TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 16/11/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 17.08.2022 tarihli ... Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilin ... ili ... ilçesi ... mahallesindeki binasında 1 ton/saat kapasiteli pelet odun üretim tesis kurulması için, davalı şirket ile yapılan ön görüşmelerde; pelet üretiminde kullanılacak odun ham madde, makinelerin kurulacağı binanın altyapısı, açık ve kapalı alanlarının fiziki durumları incelendiğini, ham madde ve tesisin pelet odun üretimine uygun olduğu davalı şirket tarafından belirlendiğini, sözleşmeye göre makineler imal edilip yerlerine kurulduktan sonra sistemin çalışılır hale getirilecek en az bir günlük deneme üretimleri yapılacak deneme üretimi esnasında çalışanlara eğitim verileceğinin hüküm altına alındığını, makinelerin üretilip yerlerine kurulumları 2022 sonu veya 2023 yılı başlarında olması gerekirken ancak 2023 Mayıs ayında ilk test üretiminin yapılabildiğini, ilk deneme üretiminde, tesisin her yerinde adeta göz gözü görmeyen çok aşırı toz oluşması, yüksek ısı üreten cehennemlik borularının her yerden kıvılcımlar çıkması, üretim kapasitesinin taahhüt edilenden çok düşük olması gibi nedenlerle tesis teslim alınıp seri üretme geçilemediğini, aksaklık ve eksiklikler davalı tarafından giderilmeye çalışılmış ve deneme üretimleri yapılmaya çalışılmış ise de 12.07.2023 tarihinde yine yapılan deneme üretiminde kurulan tesisin ayıplı, eksik ve hatalı olmasından kaynaklı olarak çok ciddi bir patlama meydana geldiğini, davalı şirkete ... 23. Noterliğinin 05.10.2023 tarih ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu durumlar da belirtilerek keşide edilein ihtarnamede, ayıbın giderilmesinin istenerek ayıba ilişkin tüm ihbar ve ihtarların da yapıldığını, davalı şirket bir takım geçiştirici yöntemler ile sorunu çözdüğü iddia etmişse de, 17.10.2023 tarihinde yapılmak istenen deneme üretimi esnasında çok büyük bir patlama daha yaşandığını, müvekkili tarafından uzman görüşünde, mevcut prosesin patlamayı önleyecek yapıda olmadığını, patlamaya davetiye çıkaracak şekilde dizayn ve montajının yapıldığını, tesisin mevcut hali ile kullanılmasının sakıncalı olduğunu bildirildiğini, davalı şirketin ayıplı malını ve başta taahhüt ettiği kapasiteye ulaşamayacağını anlayınca sözleşme harici olarak değeri 770.540 TL olan bir öğütücü daha ilave ettiğini, gerek bu öğütücü gerekse iki adet konveyör bant ve ilave pres diskleri gibi ilaveler için şirketimize 1.085.940 TL tutarında ek fatura düzenlendiğini, bu faturalara dayalı olarak ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/ E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine girişildiğini, oysa ki, davalı tarafın yükümlülüğü altında olan tesisin, faaliyetini yürütemeyecek, üretim yapamayacak kadar ve ayrıca can ve mal güvenliği ve sağlığı açısında sakınca oluşturacak kadar ayıplı, sakıncalı bir tesis olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin davalı tarafa borçlu olmadığı gibi ayıptan dolayı uğranılan zarar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu belirterek davacının ... 2. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2023/ E sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile 17.08.2022 tarihinde imzalanan sözleşme gereğince edimlerini süresi içerisinde tamamlayarak tesisi davacıya teslim ettiğini, davacı da sözleşmeye dayalı ödemelerini yaparak sözleşme şartları her iki tarafça da yerine getirildiğini, akabinde davacı tarafça üretim tesisini büyütmek için müvekkilinden üretim tesisine ek olarak iş bu davaya konu edilen yeni makinelerin talep edildiğini, faturalara konu makine, malzeme ve işçiliklerin davacıya üretilip teslim edildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, üretilip teslim edilen üretim tesisinde ayıp bulunmadığını, davacı tarafça ham madde olarak orman altı dip atığı( ağaç yaprakları, dal, kozalak, tahta parçaları kum, toprak ve belirlenemeyen maddeler) kullanıldığını, tesiste meydana gelen patlamaların hem bundan hem de kullanıcı hatalarından kaynaklandığını, müvekkiline ayıp ihbarında bulunulmadığını, ayıbın çözümüne yönelik olarak davaya konu faturalar içeriği makine ve ekipmanın temin edildiği iddiasının gerçekle bağdaşmadığını, tesisin kapasitesini artırmaya yönelik dava konusu fatura içeriği ürünlerin sipariş edildiğini belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, faturalara dayalı icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı işveren, davalı yüklenici ile aralarında, 1 ton/saat kapasiteli pelet odun üretim tesisi kurulması için yazılı sözleşme yapıldığını, sözleşmeye göre makinelerin imal edilip kurulduktan sonra tesisin faaliyete geçtiğini, deneme ürünlerin üretimi sırasında, yüksek ısıdan kaynaklı patlama meydana geldiği gibi üretim kapasitesinin taahhüt edilenden az olduğunu, eksik ve ayıplı işin davalıya bildirildiğini, bunun üzerine davalı şirketin eksik ve ayıplı işin telafisine yönelik işlemler yaptığını, bu işlemlere dayalı dava konusu faturaları düzenlediğini, ancak buna rağmen üretimin istenilen seviyeye ulaşmadığını, tesiste yine patlamanın meydana geldiğini, bu nedenle tesiste üretimin durdurulmak zorunda kalındığını belirterek dava konusu faturalardan ve bu faturalara dayalı icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespitini istemiş, davalı ise, sözleşme gereği edimlerin eksiksiz ve ayıptan ari olarak yerine getirildiğini, davacının da sözleşme bedelini ödediğini, dava konusu faturalara dayalı işin davacının tesisin üretim kapasitesini artırma talebine yönelik olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Somut olayda; taraflar arasında imzalanan pelet odun tesisi imalat ve satış sözleşmesi uyarınca, davalı yüklenicinin davacının yerinde, +-%25 tolerans ile 1,2 ton/saat pelet tesisinde bulunması gereken iki adet öğütücü, kurutma fırını, iki adet 75 kw pelet makinesi ile yarı otomatik çuvallama makinelerini birbirine bağlayan elek ve konveyör bantlarından oluşan paket tesisin kurulumunu yaptığı, davacıya tesliminin yapıldığı, sözleşme bedelinin ödendiği hususlarında ihtilaf bulunmayıp, ihtirazi kayıt konulmaksızın teslim alınan işin eksik teslimine ilişkin davacı iddiasının dinlenemeyeceğinden, somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık esasen, davacıya teslimi yapılan tesisin ayıplı olup olmadığı ve dolayısıyla davalının sonradan tesise yapmış ilave işin tesisin üretimini taahhüt edilenden daha yüksek kapasiteye artırmaya mı yoksa ayıplı olduğu iddia edilen tesisin ayıbın giderilmesine yönelik olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Dosyaya davalı tarafça sunulan makine mühendisi tarafından, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler üzerinden düzenlenmiş uzman görüşünde; sözleşme şartları uyarınca kurulan pelet üretim tesisinde, sözleşmeye uygun ham maddenin kullanılmadığını, aynı zamanda makinede bulunan emiş sistemi çıkışının kapatılmış olduğundan makinenin hava çıkışının engellendiği, kullanıcı hatasından ve sözleşmeye uygun hammaddenin kullanılmamasından dolayı tesiste patlamaların meydana geldiği belirtilmiştir.İş güvenliği uzmanı tarafından düzenlenen tutanakta, işletmede daha önce toz patlamasının meydana geldiği, kısa bir süre sonra da 17.10.2023 tarihinde işletmede tekrar toz patlamasının yaşandığı, yapılan incelemelerde döner fırının açılan kapısı ve çevresinde cehennemlik içinden ateşin geldiği, cehennemlik olarak adlandırılan fırından, kıvılcımların direk olarak döner fırına geldiğinin görüldüğü, bu yaşanan patlamaların cehennemlikten direk olarak döner fırına ateş taşınmasından dolayı üretim hatasının bulunduğu, patlamaların meydana gelmemesi için üretimin durdurulmasının tavsiye edildiği belirtilmiştir .Mahkememizce mahalinde yapılan keşifte, tesisin uzun zamandan beri iş güvenliği nedeniyle gayri faal olduğu gözlemlenmekle, keşif sonucunda düzenlenen teknik bilirkişi raporunda özetle; sözleşmeye konu pelet üretim tesisinin yükleme sisteminin manuel olması, herhangi bir elevatör beslemesi olmadığı gözetildiğinde ekipmanın standart bir kapasiteyi temin etmesinin olasılık dahilinde olmadığı, ancak eklentiler ile kapasitenin sözleşme verilerine ulaştırılabileceği, katı yakıt beslemenin akışkan yataklı olmaması sebebiyle homojen ve sürdürülebilir ısı elde edilemeyeceği, cehennemlik içinde alev kırıcılarının bulunmaması sebebiyle yanma odasındaki alevlerin kontrolsüz ve yoğun bir biçimde bacaya verilmesi, dava dosyası içeriğinde yer alan Patlamadan Korunma Dokümanı Hazırlama Uzmanı Makine Mühendisi ... tarafından hazırlanan uzman görüşü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu ekipmanın davacı yanın beklentilerini karşılayacak nitelikte olmadığı, ekipmanın ayıplı olduğu, taraflar arasındaki yazılı sözleşmeye konu edilmeyen dava konusu ilave işin ilk yapılan işin kapasitesini artırmak amacıyla değil, ilk işin eksik veya ayıplı olması nedeniyle söz konusu eksik veya ayıbın giderilmesi amacıyla yapıldığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davalı tarafça, kıvılcımların önlenmesi için tuğladan duvar yapıldığını ancak davacının sonradan daha yoğun ısı elde etmek için duvarı yıktığını rapora itirazlarında ileri sürülmüşse de, dosyaya sunulan teknik incelemeye havi bilgi ve belgelerde bu yönde herhangi bir tespite yer verilmediği gibi, raporda da belirtildiği üzere, kıvılcım kırıcıların cehenemlik denilen kısmın içinde olması gerektiği halde yapılmamış olduğunun tespit edilmesi karşısında ve iddianın ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletişmesi yasağı kapsamında davalının bu iddiası yerinde görülmemiştir. Bunun yanısıra davalının dosyaya sunmuş olduğu uzman görüşündeki tespit ve değerlendirmelerin de yerinde olmadığı dosyaya sunulan deliller ve özellikle mahkemece yapılan keşif sonucunda düzenlenen gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile sabit olmuştur.Mahkememizce toplanan deliller ve özellikle keşif sonucunda düzenlenen bilimsel ve gerekçeli bilirkişi raporu ve dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, davacıya teslim edilen üretim tesisinin faaliyete geçmesinden kısa bir süre sonra tesisin cehennemlik denilen kısmında patlamalar meydana geldiği, patlamaların cehennemlik denilen bölüm içinde alev kırıcılarının bulunmaması sebebiyle yanma odasındaki alevlerin kontrolsüz ve yoğun bir biçimde bacaya verilmesinden kaynaklandığı, bunun yanısıra üretim tesisinin sözleşmede taahhüt edilen kapasitede çalışmadığı, sözleşmeye uygun hammadde kullanılmamasının ya da kullanıcı hatasından kaynaklandığının ispat edilemediği, sözleşmeye konu üretim tesisin ayıp olduğu, davalının sonradan yapmış olduğu dava konusu ilave işlerin içeriği ve niteliği sözleşmeye konu ayıbın giderilmesine matuf olduğu, dava konusu icra takibine konu edilen bu faturaların 01.06.2023 tarihli “55 kw öğütücü, nakliye bedeli” açıklamalı 770.540,00 TL bedelli; 05.06.2023 tarihli “bant” açıklamalı 94.400,00 TL bedelli, 07.06.2023 tarihli “soba, elektrik sistemi, fan sistemi” açıklamalı 59.000 TL bedelli ve 21.08.2023 tarihli “PT1000 Termoklup, digital, sıcaklık gösterge, valf, spring, digital zaman saat, gösterge, 4 kontak 220v role ve soket otomat, kablo yedek disk” açıklamalı 162.000 TL bedelli olmak üzere toplam 4 adet fatura karşılığı 1.060.940,00 TL tutarlı olduğu, bu faturalardan 07.06.2023 tarihli fatura içeriğinde yer alan soba ürünün bu kapsamda olmadığından bu ürün bedeli 8.000 TL ve kdv karşılığı toplam 9.440,00 TL’den davacının sorumlu olduğu, kalan 1.051.500,00 TL kısmından davacının sorumluluğunun bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla; davacının menfi tespit davasının 1.051.500,00 TL kısım yönünden kabulüne, kalan 9.440,00 TL yönünden ise reddine karar vermek gerekmiştir.Davanın kabul edilen kısım yönünden, davalı takip alacaklısı icra takibinde haksız ise de, icra takibinde kötü niyetli olduğunun dosya kapsamı itibariyle sabit olmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, reddedilen kısım bakımından ise, icra takip dosyasına yatan paranın davalı alacaklıya tedbiren ödenmemesine yönelik verilen tedbirin infaz edildiğinden bu kısım bakımından davalı alacaklı lehine kötü niyet tazminatı koşulları gerçekleştiğinden reddedieln kısmın %20 si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davacının dava konusu faturalara dayalı başlatılan ... 3. İcra Dairesinin 2023/... E. sayılı icra takip dosyasında talep edilen 1.060.940,00 TL alacağın 1.051.500,00 TL kısmından davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,Davacının kabul edilen kısım yönünden kötü niyet tazminat talebinin reddine,Davalı lehine, reddedilen 9.440,00 TL’nin %20 si oranında belirlenen 1.888 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 71.827,97.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 18.118,21.-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 53.709,76.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 159.210,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 9.440,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan 21.456,76.-TL harç, 15.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 5.250,00.-TL keşif yol ücreti, 1.185,00.-TL tebligat posta ücreti olmak üzere toplam 42.891,76.-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre (% 99,11 kabul, % 0,89 red) 45.510,02.-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza