesaplarının kabul edilmesine (bilanço kar zarar) OYÇOKLUĞU (müvekkilimizin 1200 olumsuz oyu ve muhalefet şerhi karşılığında) ile karar verildiğini, (4) no.lu karar ile banka hesapları değerlendirmesinin kabul edilmesine OYÇOKLUĞU (müvekkilimizin 1200 olumsuz oyu ve muhalefet şerhi karşılığında) ile karar verildiğini, (5) no.lu karar ile şirket müdürünün ibra edilmemesine OYBİRLİĞİ ile karar verildiğini, (6) no.lu karar ile şirket müdürüne aylık 35.000 TL net huzur hakkı ödenmesinin kabul edilmesine oyçokluğu (müvekkilimizin 1200 olumsuz oyu ve muhalefet şerhi karşılığında) ile karar verildiğini, ilgili genel kurul toplantısında alınan 2,3,4 ve 6 numaralı kararlar aşağıda açıkladığımız nedenlerle hukuka aykırı olup iptal edilmesi gerektiğini, davalı şirket nezdinde gerçekleştirilen 25.03.2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında müvekkillerinin olumsuz oyu ve muhalefet şerhi karşılığında oyçokluğu ile kabul edilen, davalı şirketin mali durumunu gösterir hesap ve finans tablolarının OYÇOKLUĞU ile kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 437 Maddesinde pay sahibine çağdaş ölçülerle örtüşen ve kamuyu aydınlatma, kurumsal denetim ve dürüst hesap verme ilkelerine göre düzenlenmiş bulunan bir bilgi alma ve inceleme hakkı tanındığının belirtilmekte olduğunu, söz konusu ilkeye aykırı surette alınan 2,3 ve 4. Kararlar usule ve yasaya aykırı olduğunu, zira Türk Ticaret Kanunu’nun 437.maddesi gereğince, müvekkillerinin bilgi alma ve inceleme haklarının ihlal edildiğini, olağan genel kurul toplantısından önce bilanço ve gelir tabloları müvekkillerine tebliğ ve teslim edilmediğini ve bilanço ve gelir tablolarının müvekkillerinin inceleme imkanı sağlanmadığını, kaldı ki davalı şirket faaliyetleri ile ilgili müvekkillerine genel kurul öncesi ve sırasında, hiçbir bilgi ve belge sunulmamış, açıklama yapılmadığını, bu hususta müvekkillerinin yapmış olduğu tüm başvuruların da reddedildiğini, huzurdaki davanın iptali talep edilen genel kurul toplantısının konusu 2018,2019 ve 2020 yıllarına ilişkin olduğunu, söz konusu dönemde davalı şirket müdürü ..., kendi oy nisabını önemli miktarda arttırma amacıyla müvekkillerinin annesi ...’a ait hisseleri hile ile üzerine geçirdiğini, taraflarınca da ...’in hile ile devraldığı 1440 adet payın devrinin iptali ve yeniden ... adına tescili istemiyle Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/231 esas sayılı dosyası ikame edilmiş olup, belirtilen mahkemece yargılamanın devam etmekte olduğunu, aynı zamanda ...’in davalı şirketin genel kurul toplantılarına ilişkin evraklarda belgede sahtecilik yapması, şirket ortaklarının katılmadığı toplantılarda dahi şirket ortaklarını ASALETEN hazırmış gibi göstererek oybirliği ile kararlar almasının, bu şekilde hileli şekilde şirket hissesi devralması ve kendisini müdür olarak ataması gibi durumlar izah edilerek taraflarınca Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/303 Esas sayılı davası ile davalının müdürlük yetkilerinin alınması ve davalı şirketin kayyım marifetiyle yönetilmesinin talep edildiğini, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından da talepleri doğrultusunda davalı şirkete kayyım atandığını, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/303 Esas sayılı dosyası kapsamında atanan kayyımdan müvekkillerince talep edilen bilgi ve belgeler neticesinde davalı şirketin mali yapısına ilişkin birçok usulsüzlük tespit edildiğini, bu usulsüzlükler, huzurdaki davaya konu edilen 2018,2019,2020 yılları ve devamına ilişkin olup müvekkillerinin bu noktada, davalı şirkette gerçekleştirilen mali işlemlere ilişkin bilgi alma amacıyla gerçekleştirdiği tüm yazılı ve sözlü taleplerinin davalı şirket tarafından reddedildiğini, müvekkillerinin sadece ve sadece Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/303 Esas sayılı dosyasına sunulan mali belgelerden haberdar olup, bu belge ve işlemlerde dahi birçok usulsüzlüğü tespit ettiğini, huzurdaki davaya konu edilen genel kurul toplantısı ve davalı şirket faaliyetleri ile ilgili müvekkillerine genel kurul öncesi ve sırasında hiçbir bilgi ve belge sunulmadığını, açıklama yapılmadığını, müvekkilleri bu hususa ilşkin olarak defaten talepte bulunmuş ise de müvekkillerinin taleplerinin reddedildiğini, genel kurul toplantısı sırasında da müvekkillerinin sorularının yanıtsız bırakıldığını, mali tabloların okunmadığını, bu noktada müvekkillerinin sadece Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/303 esas sayılı dosyası kapsamında, genel kurula konu mali döneme ilişkin şirket kayıtlarındaki usulsüzlüklerin bir kısmını öğrenmiş olduklarından söz konusu maddelere muhalefet şerhi ekletmiş ve olumsuz oy kullandıklarını, müvekkillerinin menfaatlerinin korunması, davalı şirket ...’ın ekonomik geleceğinin sürdürülebilmesi ancak şirkete ortak olup olmadığı dahi yargılamalar sona ermeden belli olmayan ...’in temsil ve yönetim yetkilerinin kaldırılması halinde mümkün olduğunu, durum böyleyken, ihtiyati tedbir kapsamında; şirket müdürünün yönetim ve temsil yetkilerini kaldırılarak müvekkillerinin davalı şirkete kayyım olarak atanmasını, mahkeme aksi kanaatteyse şirket dışı üçüncü kişinin kayyım atanmasını, taleplerimizin kabul görmemesi halinde ise denetim ve onay kayyımı atanarak tüm iş ve işlemlerin onaya tabi tutulması istemiyle ve yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket nezdinde gerçekleştirilen ve yukarıda belirtilen 25.03.2022 tarihli genel kurul toplantısında oyçokluğu ile alınan 2,3,4 ve 6 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı taraflarca müvekkili şirkete karşı kayyım atanması talebiyle Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/303 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan davanın açılmış olması ve iş bu dosyaya 24/10/2019, 17/02/2020, 11/05/2020, 15/10/2020, 22/02/2021 ve 17/04/2021 tarihlerinde müvekkil şirkete verilen tedbir kararı sonrasında atanan Serbest Muhasebeci Kayyım ... tarafından müvekkili şirketin mali yapısını gösterir raporların sunulmuş olması ve iş bu raporlar sonrasında dosyaya S.M.M.M.(KGK-Bağımsız Denetçi) ... tarafından sunulan 23.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda yer alan: "Şirketin yönetimini mali tablolara göre değerlendirdiğimizde şirket müdürü tarafından şirketin kötü yönetildiği ve şirketi zarara sokan faaliyetlerde bulunduğunu söylemek mümkün değildir." ve "şirketin iyi yönetilip yönetilmediği şirketi zarara uğratıp uğratmadığının tespitinde şirketin mali tablolarına göre müdürün şirketi zarara uğratacak bir faaliyetinin bulunmadığı zaten kayyum denetiminde faaliyet gösteren şirketin her sektörden firmanın pandemi nedeniyle kapanma noktasına geldiği 2020 senesinde bile satışlarını artırdığı ve net karlılığının % 28 gibi çok iyi bir oranda gerçekleştiği net varlıklarının borçlarının çok üstünde seyrettiği personel ve vergi borçlarını gününde ödendiğinin kayyum raporlarıyla da belirtildiği göz önüne alındığında mali yönden şirketin çok iyi yönetildiği görülmektedir." şeklindeki tespitlerle davacı tarafların bilgi alma ve inceleme hakkını kullanamadıklarını ileri sürmelerinin mümkün olmadığını, davacı tarafların Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/303 E. sayılı dosyası ile görülüp karara çıkan "Kayyum Atama" dosyası kapsamında müvekkili şirketin mali yapısından haberdar olması sebebiyle davacı taraflarca bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmadığını ileri sürmesinin mümkün olmadığı Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/04/2019 tarihli 2018/117 E. 2019/2754 K. sayılı ilamında yer alan: "Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; İflâsın ertelenmesi davası açıldıktan sonra da, davalı şirketin iş ve işlemlerinin kayyım denetimine tabi tutulmuş olduğu göz önüne alındığında ve Kayyım Heyetinin raporlarında şirketin faaliyetleri ile ilgili bilgiler bulunduğundan, davacı da dahil olmak üzere şirketin diğer ortakları bilgi sahibi olduklarını kabulüyle davacıların şirketin ekonomik yapısı ile ilgili bilgi alma taleplerinin geri çevrildiği iddiasının yerinde olmadığı" şeklindeki tespitlerle de sabit olduğunu, davacı taraflarca bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiği gerekçesiyle Genel Kurul Kararlarının iptalini talep ettiğini, 6102 sayılı T.T.K.'nın 614. maddesinde; "Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir. Ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa, müdürler, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir; bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir. Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir." hükmünün yer almakta olduğunu, 6102 sayılı T.T.K.'nın 614 maddesi uyarınca davacı taraflarca önce şirket müdürüne, şirket müdürünün reddetmesi halinde şirket genel kuruluna ve şirket genel kurulunda red etmesi halinde mahkemeye başvurulabileceği düzenlendiğinden ve davacılar tarafından bu aşamalar yapılmaksızın bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiği bahanesiyle iş bu davanın açılmış olması açıkça usul ve yasaya aykırılık taşımakta olup; davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraflarca 6102 sayılı T.T.K.'nın 614. maddesinde düzenlenen aşamalar katedilmeksizin bilgi edinme hakkının kullanılmadığı ileri sürülerek genel kurul kararının iptalinin istenmesinin yasaya aykırılık taşıdığını, dava konusu 25.03.2022 tarihli Genel Kurulun toplantı tutanağının (7) no'lu bendinde yer alan: "Şirkete ait tüm mali raporların bilançoların ortakların bilinen adreslerine ve ortakların bilinen adreslerine ve ortak vekili Avukat ...'in Mudanya Yolu Yeni Karaman Mahallesi Sanayi Caddesi No:150 Kat:3 Daire:26 Osmangazi/BURSA adresine gönderilmesini istiyoruz." şeklindeki ifadelerle müvekkil şirkete ait tüm mali raporların bilançoların davacılar ve vekillerinin adreslerine gönderilmesi istenilmişse de; iş bu durum 6102 sayılı TTK'nın 614. maddesine açıkça aykırılık taşımakta olduğunu, davacı taraflarca müvekkil şirkete özel denetçi atanması talebinde bulunma imkanı varken müvekkil şirketin mali durumu hakkında bilgi edinme hakkını kullanamadıkları bahanesiyle dava konusu genel kurul kararlarının iptalinin istenmesinin mümkün olmadığını, davacı taraflarca müvekkil şirketin iyi yönetilmediği ve hileli işlemlerde bulunduğu iddiasıyla müvekkil şirkete Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/303 E. sayılı dosyasından kayyım atandığı şeklinde beyanda bulunmuşsa da; davacıların müvekkil şirket ile müvekkil şirket müdürü ...'e karşı "müvekkil şirkete kayyım atanması istemiyle açılan" Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/303 E. sayılı dosyası ile görülen dava aşağıda belirtilen gerekçelerle reddedildiğini, gerek kayyım raporlarında gerekse bilirkişi raporunda davalı yöneticinin kusuru ile yahut kasten şirketi zararlandırıcı iş ve eylemlerinin bulunmadığı net bir biçimde saptanmıştır. Aksine şirket yıllar itibariyle büyüme gerçekleştirmiş, cirosu ve karlılık oranlarında artış gözlendiğini, bu sebeple davacının, müdürlük vazifesini yerine getirirken davalının basiretsiz davrandığına ilişkin iddiaları sabit görülmediğini, kayyım tarafından da tespit edildiği üzere davacının; şirkete ödenen 1.100.00,00 TL tutarındaki para banka aracılığıyla yatırılmış olmasına rağmen, şirket kayıtlarına işlenmediği iddiasının doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Bu paranın şirket kayıtlarına aktarıldığı, davacı tarafın duruşmalardaki beyanlarında da kabul edildiği üzere şirkete yatırılan bu paranın şirket tarafından iade edildiği, yalnızca faiz ve bir kısım hususlarda taraflar arasında ihtilaf ve bu konuda bir dava bulunduğu, bu yönüyle davalı yöneticinin şirketi ve diğer ortakları zararlandırıcı bir eyleminin bulunmadığının görüldüğünü, hileye yönelik ileri sürülen bu vakıalar kendi İçerisinde tutarlı olmayıp çelişkili olduğunu, çünkü bir taraftan sermaye olarak konulan bu 1.100.000,00 TL ile taşınmaz alınacağı belirtilmiş davacının kabulünde olduğu üzere de taşınmaz şirkete alınmış, diğer taraftar da davacının beyanları ile de sabit olduğu üzere bu paranın yatıranlara davalı şirket tarafından iade edildiği, yalnızca faizle ilgili kısımda ihtilaf bulunduğu görüldüğünü, davacı ... dava dilekçesinde belirttiği üzere 2012 yılında Türkiye'ye döndüğü, döndükten sonra davalı şirkette çalışmaya başladığını, davacının deyimiyle "davalı şirkette çalışmaya başladıktan sonra, şirket müdürü ..., davacının şirketi terk etmesi için elinden geleni yaptığını, onu şirketten kovduğunu, sürekli baskı yaptığını, sıradan vasıfsız bir çalışanmış gibi davrandığını, şirket yönetimine ilişkin hiçbir bilgilendirme yapmadığını talep etmesine rağmen şirketin müşterileri ile tanıştırmadığını, davacıyı şirketten uzak tutmaya çalışmış" olmasına ve 2012 yılından itibaren 3 yıllık süreçte bu olayların yaşandığı iddia edilmesine ve bu olaylar kötüniyet gerekçesi olarak sunulmasına rağmen şirkete 1.100.000,00 TL para verildiğini ve üstüne üstlük davacının Annesi ... 1440 hissesini davalıya devrettiğini, tüm bu iddiaların tutarlı ve mantıklı olmayıp oldukça çelişkili olduğunu, davacıların müvekkil şirket ile müvekkil şirket müdürü ...'e karşı 25/04/2013 tarihli Genel Kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemiyle açılan Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/378 E. sayılı dosyası ile görülen davanın: "Davacıların 2015 yılında ortaya çıkan sorunlardan sonra 2021 yılına kadar sessiz kalarak ve hatta genel kurul toplantısının yapılmasından sonra şirkete müdür olarak atandığını bildikleri ...'e huzur hakkı ödenmesini oybirliği ile karar aldıkları halde eldeki davayı açmaları tipik olarak hakkın kötüye kullanılması MK md. 2 ' ye aykırılık halini oluşturmaktadır. Yokluk iddiası süre sınırına bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilirse de; Yargıtay ' ın yerleşik içtihatlarında da kabul edileceği üzere bunun ileri sürülmesinin MK md.2'ye aykırı olmaması gerekir. Bu halde yokluk iddiası dinlenemeyecektir." şeklindeki gerekçelerle reddine karar verildiğini, dava dilekçesinde belirtilen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1379 E. sayılı dosyası usule uygun çağrı yapılmadığı iddiası ile 25/07/2018 tarihli genel kurul toplantısının iptali istemiyle 25/10/2018 tarihinde açılan davanın henüz kesinleşmemiş olup istinaf incelemesinde olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 448. maddesinde yer alan; "Mahkeme, şirketin istemi üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın nitelik ve miktarını mahkeme belirler" hükmü uyarınca müvekkil şirketin pek muhtemel mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi ve zararlarının güvence altına alınabilmesi için davacıların sayın mahkememizce uygun görülecek bir miktarda teminat göstermelerine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek davacı tarafın müvekkil şirkete tedbiren kayyım atanması talebinin reddine, müvekkil şirketin pek muhtemel mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi ve zararlarının güvence altına alınabilmesi için davacıların mahkememizce uygun görülecek bir miktarda teminat göstermelerine, davanın usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava; davalı şirketin 25/03/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 2,3,4 ve 6 numaralı kararlarının iptali gerekip gerekmeyeceği, davalı şirket müdürü ...'in temsil ve yönetim yetkilerinin kaldırılarak ihtiyati tedbir niteliğinde kayyum atanması gerekip gerekmeyeceğine ilişkindir.
Mahkememizce Bursa 2. ATM'nin 2019/231 Esas sayılı dosyasının şimdilik UYAP sistem üzerinden incelenmek üzere celbine, dosyamız içerisine gelen Bursa 1. ATM'nin 2021/378 Esas sayılı dosyası ile 2019/303 Esas sayılı dosyalarının detaylı bir şekilde mahkeme kalemince yazdırılarak dosyamız içerisine alınmasına, Bursa 7. ASCM'nin 2020/61 Esas sayılı dosyasının davalı şirket müdürü ... hakkında açılan iş ve çalışma hürriyetine ihlal suçuna ilişkin dava olduğu anlaşılmakla incelenmek üzere celbine, Bursa CBS'nin 2019/47313 Soruşturma sayılı evrakının celbine, Davacı vekilinin davalı şirket müdürünün yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılması ve şirketi kayyum atanması talepleri ile ilgili husustan deliller toplandıktan sonra karar oluşturulmasına, davalı vekilinin davacı yandan açılan dava nedeni ile teminat alınması konusundaki taleplerinin de bir daha ki celsede karara bağlanmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce açılan davanın genel kurul karar iptali davası olup taraflar arasında görülmekte olan dava dışı şirket müdürünün azli ve şirkete kayyum atanması talepli davanın Bursa 1ATM'nin 2019/303 Esasında kayıtlı iken istinaf incelemesinden sonra Bursa 1.ATM'nin 2022/868 Esas sırasına kayıtlanıp hali hazırda derdest olduğu göz önüne alındığında kayyum ile ilgili değerlendirmenin anılan dava dosyası üzerinden uygun olacağı mahkememiz dava dosyası bakımından şirkete kayyum atanmasını gerektiren şartların oluşmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin yöneticinin yönetim yetkilerinin tedbiren kaldırılarak şirkete kayyum atanması konusundaki taleplerinin reddine, açılan dava nedeni ile davalı şirket vekilinin TTK'nun 448/1. Maddesi uyarınca davacılardan teminat alınması yönündeki taleplerinin kabulü ile şirketin kuruluş sermayesi ve davacı hisse değerleri göz önünde tutularak mahkememizce taktir olunan 15.000,00 TL nakdi teminatın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına, davacı tarafça iki haftalık süre içerisinde mahkememiz veznesine depo edilmesine, dosyanın SMMM bilirkişiye tevdi ile, davalı şirkete ait iptali talep edilen 25/03/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 2,3,4 ve 6 numaraları kararların iptali talep edilmiş olmakla karar maddelerinin şirketin finansal yapısı mali tabloları ve genel kurul toplantılarının yapılışına ilişkin usul hükümlerine göre inceleme konusu yapılarak ve özellikle 6 nolu madde yönünden dava dışı şirket müdürü ...'e aylık huzur hakkı ücreti olarak verilmesine karar verilen 35.000,00 TL'nin şirketin mali yapısı, finansal tabloları göz önünde tutulduğunda uygun ve yerinde olmadığı konularında rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, bilirkişinin 17/10/2023 tarihli raporu ile davalı şirket müdürü tarafından 08.02.2022 tarihinde 2022/01 nolu karar ile 2018-2019-2020 yılları için Genel Kurul Kararı alındığı, Genel Kurul Kararında Genel Kurul Toplantısının 25.03.2022 tarihinde saat 10:00 da Hasanağa Osb Mahallesi 5.Cadde No:9 Nilüfer-Bursa adresinde TTK.416 maddesine uyarınca yapılmasına karar verildiği, toplantı kararının Bursa 21.Noteri 08.02.2022 tarih 04620 Yevmiye numarası ile tasdik edildiği. Toplantıya çağrının 11.02.2022 tarih 10515 Sayılı Ticaret sicil gazetesinin 637. Sayfasında ilan edildiği, davalı şirket tarafından sunulan Posta Alındı belgelerine göre Genel Kurul Toplantı Kararının, 09.02.2022 tarihinde ortaklara İadeli Taahhütlü Ptt Gönderimi olarak gerçekleştirildiği, davacı ... ” Bitez Mh.Kocataş Cad. No:14/13 Bodrum Muğla”' adresine 23/02/2022 tarih RR0O6471404637 Barkod numarası ile gönderildiği, teslim tutanağına göre gönderinin 04.03.2022 tarihinde Muğla/Bodrum da davacı ... teslim edildiği, davacı...a 19 Mayıs Mah.Piyade Sk.No:3/1 Nilüfer Bursa” adresine 09.02.2022 tarih RRO7062180572 Barkod numarası ile gönderildiği, teslim tutanağına göre 14.02.2022 tarihinde Davacı...a Teslim edildiği, ayrıca ... vekili Av.....'e gönderimin gerçekleştirildiği, gönderimin 15.02.2022 tarihinde teslim edildiği, Olağan Genel Kurul Toplantısının 25.03.2022 tarihinde yapıldığı.25.03.2022 tarihli toplantıda Hazır bulunanlar listesinin tetkikinde ortaklardan ... ve ...nın Asaleten, ... ise vekaleten toplantıya katıldığı, TTK 617/lİ'ye göre, genel kurul toplantı gününden en az 15 gün önce toplantıya çağırılır maddesine uygun olarak Toplantıya çağrının gerçekleştirildiği, bu yönden her hangi bir uygunsuzluğun tespit edilemediği, toplantı gündeminin 5 maddesi olan Şirket Müdürünün ibra edilip edilmemesi konusunda yapılan oylamada şirket ortaklarından ... ile ... şirket müdürünü ibra etmediklerini ilişkin oy birliği ile karar alındığı, şirket ortağı ve müdürü şirketin %70 payına sahip ...in ise T.TKMADDE 436-(2)Oydan Yoksunluk gereği oy kullanamadığı, toplantı gündeminin 2,3 ve 4 maddeleri açısından ise Limited şirketlerde Genel Kurul toplantısını gerçekleştirdiği, ayrıca genel kurul toplantısında görüşülen şirketin finansal tabloları ve faaliyet raporuna ilişkin düzenlemenin ise TTK madde 437'de açıklanmış olup genel kurulda ve/veya toplantı öncesinde davacı ortakların kanunda belirtilen usul ve esaslara uyulmadığına ilişkin beyanlarının bulunmadığı, finansal tablolara ilişkin varsa azınlığın bir itirazı T.TK Madde 420 uyarınca Genel Kurulda finansal tabloları incelemek için süre isteyebileceği, genel kurul toplantı tutanağında bu yönde bir talebin tespit edilemediği, karar nisapları açısından incelediğimizde ise Karar Nisapları T.TK Madde 620-621 maddelerinde incelenmiş olup 2, 3 ve 4. Madde alınan kararların kanuna uygun olarak toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alındığı, finansal tablolara ilişkin varsa azınlığın bir itirazı T.TK Madde 420 uyarınca Genel Kurulda finansal tabloları incelemek için süre isteyebileceği, genel kurul toplantı tutanağında bu yönde bir talebin tespit edilemediği, davacı vekili, davalı şirketin ticari defterleri incelendiğinde ve bilançosuna bakıldığında, şirket müdürüne ödenmesine karar verilen ücretin fahiş olduğunun görüleceğini belirtmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde 2018 yılında alınan karar ile davalı şirket müdürüne 2018 yılı başından geçerli olmak üzere aylık net 15.000 TL ücret verilmesinin kararlaştırıldığını belirtmiş, taraf beyanları ve şirket mali tabloları üzerinde yapılan incelemede davalı şirketin 25.07.2018 tarihinde gerçekleşen ve 31.07.2018 tarih 9632 Sayı numaralı ticaret sicil gazetesinde ilan edilen 2012-2017 yılları arası Olağan Genel Kurul Toplantı tutanağının 7. Maddesinde şirket müdürüne 01.01.2018 tarihinden itibaren net 15.000,00 TL huzur hakkı ödenmesine oybirliği ile karar verilmiştir” denildiği. davalı şirket 07/2018 Yılı Çalışan bordroları ile 03/2022 çalışan bordroları incelenmiş olup, ilgili dönemlerin her ikisinde de çalışmaya devam eden ve en yüksek maaş tutarlı çalışanlardan olan ... isimli personelin 07/2018 dönemi Net maaş tutarı 3.876,80 TL iken 03/2022 dönemi Net Maaş tutarının 12.825,28 TL olduğu, buna göre 2018 yılına oranla 3 kat maaş artışının olduğu, personel maaş tutarlarındaki artış oranları göz önüne alındığında Genel Kurulda tespit edilen Huzur hakkının personel maaşlarına uygulanan artışın üzerinde olmadığı, inceleme ve değerlendirmeye ölçüt olması açısından Ocak/2018 döneminde geçerli olan Asgari Ücret ile belirlenen huzur hakkı tutarı ve 2022 döneminde geçerli olan Asgari Ücret ile belirlenen huzur hakkı tutarları karşılaştırılmış, buna göre 2018 Yılında belirlenen Huzur hakkı, 2018 yılında geçerli asgari ücretin 9,36 katı iken 2022 Yılında belirlenen Huzur hakkının 2022 yılında geçerli asgari ücretin 6,99 katı olduğu tespit olunmuş, 2022 Yılında belirlenen Huzur hakkının asgari ücret artışının altında gerçekleştiği tespit olunmuş, öte yandan davalı firmanın ilgili yıllar Kurumlar Vergisi beyannameleri ile mali tabloları incelenmiş olup firmanın ilgili dönemlerde kar elde ettiği. Öz Kaynaklarının ve Aktif toplamının artarak yükseldiği. Hazır Değerlerinde (Kasa ve Banka) yüksek tutarlarda nakit bulunduğu tespit olunmuştur. Şirketin mevcut bilançosu ve mali tabloları göz önüne alındığında belirlenen huzur hakkının uygun ve yerinde olduğu, fahiş olmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirme ile davacı taraf, Genel Kurul kararının 2,3,4 maddelerinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptali gerektiğini, bu maddeler kapsamında davacıların bilgi alma ve inceleme haklarının ihlal edildiğini, olağan genel kurul toplantısından önce bilanço ve gelir tablolarının davacılara tebliğ ve teslim edilmediğini, incelemesine imkan sağlanmadığını iddia etmiş ise de davalı şirket müdürü tarafından 08.02.2022 tarihinde 2022/01 nolu karar ile 2018-2019-2020 yılları için Genel Kurul Kararı alındığı, toplantıya çağrının 11.02.2022 tarih ve 10515 Sayılı Ticaret sicil gazetesinin 637. Sayfasında ilan edildiği, TTK 617/II'ye göre, genel kurul toplantı gününden en az 15 gün önce toplantıya çağırılır maddesine uygun olarak toplantıya çağrının gerçekleştirildiği, bu yönden her hangi bir uyuşmazlığın tespit edilemediği, toplantı gündeminin 2,3 ve 4 maddeleri açısından ise Limited şirketlerde Genel Kurul Usul ve Esasları TTK mad.617'de açıklanmış olup rapor içeriğinden de açıkladığı üzere davalı şirketin kanuna uygun usul ve esaslara göre Genel Kurul Toplantısını gerçekleştirdiği, ayrıca Genel Kurul Toplantısında görüşülen şirketin Finansal Tabloları ve Faaliyet raporuna ilişkin düzenleme ise TTK mad.437'de açıklanmış olup Genel kurulda ve/veya toplantı öncesinde davacı ortakların kanunda belirtilen usul ve esaslara uyulmadığına ilişkin beyanlarının bulunmadığı, kurulda finansal tabloları incelemek için süre isteyebileceği, genel kurul toplantı tutanağında bu yönde bir talebin tespit edilemediği, karar nisapları açısından TTK mad. 620-621 maddelerinde incelenmiş olup 2,3 ve 4.madde alınan kararların kanuna uygun olarak toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alındığı, finansal tablolara ilişkin varsa azınlığın bir itirazı TTK madde 420 uyarınca Genel Kurulda finansal tabloları incelemek için süre isteyebileceği, genel kurulda toplantı tutanağında bu yönde bir talebin tespit edilemediği, davacı tarafça fahiş olduğu gerekçesiyle iptali istenen Genel Kurul kararlarının 6.maddesinde düzenlenen davacı şirket müdürünün huzur hakkı ödemesinin, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ile "Personel maaş tutarlarındaki artış oranları dikkate alındığında Genel Kurulda tespit edilen huzur hakkının personel maaşlarına uygulanan artışın üzerinde olmadığı, 2022 Yılında belirlenen Huzur hakkının asgari ücret artışının altında gerçekleştiğinin tespit edildiği ve dolayısıyla genel kurul kararının 6.maddesinin iptali isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış olup davanın reddine karar verilerek hüküm aşağıdaki şekilde tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 269,85.-TL harçtan peşin yatırılan 80,70.-TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davalı vekilinin yüzünde, davacı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023
Başkan .....
e-imza
Üye .....
e-imza
Üye .......
e-imza
Katip ....
e-imza