T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/261 Esas - 2023/1148
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/261
KARAR NO: 2023/1148
BAŞKAN: .....
ÜYE:...
ÜYE: ....
KATİP: ...
DAVACI : ... -TC Kimlik no- ..
VEKİLİ: Av....... - [16620-26083-...] UETS
DAVALI : ... PRES OTOMOTİV SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ..... [25919-57008-..] UETS
VEKİLİ: Av. ..... - [16162-61175-...] UETS
FERİ MÜDAHİLLER: ... ve ...
VEKİLİ: Av..... - [16324-23988-....] UETS
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 14/03/2023
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TTK 449. Maddesi gereğince genel kurulda alınan 1,2,3,4,5,6,7,8,10 ve 11 nolu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini, sermaye artırım kararının müvekkilini zarara uğratmak ve pay miktarının düşürülmesi amacıyla verilmiş olduğunu, sermaye artırım hakkının kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bilanço tarihi üzerinden 6 aydan fazla bir zaman geçtiğini ve yeni bilanço da çıkarılmadığından sermaye artırım kararınına kanuna aykırı olduğunu, şirket bilançosunda 231.343.118,20 TL kar gözükmesine rağmen 23.200.000,00 TL nakdi sermaye artışına karar verilerek TTK 462/3. Maddesine aykırı karar alındığını ve bu kanunun yanlış yorumlanarak yok sayılmaya çalışıldığını, süresi içerisinde hazırlanmayan ve gerçeğe uygun olmadığı iddiasında bulundukları faaliyet raporunun baz alınarak düzenlenen denetçi raporunun müzakere edilmesinin hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, yönetim kurulu başkanı ...'ün genel kurulda tarafsızlığını sağlayamadığını ve dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, 23/12/2022 tarihli ertelenen şirket olağan genel kurul toplantısı hazirun listesinde yer alan ...'e pay devrinin hukuka aykırı olduğunu ve hazirun listesinde olması ve oy kullanması nedeniyle ilgili genel kurulun batıl olacağını, 17/02/2023 tarihli genel kurul toplantısının da 23/12/2022 tarihli ertelenen toplantının devamı niteliğinde olduğundan genel kurul toplantısının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu şirket hakkında bilgi edinme isteği davalı şirket tarafından haksız ve kötüniyetli bir şekilde engellenmiş, müvekkil ... 07/02/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurulu ile yönetim kurulu üyeliğinden yine haksız ve kötüniyetli bir şekilde çıkarıldığını, davalı şirketçe bunlarla da yetinilmeyip müvekkilinin şirket ortağı olarak hak kazanmış olduğu kar payı alacakları Genel Kurulu kararlarına ve şirket esas sözleşmesine aykırı olarak defalarca talep edilmesine rağmen müvekkiline ya hiç ödenmemiş ya da eksik ödendiğini, bu kapsamda kar payı alacaklarının tahsili bakımından müvekkilince Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/480 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1096 Esas sayılı dosyasında 'Şirketin Haklı Nedenle Feshi Davası" devam etmekte olduğunu, bu davada temel argümanlarından bir tanesi şirketin önemli miktarda kar etmesine rağmen kanuni yedek akçe ayrıldıktan sonra ödemesi gereken zorunlu %5 kar payının dağıtılmaması olduğunu, şirket bünyesinde herhangi bir somut gerekçe olmadan dağıtılmayan geçmiş dönem karları, yedek akçeler gibi sermayeye eklenebilecek fonlar bulunduğu halde, bunların dağıtılmaması nedeni ile dava açtıktan sonra bu fonların önemli kısmı şirkette bırakılarak nakdi sermaye artışına yoluna gidilmiş olması bir taraftan anılan fesih davasının haklılığını göstermekte diğer taraftan da TTK Madde 462 hükümlerine aykırı şekilde dürüstlük kuralını ihlal edilmesi ile nakdi sermaye artışı yapılmış olduğunu ortaya koymakta olduğunu, yine aynı davada hakim ortağın kontrolünde olan şirket yönetiminin paralel bir şirket kurdurarak fon aktardığı, şirket imkanlarını karşılıksız olarak bu şirkete tahsis ettiğinin de iddia edildiğini, aynı davada şirket zararına olacak şekilde ... Ltd. Şti. isimli ... Pres A.Ş. yöneticileri ile organik bağ bulunan şirkete ait parçaların bedelsiz olarak işlendiğinin ortaya çıktığını, fesih davasının yargılaması devam ederken açıkça kanuna aykırı şekilde nakdi sermaye artırımına gidilmesi müvekkilin fesih davası açması ve yukarıda zikredilen ödenmeyen kanuni kar paylarını talep etmesi nedeni ile yapılmış bir kötü niyetli hamle niteliğinde olduğunu, dava dışı diğer ortak ...tarafından, oğlu ...'e yapılan pay devri, gerek açık kanun hükümlerine gerekse de Esas Sözleşme "Pay Devri" madde hükmüne aykırı olarak gerçekleştirildiğinden, yolsuz pay devrinin iptali ile şirket kayıtlarından terkin edilmesi bakımından Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/78 Ess sayılı dosyası ile dava açıldığını, açılan dava kapsamında ...'ün şirket hisseleri üzerine 3. kişilere devri engellen bir tedbir şerhi de eklendiğini, anılan hukuki süreçler devam etmekte iken, davalı şirket, müvekkilinin kanundan doğan haklarını engellemek, davaları sürüncemede bırakmak ve müvekkili üzerinde baskı yaratmak maksadı ile gerek söz konusu davalara konu hukuki uyuşmazlıklar bakımından gerekse de hukuka, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde tüm gündem kapsamında şirket genel kurulunda karar alma yoluna gittiğini, ancak 17/02/2023 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı ve gündemi; kanuna, kanunun emredici hükümlerine, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olup, aşağıda ayrıntıları ile açıklanan nedenler çerçevesinde 17/02/2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı ve işbu toplantıda alınan kararların iptalini isteme zorunluluğu oluştuğunu belirterek 17/02/2023 tarihli olağan genel kurul gündem konusu maddelerin kanuna, esas sözleşmeye, emredici hukuk kurallarına ve dürüstlük kuralına aykırı olması sebebi ile genel kurulda alınan 1,2,3,4,5,6,7,8,10 ve 11 nolu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek TTK 449 uyarınca 17/02/2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı'nda alınan 1,2,3,4,5,6,7,8,10 ve 11 nolu kararlar ile özellikle sermaye artırımı hususunda karar alınan 11. Madde bakımından kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini, ardından, 17/02/2023 tarihli Olağan Genel Kurul gündem konusu maddelerin kanuna, esas sözleşmeye, emredici hukuk kurallarına ve dürüstlük kuralına aykırı olması sebebi ile; kanun ve esas sözleşme hükümlerine aykırı şekilde gerçekleştirilen 17/02/2023 tarihli Olağan Genel Kurulda alınan 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 10 ve 11 numaralı kararların iptali ile genel kurulun iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin, 30.09.2022 tarihli, bilançosuna göre öz kaynaklarının 366.231.231,14 TL olduğunu, ancak bu tutarın 228.073.770,86 TL'lık kısmının geçmiş yıllar karı, 122.569.676,41 TL'sı da net dönem karı olan toplam (228.073.770,86+122.569.676,41) =350.643.447,27 TL dağıtılmamış karlardan oluşmakta olduğunu, bununla birlikte dönen varlıkları toplamı, 535.000.711,73 TL, kısa ve uzun vadeli borçları da 272.037.933,13 TL' olduğunu, dönen varlık kalemi içerisinde 147.925.063,54 TL'lık mal stoku bulunmakta olduğunu, şirketin dönen varlıklarından borçları düşüldükten sonra 262.962.778,60.-TL kaldığını, stok malların kısa dönemde nakde dönüşmesi mümkün olamayacağından mal stoku da düşüldüğünde şirketin kullanılabilir dönen varlığı 115.037.715,06 TL olduğunu, olası bir kar dağıtımında şirketin karın tamamını dağıtması mümkün olmadığı gibi böyle bir durum gerçekleştiğinde de Öz varlığı dağıtıma konu edilen kār pay tutarı kadar azalacağını, ayrıca davalı şirketin 17.02.2023 tarihli 2021 yılı olağan genel kurulunda yapılan sermaye artışında, iç kaynakların sermayeye ilavesi bir nevi kâr payı dağıtımı yerine geçtiğini, zira davalı şirket uhdesinde birikmiş olan kârın davacı taraf gibi tüm pay sahiplerine hisse türünden ödendiğini de dikkate almak gerekmekte olduğunu, bu kapsamda davacı tarafından kâr payı dağıtılmadığı iddialarının da gerçeği yansıtmadığının açık olduğunu, müvekkili şirketin, 21.07.2022 tarihli, 53885 no'lu yatırım teşvik belgesi aldığını, belgeye göre, şirketin 05.07.2025 tarihine kadar yatırımını tamamlaması gerekmekte olduğunu, yapılması planlanan yatırım TEKNOSAB Sanayi Bölgesinde Soğuk Saç Şekillendirme ve Metal Saç Kalıpları Üretim Tesisi olup, komple yeni yatırım olduğunu, söz konusu yatırım harcaması belgede 550.694.590,00 TL olarak öngörüldüğünü, bu yatırımın bir kısmının yabancı kaynaklar ile bir kısmının da öz kaynak ile karşılanmasının öngörüldüğünü, müvekkil şirketin 30.09.2022 tarihli Öz kaynağı 366.231.231,14 TL olup, 30.09.2022 tarihi itibariyle öz kaynağı, yatırım teşvik belgesinde öngörülen öz kaynak tutarının altında kalmakta olduğunu, yabancı kaynak temininde zorluk sebebiyle bu yatırımı tamamlanması için öz kaynağa ihtiyacı olduğunu, ayrıca, belgede öngörülen yatırım harcama tutarı ile gerçekleşen yatırım harcaması tutarının da farklı olacağını, yaşanan enflasyon ortamı nedeniyle yatırım mallarının fiyatlarında enflasyon artışa yol açacak olup, yatırımın belgede öngörülen tutarın üzerinde gerçekleşmesine yol açacağını, bu durum da öz kaynak ihtiyacını artıracağını, bununla birlikte şirketin birikmiş karlarını dağıtması halinde de şirketin faaliyetini sürdürmesi yatırımını gerçekleştirmesi imkansız hale geleceğini, bilgi Alma ve İnceleme Haklarının Engellendiğine İlişkin İddialar yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması için açmış olduğu Bursa Asliye 3. Ticaret mahkemesinin 2022/193 E. Sayılı dosyasında mahkemece " Davanın kabulü ile, TTK'nun 437/5 maddesi kapsamında davalı şirket ortağı ...'e davalı şirkete ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde Genel Kurul dışında bizzat ya da bir uzman yardımı ile inceleme yapmak sureti ile bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılmasına, Bilgi alma ve inceleme hakkının kapsamının dava dilekçesi 5. Sayfasında belirtilen 07/02/2022 tarihli olağan genel kurul toplantısında sunulan dilekçe kapsamında ileri sürülen hususlar çerçevesi olarak belirlenmesine " karar verildiğini, mahkemece verilen karar üzerine şirkete ait fabrikada davacı, taraf vekilleri ve tarafların Yeminli Mali Müşavirlerinin katıldığı bir toplantı düzenlenerek en geniş anlamda bilgi alma ve inceleme hakkı kullandırıldığını, müvekkil şirketin Kar Paylarını Kanun ve Esas Sözleşme Hükümlerine Aykırı Olarak Dağıtılmadığı İddialarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, yapılan tüm olağan genel kurullarda bizzat hazır bulunan davacı tarafından kar dağıtımı yapılmaması konusunda olumlu oy kullanıldığını, ayrıca müvekkil şirket tarafından her yıl sonunda yapılan olağanüstü genel kurul toplantıları ile yine davacının da olumlu oyları ile kar payı dağıtımı yapıldığını, davacının kar payı dağıtılmadığına ilişkin iddiaları yasal dayanaktan yoksun olup, bu uyuşmazlık aynı zamanda Mahkememizin 2022/480 E. Sayılı dosyasının konusu olduğunu, şirketin Fesih ve Tasfiyesi Davası Konusu da ayrı bir davanın konusu olup, bu konuda Davacı tarafından açılan Bursa Asliye 2. Ticaret Mahkemesinin 2022/1096 E. Sayılı dosyasına cevaplarını ve delillerinin sunulduğunu, davacının müvekkil şirket paydaşlarından ...'ün paylarından bir kısmını ...'e devrinin iptali amacı ile Mahkememizin 2023/78 E. Sayılı dosyası ile dava açtığını, payını devretmek isteyen paydaşın esas sözleşmede payın diğer ortaklara teklif edilmesi konusunda hüküm olmasına rağmen, diğer ortaklara teklif etmeksizin payını devretmesi halinde 6102 Sayılı TTK'nın 490-493. maddeleri uyarınca esas sözleşme hükmünün geçersiz olması ve hisse devrinde herhangi bir sınırlandırma aranmayacağından yapılan devir işleminin hukuka uygun olduğunu, davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin reddine, artırılan sermaye tutarının (46.400.000,00.-TL ) % 25'i oranında takdir edilecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise ilgili davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememize ait iş bu dosyanın 13/12/2023 tarihli oturumunda davacı vekili Av. .....'nün tüm davalarına konu uyuşmazlıklar ile ilgili ortaklar arasında görüşme yapıp şirket hisselerinin devrine ve bedellerinin alınmasına dair müvekkili ve şirketi tatmin edecek şekilde protokoller hazırladıklarını, sözleşmeler hazırladıklarını, nama yazılı hisseleri ciro ettiklerini ve gerekli prosedürlerin bu şekilde devam etmekte olduğunu, netice itibari ile açmış oldukları davadan feragat ettiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Aynı oturumda; davalı vekilinin feragat beyanına bir diyeceği olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Yine aynı oturumda feri müdahiller vekilinin de feragat beyanına bir diyecekleri olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinde, davadan feragat eden davacı vekili Av. .....'nün vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşıldı.
6100 sayılı HMK'nın 307. ve devamı maddeleri uyarınca feragat; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayan, kayıtsız ve şartsız hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilen, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuran ve davaya son veren tek taraflı bir taraf işlemidir.
Bu nedenlerle; mahkememizce vaki feragat nedeni ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın feragat nedeni ile REDDİNE,
2-Alınması gereken 269,85.-TL harçtan peşin yatırılan 179,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95.-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.560,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Taraflarca yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, tüm taraf vekillerinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2023
Başkan ....
e-imza
Üye .....
e-imza
Üye ......
e-imza
Katip ...
e-imza