TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2024/
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ:Av.
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/12/2021
KARAR TARİHİ: 14/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/11/2024
Mahkememize ait 2021/ esas 2023/ sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine ... 13. Hukuk Dairesinin 10/10/2024 tarihli 2023/ esas 2024/ sayılı kararı ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşıldığından dava dosyasının mahkememizin 2024/ esasına kaydı yapılarak mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı ile aralarında düzenlenen 10.07.2017 tarihli arsa tahsis sözleşmesinin 01.11.2018 tarihinde revize edilerek tevhid sonucu oluşan ..., ..., ... alanın davacıya 2.502.000 USD ( İki Milyon Beş Yüz İki Bin ... Doları ) karşılığında tahsis edildiğini, dolar kurunda 2018 yılı Ağustos ayında yaşanan % 90 seviyesindeki ani artış sonrası emsal parsellerde m² fiyatlarının yarı yarıya düşürüldüğünü, dövizdeki ani artış nedeniyle ödemelerde zorlanan müvekkilinin davalıdan önce taşınmaz m² fiyatlarının kendine yapılan tahsisten sonraki seviyelerde revize edilmesini istediğini, davalının bu talebe cevap vermediğini, sonrasında da 25.12.2019 tarihine kadar yaptığı ödemelerin iade edilerek tahsis işleminin iptalini istediğini, ancak davalının bu talebe de 1 yıl kadar cevap vermeyerek 11.12.2020 tarihinde ödediği bedellerin yeniden değerleme oranı ile güncellenmek sureti ile 7.758.387,5.-TL olarak iade edildiğini, müvekkiline döviz cinsinden yapılan ödemeye yeniden değerleme oranının uygulanarak iade edilmesinin hatalı, usul ve yasaya aykırı olduğunu, yapılması gereken iadenin bedelinin müvekkilince ödenen 1.083.520 USD'nin ödeme günü itibari ile Türk Lirası karşılığı olduğunu, bunun da iade ödemesinin yapıldığı 11.12.2020 tarihindeki kura göre 1.083.520 USD x 7,9349= 8.597.622,848 TL olduğunu, davalı kurumca müvekkiline 7.758.387,55 TL ödeme yapılmış olup, 839.235 TL eksik ödeme bulunduğunu, fazlaya dair hakları saklı tutarak şimdilik 20.000.TL'nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek olan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 4562 sayılı ... Kanunu 5 maddesine göre özel hukuk tüzel kişileri olarak tanımlanmış olup, davalının tacir niteliği taşımadığını, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi veya niteliğinden kaynaklanmamakta olup, ... mevzuatınca belirlen arsa tahsis sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğunu, davacı sadece tahsis bedelinin yapılandırılması ve 72 ay vadeye çıkarılması yönünde talepte bulunduğunu, davacı tarafa iade edilen bedel ... mevzuatına ve yapılan sözleşmelere uygun olduğunu, müvekkilinin mevzuat doğrultusunda tarafların hak kaybına uğramaması adına bir çözüm yolu sağladığını, ancak davacı tarafın müvekkilinin bu iyi niyetini de boşa çıkarmakta olduğunu, davacı tarafın dilekçesinde avans faizi talep ettiğini, müvekkilinin özel hukuk tüzel kişisi olup, tacir niteliği taşımadığını haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; 20.000 TL’lık alacak talebini 819.235-TL arttırarak dava değerini 839.235-TL olarak ıslah ettiklerini belirtmiştir. Mahkememizin 2021/ esas 2023/ sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. Dava, 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'ndan kaynaklı alacak talebine yöneliktir. Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 10/10/2024 tarihli 2023/ esas 2024/ sayılı kararı ile ... 11.Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı çözen ve bağlayıcı olan karar doğrultusunda davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi değil, asliye hukuk mahkemesi olduğu gözetilerek, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile işin esasının incelenmesi doğru görülmediği, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2023 tarih, 2021/ esas 2023/ sayılı kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce yeni esas alınarak 2024/ sırasına kaydı yapılmış ve yapılan inceleme ile davada, mahkemenin görevli olup olmadığının incelenmesi HMK.nun 114/c bendi gereğince dava şartlarından olup; mahkemece re'sen incelenmesi gerekir.Ticaret Mahkemelerinin görevi TTK.nun 4. ve 5.maddelerinde gösterilmiş olup, bu maddelerde belirtilen dava ve işlere bakmaya görevlidir.4562 Sayılı Organize Sanayi Bölgesi Kanunu 5. maddesinde Organize Sanayi Bölgesinin özel hukuk tüzel kişiliği olduğu açıkça düzenlenmiştir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Yasa ve Yönetmelik'te ... girişimci kurulu kararı aleyhine başvuru süresi açıkça düzenlenmemiştir.Bir aylık sürenin yer aldığı Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 151.maddesinde; “Aşağıda yazılı kişiler, kanun yönetmelik ve kuruluş protokolünde belirlenen hususlar ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğu iddiasıyla genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı izleyen günden başlamak üzere bir ay içinde, ...’nin bulunduğu yerdeki ilgili mahkemeye başvurabilir.” biçimindeki düzenlemeye yer verilmiştir. Ayrıca şu anda yürürlükte olmayan davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 4562 Sayılı Yasa'nın 25/5. maddesinde de “genel kurulun teşkilini müteakip bu Kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, ...’lerin organları ile ilgili olarak Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketlerin organları ile ilgili hükümleri”nin kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir. ... 11. Hukuk Dairesi, Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 2022/... Esas, 2023/... Karar sayılı ilamı ile, '...4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca ...'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan ...'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple ...'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın asliye hukuk mahkemelerinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından (... 11. Hukuk Dairesi 2022/... esas 2023/... sayılı kararı) aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince davanın usulden (görev yönünden) REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın AÇILMAMIŞ SAYILACAĞINA KARAR VERİLECEĞİNE,
4-Yargılama harç ve giderlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 331/2. Maddesi uyarınca görevli mahkemece dikkate ALINMASINA,
5-Kararın birer örneğinin davacı gider avansından karşılanmak üzere taraflara TEBLİĞİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.14/11/2024
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza