TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/06/2021
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirket inşaat işi ile uğraşmakta olup bir inşaat işinin çatı imalatının yapılması için davalı ile 09/04/2021 tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkilince davalıya 20.000,00 TL peşin ödendiğini ve toplam 150.000,00 TL değerinde 4 adet çek verildiğini, sözleşmede ödemenin ancak edimin eksiksiz ve ayıpsız yerine getirilmesi halinde yapılacağının belirtildiğini, işin süresi 45 gün kabul edilip herhalde 65 günü aşmayacak şekilde bitirilmesinin kararlaştırıldığını, yine sözleşme uyarınca mücbir sebep nedeniyle süre uzatım talebinin yazılı olarak işverene 5 gün içinde bildirilmesi gerektiğini, ancak davalı tarafından taahhüt edilen sürede %15’lik kısmının yapılabildiğini, buna rağmen davalının 35.000,00’er TL’lik 2 adet çeki dava dışı faktoring şirketine ciro ettiğini, ayrıca sözleşme uyarınca edimini gereği gibi ifa etmeyen davalının 150.000,00 TL cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin dava konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, çeklerin davalıdan alınarak müvekkiline teslimine, davalıya nakit olarak ödenen 20.000,00 TL’nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan istirdatına, 150.000,00 TL cezai şartın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kendisine dava dilekçesi tebliği öncesi keşifte alınan beyanında, sözleşme konusu işe karşılık kendisinin davacı şirketten 150.000,00 TL bedelli 4 adet çek ve 6.500,00 TL nakit para aldığını, ancak kendisinin eski bir çalışanının kendisinin banka hesaplarına girerek hesaplarda bulunan 62.000,00 TL parayı kendi hesabına aktarıp çaldığını, bu nedenle malzeme alamadığı için işi tamamlayamadığını, 35.000,00 TL tutarlı 2 adet çeki bozdurup karşılığını aldığını, diğer çeklerin malzemecide olduğunu ve malzemecinin kendisini malzeme göndermekte olduğunu, kendisinin işe devam edeceğini savunarak davanın reddini istemiş, dava dilekçesi tebliğinden sonra yasal sürede sunduğu cevap dilekçesinde ise, kendisine işin başında sadece 6.500,00 TL nakit ödeme yapıldığını, kendisinin 35.000,00 TL bedelli çekleri faktoring şirketinden nakde çevirerek işe başladığını, 40.000,00 TL lik çekleri de malzeme temini için Cemal Metal’e sunup kullandığını, işe başladığını, davacı tarafın kendisinden balonların yan panjurlarını da yapmasını ve para talep etmemesini istediğini, ayrıca çatıların gizli çatı olacağı söylenerek inceltmesinin istenildiğini, kendisinin de söylenilen şekilde yaptığını, ancak davacı nakit ödemenin kalanını yapmadığı ve işin %50’sinden sonra yapılacağı söylenen nakit ödemeyi de yapmadığı için işi durdurduğunu, daha sonra devamı konusunda anlaşamadıklarını, cezaevinde olması nedeniyle gerekli belgeleri sunamadığını, Eylül 2024 de cezaevinden çıkacağını ve süre verilirse belgeleri sunacağını belirtmiştir.
MAHKEMEMİZİN ÖNCEKİ KARARI:
Mahkememizin 09/01/2023 tarih 2021/ E., 2023/ K. sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya 115.419,00 TL borçlu olmadığının tespitine, istirdat davasının kısmen kabulü ile, davalı tarafa ödemesi yapılan 35.000,00 TL tutarlı 2 adet çek ve 20.000,00 TL nakit tutardan, davacının ödemesi gereken 54.581,00 TL’nin düşümü ile bakiye 35.419,00 TL’nin davalıdan istirdatına, yerinde görülmeyen cezai şart isteminin reddine karar verilmiştir.
BAM KALDIRMA KARARI:
Mahkememizin yukarıda açıklanan kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bursa BAM 7.... 07/12/2023 tarih 2023/1548 E., 2023/1820 K. sayılı kararı ile, davalıya dava dilekçesi ile birlikte gerekçeli karar da dahil olmak üzere tüm tebliğlerin usulüne uygun olmadığı, davada taraf teşkilinin sağlanmadığı, davalının davadan haberdar edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve dosyanın mahkememize iadesine karar verilmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesine konu işin eksik ve ayıplı yapıldığı iddiasıyla sözleşmeden dönme, fazla ödenen tutarın iadesi ve cezai şart istemine ilişkin olup, davalı, kendisine işin başında sadece 6.500,00 TL nakit ödeme yapıldığını, davacının kendisinden ek taleplerde de bulunduğunu ve kendisinin istenilen şekilde yaptığını, ancak davacı peşin nakit ödemenin kalanını yapmadığı ve işin %50’sinden sonra yapılacağı söylenen nakit ödemeyi de yapmadığı için işi durdurduğunu, daha sonra devamı konusunda anlaşamadıklarını savunmuştur.Dava konusu 09/04/2021 tarihli Çatı İmalatı Sözleşmesi incelendiğinde, toplam 4 blok çatı imalatı yapımı konulu olduğu, KDV dahil 237.000,00 TL götürü bedelli olduğu, 20.000,00 TL’sinin sözleşme anında nakit, 150.000,00 TL’sinin sözleşme anında 4 adet çekle, kalan 67.000,00 TL işin eksiksiz ve ayıpsız ifası sonucu 1 adet çekle ödeneceği, işin tam ifası halinde çeklerin bankaya ibrazı ile tahsilinin mümkün olacağı, işin süresinin sözleşme imza tarihinden itibaren, hava şartlarının çalışmaya elverişli olması halinde 45 gün olup herhalde 65 günü geçemeyeceği, mücbir sebep nedeniyle imkansızlaşır veya zorlaşırsa 15.m. hükmüne göre sürenin uzatılacağı, 9.m. hükmüne göre işin gecikmesi halinde 150.000,00 TL cezai şart ödeneceği, aynı madde uyarınca yüklenicinin işin gereği gibi ifa edilmemesinden iş sahibinin talep veya ihbarına gerek kalmaksızın sorumlu olacağı, Sözleşmenin Feshi başlıklı 11/c m. uyarınca, taraflardan birinin sözleşme konusu edimlerini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesi ve bu hususların yapılan yazılı bildirimlere rağmen 10 iş günü içerisinde düzeltilmemesi halinde, öncesinde yazılı olarak bildirilmek kaydıyla sözleşmenin feshedilebileceği, Ceza Şart başlıklı 14.m. “a) İş bu sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi veya yasal herhangi bir gerekçe olmaksızın tek taraflı bir fesih ile sözleşmenin sonlandırılması veya sözleşmenin taraflarından birinin kusuru ile sözleşme uygulama alanı bulamaması durumlarında kusurlu tarafa 150.000,00 TL cezai şart ödeme külfeti taraflarca kabul ve taahhüt edilmiştir. b)gizlilik ihlali halinde cezai şarta ilişkin….” Şeklinde düzenlenmiş olduğu, 15.maddesinde mücbir sebep hallerinin, 16.maddesinde ise tebliğ usulünün düzenlenmiş olduğu görülmüştür.Davacının ödeme olarak davalıya 6.500,00 TL nakit ödeme yaptığı, ayrıca keşidecisi davacı, lehdarı davalı olan 35.000,00 TL bedelli ileri tarihli 2 çek ve 40.000,00 TL bedelli ileri tarihli 2 çek teslim ettiği, yargılama sırasında davacının çek bedellerine ilişkin olarak dava dışı 3.şahıslara ödemeler yaptığı, dava konusu işin tamamlanmayıp yarım kaldığı uyuşmazlık konusu değildir. Eser sözleşmelerinde yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye teknik ve sanatsal kurallara ve amaca uygun olarak yapıp iş sahibine teslim etmekle, davalı iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle yükümlüdür.Götürü bedelli işlerde iş bedelinin tamamının ödenmemiş olması halinde, hak edilen ve ödenmeyen iş bedeli ya da iş sahibinin fazla ödemesi olup olmadığının belirlenmesi için, gerçekleştirilen imalatın eksik ve kusurlar gözetilerek sözleşme ile üstlenilen işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilip, bu oranın toplam götürü bedele uygulanmak ve kanıtlanan ödemeler düşülmek suretiyle hesaplaması gerektiği ...-kapatılan-15 ... uygulamalarında kabul edilmektedir (...-kapatılan-15 ... 22/06/2017 tarih 2016/ E., 2017/ K. sayılı ve 20/10/2016 tarih 2016/ E., 2016/ K. sayılı emsal kararları).Somut olaya döndüğümüzde, mahkememizce alınan bilirkişi 3.ek raporu ile, imalatın eksik ve kusurlar gözetilerek sözleşme ile üstlenilen işin tamamına göre fiziki oranı ve bu oranın toplam götürü bedele uygulanması suretiyle davacının hak ettiği iş bedelinin 48.774,60 TL olduğu, davacı ödemesinin 170.000,00 TL(nakit ödemenin 20.000,00 TL) olduğunun kabulü halinde davacının fazla ödemesinin 121.226,00 TL, davacı ödemesinin 156.500,00 TL(nakit ödemenin 6.500,00 TL) olduğunun kabulü halinde davacının fazla ödemesinin 107.726,00 TL olduğu tespit edilmiş, taraflarca iş oranına ve bedeline yönelik bir itirazda bulunulmamıştır.Sözleşmede her ne kadar sözleşme anında nakit olarak 20.000,00 TL ödeneceği kararlaştırılmış ise de, davacı bu tutarda ödeme yaptığını ispatlayamadığından ve yemin deliline de dayanmadığından, davacının fazla ödemesinin 107.726,00 TL olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda davacının 6.500,00 TL nakit ödemenin istirdatı talebinde haklı olduğu, yine dava konusu 28.08.2021 tarihli 35.000,00 TL bedelli çekin 21.226,00 TL’lik kısmı, 28.09.2021 tarihli 40.000,00 TL bedelli çekin tamamı ve 28.10.2021 tarihli 40.000,00 TL bedelli çekin tamamı yönünden menfi tespit isteminde haklı olduğu kabul edilmelidir. Dava dilekçesinde faiz talep edilmediğinden istirdat hükmü yönünden faize hükmedilmesi mümkün görülmemiş, davacının dava konusu çeklerin bir kısmının bedellerini yargılama sırasında davalıya değil 3.şahıslara ödemiş olması nedeniyle iik 72/6 m. uyarınca istirdat koşullarının oluşmadığı, davacının ancak ayrı bir dava ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre bu tutarların iadesini isteyebileceği kabul edilmiştir. Ayrıca BAM kaldırma kararı taraf teşkiline ilişkin olmakla, mahkememizce ilk verilen hüküm davacı yararına usuli kazanılmış hak teşkil etmeyecektir. Bununla birlikte, davalı süresinde ödeme yapılmaması nedeniyle işi durdurduğunu savunmuş ise de, dava konusu çekler ileri tarihli olup işin bitim süresinden sonra vadeleri dolmuştur. Yine sözleşmede işin eksiksiz tamamlanması halinde çeklerin ibraz edilebileceği düzenlenmiştir. Davalının savunduğu gibi işin yarısından sonra ödeme taahhüdü de bulunmamakta olup, kaldı ki işin yarısının da bitirilemediği anlaşılmaktadır. Davalı ilk nakdi ödemenin eksik yapıldığı hususunda haklı ise de davalıya buna ilişkin bir ihtar göndermemiş, öte yandan davacı da sözleşmede düzenlenen fesih öncesi ihtar koşulunu yerine getirmemiştir, ne var ki işin süresi dolmasına rağmen bitirilmemesi nedeniyle TBK 473/1 maddesi koşulları oluştuğundan davacı sözleşmede dönmede haklı olduğu gibi, işin ayıplı olması nedeniyle de TBK 475/1 m. uyarınca talebinde haklı görülmüştür.Yine davacının projeye göre profil kesitlerin ince olduğu iddiasına karşın, davalının davacının talebi üzerine çatıda inceltme yapıldığı savunması bulunmakta ise de, TBK’nın 472/3 maddesi uyarınca uyarı görevini yerine getirdiğini ispatlayamayan davalı yüklenicinin bunun sonuçlarına katlanması gerekir.Öte yandan müspet zarar, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarardır. Menfi zarar ise, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Menfi zarar, borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hükümsüzlüğü dolayısıyla ortaya çıkar. Sözleşme feshedilerek hükümsüz olduktan sonra tekrar sözleşmeye dayanarak borcun ifa edilmemesinden doğan zararın istenmesi mümkün değildir. TBK 125/3 maddesi uyarınca sözleşmeden dönüldükten sonra ancak menfi zarara ilişkin taleplerin hüküm altına alınması mümkün olup, sözleşmeden dönüldükten sonra tekrar sözleşmeye dayanılarak borcun ifa edilmemesinden doğan zararın (eksik işler bedelinin) tazmini talep edilemez.(... 15 ... 30/09/2013 tarih 2012/ e. 2013/ k. sayılı emsal kararı)Bununla birlikte sözleşmede taraflarca aksinin kararlaştırılması da mümkündür.Somut olaya döndüğümüzde taraflar arasında akdedilen sözleşmede sözleşmeden dönülmesi halinde müspet zarar niteliğindeki zararların talep edilebileceği yönünde bir hükmün bulunmadığı da dikkate alındığında, davacının sözleşmeden dönme ile birlikte müspet zarar niteliğindeki “eksik veya ayıplı olup kendisince yargılama sırasında keşiften sonra yaptırıldığı anlaşılan işlerin(güçlendirme faturalarının) bedelini” davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır.Yine davacının talebine konu sözleşmenin 14.maddesinde düzenlenen cezai şart, davalının sözleşme gereğini yerine getirmemesi(seçimlik ceza), davalının kusuru ile sözleşmenin uygulama alanı bulamaması(seçimlik ceza) veya sözleşmenin davalı tarafından haksız feshi(dönme cezası) halleri için düzenlenmiş olup, sözleşme davalı tarafça feshedilmemiştir, dolayısıyla TBK 179/3 maddesi uyarınca dönme cezası koşulları bulunmamaktadır. Sözleşmenin gereği gibi veya hiç ifa edilmemesi halinde düzenlenen ceza ise TBK 179/1 maddesi uyarınca seçimlik ceza olup, sözleşmede aksi hüküm yoksa sözleşmenin feshi halinde istenemeyecektir, somut olayda davacı bu dava ile sözleşmeden döndüğüne göre bu seçimlik cezanın koşulları da bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle davacının menfi tespit ve istirdat taleplerinin kısmen kabulüne, cezai şart isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davacının dava konusu dava konusu 28.08.2021 tarihli 35.000,00 TL bedelli çekin 21.226,00 TL’lik kısmı, 28.09.2021 tarihli 40.000,00 TL bedelli çekin tamamı ve 28.10.2021 tarihli 40.000,00 TL bedelli çekin tamamı yönünden davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, fazla istemin reddine,Davacı tarafından nakden ödenen 6.500,00 TL’nin davalıdan İSTİRDATINA, fazla istemin reddine,Davacının yerinde görülmeyen cezai şart isteminin REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 6.914,75.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.903,18.-TL peşin harç ile 2.561,63.-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.449,94.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan 6.204,51.-TL harç, 4.250,00.-TL bilirkişi ücreti, 300,00.-TL keşif yol ücreti, 1.713,35.-TL tebligat posta ücreti olmak üzere toplam 12.467,86.-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre (% 59,54 kabul, %40,46 red) 7.423,36.-TL'sinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, karşı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2025
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı