T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
ESAS NO : 2024
KARAR NO : 2025
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... - ... ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2024
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Bursa 1. Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını. Müvekkilinin süresinde itiraz edemediği için takibin kesinleştiğini. Müvekkilinin davalıya bir borcunun bulunmadığını. İcra takibine dayanak bono üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını. Bu nedenle bonodaki imzanın müvekkiline ait olmaması nedeniyle, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, avukatlık ücreti ile mahkeme masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, bonoya dayalı olarak başlatılan takipte bonodaki imzanın davacıya ait olmadığı ve bedelsizlik iddiasına dayalı borçlu olmadığının tespitini ilişkindir.
Davacının ileri sürdüğü iddia senet metninden anlaşılan mutlak def'i niteliğinde bulunduğundan ve herkese karşı ileri sürülebilmesi mümkün olduğundan, davalının sıfatından bağımsız olarak imza incelemesine yönelik tahkikat işlemleri yapılması gerekmiştir.
Dava dosyası, ibraz edilen deliller ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, mahkememizce resen bilirkişi olarak atanan bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"İnceleme konusu belge başlığı altında ayrıntılı tanımlaması yapılan; 28.500 TL bedelli senetteki imzalar ile ...'ın DOSYADAKİ MEVCUT BELGELERDEKİ ÖRNEK İMZALARININ mukayesesinde;
İmzaların göstermiş oldukları işleklik dereceleri, alışkanlıkları, tersim, istif, meyil, seyir, sürat, istikamet ve tazyik gibi grafolojik ve grafometrik özellikler bakımından birbirlerine kıyasen AYNI YAPI ve GÖRÜNÜMDE imzalar olmaları nedeniyle senet üzerinde bulunan borçlu imzalarının ...'ın ELİ ÜRÜNÜ OLDUĞU,
Diğer bir ifadeyle senet üzerinde bulunan borçlu imzalarının ... tarafından ATILDIĞI İMZALANDIĞI." kanaatini bildirir raporunu sunmuştur.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının keşideci, davalının ise yetkili hamil olduğu ve davacıya karşı bono kaynaklı icra takibine giriştiği, davalının aynı zamanda dava dışı lehdar ...'ın kız kardeşi olduğu, ilk ciroyu dava dışı lehdar ...'ın vasisi ve aynı zamanda annesi olan ...'ın yaptığı anlaşılmıştır.
Kural olarak ilk ciroyu lehdar yapmalıdır.
Türk Medeni Kanunu'nun 462. Maddesinde vasinin, vesayet makamının izni olmaksızın yapamayacağı işler sayılmış olup kambiyo taahhüdü altına girmek de bunlardan birisidir. Dosyada mübrez bono incelendiğinde ilk ciroyu yapması gereken lehdarın kısıtlı olduğu ve ilk ciroyu vasi olan ...'ın kendi adına yaptığı görülmektedir.
...'ın vesayet makamından izin aldığına dair dosyaya yansıyan bir bilgi yahut belge bulunmamaktadır. İzin alınmaksızın yapılan işlemlerin kısıtlıyı bağlamayacağı açık olmakla birlikte, bononun zamanaşımına uğrama ihtimali gözetilerek acele işlem olarak kabul edilmesi halinde dahi, vasi ...'ın ciroyu lehdar nam ve hesabına yaptığını ciroya tevsik etmesi gerekmektedir. Aksi durumda cironun kendisi adına yapıldığının kabulü gerekecektir ki bu durumda da ilk ciroyu lehdarın yapması gerekliliği karşısında ciro silsilesinin kopuk olduğu ve ciro silsilesinin kopukluğunu gerekçe göstererek davacının ödeme yapmama hakkının olduğunu sonucuna ulaşılacaktır.
Temsilcinin kendi adını yazarak imzalaması halinde ise temsil ilişkisi temsil olunanın adı soyadı da verilerek belirtilmelidir. Aksi halde temsilci kendi adına davranmış olacak ve senet üzerinde yapılacak şekli incelemede ciro zinciri kopuk görünecektir. Dolayısıyla temsilen imzalanan bir kambiyo senedinin ve de cironun asgari olarak temsil olunanın ad soyadını-unvanını içermesi yeterli ve gereklidir. (Gencer, Abdullah Revaha; "Kıymetli Evrakta Ciro Kavramı", s.44-45)
Tüm bu gerekçelerle dava dışı vasi ...'ın yasal temsilci sıfatıyla imza attığı hususuna dair bir ispat vasıtası bulunmadığı, ciroyu temsilci sıfatıyla attığına dair bir belirlemeye yer vermediği, temsilci sıfatıyla atmış olsa dahi vesayet makamının izninin alındığına dair dosyada bir belge, bilgi bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla ciroyu kendi adına attığı kabul edilmiş ve fakat bu durumda da ciro silsilesindeki kopukluk nedeniyle davacının ödeme yapmaktan kaçınabileceği gözetilmiş, davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalının, ilk ciroyu yapan kişinin annesi olması ve lehdarın da abisi olması hasebiyle bu yanlışlığı bilebilecek durumda olması gözetilerek takipte haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından İ.İ.K. 72/5. Madde uyarınca %20 oranında haksız takip tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir.
Gerekçe yazım aşamasında miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verilmiş ise de; mahkememizce kesinlik sınırı yeniden değerleme oranına göre hesaplandığı, ancak kesinlik sınırının 40.000,00-TL olarak belirlendiği karar yazım aşamasında fark edildiğinden ve dava değeri kesinlik sınırının üstünde kaldığından hüküm fıkrası resen tashih edilmiş ve davaya istinafa tabi olarak karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜ ile;
Davacının, davalıya Bursa 1. Genel İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı takip ve takip dayanağı bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
%20 haksız takip tazminatı 8.168,14-TL’nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 2.789,82-TL harçtan, peşin olarak alınan 697,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.092,36-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 3.836,00-TL yargılama gideri, 697,46-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı toplamı olan 4.961,06-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı vekili yararına AAÜT ile hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
6-Dosyada bulunan evrak asıllarının mahallerine iadesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025
İş bu kararın gerekçesi 16/01/2025 tarihinde yazılmıştır.
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı