TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2023/
KARAR NO :2025/
BAŞKAN
ÜYE :
ÜYE
KATİP
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ :Av.
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/12/2023
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10.04.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan 14/07/2023 tarihli sözleşmeye istinaden 40.000 kg ... marka kremanın 30/09/2023 tarihine kadar teslim edilmesi için 1.275.000-TL tutarında ve 14/07/2023 tarihinde banka üzerinden nakit havale ile toplam 6 adet 2.517.500-TL miktarlı çeklerin davalı şirkete verildiğini, çeklerin ciro edilmek suretiyle 3. Kişilere devredilmiş olup müvekkil, çeklerin vadeleri geldiğinde bütün çeklerin ödemesini gerçekleştirmek zorunda kaldığını, buna karşılık davalı şirketçe sözleşme gereği en geç 30/09/2023 tarihine kadar 40.000 kg ... kremanın teslim edileceği taahhüt edilmiş olup yalnızca 10.874 kg krema müvekkiline teslim edilip kalan miktar teslim edilmediğini, kalan miktarın da gönderilmesi için davalı şirkete ulaşılmaya çalışılmışsa da mallar teslim edilmediği gibi çeklerin iade de edilmediğini, bunun üzerine davalı şirkete, keşide edilen 05/10/2023 tarihli noter ihtarıyla sözleşmeden dönüldüğünü, sözleşmeden dönüldüğünden daha önce ifa edilen edimlerin geri istenmesi ve sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğranılan olumsuz(menfi) zararların tazmininin talep edilebileceğini, bu kapsamda 14.07.2023 tarihli sözleşmede en geç 30.09.2023 tarihine kadar teslim edileceği taahhüt edilen 40.000 kg kremanın 15.000 kilogramının birim fiyatı 85 TL olup, kalan 25.000 kilogramın birim fiyatı ise 100 TL olarak belirlendiğini, mal teslim edilmediğinden sözleşmede kararlaştırılan fiyatından neredeyse %100'e varan fiyat farkı ile kremayı başka firmalardan temin etmek zorunda kalındığını ileri sürerek ıslah hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin sözleşmeden dönme tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalı şirketten tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili ön inceleme duruşmasındaki beyanında; davalı şirketin konkordato sürecinde olduğunu, sözleşme kapsamında verilen çekleri ve bir kısım nakit parayı iade etmeyi kabul ettiğini ancak menfi zararını kabul etmediğini, işbu davanın menfi zararına yönelik olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekilinin 21.09.2024 tarihli ıslah dilekçesinde, dava değerini artırarak 2.167.548,90 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
CEVAP: Davalı vekilinin, davaya cevap vermediği, bilirkişi raporuna karşı beyanlarında, zararın belirlenmesinde davacının sunduğu faturaların doğruluğu ve bu faturalara ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını belirterek rapora itiraz etmiştir.
DELİLLER:05.10.2023 Tarihli İhtarname, 14.07.2023 Tarihli Sözleşme, ... Arabuluculuk Bürosunun 2023/ Numaralı Anlaşmama Tutanağı, davalı Şirkete Yapılan Ödemelere İlişkin Makbuz Ve Banka Dekontları, Davalı Şirkete Teslim Edilen Çeklerin Suretleri, Çeklerin Teslim Alındığına Dair Davalı Şirketçe Düzenlenen Tahsilat Makbuzu, tarafların ticari Defterleri, teslim Edilen Ürünlerin Faturaları, başka Firmadan Satın Alınan Kremanın Faturası, Keşif, Bilirkişi, tanık, yemin ve tüm dosya kapsamı.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında davacının edimini yerine getirdiği fakat davalının kendi edimini yerine getirmediği iddiası ile TBK 125/3 uyarınca sözleşmeden dönülerek kısmen 10.000,00 TL menfi zararın davalıdan tahsiline ilişkin olduğu, davalının davacının uğramış olduğu menfi zarardan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, var ise zararın miktarının ne olduğuna ilişkindir.Davacı, davalı ile akdedilen satım anlaşması gereğince, davalının satımını ve teslimini taahhüt ettiği 40.000 kg ... marka krema ürünü karşılığında davalıya nakit avansı yanında muhtelif tarihli ve bedelli çekler verildiğini, ancak teslimi taahhüt edilen üründen yalnızca 10.874 kg’lık kısmın davacıya teslim edildiğini, kalan 29.126 kg ürünün teslim edilmediğini, davalı borçlunun kesin vadede teslimi ifa etmediğinden temerrüde düştüğünü, sözleşmeden dönüldüğünü, teslim edilmeyen ürünün 3. Kişilerden sözleşmede kararlaştırılan bedelden daha yüksek fiyat üzerinden tedarik edilmek zorunda kalındığını belirterek zararının tahsilini istemiş, davalı ise davanın reddini savunmuştur.Somut olayda; taraflar arasında ürün alım alım sözleşmesi gereğince, davacının davalıya teslimi taahhüt edilen ürünler karşılığında ödemeler yaptığı, davalının bir kısım ürünün teslimini gerçekleştirmiş ise de konkordato sürecine girdiğinden ve üretimi durduğundan sözleşmede belirlenen vadede kalan ürünün teslimini yerine getiremediği ihtilafsız olup, uyuşmazlık davacı alıcının satım sözleşmesinden dönerek teslim edilmeyen ürünün sözleşmede belirlenen fiyattan daha yüksek bir fiyata piyasadan temin edildiğinden bahisle menfi zarara uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır. Sözleşmeden dönülmesi halinde istenebilecek zarar menfi zarardır. Sözleşmenin geçerliliğine, ifa edileceğine inanılarak başka bir sözleşme yapma fırsatının kaçırılması nedeniyle uğranılan zarar da menfi zarar kapsamında kalır. Sözleşme hiç kurulmamış olması hâlindeki durum ile satıcının temerrüdü nedeniyle ticari satım sözleşmesinden dönme sonrası durum arasındaki farktan oluşan menfi tazminattır. Menfi tazminat ile belirtilen, genel anlamı itibarıyla kullanılan sözleşmenin kurulmamış ya da geçersizliğinden doğan zarar olmayıp, satıcının mütemerrit olması nedeniyle ortaya çıkan zararı karşılamaktadır. Menfi zarar dahiline, alıcının dönmüş olduğu satım sözleşmesi için yaptığı masraflar; sözleşmeden kaynaklanan borçların ifası için yapılan masraflar; sözleşmenin yürürlükte olması nedeniyle başkaları ile sözleşme yapma olanağının yitirilmesi nedeniyle ortaya çıkan zarar girer.Bu bağlamda, mütemerrit olan satıcıya karşı alıcının, satım sözleşmesinin konusunda bulanan devredilecek olanı başka bir yerden sağlayabilmesi ve bu yolda dürüstlük kuralına uygun şekilde başkasıyla yaptığı sözleşmeye ilişkin semen ile ifa edilmeyen sözleşmenin semeni arasındaki farkı talep edebilmesi mümkün olmaktadır (TBK m.213).Alıcının mütemerrit satıcı yerine sözleşmenin konusunu başka bir yerden temininde MK. m. 2’de ifadesini bulan dürüstlük kuralına uygun hareket etmelidir. Bu alıcının, zararı azaltacak tarzda uygun koşulların tesis etmesini gerektirir. Sözleşme edimini başka yerden temin ederken alıcının dürüstlük kuralına uygun hareket etmesinde, sadece kendi menfaatini gözetmesi yeterli olmaz, aynı zamanda satıcının da menfaatini korumalıdır. Dürüstlük kuralı, ikame alım ile temin edilen malın, sözleşmeye göre teslimi gereken yerden, şayet bu mümkün olmuyorsa, mümkün olduğu kadar uygun koşullarda alınabilen başka bir yerden alımın yapılmasını gerektirir. Ticari hayatta hızlı akışın bir sonucu olarak, ikame alımda alıcının uzun süreli arayışa girmesi istenemez, alıcının işinde elde ettiği deneyime uygun davranması yeterli sayılır. Bu bağlamda, ifanın imkânsızlaşması, belirli olan vadenin tamamlanmış olması veya TBK m. 125’e göre, aynen ifadan vazgeçilmesi üzerine alıcı ikame alımı gecikmeden yeterli süre içerisinde yapmalıdır.Taraflar arasındaki sözleşmede, davalı tarafından davacıya 40.000 Kg. kremanın teslim edileceği, 40.000 Kg.lık kremanın 15.000 Kg. için birim fiyatı 85 TL.den 1.275.000,00 TL. havale ödemesi gerçekleştirildiği, 25.000 Kg. için birim fiyatı 100 TL.den 2.517.500,00 TL. çekle ödeme olarak yapılacağı hususlarında anlaşıldığı görülmüştür.Davalı tarafından sözleşme gereğinin yerine getirilmeyen 29.126 Kg. Krema emtiasının sözleşme tarihi olan 14.07.2023 tarihi itibariyle piyasa rayiç değeri ile sözleşmeden dönüldüğü tarihten sonraki ay sonu olan 30.11.2023 tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin gerekçeleri ve dayanakları da gösterilmek suretiyle tespiti ile her iki bedel arasındaki farkın hesaplanması hususunda ek rapor alınmıştır.Mahkememizce, davalı tarafından sözleşme gereğinin yerine getirilmeyen 29.126 Kg. Krema emtiasının sözleşme tarihi olan 14.07.2023 tarihi itibariyle piyasa rayiç değeri ile sözleşmeden dönüldüğü tarihten sonraki ay sonu olan 30.11.2023 tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin tespiti ile her iki bedel arasındaki farkın hesaplanması hususunda bilirkişi raporu alınmış, dosyaya sunulan gerekçeli ve denetime açık bilirkişi raporunda, davalı tarafından sözleşme gereğinin yerine getirilmeyen 29.126 Kg. Krema emtiasının sözleşme tarihi olan 14.07.2023 tarihi itibariyle piyasa rayiç değerine göre 3.252.500,42 TL. sözleşmeden dönüldüğü tarihten sonraki ay sonu olan 30.11.2023 tarihi itibariyle piyasa rayiç değerine göre 3.673.079,86 TL. olacağı, iki tarih aralığında yapılacak alımlarda 420.579,44 TL. farka neden olacağı, sözleşme ile Kasım 2023 ortalama fiyat karşılaştırmasında, farkın 3.673.079,86 - 2.850.710,00 = 822.369,86 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Bu durumda, sözleşmede teslimi taahhüt edilen ürünler için birim fiyatının 15.000 Kg. için 85 TL.den; 25.000 Kg. için ise 100 TL olarak kararlaştırıldığı, buna göre teslim edilmeyen 4.126 kg x 85 TL= 350.710,00 TL ve 25.000 kg x 100 TL= 2.500.000 TL olmak üzere toplam 29.126 kg için 2.850.710 TL olduğu, buna karşılık sözleşmeden dönüldüğü tarihten sonraki ay sonu olan 30.11.2023 tarihi itibariyle ürünün piyasa rayiç değerinin ortalamasının 126,11 TL olup, 29.126 kg x126,11 TL= 3.673.079,86 TL olduğu, buna göre 3.673.079,86 TL- 2.850.710 TL = 822.369,86 TL davacının talep edebileceği menfi zarar olarak kabulü gerekmiştir.Davadan önce her ne kadar davalıya ihtarname keşide edilmişse de, ihtarnamede sözleşmenin feshinden sözedilerek bedelsiz kalan ödemelerin iadesi istendiği ve fakat işbu davaya konu menfi zarardan ve miktarından söz edilemediğinden usulüne uygun temerrüten sözedilemeyeceği, bu nedenle hükmedilen alacağın 10.000 TL’lik kısmına dava tarihinden, ıslahla artırılan kalan kısma ise ıslah tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmiştir.Yukarıda açıklanan bu nedenlerle davacının davasının kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 822.369,86 TL’nin 10.000 TL’sine dava tarihi olan 06/12/2023 tarihinden; kalan 812.369,86 TL’sine ise ıslah tarihi olan 21/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 56.176,09.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85.-TL harç ile 36.845,55.-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 19.060,69.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 127.131,78.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 200.325,07.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin ( % 37,94 kabul % 62,06 red) kabul red oranına göre; 1.183,72.-TL'sinin davalıdan; 1.936,28.-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan 37.423,65.-TL harç, 7.500,00.-TL bilirkişi ücreti ve 148,50.-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere yazılı toplam 45.072,15.-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre (% 37,94 kabul, % 62,06 red) 17.100,37.-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza