TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/02/2021
KARAR TARİHİ : 20/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;davalı, müvekkil şirkette 18/02/2009 ile 28/09/2020 tarihleri arasında fizik test laboratuvar şefi olarak çalıştığını, davalı iş sözleşmesini kendi istek ve iradesi ile müvekkil işverene 09/09/2020 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile istifa ederek sona erdirmiş olduğunu, davalı müvekkili şirketten tüm hak ve alacaklarını almış olup davalı müvekkili şirketi kesin olarak ibra etmiş olduğunu, davalı müvekkili şirket ile aralarında bulunan iş sözleşmesini istifa etmek sureti ile sona erdirmesinin hemen akabinde ... ... ... adresinde faaliyet gösteren ... Tekstil San. Tic. A.Ş.'nde çalışmaya başladığını, söz konusu dava dışı firma ... ilinde, müvekkil şirkete çok yakın bir yerde, müvekkili şirket gibi tüm tekstil departmanını kapsayan şekilde faaliyet göstermekte olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında rekabet sözleşmesi yasağı sözleşmesi akdedilmiş olup söz konusu sözleşmenin 5.3. Maddesinde " Personel, işveren ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir firmada iş ilişkisinin sona ermesini müteakip 2 yıl süresince, işverenin bilgisi ve izni olmaksızın, ... Bölgesi sınırları içinde ve işverenin ticari ilişki ve müşteri portföyü bölgesi içerisinde her ne sıfatla olursa olsun işveren ile doğrudan ya da dolaylı olarak rekabet etmekte olan rakip bir firmada çalışmayacağını, her hangi bir hizmet akdi bulunmaksızın bu tür firmalarla fikri, mali, ticari, teknik vb hususlarda doğrudan ya da dolaylı rekabet ortamı yaratacak şahsi veya örgütlü çalışmalarda bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder." hükmü düzenlendiğini, aynı sözleşmenin 6. Maddesinde ise "...sözleşmenin beşinci maddesindeki hükümlere aykırı bir şekilde rekabet yasağını ihlal etmesi halinde, ..... Son brüt ücretinin 10 katı tutarında nakdi cezai şart olarak herhangi bir uyarı ve takibe mahal vermeden İşverene nakden ve defaten ödeyecektir." denildiğini, davalı, müvekkili şirkette yaklaşık 11 yıl çalıştığını, bu uzun çalışma süresinde davalı müvekkili şirketin hem ticari sırlarına ve bilgilerine sahip olup hem de laboratuvarda bulunan çok gizli ve önemli reçetelerin bilgilerine sahip olduğunu, davalı, müvekkil şirkette görevi nedeniyle öğrenmiş olduğu bu ticari sırları müvekkil şirkete rakip olan dava dışı ... Tekstil şirketinde haksız rekabet yaratacak şekilde kullanmakta olduğunu, davalının müvekkil şirketten ayrılarak hemen akabinde aynı iş ve faaliyette bulunan başka bir firmaya girmesi Rekabet Yasağı Sözleşmesi'nin ihlali anlamına geldiğini, davalının müvekkil şirketten ayrılmadan önce aldığı en son brüt ücret 6.662,25 TL olduğunu, Rekabet Yasağı Sözleşmesi'nin 6. Maddesinde davalının sözleşmedeki hükümleri ihlal etmesi nedeniyle son brüt ücretinin 10 katı tutarında ceza-i şart bedelini müvekkil şirkete ödemesi gerektiğini, her ne kadar müvekkili firmaca arabuluculuk yoluna başvuru yapılmış ise de anlaşma sağlanamadığını, anılan bu sebeplerle; gerek davalıdan gerekse dava dışı işvereninden haksız rekabetten kaynaklanan zarara ve fazlaya ilişkin zarar ziyan talep ve dava hakların saklı kalmak kaydı ile haklı davanın kabulü ile 66.622,50 TL ceza-i şart bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; davalı vekilinin 05/04/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın talepleri zamanaşımına uğramış olup, bu hususa ilişkin zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacı yan, dava dilekçesinde her ne kadar, müvekkil davalının kendi isteği doğrultusunda istifa ederek iş akdini feshettiğini iddia etmiş ise de, işbu iddia hukuki dayanaktan yoksun mesnetsiz olduğunu, müvekkili davalı, davacı şirkette çalışmakta iken ekonomik ihtiyaçları nedeni ile, davacı şirketten avans talebinde bulunmuş ise de müvekkilin söz konusu talebi, davacı şirket tarafından reddedilmiş ancak müvekkilin yaş dışında emeklilik koşullarını taşıdığına dair yazı getirmesi halinde kıdem tazminatını ödeyebileceklerini, akabinde işyerinde çalışmaya devam edebileceğini bildirmiş olduklarını, bunun üzerine müvekkili tarafından, işveren davacı şirketin yönlendirmeleri doğrultusunda ilgili evrak SGK'dan temin edilerek davacı şirkete teslim edilmiş olup davalı müvekkili, fiili olarak da davacı şirkette çalışmaya devam ettiğini, müvekkili, iş akdini fesih iradesi bulunmamakta olup bu husus, davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülen ifadeler ile de açıkça ortada olduğunu, zira davacı yan, dava dilekçesinde müvekkilin istifa dilekçesini 09.09.2020 tarihinde verdiğini, iş akdinin 28.09.2020 tarihinde sona erdiğini iddia etmiş olup iş akdini sonlandırmak isteyen bir çalışanın 09.09.2020 tarihinde dilekçe vererek, iş akdini 25.09.2020 tarihinde sona erdirmek istemesi hayatın olağan akışında da aykırı olduğunu, bununla birlikte davacı yanın iddiası bir an için kabul edilse dahi müvekkili davalının işverene vermiş olduğu dilekçesinde iş akdinin 25.09.2020 tarihi itibarı ile sona erdirildiği belirtilmekte olup çıkışını talep ettiği işbu tarihten itibaren 3 gün daha işyerinde çalışması, müvekkilin fesih iradesinin olmadığını açıkça ortaya koymakta olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı yanın iddialarına bir an itibar edilmiş olsa dahi, davalı müvekkilin istifa tarihinden sonra da davacı şirketin personeli olarak çalışmaya davam ettiğini, İş akdini istifa ederek ve yaş dışındaki emeklilik koşulları ile feshetmek isteyen bir çalışanın 1 ay öncesinden dilekçe vererek, dilekçesinde belirtmiş olduğu tarihten sonra da çalışmaya devam etmesi hukuk kuralları ile bağdaşmadığı gibi ticari hayat içerisinde de işçi-işveren ilişkisinde de mantık kuralları ile bağdaşmadığını, bu husus, müvekkilin iş akdinin davacı şirket tarafından haksız olarak feshedildiğinin açık bir göstergesi olduğunu, bu nedenle, davacı yanın müvekkilden cezai şart talep hakkı bulunmadığını, davacı yanın, dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu rekabet yasağı sözleşmesinde her ne kadar 18.02.2009 tarihinde imza altına alındığı belirtilmiş ise de işbu tarih de gerçeklikle bağdaşmadığını, müvekkili, davacı şirkette çalışmakta iken iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin standart evraklar olduğu ileri sürülerek, müvekkili söz konusu belgeleri okumasına izin verilmeyerek, sayfaların yalnızca imza atılacak alt kısımları gösterilerek, evraklar ile ilgili bilgi verilmeyerek, işten atılma baskısı ile davacı şirketçe birçok belge imzalatılmış olup dosya kapsamında bulunan rekabet yasağı sözleşmesi de söz konusu belgelerden biri olduğunu, müvekkili rekabet etmeme sözleşmesinden işbu dava ile haberdar olmuş olduğunu, zira, davacı şirket nezdinde imzalattırılan hiçbir evrak imza sahiplerine verilmediği gibi, dava konusu rekabet yasağı sözleşmesinin de bir sureti müvekkile verilmediğini, davacı şirket tarafından, dava dilekçesi ekinde sunulan rekabet yasağı sözleşmesi, matbu sözleşme olup davacı şirkette çalışan tüm personellere imzalatılmak üzere, kıdemlerine, pozisyonlarına ve ticari sırları bilebilecek durumda olup olmadıklarına bakılmaksızın düzenlenmiş olduğunu, bu kapsamda, söz konusu sözleşme hükümlerinin yukarıda yer alan kanun maddesinde belirtilen genel işlem koşullarından sayılması gerektiğinin aşikar olduğunu, bu nedenlerle, müvekkili iradesi fesada uğratılarak baskı ile imzalamak zorunda bırakıldığı rekabet yasağı sözleşmesi hukuken geçersiz olup söz konusu sözleşmeye istinaden cezai şart talebi ile açılan işbu davanın reddi gerektiğini, davacı yanın sunmuş olduğu rekabet sözleşmesinde müvekkil davalının "Görevi: Laboratuvar Elemanı" olarak belirtilmiş olup kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dilekçesinde şef olarak çalıştığı ifade edildiğini, işbu hususun da çelişki oluşmasına sebebiyet verdiği açık olduğu gibi davacı tarafça, müvekkili görev tanımı ve görev tanımı kapsamında hangi işleri yapmakla görevli olduğu da dosya kapsamına sunulmadığını, rekabet yasağını ispatla mükellef olan davacı yanın, görev tanımını sunmamış olması da iddialarının soyut ve gerçeklikle bağdaşmadığını göstermekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için davacının reçetelerin varlığı yönündeki iddiasına itibar edilse dahi, rekabet yasağı sözleşmesinde söz konusu reçetelerden ve içeriklerinde yer alan bilgilerden bahsedilmesi gerektiğini, rekabet sözleşmesinde dahi yer almayan reçetelerin ve içeriğinin ticari sır olduğuna dair iddiaların işbu dava ile ileri sürülmüş olması, sunulan rekabet sözleşmesinin müvekkil davalı adına münferiden düzenlenmediğini, genel işlem şartı olarak karşılıklı anlaşma olmaksızın, matbu olarak düzenlendiğini göstermekte olduğunu, müvekkil davalının, işverenin ne müşterilerini tanıması, ne müşteriler ile iletişime geçmesi, ne de işin bütün ayrıntılarına ulaşabilecek imkana sahip olması gibi bir durum söz konusu olduğundan davacı şirketin cezai şart talep hakkı da bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile; müvekkilin, davacı şirketin ticari sırları hakkında bilgi edinme imkanı ile meydana gelebilecek zarar arasında illiyet bağı da bulunmadığını, davacı yanın sunmuş olduğu rekabet yasağı sözleşmesi, müvekkili anayasal hakkı olan çalışma özgürlüğüne aykırılık teşkil etmekte olduğunu, müvekkilinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürdüğünü, anılan bu sebeplerle; davacının hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, tüm yargılama masraf ve giderleri ile avukatlık ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYANIN SAFAHATI:
... 3. İş Mahkemesinin 10/11/2022 tarih, 2022/ esas 2022/ sayılı Görevsizlik kararı ile mahkememizin iş bu esasına kaydedildiği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Görevsizlik kararı sonrası mahkememizce tevzi edilen davaya konu uyuşmazlıkta haksız rekabet şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının yaptığı iş itibariyle davacı şirketin ticari sırlarına vakıf olup olmadığı hususlarında haksız rekabet konusunda uzman bilirkişi ile Tekstil Mühendisi Bilirkişisinden rapor talep edildiği,02/09/2025 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki rekabet yasağı düzenlemesinin zaman, yer ve faaliyet konusu sınırlamalarını içerdiği, Davalının Davacı nezdinde ... ilinde çalıştığı, Dava dışı şirket nezdinde de ... ilinde çalıştığı, Davacının rekabet yasağını coğrafi yer sınırı olarak ... ilinde sürdürmesinde haklı menfaatinin bulunduğu, Davacı ile Davalın çalıştığı Dava Dışı şirketin faaliyet konularının benzer olduğu her iki firmanın dokuma, boya, baskı, vb. ortak üretim alanlarında falaiyet gösterdikleri, Müşteri portföylerinin ortak bir kısmı olabileceği, Davalının davacı nezdinde Fiziki Test Sorumlusu olarak görev yapması, dosya içerisinde yer alan istifa dilekçesi, tanık beyanları, davacı ve dava dışı şirketlerin faaliyet kolları, diğer tüm belge evraklar ile birlikte Davacı tarafın iddiaları çerçevesinde değerlendirildiğinde, Genel anlamda müşteri talepleri sonucunda istenen standartlar konusunda bir gizlilik ya da sır söz konusu olmadığı, dosya kapsamında davacının iddiasını destekler nitelikte herhangi bir ticari sır veya bilgi veyahut reçete vb. bir bilgi veya belge akışına ait evrak bulunmadığı bu nedenle davalının davacının ticari sırlarına vakıf olmadığı, Davalının davacı işyerinde tecrübe anlamında bilgi ve deneyim edinebileceği, Davacı tarafından cezai müeyyide kapsamında uğradığı zarara ilişkin bilgi/belge sunulmadığı, Nihai takdir yetkisi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, Davacının Davalıdan rekabet yasağı düzenlemesi uyarınca cezai şart talep edebileceği kanaatine hasıl olunması ihtimalinde, taraflar arasındaki Sözleşme uyarınca cezai şart miktarının son brüt ücretin 10 katı olacak şekilde kararlaştırılmış olduğu, görüş ve kanaatine varıldığı, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, tarafların bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi sunduğu görüldü.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş ilişkisi içinde işverenin müşterilerine nüfuz etmesi yahut iş sırlarına vakıf olması nedeniyle hizmet sözleşmesi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında belirli bir coğrafi bölgede ve belirli bir zaman dilimi içerisinde işçinin işverenle rekabet teşkil eden davranış içerisine girmesini yasaklayan sözleşmeler olarak tanımlanmaktadır.Rekabet etmeme taahhüdünü içeren bu sözleşmeyle işçi işverene karşı hizmet sözleşmesinin bitiminden sonrasına yönelik olarak menfi bir yükümlülük, bir yapmama borcu altına girmektedir.Başka bir deyişle rekabet yasağı sözleşmesi ile işçinin ekonomik faaliyet özgürlüğüne ve ekonomik geleceğine kısmen dahi olsa sınırlama getirilmektedir (). Rekabet yasağı kaydının geçerli olabilmesi için işçinin, hizmet ilişkisi içinde olduğu işverenin müşteri çevresi ve üretim sırları gibi ticari sırları bilebilecek bir pozisyonda çalışması ve bu bilgileri önceki işverenle rakip durumunda olan yeni işveren ile paylaşabilme ihtimalinin varlığı yeterlidir. Bu anlamda, ayrılan işcinin yeni işyerinde aynı pozisyonda çalışması da şart değildir. Keza rekabet yasağının varlığı için ayrılan işçinin, önceki işverene fiilen bir zarar vermesi şart olmayıp, zarar verebilme risk ve ihtimalinin varlığı yeterlidir. Rakip firmalarla paylaşması ve nüfuz etme imkanının bulunup bulunmaması önem arz etmektedir. ( ... 11. HD'nin 06/03/2019 tarihli, 2018/ Esas ve 2019/ Karar sayılı, 10/05/2017 tarihli, 2015/ Esas ve 2017/ Karar sayılı kararları)Bu kapsamda somut olay incelendiğinde; davalı ...'in,davacı şirkette " Fiziki Test Sorumlusu" olarak 18/02/2009 tarihinde işe başladığı ,28/09/2020 tarihinde davacı şirketteki görevinden istifa ettiği anlaşılmaktadır.Davacı şirket ile davalı ... arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşmesi hükümlerine göre yasağın iş sözleşmesinin feshinden itibaren 2 yıl süreyle ... Bölgesi sınırları dâhilinde, il bazında sınırlamadan ziyade bölge bazında sınırlama getirildiği, yine sözleşmenin devamında, yasaklara uyulmaması halinde işçi aleyhine bir takım cezai şartlara yer verilmesine rağmen işveren aleyhine herhangi bir sınırlama getirilmediği görülmektedir.... 11.HD'nin 06/03/2019 tarihli,2018/ Esas ve 2019/ Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, rekabet yasağı hükümlerinin uygulanabilmesi için, sözleşmenin işçi tarafındaki kişinin işverene ait müşteri çevresi ve üretim bilgileri gibi ticari sırları bilebilecek bir pozisyonda çalışması ve bu bilgileri yeni işe başladığı rakip durumunda olan şirket ile paylaşabilme ihtimalinin varlığı aranmalıdır. Davaya konu uyuşmazlıkta ,davalı ...'in davacı şirketteki görevinin " Fiziki Test Sorumlusu" olarak tanımlandığı dikkate alındığında ,bir test sorumlusunun çalışmış olduğu şirketin ticari sır ve üretim stratejilerini bilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı,bilirkişi raporu ilde bu durumunun ortaya konduğu anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalanının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair; davacının yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere karar verildi.20/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır