TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR:1-
VEKİLİ :Av.
:2-
VEKİLİ :Av.
DAVALILAR:1-
VEKİLİ :Av.
:2-
3-
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 13/12/2023
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacılar vekili, davalı ... tarafından müvekkilleri aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, keşidecisi dava dışı ... Sac Metal isimli şirket olan takip konusu çekin, ilk cirantası olan davalı şirketin yetkilisi olarak kendisini tanıtan ve şirket adına hareket eden davalı ... tarafından müvekkili ...'na verildiğini, müvekkilinin de çeki cirolayarak diğer müvekkili ...'e alacağına karşılık verdiğini, ...’in çeki ön yüzünde bedel kısmının hatalı yazılmış ve tahrif edilmiş olması sebebiyle kullanamadığını ve keşideci tarafından düzeltilmesi gerektiğinden çeki ...'na cirosunu silmeden düzeltilip paraflanmak üzere verdiğini, ...’nun ise tekrar bir önceki ciranta ... Metal yetkilisi olarak bildiği ...'ten düzeltilmesini istediğini ve çeki ...'a verdiğini, müvekkili kendisine ve ...'e ait ciroları silecekken davalı ...’ın müvekkiline silmesine gerek olmadığını, zaten keşideciye götürüp geri geleceğini ve aynı şekilde çekin devam edeceğini söylediğini, sonraki gün ise davalı ...’ün müvekkili ...'na çeki paraflamadıklarını, keşideciye iade ederek müvekkillerine ait ciroları sildiğini, keşidecinin çeki bankaya iade edeceğini söylediğini ve yerine borcuna karşılık farklı çek vereceğini söylediğini, ancak davalı ...'e tekrar ulaşılamadığını, müvekkillerinin bu davalının davalı şirketin resmi olarak yetkilisi olmadığını da öğrendiklerini, buna rağmen şirket kaşesini vuran ve üzerindeki imzayı atanın ... olduğunu, daha sonra ise çeki, müvekkili ...''den sonra 4. ciranta olarak bu kez şahsen cirolayıp imzaladığını ve son hamil ...'a verdiğini, ... ile ... arasında hiçbir ticari bağlantı veya alacak bulunmadığını, müvekkillerinin çeke dayalı ihtiyati haciz kararı ile ciroların silinmediğini öğrendiklerini, konuya ilişkin savcılığa şikayette bulunulduğunu, müvekkillerinin açıklanan şekilde iradeleri sakatlanarak dolandırıldıklarını, ...'ün benzer şekilde farklı kişiler ile arasında da dosyaları bulunduğunu, sunulu çek fotoğrafı icra takip dosyasından alındığı için ön yüzünde paraf bulunduğunu, ancak müvekkillerine verilen ilk halinde paraf bulunmadığını ve miktar kısmında milyar veya milyon kısmının anlaşılmaz şekilde olduğunu, çekin kötüniyetli olarak davalı ...'a verildiğini, davalılar ... ile ... arasında gerçek bir borç ilişkisi bulunmadığını, imza incelemesi yapılması halinde lehtara ait cironun ...'e ait olduğunun görüleceğini, yine ön yüzdeki paraf imza için de inceleme yapılmasını talep ettiklerini ileri sürerek müvekkillerinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğunu, davacı iddialarının haksız olduğunu, dava konusu çek emre yazılı olup davacılar tarafından da ciro edilmiş olduğunu, ciro atarken gerektiği özeni göstermeyen cirantanın sübjektif ilişkilere dayanarak cironun geçersizliğini hamile karşı öne sürmesinin mümkün olmadığını, müvekkilini ciro silsilesindeki tarafların arasındaki hukuki ve ticari ilişkileri bilmesinin beklenemeyeceğini, diğer davalı ...’ün çeki geri alırken de davacıların rızası ile alındığını, müvekkilinin kötüniyetinin bulunmadığını, davacı tacir olup basiretli iş adamı hükümlerine göre hareket etmesi gerektiğini, aralarındaki sübjektif ilişkiye dayanarak çek üzerinde paraf atılacağı iddiasının basiretli tüccar ilkesine aykırı olduğunu, çekin tekrar önceki cirantaya veya lehtara ciro edilmesinin çekin arkasında imzası bulunan cirantanın sorumluluğunu kaldırmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, ayrıca davacı ...’in iş bu dava açıldıktan sonra borcu kabul ettiğini ve icra dosyasında taahhüt verdiğini, müvekkilinin alacağı likit ve haklı bir alacak olmasına rağmen davacı tarafından haksız ve mesnetsiz açılan bu dava sebebiyle müvekkilinin alacağını geç tahsil etmesinin söz konusu olduğunu, dolayısıyla davacı taraf aleyhine tazminat koşullarının oluştuğunu savunarak davanın reddini ve davacılar aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, çeke dayalı icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.İşbu davada, davacılar aleyhine davalı ... tarafından çeke dayalı icra takibine girişildiği, dava konusu çekin ilk cirantası davalı ... Metal..Ltd. Şti olduğu, davalı ...’ün davalı lehtar şirketin yetkilisi olarak çeki ciroladığı ve çeki davacı ...’na verdiği, ancak sonradan bu davalının davalı şirket yetkilisi olmadığının anlaşıldığı, davacı ... da çeki cirolayarak diğer davacı ...'e alacağına karşılık verdiği, ancak davacı ...’in çekin bedel hanesinin keşideci tarafından düzeltilmesi gerektiğinden bahisle çeki davacı ...’dan cirosu olduğu halde geri aldığı, çekin düzeltilmesi amacıyla bu kez ...'e verildiği ancak bu davalının çeki diğer davalı ...’a ciro ettiği, davalılar arasında gerçek bir borç ilişkisi bulunmadığı, davalı lehtar şirket cirosunun şirket yetkilisi olmayan davalı ...'e ait olduğu iddia edilerek çekten ve çeke dayalı icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istenmiştir.
... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı icra dosyasında; takip alacaklı davalı ..., takip borçluları dava dışı ... Saç Metal..Ltd Şti, davalı ... Metal İnşaat..Ltd Şti, davalı ..., davacı ... ve ... olduğu, toplam 2.054.856,81 TL üzerinden başlatılan kambiyo takibinin dayanağının 27.11.2023 tarihli 1.700.000 TL bedelli çek gösterilmiştir. Dava konusu 17.11.2023 tarihli 1.700.000 TL bedelli çekin keşidecisi dava dışı ... Sac Metal.. Ltd. Şti., lehdarı davalı ... Metal..Ltd Şti, çekin arkasında sırasıyla davalı lehdar şirketin, davacı ..., davacı ..., davalı ... ve davalı ...’ın ciroları bulunduğu, çekin bankaya süresinde ibraz edildiği ve karşılığının bulunmadığı hakkında banka şerhinin olduğu görülmüş; dava açılırken dava değeri üzerinden yatırılması gereken harçlar yargılama sırasında ikmal edilmiştir.Her ne kadar davadan sonra davacı borçlular tarafından ödeme taahhüdü verilerek icra dosyasının ödenmek suretiyle infaz edildiği anlaşılmakta ise de, davacıların ödeme taahhüdü icra tehdidi altında ve davadan sonra yapılmış olduğundan borcu kabul anlamına gelmediği gibi eldeki menfi tespit davasının kanun gereği kendiliğinden istirdat davasının dönüştüğünün kabulü gerekmiştir.
6102 sayılı TTK'nın 818. (eTTK.nun 730) maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. (eTTK.nun589) maddesi uyarınca ''bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez''. İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz. İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677 (eTTK 589) maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir.6102 sayılı TTK’nun 686/1. (TTK 598) maddesi ; “Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır”. hükmünü içermektedir.Sahte imza bir başkasının imzasının taklit edilmesi hali olup, ticari senetteki geçersiz imza zincirleme ve birbirine bağlı, lehtardan hamile değin tam ve düzenli yani kesintisiz cirolar hak sahipliğine karine sayılır. Cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın gözlenmesi sadece dış görünüm bakımından yapılır. Başka bir anlatımla, ciro silsilesinin (zincirinin) muntazam bir şekilde birbirini takip edip etmediğini incelerken dış görünüşü incelemek yeterli olup, cirantalardan birinin imzasının sahte olması veya temsilci sıfatıyla senedi imzalayan şahsın imza yetkisinden yoksun olması ciro zincirini etkilemez (... Hukuk Genel Kurulu Esas 2014/... Karar 2016/...)Bu açıklamalara göre, eldeki dava incelendiğinde; davacıların cirosunun beyaz ciro olduğu, davacılar ile davalılar ... ve ... ciroları arasında başka ciro bulunmadığı, davalı son hamil ...’ın çeki iktisap ettikten sonra muhatap bankaya ibraz ettiği, çekin karşılığının olmadığının çeke yazılması sonrasında icra takibi başlattığı, çekteki ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığı, davacıların çekteki cirolarının sahteliği ileri sürülmediği, davalı lehtar şirket cirosunun sahteliğine imzaların istiklali ilkesi gereğince dayanılamayacağı, bu davalı ... Metal İnşaat..Ltd Şti çekin lehtarı ve takip borçlusu olduğundan davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, davada çekin rızaları hilafına elden çıktığı ileri sürülmediği gibi davalı takip alacaklısı ...’ın çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğuna dair dosyada herhangi bir delile rastlanılmadığı, davacıların çeki gerçekten iade etti ise, kendi cirolarını iptal etmesi gerekirken bu yükümlülüğünü de yerine getirmedikleri, keşideci parafını içeren çek üzerinde inceleme yapıp yapmamanın sonuca etkili olmadığı, iddiaların tanık ile ispatının mümkün olmadığı, davacıların müştekisi olduğu ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/... sayılı soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın taraflara tebliğ edildiği ve karara yönelik herhangi bir itirazın bulunmadığı ... kayıtlarında savcılık dosyası üzerinde yapılan incelemeden anlaşılmakla; yapılan tüm bu değerlendirmeler ışığında davacıların davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın davalı ... Metal İnşaat. Gayrimenkul Gıda Otomotiv Yedek Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden; diğer davalılar yönünden ise esastan REDDİNE,
Dava konusu icra dosyası borç ödenerek infaz edilmiş olduğundan menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşmekle davalıların kötü niyet tazminatı konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85.-TL harç ile 34.821,96.-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 34.476,41.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara İADESİNE,
3-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 286.034,25.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ...'a VERİLMESİNE,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.800,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekillerinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza