TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023
KARAR NO : 2025
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 30/07/2021
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/01/2025
Yenişehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/11/2021 tarih ... Esas ... Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu,Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin yük taşımacılığı işiyle uğratığını, davalı taraf ile yapılan taşıma sözleşmesi kapsamında müvekkilinin Yenişehir'de bulunan Şişecam Fabrikası'ndan, tamamen davalı tarafından istiflemesi ve yüklemesi yapılan cam yükünü yine davalı tarafça gösterilen ve davalı tarafa ait olan Bartın'daki boşaltma yerine götürme hususunda anlaştıklarını, davalı tarafın ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. ile yapmış olduğu sözleşme doğrultusunda aralarındaki cam taşıma işini müvekkili ve benzeri firmalara taşıma işini yaptırdığını, müvekkiline ait ... plakalı çekici ve ...dorse, Sakarya Pamukova'da ekte sundukları 25.01.2021 kaza tespit tutanağında da gözüktüğü üzere önündeki aracın ani fren yapması sonucu kendisininde ani fren yapmak zorunda kaldığını, ancak doğru şekilde yüklenmemesi sebebiyle camların bu fren sonucu dorseden kaydığını ve kapağı kırarak yere dökülerek kırıldığını, TTK mad. 863 kapsamında davalı tarafa "Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. " şeklinde sorumluluk yüklenmesine rağmen aksine tüm sorumluluğun müvekkilinin işçisine 18/06/2021 tarihli EA 02021000001552 no'lu fatura ile işbu hasar yansıtma e-arşiv faturasını tanzim ettiğini ve müvekkilinin kayıtlarında gözükmediğini, bu faturada müvekkilinin imzası olmadığı gibi faturanın gönderildiği adresin de müvekkiliyle ilgisi bulunmayan bir adres olduğunu, müvekkilinin davalı firma ile daha önce cam taşıma işini defalarca yaptığını, oluşan bu hasarın davalı tarafça yüklemenin kusurlu olarak yapılmasından kaynaklandığının açık olduğunu, TTK mad. 890 doğrultusunda yetki açısından yüklemenin yapıldığı yerin de yetkili olmasından ötürü müvekkilinin herhangi bir kusuru olmamasına rağmen tanzim edilen işbu faturanın iptali ve borçlu olunmadığının tespiti için mahkemeye başvuru zorunluluğu doğduğunu, açıkladıkları nedenler doğrultusunda davanın kabulünü, borçlu olunmadığının tespitini ve faturanın iptalini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının her ne kadar Türk Ticaret Kanunu'nun 890. maddesi uyarınca yetki açısından yüklemenin yapıldığı yerin de yetkili olması sebebiyle davanın Mahkemenizde açıldığını ileri sürmekte ise de, aynı uyuşmazlık kapsamında davacı aleyhinde İnegöl İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğundan İcra ve İflas Kanunu'nun 72/8. maddesi uyarınca takipten sonra açılacak menfi tespit davalarında takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olacağının belirtildiğini, İcra takibi sonrasında açılan menfi tespit davaları ile ilgili özel yetki kuralı bulunması sebebiyle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, mezkur davanın takibe geçilen icra müdürlüğünün bulunduğu yer olan İnegöl yahut müvekkili şirketin merkezinin bulunduğu İstanbul mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiğinden, davanın öncelikle yetkisizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde davacıya ait aracın sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, davacının, dilekçesinde tarafına ait ... plakalı çekici ve ...plakalı dorsenin 25.01.2021 tarihinde araç sürücüsü ...'in sevk ve idaresinde Bilecik - Sakarya istikametindeki Pamukova mevkiinde seyir halindeyken önündeki aracın ani fren yapması sebebiyle sürücünün de ani fren yapmak zorunda kaldığını, ancak araçta yüklü emtianın doğru şekilde yüklenmemesi sebebiyle emtianın fren sebebiyle kayıp dorsenin kapağını kırarak araçtan döküldüğünü ifade etmiş ise de kaza tutanağından da açıkça görüleceği üzere kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olanın araç sürücüsü olduğunu, 25.01.2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağında kazanın"Sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ...plaka sayılı yarı römorku ile D650-02 Devlet Karayolunda Bilecik - Sakarya istikametinde seyir halindeyken km 44 (... Tesisleri Önü) geldiğinde kendi beyanına göre önünde seyreden plakasını almadığı kırmızı çekici ve buna bağlı beyaz kapalı kasa yarı römorkun aniden yavaşlamasını görmesi üzerine kendisinin de aniden fren yapıp sola direksiyonu kırması üzerine aracında yüklü olan camların bir kısmının kayıp orta kapağı kırıp yola dökülmesi neticesinde tek taraflı maddi hasarlı kaza meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşumda araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı KTK'nın sürücülere ait kusurlardan 52/b (aracın hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ihlal ettiği kaza yerinde yapılan inceleme ve tetkikler neticesinde anlaşılmıştır. Not: Zeminin ıslak olmasından dolayı kaza yerinde herhangi bir fren izine rastlanılmamıştır." şekilde anlatıldığını, hal böyleyken, tutanaktan da açıkça anlaşılacağı üzere kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu davacıya ait aracı sevk ve idare eden sürücü ... olduğunu, sürücünün hava koşulları ve yolun durumunu dikkate alma zorunluluğunun yanı sıra öndeki araç ile takip mesafesini koruma yükümlülüğü de bulunduğunu, sürücünün önünde ani fren yaptığını iddia ettiği araç ile gerekli takip mesafesini korusa idi ani fren yapmak zorunda kalmayacağını ve söz konusu kazanın meydana gelmeyeceğini ve müvekkili şirketin müşterisine ait emtianın zayi olmayacağını, bu kapsamda yüklü emtianın zayiine sebebiyet veren kazanın meydana gelmesinde asli ve yegane kusurlu davacının sürücüsü olduğundan müvekkili şirketin ödemek zorunda kaldığı zayi emtia bedelini davacıya rücu etme hakkı bulunduğu izahtan vareste olduğunu, bu kapsamda, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi gerektiğini, emtianın yüklemesinin müvekkili şirket tarafından yapıldığı gerekçesiyle davacının sorumluluktan kurtulmasının mümkün olmadığını, davacının, Türk Ticaret Kanunu'nun 863. maddesi uyarınca emtianın yüklenmesinde ve istiflenmesindeki sorumluluğun yasa ve teamül gereği müvekkili şirkete ait olduğunu, kaza sırasında emtianın zayi olmasında ise müvekkili şirketin bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle emtianın zayi olduğunu iddia etmekte ise de, bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, aynı maddenin ilk fıkrasının ikinci cümlesinin "Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür." hükmünü havi olduğunu, taşıyıcının gönderici tarafından yüklenen ve istiflenen emtianın araç ve seyir koşullarına uygun olup olmadığına nezaret etme yükümlülüğü olduğunun açıkça belirtildiğini, taşıyıcının yükleme ve istiflemeye nezaret görevini yerine getirmesinin asli yükümlülüğü olduğu, dava konusu olayda taşıma senedi/irsaliye üzerinde davacı taşıyıcı tarafından konulan, yükleme/istiflemenin uygun olmadığına ilişkin bir şerh de bulunmadığını, bu kapsamda davacının nezaret yükümlülüğünü yerine getirdiğinden bahsedilmesinin mümkün olmayacağını, zira eğer ki, davacı bu yükümlülüğünü yerine getirerek emtianın yanlış yüklendiğini/istiflendiğini müvekkili şirkete bildirmiş olsa idi iddia etmiş olduğu üzere kazada emtianın zayi olmayacağını, bu kapsamda kazanın meydana gelmesinde sürücünün asli kusurunun yanı sıra nezaret yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle davacının kusurlu olduğunu, müşteriye ait emtianın davalı şirketin sorumluluğundayken zayi hale geldiğinden zararın meydana gelmesinde asli kusurlunun davalı olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin taşıma hukuku ilkeleri kapsamında müvekkili şirketin asıl taşıyıcı, davalı şirketin ise fiili taşıyıcı olduğunun açık olduğunu, TTK'nın konu ile ilgili 888. maddesinde taşımanın üçüncü bir kişi olan fiili taşıyıcı tarafından yerine getirilmesi halinde bu kişinin emtianın ziyaı ve hasarından asıl taşıyıcı gibi sorumlu olacağının belirtildiğini, keza TBK'nın müteselsil sorumluluktaki dış ilişkiyi düzenleyen 61. maddesinde; "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır." düzenlemesine yer verildiğini ve birden çok kişinin aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olması halinde dış ilişkide müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulanacağının belirtildiğini, TBK'nın anılan hükmünün TTK'nın 888. maddesi ile paralel nitelikte olduğunu, asıl taşıyıcı ve fiili taşıyıcı arasındaki ilişkiyi düzenleyen TTK hükmü ile örtüştüğünü, müteselsil sorumluluk halinde sorumlular arasındaki iç ilişkide uygulanması gereken hukuku düzenleyen TBK'nın 62. Maddesinin '' (1) Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.(2) Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur." hükmüne havi olduğunu, hükmün ilk fıkrasında tazminatın müteselsil sorumlular arasında paylaştırılmasında tarafların kusurunun ağırlığı ve tehlikenin yoğunluğunun dikkate alınacağının belirtildiğini, düzenlemede bir kusur sorumluluğunun öngörüldüğünü ve tarafların tazminat bedelinden kusurları oranında sorumlu olacağının açıkça ifade edildiğini, hükmün ikinci fıkrasında ise müteselsil sorumlulardan tazminatı ödeyen kişinin diğer sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olduğunu ve ödemeyi yapması halinde zarar görenin haklarına halef olacağının belirtildiğini, TBK ve TTK'nın ilgili hükümlerinin mezkur dava kapsamında uygulaması ile müşteriye ait emtianın davacının zilyetliğinde ve sorumluluğundayken zayi olması sebebiyle zararın meydana gelmesinde asli ve yegane kusurlunun davacı ve sürücüsü olduğuna en ufacık bir şüphe bulunmadığını, Bununla birlikte, dava dışı müşterinin zararının müvekkili şirket tarafından giderildiğinden, müvekkili şirketin tazmin ettiği zararı davacıdan talep etme hakkına sahip olduğunun da açık olduğunu, nitekim TTK ve TBK'nın ilgili hükümleri emtianın ziyaı yahut hasar görmesi konusunda yahut taşıyıcının iddia edildiği gibi tecrübeli olması konusunda herhangi bir ayrım yapmamış ve her ikisini de aynı sonuca bağladığını, bu kapsamda müşteriye ait emtianın davacının zilyetliğinde iken yine davacının kusuru sebebiyle zayi olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yıllardır sürmekte olduğundan faturanın davacı ile ilgisi olmayan bir adrese gönderildiğine ilişkin iddiaların davacının kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, cari hesap dökümünden de tespit edileceği üzere taraflar arasındaki ticari ilişkinin geçtiğimiz yılın başından beri sürdüğünü, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından davacıya defalarca ödeme yapıldığını, fatura kesildiğini, ancak ne hikmetse dava konusu kazaya ilişkin yansıtma faturası kesildiğinde adresin davacı ile ilgisi bulunmadığının iddia edildiğini, davacı ile bugüne kadarki tüm işlemlerin bu adres üzerinden yürütüldüğünü, adresin davacıya ait olmadığının uyuşmazlık dava aşamasına geldiğinde iddia edilmesinin davacının kötü niyetini ortaya koyduğunu, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturaya da yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, bu sebeple söz konusu faturanın davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığının ispatı niteliğinde olduğunu, davacı aleyhinde söz konusu fatura ve cari hesap bakiyesine ilişkin başlatılan İnegöl İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi kapsamında davacıya gönderilen ödeme emrinde dayanak olarak söz konusu fatura gönderilmediğini, ödeme emrinin ekinde davacıya fatura gönderilmemesine rağmen fatura hakkında davacının bilgi sahibi olmasının, şu anki iddialarının aksini ispat eder nitelikte olduğunu, bu kapsamda, davacının bu iddialarına itibar edilmemesi ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının menfi tespit davası açmakta hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, dava açmada kötü niyetli olan davacının tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, izah edilen nedenlerle davanın öncelikle yetkisizlik sebebiyle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, dava açmakta herhangi bir hukuki yararı bulunmayan kötü niyetli davacının iik m. 72/4 uyarınca asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İnegöl İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası, kaza tespit tutanağı, 18/06/2021 tarihli EA02021000001552 no'lu e-arşiv faturası, vergi kayıtları, Taşıma Sözleşmesi, ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. tarafından düzenlenen 30/04/2021 tarih, TCC2021000005541 no'lu e- fatura, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, taraflar arasında taşıma sözleşmesine konu emtia hasarına ilişkin düzenlenen faturadan kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı taraf, dava dışı ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. ile yapmış olduğu sözleşme doğrultusunda üstlenmiş olduğu cam taşıma işini, fiili taşıyıcı davacı ile yapmış olduğu anlaşma kapsamında Yenişehir'de bulunan ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. ait fabrikadan, davacıya ait ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ...plaka
sayılı yarı römorka davalı tarafından yüklemesi yapılmak suretiyle cam yükünün Bartın'daki boşaltma yerine götürülmesi hususunda anlaşmış oldukları uyuşmazlık konusu değildir.
Davalı tarafça, takipten sonra açılacak menfi tespit davalarında icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesi veya davalının yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olacağı belirtilerek yetki itirazında bulunduğu görülmekle, öncelikle, davacı aleyhine cari hesap alacağından kaynaklı başlatılan İnegöl İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takipten önce iş bu menfi tespit davası açılmış olup, dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olmadığı gibi, TTK 890/1 madde hükmüne göre taşımaya konu malın teslim alındığı yer itibariyle de Mahkememiz yetkili olup, davalı tarafın yetki itirazı yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında, dava dışı ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. ait emtianın yurt içinde taşınmasına ilşkin taşıma sözleşmesi bulunmaktadır. 25/01/2021 tarihinde, ... ve Cam Fabrikaları A.Ş.'ye ait emtia, davacı taşıyıcıya ait, sürücü Ömer
Özer'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ...plaka
sayılı yarı römorku ile D650-02 Devlet Karayolunda Bilecik-Sakarya istikametinde seyir
halindeyken km 44 (... Tesisler önü) geldiğinde sürücü beyanına göre önünde
seyreden plakasını alamadığı kırmızı çekici ve buna bağlı beyaz kapalı kasa yarı
römorkun aniden yavaşlamasını görmesi üzerine kendisinin de aniden fren yapıp sola
direksiyon kırması üzerine aracında yüklü olan davaya konu camların bir kısmının kayıp orta kapağı
kırıp yola dökülmesi neticesinde taşımaya konu emtiaların bir kısmında hasarın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Hasara uğrayan emtiaya ilişkin ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. tarafından, asıl taşıyıcı davalı ... Elektronik Taşımacılık
... Taşımacılık ve Tic. A.Ş.'ye 30.04.2021tarih, TCC2021000005541no'lu, 142.614,98
TL bedelli fatura düzenlenmiş olup, söz konusu fatura nedeniyle davalı ... Elektronik Taşımacılık ... Taşımacılık ve Tic. A.Ş. tarafından, fiili taşıyıcı davacı Oya
Dinç'e 18.06.2021 tarih, EA02021000001552 no'lu, 70.000,00
TL bedelli yansıtma faturası düzenlendiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da, söz konusu yansıtma faturasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Davalı tarafça hasara uğrayan emtiaya ilişkin ... ve Cam Fabrikaları A.Ş. Tarafından, düzenlenen 30.04.2021tarih, TCC2021000005541no'lu, 142.614,98
TL bedelli fatura dışında, gerçek zararı tespite elverişli delil sunulmadığı gibi, davalı tarafça düzenlenen yansıma faturasındaki bedelin neye göre belirlendiği konusunda açıklık bulunmamaktadır.
TTK'nın 875. maddesi gereğince taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında veya kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır düzenlemesi bulunmaktadır. Aynı Kanun'un 876. maddesi gereğince ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur. TTK'nın 863. maddesi gereğince sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür.
Somut olayda, gerek kaza tespit tutanağında gerekse alınan bilirkişi raporunda, şoförün (taşıyan yardımcısı) 2918 sayılı K.T.K' nın sürücülere ait
kusurlardan 52 1-b (Aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve
trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kuralını ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda ayrıca sürücünün 2918 sayılı K.T.K' nın araçların yüklenmesi başlıklı madde 65 -Araçların yüklenmesinde, yönetmeliklerle belirlenen ölçü ve esaslara aykırı olarak;. "d)Karayolu yapısı ve kapasitesi ile trafik güvenliği bakımından tehlikeli
olabilecek tarzda yükleme yapılması,… h) Yükün karayoluna değecek, düşecek,
dökülecek, saçılacak, sızacak, akacak, kayacak, gürültü çıkaracak şekilde
yüklenmesi,… yasaktır." ile aynı kanunun Trafik işaret ve kurallarına uyma
zorunluluğu başlıklı 47- d) "Trafik
güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural,
yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere,(dikkatsiz-tedbirsiz) uymak
zorundadırlar. " kuralını ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ancak eldeki davada, araç kaza yapmadığı halde emtianın bir kısmı ani fren nedeniyle kayıp orta kapağı
kırıp yola dökülmesi neticesinde riziko meydana gelmiştir. Ayrıca yüklemeden genel olarak gönderen sorumlu olup, yükleme gönderen tarafından yapıldığında, taşıyıcının, yükleme ve istiflemeyi denetlemekle veya eşyanın taşıma sırasında zarara uğramasına neden olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir. Ancak, salt yükleme ve istiflemenin aracın manevra kabiliyetine etkisi ile güvenli seyrini bozup bozmayacağını denetlemesi, açık hata varsa, bunu gönderene bildirmesi taşıyanın mesleki ve genel sorumluluğu gereğidir.Kaza Tespit Tutanağı’na göre, araç sürücüsü yalnızca ani fren yapmış, bu
fren sırasında dorse kontrolünü kaybetmemiştir. Frenin ardından yükün
hareket ederek dorsenin kapağını kırıp zarar görmesi, yükleme sırasında gerekli sabitleme ve güvenlik önlemlerinin alınmadığını göstermektedir. Cam gibi hassas bir yükün taşınmasında, ani fren durumlarında dahi hareket etmeyecek şekilde sabitlenmesi gerektiği açıktır. Taşımaya konu yapılan yük, istiflenmesi veya yüklenmesi özel veya teknik nitelikte bir bilgiyi gerektirmektedir. Kaza sonrası dorsede sadece yüklemenin kayması sonucu oluşan zarar ve başka bir hasar bulunmaması, zararın açıkça hatalı yükleme ve istifleme sonucu meydana geldiğini işaret etmektedir. Bu nedenle yüklemenin doğru
istiflenmemesi ve sabitlenmemesinden kaynaklı davacı taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığı kanaati ile Mahkememizce davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak dava, 18.06.2021 tarih, EA02021000001552 no'lu, 70.000,00
TL bedelli faturadan kaynaklı menfi tespit davası olmasına rağmen, Mahkememizce kısa kararda sehven, davalı tarafından davacı aleyhine cari hesap alacağından kaynaklı başlatılan İnegöl İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takipten kaynaklı menfi tespit davası yanılgısı ile hüküm kurularak davacının, İnegöl İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmakla, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılamayacağından hüküm fıkrası düzeltilmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davacının, İnegöl İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 4.781,70-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.195,43-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.586,27-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 1.263,23-TL harç ve 12.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 133,50-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 13.396,73-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/01/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır