TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ :Av.
DAVALI : 2-
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 14/11/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/06/2023 tarihinde saat .. sularında müvekkili ...'nın ... Mah. ... ... önünde bulunan yaya geçidinden geçtiği sırada ... ... üzerinden ... Cad. İstikametine seyir halinde olan davalı ... 'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... aracın kendisine çarpması sonucu ağır yaralandığını, kaza sonucu olay yerine gelen sağlık ekiplerinin müvekkiline müdahale ettiklerini, akabinde müvekkili ...'nın sağlık ekiplerince ... Yüksek İhtisas ... ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığını, kaza sonucu ağır yaralanan müvekkilinin uzun süreler hastanede tedavi görmek zorunda kalmış olup iş göremez duruma düştüğünü, ayrıca yaşanan kaza sonucu müvekkilinin vücudunun çeşitli yerlerinde kırılmalar oluştuğunu, yine müvekkilinde nörolojik olarak da birçok hasar kaldığını, kaza sonrasında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2023/... Soruşturma nolu soruşturma dosyası ile soruşturma başlatıldığını, yürütülen soruşturma kapsamında soruşturma dosyasına sunulu kusur raporunda tespit edildiği üzere davalının kazaya asli kusuru ile sebebiyet vermiş olup; olayın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmayan ve kaza sonucu ağır yaralanan müvekkilinin uğramış olduğu zararın davalılardan tahsili gerektiğini, davalı ...'in kolluk birimine verdiği ifadesinde suçlamaları kabul ederek "... olay günü saat ... sularında bana ait olan benim kullandığım ... plakalı araçla ... istikametinden ... istikametine doğru ... üzerinde giderken yolun karşısına geçmeye çalışan bir şahıs gördüm, frene bastım fakat hava yağışlı ve yol kaygan olduğundan duramadım, şahıs benim aracımın sağ ön çamurluk kısmına çarptı ve yere düştü... Şahsın geçmiş olduğu yerde yaya geçidi olduğunu görmedim." şeklinde durumu ifade ettiğini, davalının ifadesinden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin bu olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazanın tamamen davalı sürücü ...'in dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı bir şekilde araç kullanması ve yaya geçidi olan bir bulvarda geçitten geçmekte olan yayaya gereken önceliği vermemesi ve yasal hız sınırının üzerinde seyir halinde olması sonucu asli kusuru ile meydana gelmiş olup; olayın meydana gelmesinde hiçbir kusuru bulunmayan ve kaza sonucu yaralanan müvekkilinin uğramış olduğu zararın davalılardan tahsili gerektiğini, davacı müvekkilinin geçirdiği trafik kazası neticesinde derhal ... Hastanesi' ne kaldırıldığını ve tedavi altına alındığını, geçirdiği kaza neticesinde davacı müvekkilinin ... ile giderilemeyecek derecede yaralandığını ve vücudunda farklı yerlerde meydana gelen kemik kırıkları ve beyninde çarpmanında etkisi ile oluşan sıvı birikmesi kişinin yaşamını tek başına idame ettirememesine ve bakıma muhtaç olmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin beyninde kazadaki çarpmanın sonucu oluşan sıvı birikmesi nedeniyle defalarca ameliyat geçirdiğini, bununla birlikte yine bu sıvı birikmesi sebebiyle müvekkilinin düzenli olarak yapılan nörolojik muayanesinde en son kendisine demans başlangıcı teşhisi konulduğunu, müvekkilinin şuan günlük yaşantısını tek başına sürdürmekte zorlandığını, kalıcı yürüyüş bozukluğu yanı sıra hafıza problemi ve normal düzeyde iletişim kurma ve kendini ifade etme hususunda problemler yaşadığını ve sürekli bakıma muhtaç durumda olduğunu, ayrıca müvekkilinin yine göğüs çevresinde su birikmesi yaşandığını, müvekkilinin bu rahatsızlığı dolayısıyla da operasyon geçirmek zorunda kaldığını, belirtilen hususlara ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu ... Grup Başkanlığı'nın hazırlayarak soruşturma dosyasına sunmuş olduğu adli raporda; ... Yüksek İhtisas ... ve Araştırma Hastanesi Acil Servisinin 17.06.2023 tarih ve ... protokol nolu ... üzerinden taranmış olarak gönderilen rapor görüntüsününtetkikinde; araç dışı trafik kazası sonrası 112 ile getilen hastanın muayenesinde; sol frontalde 3 cmlik, sağ frontalde 5 cm'lik, oksipitalde sol tarafta 2 ve 3 cmlik 2 adet kesi, sol dirsekte abrazyon, sol femur lateralde abrazyon bulunduğu, çekilen tomografilerinde; sol klavikula distal uç fraktürü, sol 1.kaburgada deplase fraktür, beyin tomografisinde kontüzyon alanı olması üzerine beyin cerrahisi servisine yatırıldığı, hayati tehlikesinin devam ettiği, ... ile iyileşemeyeceğinin kayıtlı olduğunun belirtildiğini, işbu rapor sonrası da müvekkilinin düzenli kontrol muayenelerinin devam etmiş olup müvekkiline son olarak kaza sonucu beynindeki sıvı birikmesi sebebiyle demans başlangıcı teşhisi konulduğunu, müvekkilinin yine beyninde kalan bu hasar neticesinde kolunda da güç kaybı meydana geldiğini ve işbu sıvı birikiminin müvekkili açısından hayati tehlike arz ettiğinden müvekkilinin tekrardan birçok kez ameliyat olmak ve hastane de yatarak tedavi görmek durumunda kaldığını, buna rağmen müvekkilinin yine de kaza öncesi haline dönemediğini ve halen daha hayatını tek başına idame edebilecek ve kendini tam ve doğru bir şekilde ifade edebilecek durumda olmayıp tedavisi devam ettiğini, kazanın etkilerinin hala müvekkilinin üzerinde fiziken ve manevi olarak devam ettiğini, müvekkilinin kaza sonrasında tuvalet ihtiyacını dahi karşılayamamakta ve kendisine bez bağlanılmak zorunda kalındığını, tuvalet ihtiyacı esnasında ailesinden sadece oğluna izin vermekte diğer aile fertlerini kendine yaklaştırmadığını, dolayısıyla müvekkilinin ailesi tarafından düzenli olarak yetişkin bezi( 2 ayda bir 3 paket), ıslak mendil ve pijama gideri yapılmakta buna ilişkin aylık faturanın dilekçe ekinde sunulduğunu, bir zamanlar ve halen daha bakıp büyüttüğü oğlu tarafından ihtiyacının giderilmesinin de müvekkilinin mahcubiyetini kat ve kat arttırdığını, müvekkilinin kaza sonrası beyninde oluşan travma sonrası gelişen demans hastalığı sebebiyle de oğlu, eşi, kızı, torunları dahil en yakın aile fertlerini dahi bazen hatırlayamadığını ve işbu durumda hem müvekkilinin hem aile üyeleri için elem ve keder oluşturduğunu, kaza sebebiyle davalı sigorta şirketine müvekkilinin yaralamalı trafik kazası sebebiyle tedavi giderleri, maluliyet, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri ve cizmani zarar sebebiyle manevi tazminat zararlarının karşılanması istemiyle başvuru yapıldığını, başvuru sonrası sigorta şirketiyle yapılan yazışmalarda başvurunun sürüncemede bırakılarak son olarak müvekkilinin en erken Haziran 2024 tarihinde sevk yazısının hazırlanabileceğinin bildirildiğini, işbu cevaba istinaden durumun sürüncemede kalmaması amacıyla taraflarınca arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ve davalı sigorta şirketiyle anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin maluliyet durumu, davacı müvekkilinin şuan ayakta durmakta, yürümekte zorlandığını, kendi ihtiyaçlarını dahi ( yemek yeme, tuvalet, giyinme v.s.) ailesinin destekleriyle karşıladığını, işbu sebeple sürekli ağrı çeken müvekkilinin uzun süre ayakta kalamadığını, günlük işlerini dahi yapamadığını, 3. kişinin desteği olmaksızın hayatını idame ettiremediğini, kaza öncesinde ihtiyaçlarını kendi gidermekte, torununu parka götürmekte, camiye gitmekte, market ihtiyaçlarını karşılamaktayken mevcut durumunda bunların hiçbirini yapamamakta adeta bir bebeğe gösterilen bakım gibi bakıma muhtaç hale geldiğini, yaşanan kaza neticesinde davacı müvekkilinin defalarca ameliyat geçirdiğini, demans başlangıcı teşhisi konduğunu, akciğerlerinde su topladığını, sağ el ve kolunda his kaybı oluştuğunu, bacaklarında ve vücudunda güç kaybı oluştuğunu, günlük rutin işlerini dahi yapamaz hale geldiğini, müvekkilinin aylar süren ve sürmekte olan yorucu ve acılı bir tedavi süreci ile karşı karşıya kaldığını, ruh sağlığının ciddi şekilde zarar gördüğünü, fiziksel acı ve uzun tedavi süreci boyunca ailesinin desteği ile temel ihtiyaçlarını giderebilmesi gerekmekte iken maddi ve manevi problemlerin müvekkilinin hayatını derinden etkilediğini, böyle bir durum ile karşı karşıya kalan müvekkilinin maddi tazminat talepleri ilgili sigorta şirketince karşılanmış olup; manevi tazminat talebine ilişkin olarak huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu,6100 Sayılı Kanun'un 389. maddesi gereğince, somut uyuşmazlıkta taraflarınca dosyaya ibraz edilen tarafların kolluk nezdinde bulunan ifadeleri, davacı müvekkiline ait epikriz raporları, Adli Bilirkişi Uzmanlar Kurulu Mütalaa Raporu ve müvekkilinin engellilik durumu dikkate alındığında yargıtay içtihatlarınca aranan yakın ispat olgusunun gerçekleştiğinin açık olduğunu, davanın mahiyeti ve taraflarınca talep edilen manevi tazminatın miktarı da göz önüne alındığında dava sonucunda müvekkilinin daha fazla mağdur olmasını önlemek adına kazaya sebep olan ve kaza sebebiyle sorumlu olan davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz mallarının üzerine 3. kişilere devrinin önlenmesi için dava sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, arz ve izah edilen nedenler ve yüksek mahkeme kararları doğrultusunda ; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın (bedensel zarar nedeniyle tedavi sürecinin devam etmesi, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ilerde yapılması zorunlu tedavi masrafları, maluliyet, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri için toplanacak deliller ile belirleneceğinden şimdilik 100,00 TL) davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden aksi taktirde temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile tahsiline, yaşanılan olayın davacıda yarattığı ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar, sürekli olarak ailesinin bakımına muhtaç duruma düşmesi ve beyin aktivitesi olarak çocuk durumunda olduğu ve tüm bu olumsuzlukların davacı üzerinde sebep olduğu elem, acı ve ızdırap nedeniyle davacının kusursuz oluşu dikkate alınarak 120.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...' den kaza tarihinden aksi taktirde temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile tahsiline, talep edilen tazminat tutarı nazara alınarak dava sonucunda müvekkilinin daha fazla mağdur olmasını önlemek adına kaza sebebiyle sorumlu olan davalılar adına kayıtlı taşınır ve taşınmaz malları, alacakları ile diğer hakları üzerine talebin mahiyeti ve huzurdaki davanın niteliğine göre ihtiyati tedbir konulmasına, Mahkemece Türk Borçlar Kanunu madde 76 kapsamında ilk aşamada belirlenecek geçici ödeme bedelinin taraflarına verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkilinin meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talep edilmişse de; Savcılık soruşturması esnasında alınan bilirkişi raporunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin trafik kazasının oluşumunda herhangi bir kusuru olmayıp işbu hususun yapılacak keşif sonucunda alınacak bilirkişi raporuyla tespit edileceğini, dosyaya sunulan cd izleme tutanağında da belirtildiği gibi davacı tarafın müvekkilinin yaya geçidine yaklaşmasına 10-15 metre kala fren mesafesi kalmamışken koşarak aniden yaya geçidinden geçmeye çalıştığını, müvekkilinin fren yapmaya çalıştığını ancak yeterli mesafe olmadığından ve havanın yağmurlu, zemin ıslak olduğundan duramadığını, davacı tarafın ışıklı işaret veya yetkili kişilerin bulunmadığı geçitlerde veya kavşaklarda güvenlikleri açısından yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne almaksızın yaya geçidinden koşarak geçmeye çalıştığını ve kazanın oluşumuna tamamen kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, hiçbir şekilde trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin kusurlu olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı tarafından her ne kadar meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının defalarca ameliyat geçirdiği ve nihayetinde demans teşhisi konulduğu belirtilmişse de; davacının yaşının da göz önünde bulundurularak kaza öncesi görmekte olduğu tedavilerin tespiti için tıbbi tedavi evraklarının celbi ve hali hazırdaki tıbbi durumunun meydana gelen trafik kazası ile illiyet bağının tespiti gerektiğini, davacının maluliyetiyle meydana gelen trafik kazasının illiyet bağının ve etkisinin tespiti amacıyla davacının tüm tıbbi tedavi evraklarının celbi ile ayrıntılı, gerekçeli, kaza ile illiyet bağı kuran denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafından talep edilen manevi tazminatın kaza tarihi itibariyle 120.000,00 TL'nin oldukça fahiş bir meblağ olup günümüz ekonomik koşullarına göre değil kaza tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerektiğini, açıklanan ve re'sen göz önünde bulundurulacak nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket nezdinde Zorunlu Trafik Sigortası kapsamında sigortalı olan ... plakalı aracın 17/06/2023 tarihinde yaya konumunda olan davacı ile çarpışması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu kaza neticesinde davacının yaralanmış olup müvekkili şirketten geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderlerini talep ettiğini, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından davanın usulen reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sigortalısının sorumluluğu kapsamında ve poliçede belirtilen teminatlar kapsamında sorumlu olduğunu, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde 03.12.2022 - 03.12.2023 vadeli Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, işbu poliçeye göre müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun kişi başına bedeni 1.000.000-TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın öncelikle zararını ve işbu zararda müvekkili şirketçe sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispatlaması gerektiğini, davacı tarafın sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispatlayamadığını, bu nedenle müvekkili şirketin söz konusu kazadan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu kaza neticesinde açılan soruşturma dosyasından alınan bilirkişi raporundan da görüleceği üzere dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı yaya Ramazan Yazcı'nın kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, öncelikle söz konusu kazada sigortalının zarara sebebiyet verdiğini ispat yükünün davacı tarafta olduğunun izahtan vareste olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini talep etme zarureti doğduğunu, davacının maluliyet oranının ve kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespiti bakımından mevzuat hükümleri uyarınca erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri doğrultusunda usulüne uygun bir rapor alınması gerektiğini, davacının kaza tarihi itibariyle 72 yaşında olup aktif olarak çalışıp çalışmadığının bilinmediğini, bu nedenle öncelikle ...'ya müzekkere yazılarak davacının çalışıp çalışmadığı, emekli olup olmadığı hususun öğrenilmesi gerektiğini, davacının ... kayıtları celp edildiğinde davacıya ... tarafından geçici iş göremezlik ödendiğinin ödendiğinin görüleceğini, bu nedenle müvekkili şirket tarafından ayrıca bir ödeme yapılmasının sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, davacı tarafından dosyaya yapmış olduğunu iddia ettiği bakıcı giderlerine dair herhangi bir ödeme dekontu, fatura vb bir somut belge sunulmadığını, davacı tarafından ödenmesi gereken bir bedel bulunduğunun ispat edilemediğini, nitekim yine bahsi geçen bakıcı giderlerinin de dava konusu kazaya ilişkin olup olmadığının da şaibeli olduğunu, davacının böyle bir gideri var ise öncelikli olarak yapılan masrafla dava konusu kaza arasında illiyet bağı olduğunu ispatlaması gerektiğini, tedavi giderlerinin ... tarafından karşılandığını, müvekkili şirketten işbu hususta herhangi bir talepte bulunulamayacağını, davacı tarafından tedavi giderlerine dair hiçbir evrak sunulmadığı gibi karşılanmayan kısma dair de herhangi bir ödeme dekontu, fatura vb davacı tarafından tedavisine ilişkin ekstra bir ödeme yapıldığına dair evrak sunulmadığını, tedavi giderinin neye ilişkin olduğunun tespitinin önem taşıdığını, zira dava konusu kaza sebebiyle meydana gelen bedeni zarar ile tedavi masrafı arasında bir nedensellik bağı bulunmuyor ise müvekkili sigorta şirketinin de bu tedavinin masrafının karşılanmasında herhangi bir sorumluluğu bulunmayacağını, açıklanan nedenlerle sağlık hizmeti gideri ile trafik kazası arasında uygun illiyet bağı bulunması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla gerçek zararın belirlenebilmesi için olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı yönünden de reddini talep ettiklerini, davacının ihtiyati tedbir ve geçici ödeme talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER;, trafik tescil kayıtları, kaza tespit tutanağı, ... Sigorta A.Ş. zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ... CBS'nin 2023/... Soruşturma sayılı dosyası, tedavi kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, ... kayıtları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu raporu ve Adli Tıp İkinci Üst Kurulu raporu, tanık, kaza görüntüleri, bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 17/06/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce, TBK’nın 76. maddesine göre, davacının iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar ve ekonomik durumu da dikkate alınarak geçici ödeme isteminin kısmen kabulü ile, ileride hükmedilen tazminattan mahsup edilmek, tazminata hükmedilmemesi halinde yasal faizi ile birlikte geri verilmesine karar verilmek üzere davacı için 30.000-TL geçici ödemenin davalılardan müteselsilen tahsili ile geçici ödemenin davacıya ödenmesine karar verildiği görülmüştür.Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplanmış, davacı tarafça bildirilen tanıkların beyanlarının alındığı görülmüştür. Mahkememizce, dosyanın bilirkişiye tevdi ile meydana gelen kaza nedeniyle kusur durumunun tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişinin 02/09/2024 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği, raporda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...'in kazanın meydana gelmesinde asli yönden %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nın ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.Mahkememizce dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek, kaza tespit tutanağı, dosya kapsamı, celp edilen kaza anına ilişkin görüntüler, Mahkememizce alınan 02/09/2024 tarihli bilirkişi raporu ile rapora karşı itirazlar ve ... CBS'nin 2023/... sayılı soruşturma sayılı dosyası kapsamında alınan 17/08/2023 tarihli bilirkişi raporu da değerlendirilmek suretiyle, yeniden kusur raporu düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından 18/04/2025 tarihli raporun düzenlendiği, raporda özetle; Meydana gelen kazada, davalı sürücü ...'in %90 (yüzde doksan) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nın %10 (yüzde on) oranında kusurlu olduğu yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizce, dosyanın tedavi evrakları ile birlikte gölge dosya oluşturularak Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilerek davacının meydana gelen trafik kazası nedeniyle maluliyetinin tespiti amacıyla, kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenilmesi ile ayrıca; bakıcı gideri talepleri bakımından davacının kazaya bağlı yaralanması nedeni ile bakıcı yardımına ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise tam zamanlı ya da yarı zamanlı olup olmadığı ve süresinin neden ibaret olması gerektiği konularında rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 30/10/2024 tarihli Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu raporunun düzenlendiği, raporda özetle; davacının tüm vücut engellilik oranının %46 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu görülmüştür.
Mahkememizce, dosyanın tedavi evrakları ile birlikte gölge dosya oluşturularak yeniden Adli Tıp Kurulu Başkanlığına gönderilerek, daha önce alınan 30/10/2024-20099 karar numaralı adli rapor, davacı tarafça ... Yüksek İhtisas ... ve Araştırma Hastanesinden alınan 22/12/2023 tarihli heyet raporu ve tarafların adli rapora karşı itirazları da değerlendirilerek suretiyle Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda Adli Tıp İkinci Üst Kurulu tarafından 08/05/2025 tarihli adli raporun düzenlendiği, raporda özetle; davacının tüm vücut engellilik oranının %46 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği, dava konusu olay nedeniyle başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunduğu görülmüştür.Mahkememizce, dosyanın nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile, dava dosyasında mevcut deliller kapsamında, davacının maddi tazminat talebine konu alacağının tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişinin 04/08/2025 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği, raporda özetle, davacının emeklilik dönemi yaşıyor olması sebebiyle geçici iş göremezlik dönemi zararının bulunmadığı, yapılan geçici ödemenin mahsubu sonucu davacının sürekli iş göremezlik dönemi zararının 984.924,22-TL olduğu, davacının bakıcı gideri zararının 34.788,42-TL, tedavi giderinin ise 2.632,50-TL olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. Davacı vekili 22/09/2025 tarihli dilekçe ile özetle; davalı ... Sigorta A.Ş. İle anlaşmaya varıldığını, bu kapsamda davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davadan feragat ettiklerini, davalı ... Sigorta A.Ş. ile sulh olunduğundan yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davalı sigorta şirketinden herhangi bir taleplerinin bulunmadığını, davalı ... yönünden ise davaya devam ettiklerini, davalı ..., sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme ile sınırlı olmak üzere borçtan kurtulduğundan bakiye kalan kısım için sorumluluğu devam ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Davalı ... Sigorta AŞ. Vekili 22/09/2025 tarihli dilekçe ile özetle; Davacı taraf ile dosya kapsamında sulh olunmuş olup vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığını, feragate dair karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda 17/06/2023 tarihinde, davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile ... Caddesini takiben ... Bulvarı istikametine sol şerit üzerinde seyir halindeyken olay mahalline geldiği sırada, seyir istikametine göre yolun sağ tarafından sol tarafına yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ...'ya, yönetimindeki otomobilin sağ ön kısımlarıyla çarpması sonucu meydana gelen kazada, davalı sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni vermesi,seyrini hava ve yol koşullarını dikkate alarak müteyakkız şekilde sürdürmesi, olay mahalli yaya geçidine her an durabilecek vaziyette yaklaşması, seyir istikametine göre yolun sağ tarafından sol tarafına yaya geçidi üzerinden karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yayaya ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken bunları yapmadığı, dikkatsiz seyri neticesi davacı yayaya tedbirsizce çarptığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda asli yönden %90 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ... ise, olay mahalli yaya geçidinin belirli bir mesafesinden sonra koşar vaziyette karşıdan karşıya geçtiği sırada, davalı sürücü yönetimindeki otomobilin sadmesine maruz kaldığı anlaşılmakla gerçekleşen olayda tali yönden %10 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Meydana gelen kaza nedeniyle,kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının tüm vücut engellilik oranının % 46 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 12 aya kadar uzayabileceği,iyileşme (işgöremezlik) süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği tespit edilmekle, buna göre yapılan geçici ödemenin mahsubu sonucu davacının sürekli iş göremezlik dönemi zararının 984.924,22-TL, bakıcı gideri zararının 34.788,42-TL ve tedavi gideri zararının ise 2.632,50-TL olduğu hesap edilmiştir. Davacının davalı sigorta şirketi ile yapılan sulh gereği ödeme nedeniyle maddi zararı karşılandığından davalı sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiğinden Mahkememizce davalı sigorta şirketine yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kazaya konu ... plakalı araç, davalı sigorta şirketi nezdinde ... numaralı, 03.12.2022 - 03.12.2023 vadeli Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, işbu poliçeye göre sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun kişi başına tedavi 1.200.000,00-TL ile, sakatlanma/ölüm 1.200.000,00-TL sınırlı olup davacının hesap edilen zararlarının poliçe limitinin altında olduğu, sigorta şirketinin davalı sürücü/araç maliki ile müteselsil sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup bu yönüyle sigorta şirketi hakkında yapılan feragat diğer borçlu işleten/ sürücü hakkında poliçe limiti kadar etkili olacağı, somut olayda davacının poliçe limitini aşan zararı bulunmadığından davalı ...'e yönelik sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderine ilişkin maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ayrıca davacının emeklilik dönemi yaşıyor olması, olay tarihi itibariyle davacının herhangi bir maddi gelir getirici işte çalıştığına dair delil olmadığından geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı tespit edilmekledavalı ...'e yönelik geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce manevi tazminat istemine ilişkin yapılan değerlendirmede ise, TBK 56/2 maddesinde'' ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin ve ya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir'' hükmü mevcuttur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler ... Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/ E., 2018/ K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/ E., 2021/ K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Somut uyuşmazlıkta, kusur durumu, paranın alım gücü ve tarafların ekonomik sosyal durumu dikkate alınarak, meydana gelen kaza nedeniyle davacının duyulan elem ve ızdırabı yönünden tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için, manevi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile, davacı için 100.000,00-TL manevi tazminatın 17/06/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi tazminat istemine yönelik davanın REDDİNE,
2-Manevi tazminat istemine yönelik davanın KISMEN KABULÜ ile; 100.000TL manevi tazminatın 17/06/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-Harçlar Yasası gereği alınması gereken 6.831,00-TL harçtan peşin alınan 2.051,01-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.779,99-TL harcın davalı ...'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 2.359,26-TL harç, 5.700,00-TL bilirkişi ücreti, 17.850,00-TL adli tıp fatura bedeli ve 1.824,25-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 27.733,51-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 23.092,01-TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Manevi tazminat talebi yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Maddi tazminat talebi yönünden davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Manevi tazminat talebi yönünden, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davalı ... tarafından yapılan 242,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 40,50-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
9-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
10-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır