TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2023/
KARAR NO :2025/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALILAR:1-
VEKİLİ :Av.
: 2-
TEMSİL KAYYIMI :
DAVA : Fesih ve Tasfiye
DAVA TARİHİ : 02/10/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket Feshi (Tasfiyeye İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin ortağı olduğu davalı ... Oto. İnş. Gıda Bilş. San.ve Tic Ltd. Şti 14.7.2023 tarihinde 500.000.TL ana sermayeli olarak 2 ortakla kurulduğunu ve kuruluşa ilişkin ana sözleşmenin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sayı ile tescil edildiğini, şirketin şu anda iki ortağı bulunduğunu, ortaklardan birinin müvekkil (%50 hisse) diğer ortak ise diğer davalı ... olduğunu, şirketin 2 ay önce kurulmuş olmasına karşın hemen hemen hiçbir faaliyette bulunmadığını, bu hususun ticari defterlerin incelenmesinden açıkça anlaşılacağını, şirketin hiçbir bankada hesabı, üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz malı bulunmadığını, ayrıca şirketin gerek ... Başkanlığına gerek ... Kurumu’na gerekse de devletin hiçbir kurumuna borcu bulunmamakta olup, borcun bulunmadığına ilişkin belgeleri dava dilekçesi ekinde sunduklarını, şirketin kayıtlı sermayesinin henüz ortaklar tarafından ödenmediğini, şirket ortaklarının ticari olarak anlaşmazlığa düşmüş bulunduklarını, ortaklardan diğer davalı ...'ın müvekkilinin bulunduğu adreste sonradan açacağı alacak davasına dayanak oluşturmak üzere ... 12. Sulh Hukuk mahkemesinin 2023/ D.İş dosyasından aleyhte tespit yaptırdığını, bu durumda tarafların hisse paylarının 1/2 olması karşısında şirketin ticari faaliyetine devam etmesinin mümkün olmadığını, şirketin ticari olarak kilitlenmiş bulunduğunu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Sona Erme Sebepleri ve Sona Ermenin Sonuçları” başlıklı 636/3. Maddesi; “…haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir….” şeklinde olduğunu, haklı sebebin varlığı halinde şirketin feshinin talep edilebileceğini hüküm altına aldığını, kanun maddesinin açıkça hangi sebeplerin haklı sebep olduğuna ilişkin açıkça bir düzenlemeye yer vermediğini, lakin gerek doktrinde gerekse de ... Kararlarında Limited Şirket faaliyetinin tamamen durmuş olması durumunda haklı nedenin var olduğu belirtilerek şirketin haklı nedenle feshedilebileceğinin kabul edildiğini, bu nedenle şirketin faaliyetlerinin tamamen durmuş olması, ortakların husumetli hale gelmesi sebebi ile şirketin haklı nedenle feshi talebi ile işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını belirterek davalı şirketin Türk Ticaret Kanunu’nun 636/3. maddesi uyarınca haklı nedenle feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ...'ın ... / ... adresinde bulunan ... Otomotiv İnşaat Gıda Bilişim Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinde davacı yan ile birlikte kurucu ortak olduğunu, söz konusu bu şirketin "Boyasız göçük düzeltme ve boyasız göçük düzeltme şişleri imalatı, satışı ve eğitimi" konusunda şirketin merkezi olan ... / ... adresinde faaliyet yürütmekte olup ... Servis ile ... anlaşması yaptığını, şirketin faaliyet gösterdiği taşınmazda asılı olan tabelada "... / ... Boyasız Onarım" yazmakta olduğunu, şirketin faaliyet gösterdiği taşınmazın beş kattan oluşmakta olup içerisinde dekorasyon ürünleri, asansör, imalat ve kaporta onarımı için makineler ve ekipmanlar, TV, bilgisayarlar, güvenlik kameraları vb. malzemeler bulunmakta olduğunu, söz konusu bu eşyaların ücretlerinin yarısının müvekkil tarafından ödenmiş olup fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bu husus diğer kurucu ortak olan davacı tarafından kullanılan ... GSM numaralı hat üzerinden ... uygulaması ile müvekkiline gönderilen mesaj ve ... kayıtlarından anlaşılacağını, ödemeler isimli ... kaydında yine söz konusu şirkete dair yapılan harcamaların detaylı şekilde yer almakta olup özellikle şirkete alınan eşyaların detaylı olarak belirtildiği ve 05/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile şirkette bulunduğu tespit edilen eşyalarla ... kayıtlarındaki eşyaların birbiriyle uyumlu olduğunun görülmekte olduğunu, müvekkil şirkete dair harcamaların gönderildiği ödemeler isimli ... 2. sayfasında iki farklı kira ödemesi yer almakta olduğunu, müvekkilinin söz konusu şirketin faaliyet yürüttüğü taşınmazın kiralarını ödediği, ayrıca davacının eşi ... üzerine kayıtlı olan ... ... bulunan yine dava konusu şirket ile aynı alanda faaliyet yürüten dükkanın kirasını da müvekkilinin ödediğinin anlaşılmakta olduğunu, ayrıca davacının 14.08.2023 tarihinde ... üzerinden müvekkiline göndermiş olduğu hesapppp isimli ... dosyasında hangi sigorta şirketinden hangi plakalı araç için ne kadar ücret alındığının detaylı bir şekilde belirtilmiş olup şirket kurulduktan sonra faaliyette bulunulduğunun ispatlandığını, davacı yanca; şirketin 2 ay önce kurulduğu, bu süreçte hemen hemen hiçbir faaliyette bulunmadığı, şirket adına hiçbir banka hesabı ve taşınır - taşınmaz mal bulunmadığının iddia edildiğini, davaya konu şirketin hemen hemen hiçbir faaliyette bulunmadığı davacı tarafından mesnetsizce iddia edilmiş ise de davacının müvekkiline göndermiş olduğu ... mesaj kayıtları incelendiğinde; davacı ...'ün resmiyette şirket kurulduktan sonra şirkete dair güncel haftalık gelir gider listesi tutacağını beyan ettiği ve akabinde müvekkile şirkete dair güncel haftalık gelir gider listeleri gönderdiğinin görüleceğini, davacının tutmuş olduğu ve müvekkiline gönderdiği gelir-gider listeleri incelendiğinde; haftalık ne kadar iş yapıldığı, hangi sigortalardan ve araçlardan ne kadar ücret alındığı, kayıtsız çalışan işçilere ne kadar ücret ödendiği ve diğer masraflar/alacaklar açıkça ortadayken söz konusu şirketin aktif olarak faaliyette bulunduğu ortada olduğunu, tüm bu somut delillere rağmen davacı tarafın nasıl olur da şirket 2 ay önce kurulmuş olmasına rağmen hemen hemen hiçbir faaliyette bulunmamıştır diyebildiğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, ayrıca ... 12. Sulh Hukuk mahkemesinin 2023/3 D. İş dosyasıyla davacı ...'ün şirketin merkezi ve faaliyet yürüttüğü adreste bulunan malları kaçıracağı sebebiyle söz konusu işyerinde mevcut olan malzemelerin bilirkişi vasıtasıyla fotoğraflanarak tespit edilmesi taraflarınca talep edilmiş olup ... 12. Sulh Hukuk mahkemesince tespite karar verildiğini, davacının şirketin faaliyette bulunmadığı iddiasının gerçeklikten uzak olup mahkemeyi yanıltma amacı taşımakta olduğunu, müdür konumda bulunan davacının asıl amacının şirketin içini boş gibi göstererek rahatça mal kaçırmak olduğunu, davacının, şirket adına banka kayıtının bulunmadığını beyan ettiği, işbu nedenle söz konusu şirketin defter kayıtlarının celbi gerektiğini, müdür konumunda bulunan davacı ... şirkete ait olan taşınır mal ve malzemeleri KDVden kaçmak amacıyla kanuna uygun olmayan yollara başvurarak faturasız olarak aldığını, ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespit sonucunda davacının kötü niyetli olarak mahkeme nezdinde görülen şirketin tasfiyesiz olarak feshi davasını açtığını, TTK'nın 636/4. Maddesi gereğince sayın mahkeme heyetinden gerekli önlemlerin alınmasını ve fesih davalarına özel bir geçici koruma öngördüğünden dava sonuçlanıncaya kadar herhangi bir geri dönüşü olmayan mağduriyet doğmaması adına söz konusu şirkete kayyım atanmasını talep ettiklerini belirterek davacının açmış olduğu haklı nedenle tasfiyesiz olarak şirketin feshi talebinin reddine mahkeme heyeti aksi kanaatte ise TTK'nın 636/3. Maddesinin ikinci cümlesi gereğince kabul edilebilir çözüme karar verilmesini, TTK'nın 636/4. Maddesi gereğince söz konusu şirkete kayyım atanmasını beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı ... ile birlikte iki ortaklı davalı şirketin eşit hissedarı olduğunu, davalı şirketin kuruluşundan buyana geçen 2 aylık süreçte hiçbir faaliyette bulunmadığını, banka hesabı açılmadığını, şirket üzerine kayıtlı taşınır-taşınmaz mal bulunmadığını, herhangi bir gelir beyan etmediğini, şirketin kayıtlı sermayesinin de henüz ortaklar tarafından ödenmediğini, ortaklar arasında anlaşmazlık ve husumet olduğunu belirterek davalı şirketin haklı nedenle feshini talep etmiş, davalı ise, davacı ortak ve aynı zamanda şirket müdürünün şirkete ait işletmeyi gayri resmi olarak kendi ve eşinin menfaatleri doğrultusunda işlettiğini, şirketin faaliyete geçmediği iddiasının doğru olmadığını, davacının kusurlu olduğundan kendi kusuruna dayalı bu davayı açamayacağını, davacı hakkında sorumluluk ve azil davasının halen derdet olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirkete işbu davada temsil etmek üzere temsil kayyımı atanmıştır.6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle; bir kişiyi ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında, yani o kişinin ortaklıktan ayrılmasını gerektiren ve haklı sebep olarak nitelendirilebilecek sebepler doğduğunda, ilgili her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkemenin, fesih talebi yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebilir. 6102 sayılı TTK.nun 641/I maddesinde; “ Ortak şirketten ayrıldığı takdirde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına haizdir.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, fesih istemi ile açılan davalarda feshe karar verilmemesi halinde alternatif olarak hangi kararın verilebileceği gösterilmiştir.O halde, dava sebebinin dayandığı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebep kavramı yasada açıkça tanımlanmamış ise de her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak ileri sürülen nedenlerin haklı sebep teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekmektedir. Ortaklığın devam etmesi, doğruluk ve güven kurallarına göre dava açan ortaktan beklenemiyorsa, haklı sebep gerçekleşmiştir. Elbette bu değerlendirmede davacı ortağın ortaklık ilişkisinin ortadan kaldırılması veya değiştirilmesi hususundaki menfaatiyle ortaklık ilişkisinin aynen devam ettirilmesinde çıkarı olan kimselerin menfaatleri karşılaştırılmalı ve somut olayda hangi menfaat daha üstün geliyorsa ona göre karar verilmelidir () Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler haklı sebepler olarak sayılmıştır. Yargıtayın konuya ilişkin içtihatları da aynı doğrultudadır ( ... 11. Hukuk Dairesi Esas No:2014/ Karar No:2015/K.). Fakat bu sayılan haller, haklı sebep kavramının niteliği göz önünde bulundurulursa doğaldır ki sınırlayıcı değildir. Bu bakımdan somut uyuşmazlık kapsamındaki olguların yasada sayılanlara birebir ayniyetini aramamak gerekir. Genel anlamda ortakların davranışları limited ortaklığın faaliyetlerini önleyecek, zarara uğratacak yahut karşılıklı güveni sarsmış ve ortaklar artık bir arada olamayacaklar ve ortaklık faaliyetlerini sağlıklı şekilde yürütemeyecekler ise haklı sebeplerin varlığını kabul gerekir. Yine, ortaklık anlayışını ortadan kaldıran, bireysel çıkarlara yönelen, ortaklar arasında kişisel ve grupsal çıkarların ön plana çıktığı ve ortaklık amacının gerçekleşmesinin olanağının kalmaması gibi hallerde haklı nedenlerin oluştuğunun kabulü gerekir (... 11'nci Hukuk Dairesi'nin 07/12/2015 gün ve 2014/ Esas, 2015/ Karar sayılı ilamı) . Özellikle somut uyuşmazlıktaki gibi az ortaklı limited şirketlerde kişisel bağların ve birlikte çalışma niyeti afectio societatis'in sıkılığı göz önünde bulundurulursa kişisel sebeplerin de kimi zaman birer haklı sebep teşkil edebileceği anlaşılacaktır.Nitekim ... Mahkemenin uygulamasında da pek çok çeşitli ve hatta kişisel sayılabilecek olgunun limited ortaklığın feshinde haklı sebep olarak yorumlandığı görülecektir. Örnek olarak, şirket mükellefiyetlerinin yerine getirilmemesi, rekabet yasağının ihlali, sadakat borcuna aykırı hareketler, şirket defterlerinin düzgün tutulmaması gibi ortaklığa ilişkin sebepler yanında diğer ortaklar ve yakınlarına rencide edici sözler söylemek, haksız fiilde bulunmak (... 11'nci Hukuk Dairesi'nin, E. 1997/; K. 1997/, T. 21/11/1997 ) tutuklanma gibi sebeplerle ortaklık işlerinden uzak kalma ve boşanma ( ... 11'nci Hukuk Dairesi'nin E. 2003/, K. 2003/, T. 27/10/2003 ) gibi kişisel sebeplerin de uygulamada haklı sebep olarak nitelendirildiği görülmüştür. Kişisel sebeplerin yanı sıra elbette nesnel sayılabilecek olgular da şirketin feshine yol açabilirler. Söz gelimi şirketin kar elde edemez hale gelmesi, uzun süredir gayrifaal olması da şirketin feshine sebebiyet verebilir.Mahkememiz 2023/... Esas sayılı dosyasında, davacı Hüseyin Dündar hakkında şirket müdürlüğünde azil ve sorumluluk davasının halen derdest olduğu, anılan dava dosyasında davalı şirket ticari defter ve kayıtlarının incelendiği ve dosyaya bilirkişi raporunun sunulduğu anlaşılmakla usul ekonomisi açısından işbu dava dosyası bakımından davalı şirketin gayrifaal olup olmadığı ve herhangi bir geliri olup olmadığı hususlarında yeniden bilirkişi incelemesine gerek görülmemiş ve söz konusu raporun bir sureti işbu dava dosyasına kazandırılmıştır.Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonucunda düzenlenen söz konusu bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin 14.07.2023 tarihinde ticaret siciline tescil ile kurulduğu, davalı ... ve davacı ...’ün %50 hissedar olduğu, davacının aksi karar alınıncaya kadar şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı, şirketin sermayesi 500.000,00 TL.olup, ortaklardan ...’ün 14.07.2023 tarih 9 numaralı yevmiye defter kaydında 20.000,00 TL.sermaye ödemesinde bulunduğu, 250.000,00-20.000,00=230.000,00 TL.ödenmemiş sermayesi kaldığı, diğer ortak ...’ın ise henüz serrmaye ödemesi yapmadığı, şirketin 2023 yılında 14.09.2023 tarihli 18 numaralı Yevmiye Defter kaydında ... Oto Boyasız Onarım A.Ş.’ye numaralı 97.735,00 TL+19.547,00 KDV=117.282,00 TL.tutarlı E-Arşiv Fatura düzenlediği, bu tarihten sonra başka bir fatura kesmediği, şirkete ait banka hesap kaydının bulunmadığı belirtilmiştir.
Öte yandan, davacı müdür tarafından şirket envanterine kaydedilmediği halde şirkete tahsis olunan ve bedellerinin yarısı davalı ortak ... tarafından ödendiği iddia olunan ve ... 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/ D.İş dosyasındaki bilirkişi raporunda da tespit edilen ekipman, makine, malzeme ve benzeri diğer taşınır eşyaların davalı ortak tarafından davacı müdür hakkında açılan azil ve sorumluluk davasının konusunu teşkil ettiği anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar çerçevesinde, davalı şirket ortakları arasında husumet oluştuğu, güven ilişkisinin geriye dönülemez şekilde sarsıldığı, şirketin kuruluşundan yalnızca 2,5 ay sonra işbu fesih davasının açıldığı, bu kısa süreçte şirketin sürekli bir faaliyette bulunmadığı, gelir de beyan etmediği, nitekim davalı şirketin tescilli adresinde faaliyet göstermediği, davalı şirketin gayri faal olduğu, gayri faal olma durumunun süreklilik arzettiği, ekonomik amacını yitirdiğinin kabulü gerektiği, davacı ortakça davalı şirketin feshi istenmiş olmasına ve işbu fesih davasından sonra şirketin gayri resmi olarak faaliyetini sürdürdüğüne yönelik iddianın dinlenemeyeceği, şirketin amacının "Boyasız göçük düzeltme ve boyasız göçük düzeltme şişleri imalatı, satışı ve eğitimi" olduğu, davacı ve davalı ortakların da bu işin gerçekleşmesinde birlikte kişisel emeklerini ortaya koydukları, bu bakımdan davalı limited şirketin kişisel bağların ve birlikte çalışma niyeti afectio societatis'in sıkılığının ağır bastığı, dolayısıyla her iki ortak arasındaki güven duygusunun zedelendiğinden ve karşılıklı husumet meydana geldiğinden davalı şirketin işletme konusunun gerçekleşmesinin imkânsız hâle geldiği, davacı ortağın kusurlu olduğundan şirketin feshini talep edemeyeceği ileri sürülmüşse, somut olayda faal ve sürekliliği bulunan ve gelir elde eden bir şirketin olmadığı, zira şirketin kuruluşundan 14.07.2023 ile feshi istendiği 02.10.2023 tarihi itibariyle çok kısa bir zaman geçtiği, dolayısıyla davacı ortağın şirketin işlemez hale gelmesinde kusurlu olduğundan söz edilemeyeceği, kaldı ki, davalı ortağın şirkete sermaye borcunu hiç ifa etmediği, son çare niteliğinde fesih kararı vermezden evvel uygun çözüm yollarını inceleme mükellefiyeti bakımından davalı şirketin işletme konusunun gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesi nedeniyle davalı şirketin feshinde her iki tarafın da menfaatinin bulunduğu dosya kapsamıyla sabit olduğu, şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın ortaklık tüzel kişiliğine karşı açılması gerekli ve yeterli olup, şirket ortak ve müdürüne de husumet yöneltilmesi doğru olmadığından davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin açtığı davanın kabulü ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün sicil numarasında kayıtlı bulunan davalı ... OTOMOTİV İNŞAAT GIDA BİLİŞİM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin TTK'nun 636/3.maddesi hüküm uyarınca haklı sebeple FESİH VE TASFİYESİNE,a-Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere SMMM ...'nin TTK'nun 643.madde hükmü yollamasıyla aynı Kanunun 536/3.maddesi uyarince şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, bu hususta kendisine yetki VERİLMESİNE,b-Şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre gerekirse artırılıp eksiltilmek kaydıyla, tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuruna toplam 25.000,00 TL tasfiye memuru ücreti ile 5.000,00 TL tasfiye masraf avansının karar kesinleştiğinde ileride şirketten tahsil edilmek üzere davacı tarafından KARŞILANMASINA, belirlenen tasfiye memuru ücretleri ile masrafların tasfiye memuru tarafından tasfiye giderlerine eklenmesine,c-Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip tasfiye memurunun görevinin kendisine TEBLİĞİNE,d-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA,
3-Alınması gereken maktu 615,40.-TL harçtan peşin yatırılan 269,85.-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55.-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yapılan 578,10.-TL harç ve 609,75.-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 1.187,85.-TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/05/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza