TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2024/
KARAR NO:2025/
BAŞKAN:... ...
ÜYE:... ...
ÜYE:... ...
KATİP:... ...
DAVACI :
VEKİLİ:Av.
DAVALI
VEKİLİ:Av.
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/12/2019
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2025
Mahkememize ait 01/12/2021 tarihli 2019/ esas 2021/ sayılı kararının ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 19/11/2024 tarihli 2022/ esas ve 2024/ sayılı karar ilamı ile kaldırıldığından mahkememizin 2024/ sırasına kaydı yapılıp itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasındaki 26.01.2015 tarihinde sözleşmenin akdedildiği, akdedilen bu sözleşme ile müvekkili şirketin yapmayı taahhüt ettiğini, edimini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini, ancak hak ettiği ücretlerini tam olarak alamadığını, bunun sebebinin ise ödemelerdeki kur farkından kaynaklandığını, müvekkili şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaların faturanın düzenlendiği tarihteki kur değeri esas alınarak TL üzerinden hazırlanıp davalı şirkete gönderildiğini, sözleşmedeki ücretin EURO cinsinden belirlenmiş olmasına rağmen davalı şirketin ödemeleri fatura kesim tarihinde yada buna yakın bir tarihte yapmadığı için ileri tarihli ödemelerde kur değerleri esas alınmaksızın sadece faturada yazan TL bedelinin ödendiğini, davalı şirket yetkilileri ile yapılan görüşmelerde faturanın TL olarak düzenlenmesi nedeni ile yabancı para cinsi ile ödeme yapmak zorunda olmadıklarını belirtip ödeme yapmayı reddettiklerini, kur farkından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla ... 12. İcra Müdürlüğünün 2019/10872 sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili, kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında bir sözleşmenin olması ve bu sözleşmede hükmün bulunması veya sözleşmeye konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olmasının gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede bu hususta herhangi bir hükmün olmadığını, faturaya konu malların döviz karşılığı değil TL karşılığı satışının yapıldığını ve bedelinin ödendiğini, 26.01.2015 tarihli sözleşmenin ... işine ait olduğunu, davaya konu edilen faturaların ise taraflar arasında başka bir iş olan ... işine ait olduğunu, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddine ve %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
MAHKEMEMİZİN İLK KARARI
Mahkemece, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olup talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile mahkememizce alınan bilirkişi raporları da nazara alınarak davacı defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı yana ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdikleri yapılmış olup TTK hükümleri gereği sahibi lehine delil teşkil ettiği gibi aynı şek,ilde davalı taraf defterlerinin de açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yapılmış olmakla sahibi lehine delil teşkil ettiği, ticari ilişki içerisinde davacı tarafça düzenlenen tüm faturaların davalı defterlerinde yer aldığı gibi taraflar arasında düzenlenen mutabakat mektubunun incelenmesinde 30.01.2017 tarihli mutabakat mektubuna göre davacının 1.093.108,78 TL alacaklı olduğu, davalının da 1.063.108,78 TL borçlu olduğu yönünde açıklama girildiği taraflar ait ticari defter kayıtlarında TL cinsinden düzenlenen faturalar ile ödeme kayıtlarının uyumlu olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın euro kur farkından kaynaklandığı kayıtların hem TL cinsinden hem de döviz cinsinden tutulduğu, taraflar arasında düzenlenen 05.05.2015 tarihli sözleşmenin 6. Maddesinde belirlenen ödeme tablosu gereği ödemelerin euro para birimi üzerinden gösterildiği, buna göre davacının faturaların ödeme tarihleri itibariyle geçerli olan TL tutarın döviz cinsinden karşılığı üzerinden ödeme talep edebileceği, kayıtlarını da buna uygun şekilde oluşturduğu, buna göre davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defter ve dayanağı kayıtlarına göre 19.09.2019 icra takip tarihi itibariyle alacağının 116.649,28 euro olup, davalı kayıtlarının da davacı ile uyumlu olduğu, bilirkişi incelemesi aşamasında davalı tarafça bir kısım ödeme belgelerinin sunulduğundan bahisle alacak tutarından bilirkişice düşüm yapılmış ise de ödemelerin davacı tarafça kabul edilmediği, davalı tarafça bahse konu ödemelerin ispatlanamamış olduğu mahkememizce kabul edilmekle toplanan tüm delillere göre davacının davalıdan her iki taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi ile belirlendiği üzere 116.649,23 euro tutarında alacaklı olduğu kabul edilmekle davanın bu tutar üzerinden kabulü ile davalının ... 12. icra müdürlüğünün 2019/ esas sayılı icra takibine itirazının 116.649,23 euro üzerinden iptaline, icra takibinin bu tutar üzerinden takip tarihinden asıl alacak tutarına 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte devamına, alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen 150.944,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, kur farkına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizin 01.12.2021 tarihli 2019/ E-2021/ K. sayılı davanın kabulüne dair kararın istinaf edilmesi üzerine, ... BAM 7 HD’nin 19.11.2024 tarihli ve 2022/ E-2024/ K. sayılı kararıyla, “…Davalı 26.01.2015 tarihli sözleşmenin başka bir işe ait olup infaz edilerek sona erdiğini, dava konusu işe ait sözleşme bedelinin ise Euro olarak kabul edilmediğini belirttiğinden mahkemece, öncelikle dava konusu sözleşme kapsamında düzenlenen faturaların hangileri olduğu tespit edilerek alacak miktarının belirlenmesi, bu sözleşme kapsamında düzenlenmeyen faturaların bulunduğunun tespiti halinde ise sözleşme dışı faturalar nedeniyle yapılan (...) işlerin döviz karşılığı olduğuna dair belge sunulmadığı gözetilerek sonucun göre hüküm kurulması gerekir. Kabule göre de, bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04.04.2021 tarihli raporda, davacı alacağının 104.741,97.-TL olarak belirlendiği, davacı vekilinin 20.04.2021 tarihli bilirkişi raporuna beyan ve itirazlarını içerir dilekçede, bilirkişi ... tarafından hazırlanan rapordaki, "davalının yapmış olduğu ödemeler yönünden" başlıklı tablodaki hesap aleyhlerine olarak kendilerince bildirilen miktardan yüksek olsa da davalı tarafın defterlerini delil olarak kabul ettiklerini bildirerek bu hesabı da kabul ettiklerini belirtmek suretiyle davanın raporda belirtilen miktar yönünden kabulüne karar verilmesini talep ettiği halde davacı vekilinin bu beyanı dikkate alınmaksızın yazılı olduğu şekilde 116.649,23 Euro üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi de doğru değildir..” denilerek mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.İstinaf kararı doğrultusunda, taraflardan Durmaz işine ait sözleşme ve bu sözleşmeye göre düzenlenen faturaların dosyaya sunulması istenmişse de, dosyaya herhangi bir bilgi ve belgenin sunulmadığı görülmüştür.Dava konusu icra takibinde, kur farkından kaynaklı alacağın tahsili istenmiş bulunmasına göre eldeki davada uyuşmazlık kur farkı koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı, kur farkı alacağına yönelik kur farkı faturasının düzenlenmediğini, kur farkı alacağının dayanağını taraflar arasındaki sözleşme ve davalıya düzenlenen faturalar olduğunu, dolayısıyla kur farkı alacağının varlığı ve miktarının kendi ticari defter ve kayıtlarından sabit olduğunu beyan etmiş, nitekim dava konusu icra takibinde istenen kur farkı alacağının dayanağına ilişkin olarak cari hesap ekstresini göstermiştir.Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarında özetle; davacı şirketin ticari defterlerinde, davalı tarafa düzenlemiş olduğu toplam 21 adet fatura karşılığını, hem TL para birimi hem de Euro para birimi üzerinden ticari defterlerine kaydettiği, davalının TL üzerinden yapmış olduğu ödemelerini TL üzerinden işleyen cari hesabından, bu ödemelerin ödeme tarihlerindeki 1 Euro kur karşılığını da Euro üzerinden işleyen cari hesap bakiyesinden ayrı ayrı mahsup ettiği, buna göre, TL ödemelerinden dolayı borç bakiyesi bulunmasa da, davacının Euro cinsi cari hesap bakiyesinden dolayı davalıdan takip tarihi itibariyle 613.386, 80 Euro kur farkından dolayı alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde ise, davacının TL üzerinden düzenlediği faturaların ticari defterlerinde kaydedildiği ve karşılığı ödenmek suretiyle cari hesabın kapatıldığı, davacıya borcun bulunmadığı bildirilmiştir.Somut olayda; taraflar arasındaki akdi ilişkinin yabancı para cinsi (Euro ) üzerinden kurulduğu, nitekim davacının davalıya düzenlediği faturalarda Euro karşılığının gösterildiği, davalının fatura bedellerinin ifasına yönelik davacıya “TL” üzerinden düzenlenen bonolarla veya nakit ödemeler yaptığı ihtilafsızdır. Taraflar arasında kur farkı istenebileceğine dair bir sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmamakla birlikte, bu yönde bir teamül bulunmadığı gibi, davalının TL üzerinden nakit veya senetle yapmış olduğu ödemeleri de ihtirazi kayıt koymaksızın kabul ettiği de gözetildiğinde kur farkı alacağına yönelik koşulların bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Öte yandan; yabancı para üzerinden kurulan ticari ilişkide, fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki fark varsa bu fark kur farkı alacağıdır. Kur farkı istenebilmesi için sözleşmenin yabancı para cinsi üzerinden yapılmış olması, taraflar arasında kur farkı istenebileceğine ilişkin yazılı bir sözleşme veya teamül bulunması gerekir. Kur farkı alacağı fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki kur farkından kaynaklanan bir alacak olduğundan ancak Türk Lirası olarak istenebilir. Oysa ki, davacı taraf, cari hesapta davalıdan 116.649,23 Euro kur farkı alacağı olduğunu iddia etmiş olması da göz önüne alındığından davacının bu yönden talebi de yerinde değildir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davasının reddine dair aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Koşulları oluşmadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine YER OLMADIĞINA,
3-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 615,40.-TL maktu harçtan peşin yatırılan 9.216,91.-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 8.601,51.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 117.208,08.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza