TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ :Av.
Av.
DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/08/2022
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firma ile müvekkili şirketin 2015 yılından bu yana çalıştığını, son olarak taraflar arasında 05.01.2021 başlangıç tarihli ... ile İşyeri Arasında İş Güvenliği ve Sağlığı Hizmetlerine ilişkin sözleşme imzaladığını, bu sözleşme gereğince müvekkili şirketin davalı şirketin ‘... .../...’ ve ‘.... .../...’ adreslerinde faaliyet gösteren firmalarına müvekkili şirketin iş güvenliği uzmanları tarafından iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verdiğini, davalı tarafça 07.01.2022 keşide tarihli ihtarname ile özetle “fabrikalarına hizmet veren görevlinin kendilerine haber verilmeksizin sözleşme yenileme süresinden sonra değiştirildiğini ve bu durumun Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile sözleşme hükümlerine aykırı” olduğu iddiası ile ... ile İşyeri Arasında İş Güvenliği ve Sağlığı Hizmetlerine ilişkin sözleşmeyi feshettikleri müvekkili şirkete bildirdiğini, davalı tarafça yapılan fesih haksız ve usulüne aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketlerde görevlendirdiği personeli değiştirmediğini, söz konusu personelin 14 Ocak 2022 tarihinde müvekkili şirketteki işinden ayrılması sebebi ile davalı şirkete yeni uzman atamalarını ... sistemi üzerinden yaptığını, 17 Ocak 2022 tarihinde davalı şirket temsilcisine gönderdiği mail ile durumu açıklayarak 6331 sayılı İş Güvenliği Kanunu gereğince davalının onayına sunduğunu, bununla beraber müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan sözleşme gereğince iş güvenliği uzmanının değişmesi halinde bu durumun davalı tarafa yazılı bildirimde bulunma veyahut muvafakat alma şartı da bulunmadığını, 05.01.2021 başlangıç tarihli ... ile İşyeri Arasında İş Güvenliği ve Sağlığı Hizmetlerine ilişkin sözleşmenin 3. Maddesinde fesih usulü düzenlenmiş olduğunu, 3. Madde ‘Sözleşme Süresi ve Fesih Hakkı’ “…Sözleşmenin hitamından 1 ay evvel taraflardan biri sözleşmenin feshini istememesi durumunda sözleşme 1 yıl daha uzamış sayılacaktır. Taraflardan herhangi birisinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine ihlale uğrayan taraf, sözleşmeyi 30 gün öncesinden yazılı olarak bildirmek kaydıyla sözleşmenin ihlale edilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmin edilmesini talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla işbu sözleşmeyi feshetme hakkı saklıdır.” düzenlemesi yapıldığını, bilindiği üzere hukuk sistemimizde de kabul edildiği üzere kural olarak ''sözleşmeye bağlılık'' ilkesinin esas olduğunu ahde vefa ilkesi gereği tarafların yapılan bu sözleşme ile aynen bağlı bulunduklarının kabul edildiğini, davalı basiretli bir tacir olduğunu, serbest iradesi ile davaya konu 05.01.2021 başlangıç tarihli ... ile İşyeri Arasında İş Güvenliği ve Sağlığı Hizmetlerine ilişkin sözleşmenin şartlarını belirlediğini ve kabul ettiğini, ancak ilgili sözleşmede belirtilen şartlara ve fesih usulüne aykırı olarak haklı bir sebep olmaksızın sözleşmeyi feshettiğini, karşılıklı borç doğuran sözleşmelerin bir tarafça haksız olarak feshedildiği hallerde diğer tarafın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun ilgili hükümlerinde düzenlenen temerrüt hükümleri gereğince doğan haklara başvurarak uğranılan zararın tazminini talep edebileceğini, haksız fesih nedeniyle hizmet verilememiş ve bir kazanç kaybı yaşandığını, bunun da sözleşmeyi haksız yere fesheden davalıdan tahsili gerektiğini, ayrıca müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan 05.01.2021 başlangıç tarihli ... ile işyeri arasında iş güvenliği ve sağlığı hizmetlerine ilişkin sözleşmenin 10. Maddesinde “işveren, işbu sözleşme süresi içerisinde veya her ne sebeple olursa olsun sözleşmenin sona ermesinden itibaren 2 yıllık süre içerisin, ...’nin görevlendirdiği personeli ile veya ...’nin sözleşme konusu işler için ticari ilişkiye gireceği taşeron firma ve çalışanları ile ...’nin menfaatine aykırı olarak hiçbir surette sözleşme veya iş sözleşmesi imzalamayıp kendi bordrosunda ya da bir başka şirket ya da 3. Kişi üzerinden bordrosunda gösterilerek iş akdi imzalamayacağını taahhüt eder. Aksi davranışı durumunda İşveren 25.000 Euro cezai şart ödeyeceğini ve bu cezai şart miktarının fahiş olmadığını kabul ve taahhüt eder.” hükmünün yer aldığını, buna karşılık davalı şirketin, müvekkili şirketin iş güvenliği uzmanı ...’ i işe aldığını, sözleşmenin ilgili maddesine aykırı davrandığını, 6098 sayılı Tük Borçlar Kanunu madde 179’da ''Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.'' hükmünün yer aldığını, bu sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle davalı tarafça sözleşmede taraflarca kararlaştırılan 25.000 Euro cezai şartında müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, taraflarınca arabuluculuk merkezine başvurulmuşsa da davalı taraf ile yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafça 05.01.2021 başlangıç tarihli ... ile İşyeri Arasında İş Güvenliği ve Sağlığı Hizmetlerine ilişkin sözleşmenin haksız feshi nedeniyle şimdilik 100 TL fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kar kaybı ve davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle 25.000 Euro cezai şart bedelinin sözleşmenin feshedildiği tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davacı ile 05.01.2021 tarihinde müvekkilinin Mano ve Valf Şube işyerlerinde geçerli olmak üzere Ek-1'de sunulan ve "İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerini yürütmek üzere Hizmet alım Sözleşmesini" imzaladığını, sözleşmenin 05.01.2021 ile 05.01.2022 tarihleri arasında 1 yıl süre ile geçerli olmak üzere imzalandığını, tarafların sözleşmenin sona ermesinden bir ay önce sözleşmenin feshini istememesi durumunda sözleşmenin bir yıl daha uzatılmış sayılacağının anılan sözleşmenin 3. Maddesinde belirtildiğini, aynı maddenin diğer bir hükmünün ise "Taraflardan herhangi birisinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine ihlale uğrayan taraf, sözleşmeyi 30 gün öncesinden yazılı olarak bildirmek kaydıyla sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmin edilmesini talep hakkı saklı kalmak kaydıyla sözleşmeyi feshetme hakkı saklı tutulmuştur." şeklinde olduğunu, anılan sözleşmenin 7.Maddesi hükmüne göre davacı tarafından görevlendirilen İş Güvenliği Uzmanının istihdamı ve görevlerinin 6331 Sayılı Yasaya bağlandığını, Yasanın 3/1-f bendine göre İş Güvenliği Uzmanın "Usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik eleman" olarak tanımlandığını, davacının, çalışma koşulları iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri yönetmeliği hükümlerine aykırı olarak müvekkilinin işyerinde iş güvenliği uzmanı istihdam konusunu müvekkiline dayattığını ve yine sözleşmenin 8.Maddesindeki sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkilinin sözleşmede üzerine düşen tüm edimleri sözleşme süresi boyunca yerine getirdiğini, davacının müvekkilinden uğradığı zararı talep etmesinin ön koşulu sözleşmenin 3.Maddesinde belirtildiği gibi "Taraflardan herhangi birisinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine ihlale uğrayan taraf, sözleşmeyi 30 gün öncesinden yazılı olarak bildirmek kaydıyla sözleşmenin ihlal edilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmin edilmesini talep hakkı saklı kalmak kaydıyla sözleşmeyi feshetme hakkı saklı tutulmuştur." hükmüne göre müvekkiline sözleşme ihlalinden dolayı herhangi bir İhtarname keşide etmediği gibi bir talepte de bulunmadığını, aksine, kötü niyetle sözleşmenin uzamasını sağlamak amacıyla müvekkilinin bir ay önceden sözleşme feshini istememesini sağlayarak TMK 2 hükümlerine aykırı olarak bu sürenin geçmesini hile ve desiseyle atlatarak müvekkili yönünden çekilmez hale getirdiği, sözleşmenin müvekkili tarafından 07.01.2022 tarihli ve ... 10.Noterliği'nden keşide edilen İhtarname ile yenilenmeyeceğinin bildirilmesini ve feshini hazırladığını, bu cümleden olarak uzman olarak müvekkiline hizmet eden görevli personelini müvekkiline haber vermeksizin ve sözleşmenin fesih ihbar süresi olan bir ay önceki dönemin geçmesinden sonra değiştirilerek yenilememe hakkının kullanılmasına engel olduğunu, davacı tarafın, 07.01.2022 tarihli İhtarnameye ... 10.Noterliği'nden İhtarname keşide etmişse de, müvekkili tarafından yine delilleri arasında bulunan sunulan ... 4.Noterliği'nden Yevmiye numaralı ve 25.04.2022 tarihli İhtarnameyle davacının iddialarına cevap verilerek reddedildiğini, davacının kendi yarattığı haksız ve hukuka aykırı durumdan yararlanmak için işbu davayı açtığını, davacının İş Güvenliği Uzmanı olarak görevlendirdiği ..., sözleşmenin imzalanmasından iki ay sonra Mart 2021 tarihinde ... nezdinde yürüttüğü görevini bırakarak hem müvekkili işyerinden ve hem de davacı ile kurduğu iş sözleşmesinden istifa ile ayrıldığını, bu aşamada adı geçen kişi başka bir firmanın kadrosunda üretim şefi olarak bir yıl süre ile çalıştığını, davacıdan Mart 2021 tarihinde istifa ile ayrılan ... Nisan 2022 tarihinde müvekkili şirketin Tekstil alanında faaliyet gösteren ... Tekstil Şubesi'nde Teknik Personel olarak işbaşı yaptığını, belirtilen ... Tekstil işyerinde dava konusu sözleşme ile ilgili hiçbir şekilde çalışmadığını, faaliyette bulunmadığını, aksine, ... Tekstil 6331 sayılı Kanundan kaynaklanan İşçi Sağlığı ve Güvenliği Hizmetini başka bir firmadan satın alarak sürdürdüğünü, bu şubenin hizmet aldığı firma ile yaptığı sözleşmenin davacı firmadan tamamen farklı ve bağımsız bir şirket olduğunu; söz konusu firma ile yapılan sözleşme konuyu ispata yeteceğini, ayrıca, ...'in ... kayıtları adı geçenin ... Tekstil işyerinde 04.04.2022 tarihinde farklı bir görevle istihdam edildiğini gösterdiğini, taraflar arasında yapılan dava konusu sözleşmenin 10.Maddesinde belirtilen "Karşılıklı Personel Çalıştırma Yasağı ve Cezai Şart" maddesinde münhasıran Uzmanın istihdamı yasağı getirilmediğini, yapılan istihdamın "sözleşme konusu işler için ve ...'nin menfaatine aykırı olarak çalıştırma yasağı" ilkeleri esas alınarak konduğu açık olduğunu, adı geçen personelin çalıştığı iş sözleşme konusu iş olmayıp bu hususun ...'nin menfaatine aykırı olduğu yolunda herhangi bir iddianında söz konusu olmadığını, sözleşmenin 3.Maddesinin 1.bendinin son cümlesinde davacının uğradığı zararın tazmininin ise, 30 gün önceden yazılı olarak bildirme şartına bağlandığını, böyle bir bildirimin söz konusu olmadığını, ayrıca aynı maddeye göre yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve ihlal eden tarafın da bizzat davacı olduğunu, bu nedenle davacının dava dilekçesinde talep ettiği kar kaybının dayanağının olmadığını, subjektif ve sözleşmeye aykırı bir talep olduğunu, reddi gerektiğini, bu hususta herhangi bir delil de sunulmadığını, dava dilekçesinde talep edilen 25.000 EURO'luk ve sözleşmenin 10.Maddesine dayanan cezai şart ise, açıkladıkları gibi anılan maddenin tanımına uymayan ve maddeyi ihlal etmeyen bir eylemden dolayı davacının kötü niyetli talebinden ibaret olduğunu; istihdam edildiği söylenen ...'in 10.Maddede belirtilen koşulları ihlal eden ve sözleşme konusu işyerleri olan Valf ve Mano Şubelerinde yapılmış bir istihdam olmadığını, aksine işkolu farklı olan ve ... hizmetlerini farklı bir firmadan satın alan ... Tekstil işyerinde farklı bir meslekte çalışması nedeniyle dayanaksız ve haksız bir talep olduğunu, sonuç olarak sözleşme hükümleriyle TMK 2 ve TBK hükümlerine aykırı olarak davacının tamamen kötü niyetle yarattığı sonuçtan yararlanmasının söz konusu olamayacağının açık olduğunu, açıklamalara göre davacının haksız ve dayanaksız davasının reddiyle yargılama giderleri ve vekil ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: 05/01/2021 tarihli ... ile İşyeri Arasında İş Güvenliği ve Sağlığı Hizmetlerine ilişkin sözleşme, ihtarname,İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü kayıtları, ... kayıtları, vergi kayıtları, ticaret sicil kayıtları, tanık, fatura, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; taraflar arasındaki 05/01/2021 tarihli iş sağlığı ve güvenliği hizmetine ilişkin sözleşme gereğince ceza-i şart alacağı ve kar kaybı zararının tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf özetle; taraflar arasındaki 05/01/2021 tarihli iş sağlığı ve güvenliği hizmetine ilişkin sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, haksız fesih nedeniyle kazanç kaybından kaynaklı zararı ile davacı şirketin iş güvenliği uzmanı ...’in davalı tarafça işe alınmasından kaynaklı sözleşmenin 10. maddesine aykırı davranış nedeniyle 25.000 Euro cezai şart bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı taraf ise özetle, davacının uzman olarak hizmet eden görevli personelini haber vermeksizin ve sözleşmenin fesih ihbar süresi olan bir ay önceki dönemin geçmesinden sonra değiştirilerek yenilememe hakkının kullanılmasına engel olduğunu, ayrıca davacıdan istifa ile ayrılan ...'in davalı şirketin tekstil alanında faaliyet gösteren ... Tekstil Şubesi'nde Teknik personel olarak çalıştığını, işyerinde dava konusu sözleşme ile ilgili hiçbir şekilde faaliyette bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arasında, 05.01.2021 başlangıç tarihli ... ile İşyeri Arasında İş Güvenliği ve Sağlığı Hizmetlerine ilişkin, 1 yıl süre ile geçerli olmak üzere sözleşme imzalanmıştır. Söz konusu sözleşmenin 3. maddesinde, sözleşmenin hitamından 1 ay evvel taraflardan birinin sözleşmenin feshini istememesi durumunda sözleşme bir yıl daha uzatılmış sayılacağı, taraflardan herhangi birisinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi üzerine ihlale uğrayan taraf, sözleşme'yi 30 gün öncesinden yazılı olarak bildirmek kaydıyla, sözleşme'nin ihlal edilmesi nedeniyle uğradığı zararların tazmin edilmesini talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, işbu sözleşme'yi fesh etme hakkı saklı olduğunun düzenlendiği görülmüştür. Davalı taraf, 07.01.2022 keşide tarihli ihtarname ile özetle, sözleşme kapsamında hizmet vermekte olan görevli personelin daha önceden haber verilmeksizin, sözleşme fesih ihbar süresi geçtikten sonra değiştirildiğini, TMK mad.2 ye ve sözleşme hükümlerine aykırı olan değişiklik nedeniyle sözleşmenin 3.maddesindeki yenilememe hakkı ihlal edildiğini, bu nedenlerle, 06.01.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşmeyi feshettiğini davacı tarafa bildirmiştir.Taraflar arasındaki sözleşme ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı şirket bünyesinde hizmet vermekte olan görevli personel ...'in davacı şirketteki işinden ayrılması sebebi ile davacı şirket tarafından davalı şirkete yeni uzman atamalarını ... sistemi üzerinden yapıldığı ve davalı şirket temsilcisine gönderdiği mail ile durumu açıklayarak davalının onayına sunulduğunun anlaşıldığı, ayrıca taraflar arasındaki sözleşme ile davacı taraf, davalı tarafa iş sağlığı ve güvenliği hizmet sunmayı üstlenmiş olup, davacı şirket anılan hizmeti görevlendirdiği
ve ... sistemi üzerinden davalının onayladığı iş güvenliği uzmanları vasıtası ile yürütürken davacı tarafın belirli bir kişiyi iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirmeyi taahhüt etmediğinden, hizmet sunumunda kişinin önemli olduğuna dair bir düzenlemeye yer verilmediği gibi, iş güvenliği uzmanının değiştirilmesi sırasında davalının muvafakati şartına bağlanmadığı, bu itibarla davalı tarafın, görevlendirilen personelin sözleşme fesih süresinden sonra değiştirilerek taraflar arasındaki sözleşmeyi davalının feshetme hakkının kullandırılmadığına dair iddiasının ve bu sebeple yapmış olduğu feshin haklı nedene dayanmadığı kanaatine varılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmenin haksız olarak feshinden kaynaklı davacı tarafın mahrum kalınan kar talebinde bulunabileceği, davacının mahrum kaldığı kazanç hesaplanırken, yapmaktan kurtulduğu masraflar ile başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararlar düşülmek sureti tespit edileceği, bu kapsamda alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının fesih nedeni ile ortaya çıkan iş kaybı yerine başka bir iş bulabilmek için gerekli olan sürenin, fesih tarihindeki ekonomik durum, üretim ve hizmet ihtiyacı ve sözleşme kapsamında herhangi bir tarafın yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda diğer tarafın 30 gün önceden bildirmek kaydı ile fesih hakkı tanınmış olduğu birlikte değerlendirildiğine 30 günlük makul süre olduğu, davacının sözleşme yılı faaliyet karının %45,50 olduğu ve takip eden yıl karının ise %31,08 olduğu, davacı tarafından davalıya KDV hariç 5.710,00 TL ve 4.800,00 TL olmak üzere toplam 10.510,00 TL hizmet faturası düzenlendiği, taraflar arasındaki sözleşme m.4 ile, 2021 yılı sonunda ve hizmet devam ettiğini sürece yıl sonlarına (Tefe+Tüfe)/2 oranında hizmet fiyatlarına artış uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu, bu itibarla fesih sonra 30 günlük hizmet
faturasının 10.510,00 TL + (10.510/100) x (49,93+22,58)/2 = 14.320,93 TL (KDV hariç) olduğu, davacının sözleşmenin feshi sonrası 30 günlük kar kaybı; 14.320,93 TL x %31,08 = 4.450,95 TL olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözlemenin karşılıklı personel çalıştırma yasağı ve cezai şart başlıklı 10. maddesinde; işveren, iş bu sözleşme süresi içerisinde veya her ne sebeple olursa olsun sözleşmenin sona ermesinden itibaren 2 (iki) yıllık süre içerisinde, ...'nin görevlendirdiği personeli ile veya ...'nin sözleşme konusu işler için ticari ilişkiye gireceği taşeron firma ve çalışanları ile ...'nin menfaatine aykırı olarak hiçbir suretle sözleşme ve/veya iş sözleşmesi imzalayıp kendi bordrosunda ya da bir başka şirket ya da 3. kişi üzerinden, bordrosunda göstererek iş akdi imzalamayacağını, aksi davranışı durumunda işveren 25.000 Euro cezai şartı ödeyeceğini ve bu cezai şart miktarının fahiş olmadığını kabul ve taahhüt edeceği düzenlenmiştir.Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı şirket bünyesinde hizmet vermekte olan görevli personel ...'in 07.04.2015-15.03.2021 tarihleri arasında davacı şirket tarafından yapılan görevlendirmelerle davalı şirket
iş güvenliği uzmanı olarak ... hizmetlerini yürütmüş olup, söz konusu personelin anılan tarihler dışında davalı şirket bünyesinde iş güvenliği hizmetleri sunduğuna dair ... sistemine kayıt yapılmadığı gibi, davacı şirketten ayrıldıktan sonra, 04.04.2022 tarihinde davalı şirket tekstil bölümünde “Otomotiv Öğretmeni” mesleği ile istihdam edilmiş olduğu, davalının anılan dönemde dava dışı 3.kişi ile imzalamış olduğu sözleşme kapsamında iş güvenliği hizmetlerini aldığı,Mahkememizce dinlenen tanıklarca da dava dışı ...’in davalı şirket bünyesinde kayıtların aksine iş güvenliği uzmanı olarak çalıştığına dair bir beyanının bulunmadığı, dava dışı ...’in davalı şirket bünyesinde ...’nin faaliyet konusunda olmayan farklı bir görevle istihdam edilmesinin salt davacı şirketin menfaatlerini ihlali anlamında değerlendirilemeyeceği gibi aksi yönünde mevcut bir delil de bulunmadığı, bu itibarla davacının sözleşme m.10 uyarınca cezai şart isteminin haklı olmadığı kanaatine varılmıştır.Sonuç olarak , Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile, 4.450,95 TL kar kaybından kaynaklı maddi tazminatın 06.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, cezai şart istemine yönelik davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 4.450,95 TL kar kaybından kaynaklı maddi tazminatın 06.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, cezai şart istemine yönelik davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 8.004,44-TL harçtan mahsubu ile bakiye 7.576,84-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 4.450,95-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 531,30-TL harç, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 434,00-TL tebligat giderinden oluşan toplam 5.965,30-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 56,64-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 14,81-TL'sinin davalıdan;1.545,19-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 73.637,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davalı tarafından yapılan 156,10-TL harç ve 66,00-TL tebligat giderinden oluşan toplam 222,10-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 220,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/12/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır