TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 16/08/2023
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirketin yatak, yatak malzemeleri ve mobilya üretimi ve ticareti faaliyetleri yürüten bir şirket olduğunu, ticari faaliyetleri kapsamında çeşitli tarihlerde davalıdan yatak kumaşı satın aldığını, müvekkili şirketin yaptığı üretimlerde davalıdan satın aldığı işbu malzemeyi kullandığını, müvekkili şirketin davalıdan malzeme alarak ürettiği ve daha sonra satışını yaptığı yataklara ilişkin olarak müşterilerden yatakların sararma yaptığı yönünde şikâyet geldiğini, müvekkili şirketin hukuki sorumluluğu ve müşteri memnuniyeti gereği yatakları iade alarak ücretsiz şekilde yenilemiş olduğunu, bu durumun teknik servis ve ürün iade formları ile sabit olduğunu, müşterilerden gelen şikâyetler üzerine müvekkili şirketin, yaşanan sorunun müşterilerden mi yoksa satılan malzemenin ayıplı olmasından mı kaynaklandığını tespit edebilmek için davalıdan alınan kumaşlar üzerinde test yaptırdığını ve test raporu sonucu kumaşlarda fenolik sararma bulunduğunun, yani söz konusu kumaşların gizli ayıplı bulunduğunun ortaya çıktığını, müvekkili şirketin, Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesi hükmüne uygun olarak satılanda ortaya çıkan gizli ayıbı, yani fenolik sararmayı öğrenir öğrenmez hem sözlü olarak hem de ... 2. Noterliği'nin11.05.2023 tarihli ve yevmiye numaralı ihtarnamesiyle derhal bu durumu davalı şirkete bildirdiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesi uyarınca ağır kusurlu olan ve satıcılığı meslek edinmiş bulunan davalının kendisine derhal bildirimde bulunulmasa dahi satılandaki ayıplardan sorumlu olduğunun her türlü izahtan vareste olduğunu, davalı şirketin ise usulüne uygun bildirime rağmen haksız olarak satılanda ayıp bulunmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin uğradığı zararları gidermeyi reddettiğini, davalı şirketin satmış olduğu ayıplı ürün nedeniyle müvekkili şirketin müşterilerine satmış olduğu yatakları bedelsiz değiştirdiğini, ücretsiz değiştirilen yataklar ile bunların satış fiyatlarının ekli listede sunulu olduğunu, davalının ayıplı mal satması sonucu müvekkilinin, yatak maliyeti, işçilik, nakliye, stok maliyeti ve yoksun kalınan kâr kalemlerinde ciddi oranda maddi zarar yaşadığını, bunun yanında üretim ve satışını yaptığı ürünlerde en üst kaliteyi hedefleyen müvekkili şirketin müşterileri nezdindeki ticari itibarının da ciddi şekilde zarar gördüğünü, müşterilerinden birçok şikayet aldığını ve müvekkili şirketin manevi olarak da zarara uğradığını, somut olayda dava konusu ürünlerde fenolik sararma bulunmasının satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak gizli bir ayıp niteliğinde olup bu ayıbın müvekkili şirketi zarara uğrattığını, Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesine göre de, satılandaki ayıp sebebiyle satıcının sorumlu olduğu hâllerde alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğunu, dava konusu alacak ile ilgili Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi hükmü gereği arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak 10.07.2023 tarihli arabuluculuk görüşmesi sonucu anlaşma sağlanamadığını, arz ve izah olunan nedenlerle ve fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile şimdilik 60.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkili şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının davalı müvekkili şirket aleyhine yönelttiği tüm tazminat taleplerinin hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğradığını, dolayısıyla davacının tüm haksız taleplerine karşı öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının dava dilekçesi ile müvekkili firmadan "yatak üretiminde kulanmak için satın aldığı kumaşların sararmaya neden olduğu ve şikayet üzerine müşterilerinden iade alıp ücretsiz değiştirdiği yataklar nedeniyle 60.000-TL maddi, ticari itibar kaybı nedeniyle 50.000-TL manevi zarara uğradığını " iddia etmişse de işbu iddialarının gerçek dışı ve dayanaksız olduğunu, açıklanan sebeplerle taraflarınca kabul edilmediğini, davanın reddi gerektiğini, müvekkili firma tarafından davacı firmaya ayıplı, hatalı kumaş üretilmesi/ satılması veya kumaşlarda gizli ayıp bulunmasının söz konusu olmadığını, davacının '' müşterilerinden gelen şikayet üzerine satın aldığı kumaşlar üzerinde test yaptırdığını, test raporu sonucu kumaşlarda fenolik sararma bulunduğu bu durumun gizli ayıp teşkil ettiğini" iddia etse de dava konusu kumaşların ayıplı olmadığı gibi ortada gizli ayıbında bulunmadığını, çünkü müvekkili davalı firma tarafından üretilen ve satılan kumaşların tamamının davacı firma tarafından gönderilen sipariş formlarında talep edilen nitelikte ve özellikte üretildiğini ve teslim edildiğini, müvekkili tarafından sipariş formların belirtilen taleplere göre üretim yapıldığını, davacının sipariş formlarında talep edilen yanmazlık, en ölçüsü, gramaj, termin süresi vb. tüm şartların davalı müvekkili tarafından yerine getirildiğini, davacının sipariş formunda sararmaya karşı fenolik apre talep edilmediğini, davacı tarafından gönderilen sipariş formlarında fenolik test yapılması ve fenolik apre ile üretime geçilmesinin ayrıca talep edilmesinin gerektiğini, eğer böyle bir talebin olması durumunda üretim sürecinin tamamen değişeceğini, ayrıca farklı bir fiyatlandırma yapılmasının gerektiğini, karşılıklı laboratuvar testi sonrası mutabıkı kalınmasından sonra üretime geçileceğini, ancak davacı tarafından gönderilen sipariş formlarında fenolik testle üretime dair herhangi bir talimat bulunmadığını, bu sebeple müvekkili firma tarafından davacının talebine uygun şekilde üretilen kumaşların ayıplı olmadığını, bu durumun gizli ayıp da olmadığını, çünkü davacının basiretli bir tacir olarak sararmaya karşı fenolik apre talep etseydi kumaşta sararma yaşanmayacağını bildiğini ve bilmesi gerektiğini, davacının kendi kusuruna dayalı olarak eldeki davayı açtığını, ancak hukukun temel ilkesi gereğince; kimse kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceğini, davacı firmanın gönderdiği ... 2. Noterliği'nin 11/05/2023 tarih yevmiyeli ihtarnameye davalı müvekkili tarafından Bursa 22. Noterliği 'nin 17/05/2023 Tarih yevmiyeli ihtarname ile bu yönde detaylı bir cevap verildiğini, ancak davacı firmanın hukuka aykırı dava açtığını, davacının iddiasının aksine müvekkili şirketin dava konusu olayda kusuru bulunmadığını, davacının ayıplı kumaş iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacının TTK.M.23 'de emredilen 8 günlük sürede malı inceleme/ uzman kişilere incelettirme yükümlülüğüne uygun davranmadığını, davacının dava konusu kumaşları kullanmadan önce kontrol etmediğini, bu sebeple davacının iddialarının dava konusu kumaşların ayıplı ve/ veya gizli ayıplı olmadığını, açıklanan hususların tamamının müvekkili davalı firma tarafından davacıya kesilen faturaların üzerine yazılmak suretiyle önceden ihtar edildiğini, davacıya düzenlenen faturalar üzerinde '' İşbu fatura muhteviyatına Türk Ticaret Kanunu 21. Madde gereği 8 gün içinde itiraz edilmediği taktirde kabul edilmiş sayılır, faturaya konu ürününüzü kullanılmadan önce kontrol ediniz, 7 gün içinde itiraz edilmeyen ve kesilen/ işlem gören mallar için iade ve reklamasyon kabul edilmeyeceği tarafınıza ihtar edilmiştir. '' şeklinde yazıldığını, asla hatal/ayıplı ürün kabulü anlamına gelmemekle birlikte işbu faturalar üzerinde dercedilmiş ihtara, ticari hayatın gereklerine ve kanuna göre kumaşlar kesilmeden/işlem görmeden önce davacı tarafından gerekli inceleme yapılması/yaptırılması gerekirken bu yükümlülüğe uymaması sebebiyle davacının kusurlu olduğunu, müvekkili şirkete kusur veya illiyet bağı atfedilemeyeceğinden davacının zarar iddialarını ve rücu başta olmak üzere diğer taleplerini kabul etmediklerini, karşı dava ve alacak hakları saklı tutarak davanın reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile iddia olunan zararı ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacının sunduğu teknik servis ve iade formlarının üzerinde ad, soyad, imza bulunmadığı gibi ücretsiz değişim yaptığı iddiasını ispatlayan herhangi bir yazılı belge sunmadığını, davacının delil olarak sunduğu değişim ve fiyat listesinin gerçekte değişim yapılıp yapılmadığını gösteren bir belge vasfında olmadığını, davacının sunduğu 28/01/2022 tarihli Teknik Servis İstek Formunun müvekkili tarafından satılan kumaşlara ilişkin sulan ilk fatura tarihinden önce olduğunu, ayrıca ürünün satış tarihi olarak 2020 yılı yazdığını, davacının maddi manevi zarar iddiasını somut delillerle ispatlayamadığını, basit yargılama usulünde davacının tüm yazılı delillerini dava dilekçesi ile birlikte sunması gerektiğini, ilk fatura tarihinin Ocak/2022 iken davacının sunduğu test raporunun tarihinin bir buçuk yıl sonra 09 Mayıs 2023'e ait olduğunu, bu sebeple test raporunu ve davayı ispat kabiliyeti olmayan diğer belgeleri kabul etmediklerini, açıklanan ve resen nazara alınacak sebeplerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; taraflar arasında satım sözleşmesine konu üründe ayıp iddiasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dosya fiziken gönderilmek suretiyle ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak; dava dosyası, ibraz edilen deliller kapsamında, ayıplı olduğu iddia edilen ve davalıdan teslim alınan kumaş numuneleri ile davalıdan teslim alınıp da davacı müşterileri tarafından iade edilen ihtarnameye konu 7 adet yatak üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak aynı zamanda davacıya ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar üzerinde de bir SMMM bilirkişi aracılığı ile inceleme yapılarak, kumaşlarda fenolik sararma iddiasından kaynaklı ayıp olup olmadığı, var ise ayıbın kaynağı ile ayıbın gizli ayıp olarak tabir edilip edilemeyeceği, ayıbın en erken hangi aşamada anlaşılabileceği, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin tutar ve değeri, ikinci el olarak kullanımı ve piyasada değerlendirilmesinin mümkün olup olmayacağı, yine bu ihtimalde değerinin neden ibaret olacağı, netice itibariyle ayıp nedeniyle davacının varsa maddi tazminat tabine konu zarar kalemleri tespiti yönünden alacaklı olduğu miktarına ilişkin taraf iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor düzenlenmesine karar verilmiş, davacı tarafça gider avansı yatırılmadığından keşif ve bilirkişi incelemesi yönünden talimatın yazılamadığı görülmüştür.
Mahkememizce gider avansının yatırılması yönünden usulüne uygun şekilde ara karar kurularak yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi için ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş, davacı tarafın verilen kesin süreye rağmen gider avansını yatırmadığından keşif ve bilirkişi incelemesi yönünden talimatın yazılamadığı görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; takip konusu alacağın ticari nitelikteki satım sözleşmesi konu yataklarda ayıp iddiasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup ispat yükü davacının üzerindedir.Her ne kadar davacı tarafça, satıma konu malların ayıplı olduğu iddia edilmişse de, ayıplı olduğu iddia edilen ürünler yönünden, davacının ayıba ilişkin iddialarını tarafların tacir olması dikkate alındığında tanıkla ispatı mümkün olmayıp, yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, davacı tarafça gider avansı yatırılmadığından Mahkememizce ayıp iddiaları yönünden keşif ve bilirkişi incelemesi de yapılamadığı, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen ve denetime elverişli olmayan salt teknik servis formu ve test raporunun ayıp iddiaları yönünden başlı başına ayıbın varlığını ispatlayacak somut bir delil olarak kabul edilemeyeceği, sonuç olarak davacı tarafça ayıp iddiasının ispat edilemediği kanaati ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi ve manevi tazminat istemine yönelik davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.878,53-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.263,13-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre, maddi tazminat talebi yönünden 30.000,00-TL; manevi tazminat talebi yönünden 30.000,00-TL olmak üzere toplam 60.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/03/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır