TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı şirket ile müvekkilinin uzun zamandan bu yana ticaret yaptığını. müvekkillinin bu ticaret kapsamında tüm ödemelerini gününde ve zamanında gerçekleştirdiğini. davalı şirketin müvekkilinin imzasını içermeyen bir senet ile ihtiyati haciz kararı alarak 07.07.2020 tarihinde müvekkiline fiili hacze geldiğini. müvekkilinin bonoların varlığından bu sayede haberdar olduğunu. ... 6. icra hukuk mahkemesinin 2020/ e sayılı dosyası ile yapılan yargılamada takip konusu bonolardaki imzaların müvekkiline ait olmadığı kararının verildiğini. ancak alınan ihtiyati haciz kararının icra edilmesi ve müvekkili imzaya itiraz süresince haciz tehdidi altında olması nedeniyle müvekkilinin icra müdürlüğüne 24.07.2020 tarihinde 2.813,55,tl ve 53.000,00,tl olmak üzere toplamda 55.813,55,tl ödeme yapmak zorunda kaldığını. bu nedenle toplamda 55.813,55,tl toplam ödemenin ödeme tarihi olan 27.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan istirdadını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMSİ VE GEREKÇE:
Dava, ... 9. İcra Müdürlüğünün 2020/ Esas sayılı takip dosyasına konu bonodaki imzaların davacı asile ait olmadığı iddiası ile borçlu olunmadığının tespiti istemli ve paranın icra dosyasına 24/07/2020 tarihinde yatırıldığı gözetilerek yatırılan bedelin istirdatına ilişkindir. Dosya ilgili bonolar üzerindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 25/02/2024 tarihli raporunda özetle;"İnceleme konusu belgeler başlığı altında ayrıntılı tanımlaması yapılan 31.11.2019 ödeme tar (3) adet senet üzerindeki borçlu imzaları ile ...'in DOSYADAKİ MEVCUT ÖRNEK İMZALARININ MUKAYESESİNDE; İmzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikler bakımından dosyadaki mevcut mukayese imzalara göre birbirlerine kıyasen REFLEKS YAPILANMALARI VE KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLER BAKIMINDAN FARKLI YAPI ve GÖRÜNÜMDE imzalar oldukları.Diğer bir ifadeyle inceleme konusu üç adet senet üzerinde bulunan borçlu imzalarının ... tarafından ATILMADIĞI/İMZALANMADIĞI," bildirmiştir. 16/02/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;"İnceleme konusu belgeler başlığı altında ayrıntılı tanımlaması yapılan dört (4) adet senet üzerindeki borçlu imzaları ile ...'in dosyadaki MEVCUT BELGELERDEKİ ÖRNEK İMZALARININ MUKAYESESİNDE;İmzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikler ile refleks yapılanmalar ve karakteristik özellikler bakımından birbirlerine kıyasen FARKLI YAPI ve GÖRÜNÜMDE imzalar oldukları, Diğer bir ifadeyle inceleme konusu dört adet senet üzerinde bulunan borçlu imzalarının ... tarafından ATILMADIĞI/İMZALANMADIĞI," görüş ve kanaatini bildirmiştir.Her ne kadar, dava konusu bonolardaki keşideci imzalarının davacıya ait olmadığı bilirkişi raporu ile sabit hale gelmiş ve bu husus mutlak defi kapsamında herkese karşı ileri sürülebilir nitelikte ise de; dava konusu senetler yönünden sahtecilik iddiasıyla düzenlenen iddianame üzerine yapılan yargılamada, ... 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2021/ Esas ve 2022/ Karar sayılı kararı "Katılan beyanı, sanık savunması, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın katılan resmi olarak işletmecisi olduğu ticari işletme için sanığın bir kısım ticari işleri resmi vekaletname olmaksızın gerçekleştirdiği, işletme için ticari alımları gerçekleştirdiği esnada katılanın borçlu sıfatıyla yer aldığı kambiyo senetlerini katılanın bilgisi ve rızası dahilinde imzaladığı, sanığın imzalamış olduğu iddianameye konu kambiyo senetleri karşılığında alınan ticari ürünlerin işletmede satışa sunulduğu, rıza üzerine söz konusu senetleri tanzim ederek katılan adına imzalayan sanığın katılana zarar vermek bilinci ve iradesi ile hareket etmediği anlaşılarak, böylelikle sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kastının bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Nitekim, ... 11.Ceza Dairesi'nin 2006/ E., 2009/ K. sayılı kararında da, "...Mağdurun rızası açık olabileceği gibi zımni de olabilir. Özellikle iki kişi arasındaki ilişkiler, böyle bir rızanın varlığını ciddi olarak kabule elverişli olduğu takdirde, bu rızaya dayanarak başkasının imzasını atan kimsede suç kastının varlığı kabul olunamaz..." şeklindeki gerekçesi ile içtihat altına alındığı üzere , sanığın üzerine atılı Resmi Belgede Sahtecilik suçu yönünden açılan davada sanığın katılanın önceden verdiği rıza üzerine onun imzasını taklit ederek belge düzenlenmesinde durumu bilen katılana zarar vermek bilinci bulunmadığından" şeklinde olup, bu gerekçe ile senetleri düzenleyen üçüncü kişi yönünden beraat kararı verildiği ve bu kararın İstinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür.Kural olarak Ceza Mahkemesi kararları Hukuk Mahkemelerini bağlamaz. Fakat Ceza Mahkemesi kararının bir maddi vakıayı koşulsuz olarak kabul ettiği durumlarda bu karardaki kabul edilen ve kesinleşen vakıanın çelişkiye mahal vermemek adına Hukuk Mahkemesi'ni de bağlayacağı tartışmasızdır.Dolayısıyla, imza kendisine ait olmasa dahi, davacının bilgisi ve rızası ile bu senetleri davacı adına dava dışı ... imzaladığı anlaşıldığından, davacının imzaları inkar ederek işbu davayı açmasının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağının kabulü ile, davasının reddine karar vermek gerekmiş ve açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmiştir.Dosyada verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından ve davalı tarafça herhangi bir zarar ortaya konulmadığından, ayrıca davalının talebi de olmadığından tazminata hükmedilmemiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harç ile 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti toplamı olan 3.735,40-TL'den peşin alınan 953,16-TL harcın mahsubu bakiye 2.782,24-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/03/2025
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı