TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/07/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili firmanın ağır vasıta servisi veren ve yedekparça sağlayan bir şirket oluğunu, davalı şirketin araçlarının müvekkilinin servisinde yedekparça ve servis hizmeti aldığını, davalı borçlu şirketin 79.613,35 TL borcunu ödemediğini, bu borcun tahsili için başlattıkları ... 6.İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı ilamsız icra takibinde borçlunun 20/03/2023 tarihinde takibe, borcun tamamına, faize ve tüm ferilerine haksız olarak itiraz ettiğini, müvekkilinin alacağının likit olduğunu, borçlunun itirazının süre kazanmaya yönelik olduğunu, haksız ve dayanaksız olduğunu, Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı olması sebebiyle 30.03.2023 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosuna 2023/ başvuru dosya numarası ile başvurulmuş olup, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, faturaya konu işçilik hizmeti verilmiş olup malların davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkilinin davalı şirketin bünyesinde bulunan araçlara yönelik vermiş olduğu servis hizmeti, işçilik, parça ve parça değişimi hizmetleri karşılığında servis teslim tutanağı düzenlediğini, işbu evraklara davalı tarafın yetkilisi ve çalışanlarından teslim alındığına dair imzalarını aldığını ve elektronik ortamdan faturalarını düzenleyerek davalı tarafa gönderdiğini, servis teslim tutanaklarında, faturalardaki malzemelerin ve hizmetin eksiksiz bir şekilde teslim alındığına ilişkin davalı şirketin çalışanı olan ... ile şirket sahibi ...'ın imzalarının bulunduğunu, bu nedenle davalı tarafın haksız itirazının iptaline karar verilmesi gerektiğini, faturalara süresi içerisinde itiraz etmeyen davalının temel borç ilişkisinin bulunmadığını veya temel borç ilişkisi ile faturaların birbirine uyumlu olmadığını iddia ediyorsa bu iddialarının hepsini yazılı delille ispat etmek zorunda olduğunu, takip konusu faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmasının fatura kapsamındaki malların teslim edildiğine ve hizmetin verildiğine karine teşkil ettiğini, bunun aksini malın teslim edilmediğini iddia eden tarafın yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini, davalı borçlu/alıcı tarafından vergi dairesine bildirilen BA-BS formlarının fatura kapsamındaki malın teslim edildiğini gösterdiğini, bu sebeple davalı tarafından vergi dairesine bildirilen BA/BS formlarındaki kayıtlar üzerinde durulup mal tesliminin bu belgeler üzerinden diğer deliller ile birlikte değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini, davalı şirkete ait ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde müvekkilinin davalı-borçludan alacaklı olduğunun görüleceğini, davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalı/borçlu şirketin yapmış olduğu bu itirazı ile alacağın elde edilmesini imkânsızlaştırmak, zorlaştırmak, icra takibini geciktirmek amacıyla takibe ve borca itiraz ettiğini, icra takibine konu alacağın faturalarda belirli olduğunu, ticari defterlerde görüldüğünü, alacağın likit olduğunu, davalı şirketin ilgili faturalarda belirtilen borcu faiziyle birlikte ödemesi gerektiğini, itirazın takibi uzatmaya yönelik olup kötü niyetli olduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli koşulların mevcut olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesine, dava konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine açılan işbu haksız davanın reddi gerektiğini, öncelikle müvekkilinin davacı firmanın Şubat 2019 -13 Eylül 2022 tarihlerinde alt kiracısı olup uzun dönem aynı işyeri adresinde çalıştıklarını ve karşılıklı bir çok alışverişleri olduğunu, çoğunlukla sözleşmesiz ve açık hesap yöntemiyle çalışan müvekkili ve davacı firma arasında geçmiş yada vadesi gelen herhangi bir borç bulunmadığını, aralarındaki ticari ilişkinin oldukça yakın olan tarafların dönem dönem birbirlerine çek, senet ve avans verdiğinin bilindiğini, çalışma alanlarının birbirine oldukça yakın olan davacı ve davalı şirketin sık sık elden ödeme yöntemiyle çalıştığını, birbirlerine verdikleri hizmet yada satışları yazılı bir anlaşmaya dökmeden yaptıklarını, aralarında sayısız kez elden ödeme olduğunun iki şirketinde çalışanları tarafından bilindiğini, buna bir örnekte dilekçe ekindeki para makbuzu olduğunu, sunulan para makbuzunun müvekkili şirket tarafından davacı firmaya önceden ödeme şeklinde verildiğini, davacı firmada aldığı avanstan sonra yeni faturalar keşide ettiğini, ancak davacı şirketin cari hesaplarından müvekkili tarafından verilen bu avansı düşürmediğini, bu ve bunun gibi birçok ödemesi olan müvekkilinden ve çalışanlarından elden alınan ücretler olduğunun davacı firma tarafından da bilindiğini, ancak şirketler arası yaşanan husumet nedeniyle geçmişte iyi niyete dayalı yapılan alışverişlerin bugün huzurdaki davaya konu edildiğini, iki tarafında tüm cari hesap ve banka ödeme geçmişleri incelendiğinde müvekkili şirketin herhangi bir borcu olmadığı, hatta davacının cari hesaplarına işlenmeyen birçok ödemesi olduğunun anlaşılacağını, müvekkili şirketin cari hesaplarının bilirkişi marifetiyle incelendiğinde ödenmiş 176.071,50 TL nin davacı tarafından faturalardan mahsup edilmediğinin, davacı şirketin bu miktarları carilerine işlemediğinin ve müvekkilinin bu miktar alacağının olduğunun anlaşılacağını, müvekkilinin binek, ticari ve ağır vasıta nitelikli araç alım ve satımları yapan bir firma olduğunu, araç bakımlarını aynı iş yerinde çalıştıkları dönemde davacı firmaya yaptırdığını ve kendisine verilecek hizmetler için davacı firmaya araç tesliminden önce aralarındaki ticari ilişkiyi güvence altına almak adına çek verdiğini, davacı firma tarafından yapılan hizmetlerin karşılığının verilen çeklerle ödendiğini, ancak davacı firmanın yapılan hizmetler için ayrıca fatura keşide ettiğini ve müvekkilinden çek ödemelerini almasına rağmen fatura karşılığında aynı hizmet için ikinci bir ödeme talep ettiğini, müvekkilinin sunulacak hizmetler için davacı firmaya hizmet sunulmadan güvence vermek adına çekleri keşide edip teslim ettiğini, günü geldiğinde de çeklerin ve aldığı hizmetin karşılığını ödediğini, davacı firmanın daha sonra düzenlediği faturaları ise sanki hizmetinin karşılığı ödenmemiş gibi dosyayla ilişkili icra takibine konu ettiğini, oysaki davacıya müvekkili tarafından verilen çeklerin zaten takibe konu hizmet faturalarının karşılığında verildiğini ve günü geldiğinde de ödendiğini, zaten çek veriliş ve ödenme tarihleri ile takibe konu faturalar incelendiğinde yakın tarihlerde hizmet ve ödeme yapıldığının görüleceğini, çek ödemesini alan davacının aynı iş ve hizmet için birde fatura düzenleyip daha sonradan kötü niyetle müvekkilinin eski işyerinden ayrıldıktan sonra bu faturaları takibe koymasının kötü niyetli olduğunu, kısacası davacının yaptığı tek bir hizmet için hem çek aldığını hemde aynı hizmetler için fatura düzenleyip bunları takibe koyduğunu, müvekkili şirketin hem şirket banka hesaplarından davacıya yapılan ödemeler hemde müvekkili şirketin yetkilisi ...'ın davacı şirkete yaptığı ödemeler bilirkişi tarafından incelendiğinde müvekkilinin borçlu olmadığının hatta yaptığı ödemelerin çoğunun davacı şirketin cari hesaplarından düşülmediğinin görüleceğini, yine bir diğer önemli hususta davacının fatura ettiği bazı parçaları müvekkiline teslim etmediği hususu olduğunu, icra dosyasına konu faturalarda yer alan 2 takım Rüzgarlık ve Ford Çekici motorunun hala müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin davacı firmayı zor duruma sokmamak adına sıkıştırmadığını, ancak davacı şirketin teslim etmediği ürünleri dahi faturaya dahil edip takibe konu ettiğini, müvekkilinin 29.07.2022 tarihinde davacı şirkete kendisine vereceği hizmetler adına 100.000,00 TL avans yolladığını, davacı firma ile bu tarihten sonra alacağı hizmetlerin bu avanstan düşülmesi konusunda anlaşan müvekkili aleyhine fatura düzenleyerek müvekkilini tahsilde tekerrüre zorlayan davacının kötü niyetli olarak huzurdaki davayı ve ilişkili icra takibini başlattığını, yine 25.07.2022 ve 27.07.2022 tarihlerinde müvekkili şirket yetkilisi tarafından yapılan 150.000,00 TL 'şer toplamda 300.000,00 TL avansında cari hesaplardan düşülmediğinin anlaşılacağını, aynı zamanda şirket hesaplarından kira ödemesi başlığı altında davacı firmaya gönderilen bedellerde takibe konu faturaların ödemelerinin mevcut olduğunu, örneğin 04.03.2022 tarihli ... Bankası ödemesi incelendiğinde davacıya 22.000,00 TL gönderildiği, ancak her ne kadar açıklamaya kira bedeli yazılsada gönderilen ücretin aralarındaki kira sözleşmesinde yer alan kira bedelinin çok daha üzerinde olduğunun görüldüğünü, müvekkilinin kira bedelinin üzerinde her ay alacağı hizmetler için önden avans ödemesi yaptığını, bunun bile müvekkili ve davacı arasında iyi niyete dayalı birçok para ve hizmet alışverişinin olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin ayrıca davacının işyerine birçok masraf yaptığını (bahçe düzenlemesi, çit, kapı, taş döşeme iç kısım boya badana, cam pencere tadilatları ) ve davacı firma ile yapılan masraflar karşılığında müvekkiline parça temini yapılacağı hususunda anlaştıklarını, ancak davacının müvekkilinin işyerine yaptığı masraflarıda faturalardan düşmediğini ve işbu davaya konu yaptığını, kısacası müvekkili şirket ve davacının açık hesap usulü çalıştıklarını, aralarındaki ticari ilişkiyi herhangi bir sözleşme konusu yapmadan iyiniyete dayalı olarak sürdürdüklerini, buna karşılık müvekkili şirket tarafından alınacak hizmetlerinin hepsinin davacıya önceden avans olarak bazen elden, bazen de banka yoluyla bazende çek veya senet verilmesi suretiyle ödendiğini, ancak davacının müvekkili şirket tarafından yapılan birçok ödemeyi carilerine işlemediğini ve düzenlediği faturalardan mahsup etmediğini, mahkeme tarafından 01.01.2020 tarihinden bugüne kadar müvekkili şirket hesaplarından davacıya ve davacı şirket yetkilisine yapılan ödemelerin ... ve ... bankasından müzekkere yazılması suretiyle istenmesine, ayrıca iki şirketin yetkililerinin şahıs hesapları kullanarakta ticari ilişkilerini devam ettirdiğinden yine aynı tarih itibari ile müvekkili şirket yetkilisinin şahsi hesaplarından, davacı firmaya ve davacı firma yetkilisine yaptığı ödemelerin bankalarından müzekkere yazılması suretiyle istenmesine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu olmadığı anlaşılacağından davacının icra inkar tazminat talebinin ve davanın reddine, davacı aleyhine takip miktarının % 20’si oranında kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 6. İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı takip dosyası, fatura, BA/BS formları, ticari defter kayıtları, banka kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ... 6. İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır.Mahkememizce, ... 6. İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından 14/03/2023 tarihinde, davalı aleyhine fatura ve cari hesap bakiye alacağından kaynaklı, 79.613,35-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı şirketin 20/03/2023 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişinin 07/02/2024 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.Mahkememizce, davalı vekiline 11/12/2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan ancak okunaklı olmayan çek görüntülerinin okunaklı örneğini veya çek bilgilerini sunmak üzere süre verilerek, söz konusu çeklerin ibraz ve ödemeye yönelik kayıtları ile ayrıca ödemeye ilişkin gelmeyen banka kayıtları tekitle celp edilerek dosyanın daha önceki bilirkişiye tevdi ile davalı tarafça 11/12/2023 tarihli beyan dilekçesi gereğince ödemeye ilişkin banka kayıtları ve çekler yönünden tüm ticari ilişki dönemini kapsayan taraf ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yapılarak ek rapor düzenlemesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişinin 16/03/2025 tarihli ek raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Takip konusu alacağın davacı tarafça yedek parça ve servis hizmet alım satıma yönelik düzenlenen faturalardan kaynaklı alacak olup, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp akdi ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.Davalı taraf davacı tarafla olan ticari ilişkiyi kabul etmekle beraber özetle, karşılıklı bir çok alışverişleri olan davacı yanla sözleşmesiz ve açık hesap yöntemiyle uzun süredir iyi niyete dayalı çalıştıklarını, fatura edilen bir kısım parçaların teslim edilmediğini, avans olarak bazen elden , bazen de banka yoluyla bazen de çek veya senet verilmesi suretiyle ödemeler yapıldığını, davacı tarafa borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Taraflar tacir olup, ticari defterler ile alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkememizce delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, bu kapsamda yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafından davalı şirkete düzenlenen ve icra takibine konu olan faturalar her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olup, tarafların BA BS formlarının birbirini teyit ettiği, dosya kapsamına göre davalı tarafından takibe konu faturalara süresinde bir itirazın da bulunmadığından, takibe konu fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, fatura edilen bir kısım parçaların teslim edilmediğine yönelik iddiaların davalı tarafça yazılı delillerle ispat edilemediği görülmüştür.Davalı şirketin 2019 yılı fiziki (yevmiye defterinin) olmadığı, 2019 yılı (kebir) defterinden herhangi bir tespit yapmanın mümkün olmadığı, davalı şirketin fiziki 2020 yılı kebir defterinin olmadığı, davalı şirketin ticari defterleri usulüne uygun bir şekilde tutulmadığı, tüm ödeme ve tahsilatlar birebir açıklamalı ve tutarları birebir belirtilecek şekilde ticari defterlere işlenmediği görülmüştür. Davacı şirket defterlerinde de tüm ödeme ve tahsilatları birebir açıklamalı ve tutarları birebir belirtilecek şekilde ticari defterlere işlenmediği tespit edilmiştir.Dosyaya celp edilen banka kayıtları kapsamında, taraf ticari defterleri karşılaştırmalı olarak incelenmek suretiyle alınan gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi ek raporuna göre; davacı tarafından, davalı tarafa 2022 yılında düzenlenen ve her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı faturalar toplamı 1.584.483,71 TL,
davacı tarafından, davalı tarafa kredi kartı+çekle yapılan ve her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı ödemeler toplamı 700.000,00 TL, davalı tarafından, davacı şirkete 2022 yılında düzenlenen ve her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı faturalar toplamı 513.183,40TL, davalı tarafından, davacı şirkete k.kartı+banka yapılan ve her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı ödemeler toplamı 762.415,00 TL, davalı tarafından, davacı şirkete çekle yapılan ödemeler toplamı 375.000,00 TL ve davalı şirketin, davacı şirketten 2021 yılı devir bakiye alacağı 501.878,65 TL olmak üzere, sonuç olarak davacı şirketin, davalı şirketten bakiye alacağı 132.006,66 TL olduğu tespit edilmekle, Mahkememizce benimsenen rapor doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre takibe alacağının sübut bulduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiş, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının ... 6. İcra Dairesi'nin 2023/... Esas sayılı dosyasına itirazının İPTALİ ile, takibin talepnamedeki miktar ve koşullar ile birlikte DEVAMINA,
2-Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen 15.922,67-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 5.438,38-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 961,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.476,85-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 1.269,73-TL harç, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 707,25-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 4.976,98-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır