T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/456 Esas - 2023/1007
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/456
KARAR NO: 2023/1007
BAŞKAN: ...
ÜYE: .....
ÜYE: .....
KATİP: ....
DAVACI : ... ... - ....
VEKİLİ: Av. .... - [16635-36182-....] UETS
DAVALI : ... HAZIR BETON SANAYİ VE TİC.AŞ - Odunluk Mah. İbrahim İşsevenler Cad. No:12 Ofis Kare K:6/44 Nilüfer/ BURSA
VEKİLİ: Av. ... - [16324-23988-....] UETS
DAVA: Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ: 16/05/2023
KARAR TARİHİ: 08/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette %46,64 oranında pay sahibi olduğunu, şirketin kalan %53,36'ya tekabül eden hisselerinin tamamının da müvekkilinin öz abisi ... adına kayıtlı olduğunu, hazır beton alanında fadaliyet yürüten iki ortaklı yapıya sahip bu şirketin y.k. başkanının da diğer hissedar olduğunu, Yönetim kurulu başkanı olan diğer hissedar, baskın pay sahibi olmasını da kullanarak vekil edenini şirket işlerinden ve yönetiminden uzak tuttuğunu, yönetim konularında aldığı yanlış kararlar; küçük hissedar olması ve aile örfüne dayalı olarak vekil edenince uzun bir zaman görmezden gelindiğini, bu iyi niyetine karşın "şirketin ticari faaliyetlerinin tamamen durması, inşaat sektörü büyümesine rağmen bu faaliyet alanından firmanın tümden çıkanlması, gerek olmadığı halde fazlaca personel istihdamı ve diğer sebeplere müvekkilinin tepki göstermesinin tarafların arasını açtığını, netice olarak; öz kardeş olan tarafların, ülkemizde bir klasik haline gelen ayrışma dönemine girdiğini ve yönetim kurulunun toplanamaz hale geldiğini, yönetim kurulu başkanı olan diğer hissedarın, ticaret mahkemesine başvuruda bulunarak 2021 yılı olağan genel kurulunun ifası için kayyım istemini ortaya koyduğunu, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1171 E. - 2022/1145 K. sayılı ilamı ile bu talep kesin olarak kabul edildiğini ve "genel kurul için kayyım atandığını, kayyım tarafından hazırlanan gündem ile 22.02.2023 günü, 2021 yılı olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini, blirlenen gün evvelinde müvekkiline şirket ticari kayıtları verilmemiş olduğundan, taraflarınca TTK 420 çerçevesinde | aylık erteleme talep edildiğini, genel kurul tarafından erteteme istemi kabul edildiğini ve 06.04.2023 günü genel kurulun devamı mahiyetinde ikinci toptantının gerçekleştirildiğini, davacının şirketin mali işlerinden uzak tutulması, banka kayıtlarının verilmemiş olması ve sair sebeplerle; konunun uzman aracılığı ile çözümü amacıyla taraflarınca TTK 438 dayanakla denetçi atanması yönünde İstemin oylanması istendiğini, bu talebin genel kurulun 7 nolu kararı ile diğer şirket hissedarının karşı oyu ile reddedildiğini, denetçi atanması konusunda genel kurul tarafından verilen bu ret kararına karşı, TTK 439 çerçevesinde taleplerinin sunulmasının bir zaruret haline geldiğini, 06.04.2023 günlü genel kurulun 4 nolu gündem maddesinin görüşülmesi esnasında taraflarınca söz alınarak; yönetim kurulu başkanı diğer ortağın kullanımında olan tekne kaptanının maaşının - şirketten ödenmesi, ticari bir faaliyet olmamasına karşın çok sayıda personelin hangi gerekçe ile istihdam edildiği, şirkete ait işyeri nitelikli bir taşınmaz bulunmasına rağmen sadece yönetim kurulu başkanının evine yakın olması sebebiyle lüks bir ofis kiralanmış olması ve benzer mahiyette sorular yöneltilmiş olmasına karşın bunlara açıklama yapılamamış ve cevap verilmediğini, şirket yönetim kurulu başkanı olan diğer hissedarın oyları ile vekil edeninin yönetim kurulu başkan yardımcılığı da sonlandırıldığını ve kayıtlardan tamamen uzaklaştırıldığını, diğer hissedarın baskın pay hakkını kullanarak giriştiği bu kötü niyetli işlemlerin dışında, tarafların. müşterek banka hesaplarında da benzer türden davranışlara - kalkışarak müvekkilinin birikimlerini ele geçirdiğinin de tespit edildiğini, bu konuda tüm banka kayıtları elde edilerek uzman raporu hazırlattırıldığını ve diğer paydaş hakkında dava ikame edildiğini, dava dosyasının Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/438 E. sayılı dosyasında derdest olduğunu, bu çekişmenin konusunun yaklaşık 350-400 milyon TL arasında olduğunu, gelinen nokta itibariyle, diğer pay sahibinin akçeli İş ve işlemler yönünden güven sarsıcı davranışları da yaklaşık ispat kriterleri yönünden ortada olduğunu, tüm bu maddi gerçekler ışığında, TTK 439/2 kapsamında denetçi atanması için gerekli olan ikna edici delillerin varlığının sabit olduğunu, yönetici sıfatıyla hareket ederek bu kararları tek başına alan diğer hissedar yönünde ikame etmeyi düşündükleri tazminat davasında da bu denetçi raporu kılavuz olacağını, bu çerçevede, denetçi talebimizin kabulünün gerekliliği vekil edenimiz haklarının korunması anlamında bir zaruret olduğunu belirterek davanın kabulüne, TTK 438 ve 439 hükmü çerçevesinde şirkete özel denetçi atanmasına, denetçi ücret/masraflarının davalı şirkete ödettirilmesine, mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ailesinin 1995 yılına kadar şahıs şirketi altında ticari faaliyetlerde bulunmuş olup 1995 yılında işletmelerini sermaye şirketine dönüştürme gereği duyarak, ... Hazır Beton Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ni kurduklarını, şirketin eski yönetim kurulu başkanı ... ..., iki oğlu, eşi ve sembolik hisse verdikleri eski bir çalışanları şirketin ortaklarını oluşturduğunu, ... ...,1995 yılından 2015 yılındaki vefatına kadar, Şirket'in yönetim kurulu başkanlığını sürdürdüğünü, ancak ... ...'nın yaşının ilerlemiş olması sebebiyle 1990'lı yılların ortalarında ...'nın müvekkil şirketin tüm ticari faaliyetleri ile doğrudan ilgilenmeye başladığını ve fiili olarak da tüm ticari ilişkileri yürüttüğünü, ... ...'nın vefatından sonra da ... ve ... ...'nın yer aldığı yönetim kurulu oluşturulduğunu, ancak şirketin kuruluşundan itibaren davacı ... ... aktif ticarette hiçbir zaman yer ve görev almadığını ve görev alma ihtiyacı da hissetmediğini, şirketin mevcut ortaklık durumunun ...'nın %53,36, ... ...'nın ise %46,64 oranında pay sahibi olduğunu, müvekkili şirketin müşterileri ile tedarikçilerinin çok büyük bir kısmı davacıyı tanımamakta olup şirket yetkilisi olarak ...'yı bilmekte olduğunu, personeller ...'nın şirkette olmadığı zamanlarda davacının desteğine başvursalar dahi ...'ya yönlendirildiklerini, dolayısıyla davacının şirket işlerinden ve yönetimden uzak tutulduğuna dair beyanların gerçeği yansıtmadığını, yine davacı tarafından ikame edilen Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/457E. numaralı fesih ve tasfiye davasında dinlenen tüm tanıklarının verdiği ifadelerin de bu yönde anlatımları destekler nitelikte olduğunu, müvekkil şirketin yönetim kurulu başkanı olan ...'nın ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve yüksek enflasyon sebebiyle müvekkil şirketin gider kalemlerinin azaltılmasına, müvekkil şirketin zarar etmesinin önüne geçilmesine yönelik olarak ekonomik tedbirler almak ve müvekkil şirket'n 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının faaliyet dönemi sonundan itibaren 3 aylık yasal süresi içerisinde yapılmamış olması sebebiyle, 2021 yılı olağan genel kurul toplantı ve gündemi belirlemek, genel kurulu toplantıya çağırmak üzere 26.07.2022 günü saat 11:00'de o tarihte müvekkil şirket'in diğer yönetim kurulu başkan vekili olan Hayrettin Halan ...'yı yönetim kurulu toplantısına Bursa 10.Noterliği’nin 20.07.2022 tarihli 27718 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davet ettiğini, ancak davacının, davet ihtarının kendisine tebliğ edilmesine rağmen yönetim kurulu toplantısına katılım sağlamadığını, böylelikle şirket yönetim kurulunun toplanması için gerekli olan toplantı nisabı oluşmadığını, yapılan yönetim kurulu çağrı davetine uygun olarak şirket merkez adresinde bulunan yönetim kurulu başkanı ... tarafından tespit edildiğini ve tutanak tutulduğunu, davacı ... ...'nın, keşide etmiş olduğu Bursa 21. Noterliği'nin 28.07.2022 tarih ve 28649 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bilgi alma ve inceleme hakkını usul ve yasaya aykırı olarak kullanılmak istediğini, daha sonra müvekkil şirket yönetim kurulu başkanı; Şirketin gider kalemlerinin azaltılması, ekonomik tedbirlerin görüşülmesi, şirketin 2021 yılı olağan genel kurulunun toplantı ve gündeminin belirlemesi, genel kurulun toplantıya çağrılması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 392. maddesi kapsamında inceleme hakkının kullanılması amacıyla 19.08.2022 günü saat 14:00’te Şirket merkez adresinde gerçekleştirilecek yönetim kurulu toplantısına Bursa 10. Noterliği’nin 12.08.2022 tarihli 30639 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacıyı davet ettiğini, işbu ihtarın tebliğini takiben davacı ... ... vekili tarafından Bursa 21. Noterliği’nin 15.08.2022 tarihli 31539 yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, ihtarname içeriğinde; şirkette hiçbir aktif rolü olmayan ... ...'nın yönetim kurulu başkan yardımcılığı görevinden istifa ettiğini, 19.08.2022 tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan yönetim kurulu toplantısına katılım sağlanmayacağı ve bir kısım şirket kayıtlarının teslim edilmesinin talep edildiğinin belirtildiğini, 19.08.2022 günü yönetim kurulu toplantı saatinde müvekkil şirket merkez adresinde bulunan ... tarafından, şirket yönetim kurulunun toplanması için gerekli olan toplantı nisabının oluşmadığının tespit edildiğini, bu nedenle 19.08.2022 günü saat 14:00’te yapılması planlanan müvekkil şirketin yönetim kurulu toplantısı yapılamadığını ve tutanak tutulduğunu, 19.08.2022 günü yönetim kurulu toplantı saatinde müvekkil şirket merkez adresinde bulunan ... tarafından, şirket yönetim kurulunun toplanması için gerekli olan toplantı nisabının oluşmadığının tespit edildiğini, bu nedenle 19.08.2022 günü saat 14:00’te yapılması planlanan müvekkil şirketin yönetim kurulu toplantısının yapılamadığını ve tutanak tutulduğunu, Bursa 21. Noterliği’nin 15.08.2022 tarihli 31539 yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğini takiben içeriği ve ihtarname ekinde yer alan vekaletnamenin incelendiğini ve ... tarafından yönetim kurulu üyeliğinden istifaya ilişkin özel bir yetkinin vekaletname içeriğinde yer almadığının tespit edildiğini, bunun üzerine ... tarafından Bursa 10. Noterliği’nin 31.08.2022 tarihli 32651 yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek bu durumun bildirildiğini ve şirketin 2021 yılı olağan genel kurulunun toplantı ve gündeminin belirlemesi, genel kurulun toplantıya çağrılması ve şirketin makine parkının kiralanmasına ilişkin teklifler hakkında karar verilmesi gündemli şirket merkez adresinde 07.09.2022 günü saat 15:00'te gerçekleştirilmesi planlanan yönetim kurulu toplantısına ... ...'nın davet edildiğini, iş bu ihtarnamenin ... ...'ya 05.09.2022 günü, vekiline ise 01.09.2022 günü tebliğ edildiğini, 07.09.2022 günü gerçekleştirilmesi planlanan yönetim kurulu toplantı saatinde ...'nın müvekkil şirket merkezinde hazır bulunduğunu ve ... ... vekilleri ile birlikte şirket merkez adresine gelerek şirket ile ilgili hiçbir iş ve işlemde bulunmayacağını, hiçbir karara imza atmayacağını beyan ettiğini ve şirket merkez adresinden vekilleri ile birlikte ayrıldığını, daha sonra işbu dilekçe ekinde yer alan 07.09.2022 tarihli tutanağın ... tarafından imza altına alındığını, devam eden süreçte ... bu sefer pay sahibi sıfatıyla, davacıya Bursa 10. Noterliği’nin 14.09.2022 tarihli 34183 yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek şirketin 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının yapılması amacıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 411. maddesine istinaden Yönetim Kurulu tarafından çağrı merasimlerine riayet emek suretiyle genel kurulun toplantıya çağrılması ve 2021 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının gerçekleştirilmesini talep edilmiş, işbu ihtarnamenin 16.09.2022 tarihinde ... ...'ya tebliğ edilmiş olsa da yönetim kurulu toplantısının da genel kurul toplantısının da yapılamadığını, tüm süreçler birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın şirketten uzaklaştırma iddialarının aksine müvekkil şirketin iş ve işlemlerine engel olmayı hedeflediğinin açıkça anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafın, müvekkil şirketin iş ve işlemlerinin gerçekleşmesini engelleyici tutum ve davranışları sebebiyle genel kurulun gerçekleştirilmesi amacıyla Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1171 esas 2022/1145 K. numaralı dava ikame edildiğini, işbu yargılama kapsamında müvekkil şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının gerçekleşmesi amacıyla şirkete kayyım atanmasına karar verildiğini, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1171E. 2022/1145 K. numaralı dava dosyası kapsamında atanan kayyım Gülümser Trak tarafından müvekkil şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısına ilişkin çağrı merasimleri gerçekleştirildiğini ve 22.02.2023 tarihinde müvekkil şirketin 2021 yılı olağan genel kurul toplantısına başlanıldığını, gündemin 4. maddesinin görüşülmesi sırasında davacının haklı nedenle yönetim kurulu başkan vekilliği görevinden azline karar verildiğini, ayrıca işbu madde kapsamında davacı tarafın; genel kurul öncesinde 2021 yılına ilişkin faaliyet dönemine ait finansal tabloların ve sair kayıtların verilmediğini, bu sebeple bilgi sahibi olamadıklarını iddia ettiğini ve 6102 sayılı TTK m. 420 kapsamında 1 aylık müddet ile genel kurulun ertelenmesini talep ettiğini ve toplantı başkanlığı tarafından genel kurul toplantısının ertelendiğini, davacı tarafın genel kurul toplantısı sırasında finansal tablolar ve diğer kayıtların kendilerine verilmediğini belirtmekte ise de genel kuruldan önce yasal sürelere uygun olarak yönetim kurulu faaliyet raporu ve finansal tablolar pay sahiplerinin incelemesine hazır edildiğini, ancak davacı tarafın hiçbir şekilde yönetim kurulu faaliyet raporu ve finansal tabloları incelemediğini, davacı tarafın, bu yöndeki şerhi de gerçeği yansıtmadığını, buna rağmen müvekkil şirket tarafından davacı taraf ile 2021 yılına ilişkin Mizan, Bilanço, Gelir Tablosu ve Kurumlar Vergisi Beyannamesi e-mail yolu ile paylaşıldığını, davacı tarafın TTK m. 420 kapsamındaki erteleme talebi sonrasında kayyım tarafından gerçekleştirilen çağrı merasimleri sonrasında 22.02.2023 tarihli genel kurul toplantısının devamı olarak 06.04.2023 tarihinde 2021 yılı olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini, TTK m. 399 kapsamındaki denetçi tayini talebine ilişkin yapılan oylama neticesinde davacı tarafın talebinin oyçokluğu ile reddedildiğini, davacı tarafın 7. gündem maddesi kapsamındaki talebi açıkça TTK m. 399 kapsamındaki bağımsız denetçi hükümlerine ilişkin olup işbu dava kapsamındaki özel denetçi tayini talebine ilişkin olmadığını, müvekkil şirketin bağımsız denetime tabi olmaması sebebiyle davacı tarafın bu talebinin de mesnetsiz kalmakta olduğunu, öncelikle bu yönüyle davanın reddine karar verilmesini, ayrıca somut olay bakımından, davacı tarafın iddialarının aksine, müvekkil şirkete özel denetçi atanmasını gerektirecek bir sebep olmadığı gibi buna ilişkin kanunun emredici hükümlerinde öngörülen şartların da oluşmadığını, her ne kadar dava dilekçesi içeriğinde çeşitli konu başlıkları altında, özel denetim şartlarının mevcut olduğu iddia edilmekte ise de bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı gibi taraflarınca kabulünün kesinlikle mümkün olmadığını, zira, davacı tarafça bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına yönelik olarak genel kurula yapılmış bir başvurunun da söz konusu olmadığını, nitekim, bunun aksini gösterir yönde herhangi bir hukuki belge de dava dilekçesi ekinde davacı tarafça dosyaya sunulamadığını, ayrıca genel kurul sırasında da bilgi alma ve inceleme hakkının kullanıldığına dair herhangi bir ifade de yer almadığını, başka bir deyişle, genel kurul tutanakları incelendiğinde davacı tarafın bilgi alma ve edinme hakkını kullanmadığının açıkça görüleceğini, davacı tarafça hiçbir zaman bilgi alma ve inceleme hakkının usulüne uygun bir şekilde kullanmadığı açıkça ortada olduğunu, dolayısıyla, özel denetçi atanmasına ilişkin TTK'da öngörülen ön şart olan bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmış olması somut olay bakımından oluşmamış olup, davacı tarafın şirkete özel denetçi atanmasına yönelik taleplerinin öncelikle bu yönüyle yerinde olmadığını, işbu davanın, hukuki mesnetten yoksun ve haksız biçimde ikame edilmiş olup davacı tarafın tüm talepleri bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, hiçbir suretle davacı tarafça usulüne uygun biçimde bilgi alma ve inceleme hakkının kullanıldığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, bir an için bu ön şartın yerine geldiği kabul edilse dahi, özel denetçi atanmasına ilişkin olarak TTK'da öngörülen maddi şartlardan olan "özel denetimin gerekli olması" da sağlanamadığını, bir an için bu ön şartın yerine geldiği kabul edilse dahi, özel denetçi atanmasına ilişkin olarak TTK'da öngörülen bir diğer maddi şart olan "özel denetimin konusunu belirli olayların oluşturması" şartının da somut olayda sağlanamadığını, davacı tarafça, 06.04.2023 tarhli şirket genel kurul tutanağına geçirilen özel denetim talepleri, belirli olmaktan uzak olup, soyut ifadeler ile yetinildiğini, talep edilen özel denetimin konusuna ilişkin hiçbir belirlilik sağlanamadığını, bu bakımdan da davacı tarafın özel denetim talepleri yerinde olmayıp, davanın reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, ayrıca davacı taraf özel denetim talebine dayanak olarak banka kayıtlarının elinde olmadığı hususunu ileri sürmüş olsa da 22.02.2023 tarihli genel kurula kadar şirketin temsile yetkili yönetim kurulu başkan vekili olarak dilediği bankadan kayıtları isteyebilecek durumda olduğunu, davacı tarafın; dava dilekçesinde, faaliyet raporunda şirketin zarar ettiğinin ve faaliyetin durduğunun belirtildiğine değinmekte olduğunu, hali hazırda inşaat projeleri başlayana kadar beton faaliyeti çevresel etmenler sebebiyle sona erdiği için şirketin zarar etmekte olduğunu, yakın zamanda kar etmeye de başlayacağını, ancak yönetim kurulu faaliyet raporunda şirketin ticari faaliyetinin tamamen sona erdiğine dair herhangi bir ifade bulunmadığını, davacı tarafın bu yöndeki beyanlarının da gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın, dava dilekçesinde müvekkil şirket yönetim kurulu başkanı ... ile davacı ... ... arasında görülen Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/438E numaralı davasından bahsedilmekte ve ekinde uzman raporu adı altında belge sunulmakta olduğunu, taraflar arasında görülen müşterek banka hesaplarına dair alacak davasının işbu özel denetçi tayini davası ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, davacı tarafın, özel denetçi tayini şartlarının mevcut olmaması sebebiyle gerçeği yansıtmayan beyanlar ile özel denetim yapılmasının zaruri olduğu sonucunu uyandırmaya yönelik olarak işbu beyanlarda bulunmakta olduğunu, ortaklar arasındaki şahsi davaların huzurdaki özel denetçi tayini davası ile hiçbir hukuki irtibatının bulunmaması sebebiyle davacı tarafın bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemesini talep ettiklerini, TTK'da yer alan özel denetim talep edilebilmesine ilişkin şartların mevcut olmaması, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtilen hususların mesnetsiz birer iddiadan ibaret olması ve davacı tarafın tüm taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olması sebebiyle huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu belirterek davacı tarafça ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava;davalı şirkete özel denetçi tayini atanması koşullarını oluşup oluşmadığına ilişkin davadır.
Mahkememizce davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının , tescil ve ilan edilen genel kurul toplantı tutanağı ve ekleri ile birlikte gönderilmesi, şirkete ait SGK ve vergi kayıtlarının son 3 yıla ilişkin olarak celbine, davacı vekiline celbi talep edilen banka kayıtlarına ilişkin açıklayıcı beyanda bulunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, bildirildiği takdirde ilgili bankalardan şirkete ait kayıtlarının celbine karar verildiği anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunun 438.maddesinde herhangi bir pay sahibinin sahiplik haklarını kullanabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmış ise, belirli olayların özel bir denetim ile açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer olmasa bile genel kuruldan isteyebileceği, genel kurul tarafından istem onaylandığı takdirde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden şirket veya herhangi bir pay sahibinin 30 gün içerisinde özel denetçi atanmasını isteyebileceği, istemin genel kurul tarafından reddedildiği takdirde sermayenin en az 10'da 1'ini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibari değeri toplamı en az 1.000.000,00 TL olan pay sahipleri tarafından şirket merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesinde 3 ay içerisinde denetçi atanmasının istenebileceği düzenlenmiştir.
Eldeki davada davacının davalı şirkette %46,64 oranında pay sahibi olduğu, şirketin kalan %53,36'ya tekabül eden hisselerinin tamamının da davacının abisi ... adına kayıtlı olduğu, hazır beton alanında faaliyet yürüten iki ortaklı yapıya sahip bu şirketin yönetim kurulu başkanının da diğer hissedar olduğu, Yönetim kurulu başkanı olan diğer hissedarın, baskın pay sahibi olmasını da kullanarak davacıyı şirket işlerinden ve yönetiminden uzak tuttuğu yönetim konularında aldığı yanlış kararlar, küçük hissedar olması ve aile örfüne dayalı olarak davacıyı uzun bir zaman görmezden gelindiği, bu iyi niyetine karşın "şirketin ticari faaliyetlerinin tamamen durması, inşaat sektörü büyümesine rağmen bu faaliyet alanından firmanın tümden çıkanlması gerek olmadığı halde fazlaca personel istihdamı ve diğer sebeplere davacı tarafından tepki göstermesinin tarafların arasını açtığı, kardeş olan tarafların, ülkemizde bir klasik haline gelen ayrışma dönemine girdiği ve yönetim kurulunun toplanamaz hale geldiği yönetim kurulu başkanı olan diğer hissedarın, ticaret mahkemesine başvuruda bulunarak 2021 yılı olağan genel kurulunun ifası için kayyım istemini ortaya koyduğu Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1171 E. - 2022/1145 K. sayılı ilamı ile bu talebin kesin olarak kabul edildiği ve genel kurul için kayyım atandığı, kayyım tarafından hazırlanan gündem ile 22.02.2023 günü, 2021 yılı olağan genel kurul toplantısı gerçekleştirildiği, belirlenen gün evvelinde davacıya şirket ticari kayıtları verilmemiş olduğundan, davacı tarafın TTK 420 çerçevesinde 1 aylık erteleme talep edildiği, genel kurul tarafından erteleme istemi kabul edildiği ve 06.04.2023 günü genel kurulun devamı mahiyetinde ikinci toptantının gerçekleştirildiği, davacının şirketin mali işlerinden uzak tutulması, banka kayıtlarının verilmemiş olması ve sair sebeplerle; konunun uzman aracılığı ile çözümü amacıyla davacı tarafça TTK 438.maddesine dayanakla denetçi atanması yönünde istemin oylanması istendiği, bu talebin genel kurulun 7 nolu kararı ile diğer şirket hissedarının karşı oyu ile reddedildiği, denetçi atanması konusunda genel kurul tarafından verilen bu ret kararına karşı, TTK 439.maddesi çerçevesinde talep sunulmasının bir zaruret haline geldiği, 06.04.2023 günlü genel kurulun 4 nolu gündem maddesinin görüşülmesi esnasında davacı tarafça söz alınarak; yönetim kurulu başkanı diğer ortağın kullanımında olan tekne kaptanının maaşının şirketten ödenmesi, ticari bir faaliyet olmamasına karşın çok sayıda personelin hangi gerekçe ile istihdam edildiği, şirkete ait işyeri nitelikli bir taşınmaz bulunmasına rağmen sadece yönetim kurulu başkanının evine yakın olması sebebiyle lüks bir ofis kiralanmış olması ve benzer mahiyette sorular yöneltilmiş olmasına karşın bunlara karşı açıklama yapılmadığı ve cevap verilmediği, şirket yönetim kurulu başkanı olan diğer hissedarın oyları ile davacının yönetim kurulu başkan yardımcılığının da sonlandırıldığı ve kayıtlardan tamamen uzaklaştırıldığı, diğer hissedarın baskın pay hakkını kullanarak giriştiği bu kötü niyetli işlemlerin dışında, tarafların müşterek banka hesaplarında da benzer türden davranışlara kalkışarak davacının birikimlerini ele geçirdiğinin de tespit edildiği, bu konuda tüm banka kayıtları elde edilerek uzman raporu hazırlattırıldığı ve diğer paydaş hakkında dava ikame edildiği, dava dosyasının Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/438 E. sayılı dosyasında derdest olduğu, bu çekişmenin konusunun yaklaşık 350-400 milyon TL arasında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce BTSO'dan gelen yazı cevabında 07/07/1995 tarihinde 38278 sicil no ile tescilli ... Hazır Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin kaydının devam ettiği, en son tescilli adresinin Odunluk Mahallesi İbrahim İşsevenler Caddesi N:12/44 Nilüfer/Bursa olduğu, 22/02/2023 tarihli hazirun cetveline göre ortaklık yapısının ... 1.360.603.-TL, ... ... 1.189.397.-TL olduğu, yetkilisinin ... olduğu, başlangıç tarihinin 16/07/2021, münferiden temsile yetkili olduğunun bildirildiği, Bursa Setbaşı Vergi Dairesinin cevabına göre 048 005 2215 ... Hazır Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin 01/05/2021 tarihinde Çekirge Vergi Dairesinden bu müdürlüğe nakil geldiğinin ve faaliyet konusunun hazır beton imalatı olduğunun bildirildiği, SGK'dan gelen yazı cevabına göre 0480052215 vergi kimlik numaralı ... Hazır Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin ünvanlı işyerlerinin tescil bilgileri ve 01/2020-03/2023 dönemlerini kapsayan dönem bordrolarının gönderildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan incelemede TTK m.439/2'de belirtilen mahkeme tarafından özel denetçi tayin edilmesinin şartlarının sağlandığı, gelinen nokta itibariyle, diğer pay sahibinin akçeli iş ve işlemler yönünden güven sarsıcı davranışları da yaklaşık ispat kriterleri yönünden ortada olduğu, tüm bu maddi gerçekler ışığında, TTK 439/2 kapsamında denetçi atanması için gerekli olan ikna edici delillerin varlığının sabit olduğu anlaşıldığından davanın kabulü ile 06/04/2023 tarihinde yapılan 2021 yılı genel kurul toplantısında davacı tarafça talep edilen hususlarda inceleme yapmak üzere özel denetçi atanmasına, özel denetçi olarak SMMM ...'in görevlendirilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 06/04/2023 tarihinde yapılan 2021 yılı genel kurul toplantısında davacı tarafça talep edilen hususlarda inceleme yapmak üzere ÖZEL DENETÇİ ATANMASINA,
Özel denetçi olarak SMMM ...'in 5.000,00 TL ücret ile görevlendirilmesine,
Giderin davacı tarafça yatırılmasına,
Denetçi tarafından 1 aylık süre içerisinde sunulacak olan raporun taraflara tebliğine,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 269,85.-TL harçtan peşin olarak alınan 179,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/11/2023
Başkan ...
e-imza
Üye ..
e-imza
Üye ....
e-imza
Katip ..
e-imza