TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : AK
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 13/02/2024
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 04.10.2023 günü, saat ... sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile seyir halindeyken ... ili, ... ilçesinde bulunan müvekkili şirket taş ocağından bay-pass götürdüğü esnada aracın direksiyonunun kitlenmesi neticesinde yoldan çıkarak tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası aracın tamir için ... ilinde bulunan ... Kaportaya götürüldüğünü, davalı sigorta şirketinin ekspertizi tarafından düzenlenen raporda plakalı 2012 model Mercedes marka araç ön ve yan kısımlarından hasarlı olduğu ve hasar tutarının işçilik hariç 113.768,51-TL olduğunun tespit edildiğini, hasarın sigorta poliçesi kapsamında karşılanması için davalı sigorta şirketine müvekkili şirket tarafından yapılan başvurunun olumsuz olarak değerlendirildiğini, hasarın sigorta poliçesi kapsamında karşılanmaması nedeniyle müvekkili şirketin aracı poliçe kapsamı dışında tamir ettirmek ve tamir marsraflarını kendisi karşılamak zorunda kaldığını, müvekkilinin tamirat için 190.000,00 TL ödemek zorunda kaldığını, hasarın sigorta poliçesi kapsamında ödenmesi için sigorta şirketi ile yapılan Arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlanması nedeniyle iş bu davanın açılma zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK.107.maddesi gereği şimdilik 1.000-TL alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, müvekkili şirketin adresinin .../...” olup, HMK genel yetki kuralları gereğince davaya bakmaya yetkili ve görevli Mahkemenin ... ... Mahkemeleri olduğunu, bu nedenlerle dosyanın yetkili ve görevli ... ... Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini ,davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, ... no'lu Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında "T. Vakıflar Bankası Demirtaş Şb" Şubesinin dain-i mürtehin hakkı mevcut olup, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacıya ait ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket tarafından ... No'lu Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile 28/12/2022-28/12/2023 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde meydana gelebilecek rizikolara karşı teminat altına alındığını, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın 04/10/2023 tarihinde tek taraflı olarak kazaya yapması neticesinde davacının aracında meydana geldiği iddia olunan hasarın 05/10/2023 tarihinde ihbarı üzerine no'lu hasar dosyası açıldığını ve inceleme başlatıldığını, davacının talebinin Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları kapsamında teminat dışı kaldığından davanın reddi gerektiğini, hasar dosyası kapsamında yapılan incelemeler ile tespit edilen hususların '' Direksiyon kilitlenmesi sonucu tek taraflı kaza meydana geldiği ihbar edilmiştir. Bahse konu aracın taahhütnamesi olmamasına rağmen sürücü tarafından takoğrafın aktif olarak kullanılmaması sürücü tespitini engellemiştir. Ayrıca aracın 1 Nisan 2023 tarihinde yapılan fenni muayenesinde direksiyon hidroliğinden yağ sızdırdığı şeklinde hafif kusurlu olarak belirtildiği görülmektedir. Bu kazanın tamamen ihmalden kaynaklı ve aşırı yükten kaynaklı meydana geldiği açıktır. Sigortalılara sürücüsü bilgileri ve kaza yerinde çekilen resimlerin tarafımıza verilmemesi kazanın önceden olduğu ve bir senaryo etrafında yeniden uyarlandığı görülmektedir." şeklinde tespitlerde bulunulduğunu, sigortalı tarafından aracın bakımlarının aksatıldığını, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları kapsamında bakımsızlık nedeniyle meydana gelebilecek hasarlara ilişkin olarak ek teminat verilmediğinden talebin teminat dışı olduğunu, davacı tarafından ek prim ödenmediğinden ve müvekkili şirket tarafından bakımsızlık nedeniyle meydana gelen zararlara ilişkin olarak ek teminat da verilmediğinden davacının teminat dışı taleplerinin reddi gerektiğini, kazanın aşırı yükten kaynaklı meydana geldiği, yani istiap haddinden fazla yüklendiği, frenlerin boşalma sebebinin fazla tonajdan kaynaklı olduğunun anlaşıldığını, Kara Araçları Kasko Genel Şartları'nın teminat dışı hallerini düzenleyen A.5.maddesinin 5.8.bendinde aynen düzenlendiği üzere; " 5.8.Aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararlar," teminat dışı bırakıldığından davacının talebinin teminat dışı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile sigortalı araç sürücüsünün aracın bakımlarını yaptırmadığı halde kullanmaya devam etmesi nedeni ile hasar meydana geldiğinden müvekkili şirketin ödeme yapma zorunluluğu bulunmadığını, Kasko Sigortası Genel Şartları B.2 maddesinin "Sigortalı ve/veya sigorta ettiren, işbu sözleşme ile temin olunan rizikoların gerçekleştiği veya gerçekleşme ihtimalinin yüksek olduğu durumlarda zararı önlemeye, azaltmaya, artmasına engel olmaya veya sigortacının üçüncü kişilere olan rücu haklarının korunması için imkânlar ölçüsünde önlem almakla yükümlüdür." denilmekle koruma yükümlülüğü düzenlendiğini, somut olayda sigortalının aracı bakımsız halde kullanarak hasarın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle ağır kusurlu olup, müvekkili şirketin TTK ve Genel Şartlar uyarınca ödeme yapma zorunluluğu bulunmadığını, Kasko Sigortası Genel Şartları "B.1. Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde Sigortalı ve/veya Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri" başlıklı maddesi uyarınca sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi halinde ''11.4. Zorunlu haller dışında, rizikonun gerçekleştiği yer veya şeylerde değişiklik yapmamak,
5. Sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarıyla delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı, sigortalı ve sigorta ettiren için sağlanması mümkün gerekli bilgi ve belgeleri gecikmeksizin sigortacıya vermek” ile yükümlü olduğunu, somut olayda ise sigortalının aracı kullanan kişi tarafından işbu yükümlülüklere doğru şekilde uyulmadığı, hasarın meydana geliş şekli ile ilgili şüpheli ifadeler olduğunun görüldüğünü, sigorta sözleşmelerinin, gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşmeler olup, somut olayda başvuru sahibi sigortalı tarafından doğru ihbar mükellefiyetine ve iyi niyet kurallarına da aykırı davranılmış olduğu dosyada mübrez belgeler ile ortaya koyulmuş olduğundan müvekkili şirketin tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, öte yandan, TTK 1409. maddesinde yazılı ispat külfetinin kural olarak sigortacıda olduğu belirtilmiş ise de; bu kuralın sigortalı tarafından ihbar yükümlülüğünün iyi niyet kurallarına uygun olarak gerçekleştirildiği hallerde geçerli olup, somut olayda iyi niyet kurallarına açıkça aykırı hareket edildiğinden rizikonun teminat içinde kaldığını ispat külfetinin de davacı sigortalıya geçtiğini, buna göre Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.1. maddesine göre yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerin kasten yerine getirilmediğini ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak gerçeğe uygun bilgilendirme yükümlülüğü ihlal edilmiş olduğundan artık kazanın sigorta teminatı içinde kaldığını ispat yükümlülüğünün de sigortalıya geçtiğini, davacının dilekçesinde yer alan faiz türü ve faiz başlangıç tarihinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğundan bu taleplerinin de reddi gerektiğini, hiçbir kabul teşkil etmemek üzere TTK 1427 gereği talebin en erken tüm belgelerin teslim edildiği tarihten itibaren 45 gün sonra muaccel olacağı ve/veya muacceliyetin tazminat talebinin reddi tarihinden itibaren başlayacağının açık olduğunu, bu nedenlerle talep edilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini, arz ve izah edildiği üzere davanın reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:trafik tescil kayıtları, Genişletilmiş Kasko Paket Sigorta Poliçesi ve hasar dosyası, ... kayıtları, ... merkezi kayıtları, araç hasarı ve onarımına ilişkin kayıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 04/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle sigortalı araçta meydana gelen zararın kasko sigorta poliçesi kapsamında tahsili istemine ilişkindir. Davacıya ait ... plaka sayılı araç davalı şirket nezdinde ... Genişletilmiş Kasko Filo Sigorta Poliçesi ile 28/12/2022-28/12/2023 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde meydana gelebilecek rizikolara karşı teminat altına alınmış olup, sigortalı aracın 04/10/2023 tarihinde tek taraflı olarak kazaya yapması neticesinde araçta hasarın meydana geldiği, sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu oluşturulan hasar dosyası kapsamında düzenlenen eksper raporuna göre, meydana gelen trafik kazasının belirtilen yerde ve zamanda, ibraz edilen olay yeri görgü tespit tutanağı (jandarma zaptı) üzerindeki anlatıma uygun şekilde meydana gelebileceği hususunda kanaate hâsıl olunduğu, hasar ile ilgili kanaatin olumlu olduğu, yapılan ekspertiz işlemleri sonucu araç üzerinde KDV dahil 215,628.47 TL onarım bedeli tespit edildiği, hasar dosyasının dış araştırmaya yönlendirilmiş olup araştırmacı sonucu olumsuz olarak değerlendirildiği görülmüştür.Davalı tarafça özetle; sigortalı tarafından aracın bakımlarının aksatıldığını, Kasko Sigortası Genel Şartları kapsamında bakımsızlık nedeniyle meydana gelebilecek hasarlara ilişkin olarak ek teminat verilmediğinden talebin teminat dışı olduğunu, yine kazanın istiap haddinden fazla yüklenmeden meydana geldiğinden Kasko Sigortası Genel Şartları gereğince davacının talebinin teminat dışı olduğunu, sigortalının aracı bakımsız halde kullanarak hasarın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, bu nedenle ağır kusurlu olup, müvekkili şirketin TTK ve Genel Şartlar uyarınca ödeme yapma zorunluluğu bulunmadığını, ayrıca başvuru sahibi sigortalı tarafından doğru ihbar mükellefiyetine ve iyi niyet kurallarına da aykırı davranılmış olduğundan müvekkili şirketin tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası ve celp edilen deliller kapsamında, dosyanın bilirkişiye tevdi ile meydana gelen kazanın iddiaya konu istiap haddinin aşılması, bakımsızlık gibi sigorta teminatı kapsamı dışında kalan hususlardan olup olmadığının tespiti ile, davacının varsa talep edebileceği kasko sigorta poliçesi kapsamında araç hasarından kaynaklı alacağının tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişilerin 11/02/2025 tarihli kök raporu ve 30/04/2025 tarihli ek raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. Davacı vekili 27/02/2025 tarihli dilekçe ile, 6100 Sayılı HMK.107.maddesi gereği 1.000-TL olarak açtığı belirsiz alacak talebini 190.000,00-TL arttırdığı görülmüştür. Kasko Sigortası Genel Şartları A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.6102 sayılı TTK. 1409/1 ve 1410. maddeleri uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı Yasanın 1409/2. maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Sigortacı, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle kanıtlamak zorundadır. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarında sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.Yine 6102 sayılı TTK. 1446. maddesi uyarınca sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan rizikonun teminatı içinde imiş gibi ihbar ederse ispat külfeti yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.Bu değerlendirmeler ışığında somut olaya gelince;dava konusu ... plaka sayılı aracın taş ocağından bay-pass götürdüğü esnada meydana gelen kaza nedeniyle hasara uğradığı olay yeri tespit tutanağı ve dosya kapsamından sabit olup, kaza tarihinde dava dışı sürücünün kolluk kuvvetlerine haber vermesi ile olay yeri tespit tutanağının tutulduğu hemen akabinde 05/10/2023 tarihinde davalı sigorta şirketine kaza ihbarı yapıldığı ve 06/10/2023 tarihinde eksper tarafından kazalı aracın görüldüğü bu sebeple sigorta ettirenin ihbar yükümlülüğünü zamanında yerine getirildiği görülmüştür. Davalı sigorta şirketi, kaza tarihinden yaklaşık 6 ay önce düzenlenmiş olan 01/04/2023 tarihli ... muayene raporuna istinaden “sigortalı tarafından aracın bakımlarının aksatıldığını” belirtmiş ve sigortalı araç sürücüsünün aracın bakımlarını yaptırmadığı halde kullanmaya devam etmesi nedeni ile hasar meydana geldiğini iddiasında bulunmuş olup, kural olarak sigortalı araca ilişkin düzenlenen kasko sigorta poliçesi ile yağsızlık, susuzluk, donma, bozukluk, eskime, çürüme, paslanma ve bakımsızlık nedeniyle meydana gelen zararlar teminat kapsamında düzenlenmemişse de, alınan rapor ile de direksiyon hidrolik yağ eksikliği ile direksiyon kilitlenmesi arasında illiyet bağı bulunmadığı tespit edilmiş olup, mezkur kazanın doğrudan ve esaslı nedeni olacak şekilde bakımsızlık iddiasını destekler bilgi ve belge bulunmadığı gibi,davalı şirketin “sigortalı araç sürücüsünün aracın bakımlarını yaptırmadığı halde kullanmaya devam etmesi nedeni ile hasar meydana geldiği” yönündeki iddiasına dayanak başkaca bilgi ve belge görülmediği, öte yandan konu aracın ruhsat bilgilerinde azami yüklü ağırlık 26.000 KG olarak belirtilmiş olup, davalı şirket tarafından sunulan 04/10/2023 tarihli çıkış fişinde çıkış ağırlığının 25.650 kg olduğunun görüldüğü, bu sebeple kaza günü aracın istiap haddinden fazla yüklenmiş olduğuna dair bir belge bulunmaması sebebi ile frenlerin tutmaması ile istiap haddi arasında illiyet bağı bulunmadığı, bu bağlamda dosya kapsamına göre TTK 1409/2. maddesi hükmü gereğince sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediği, hasar nedeniyle meydana gelen zarardan kasko sigorta poliçesi kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, davaya konu aracın toplam hasar tutarının KDV dahil 198.432,00- TL olarak hesap edildiği görülmüştür. 6102 Sayılı TTK’nun 1427.maddesinde sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446.maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4.bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği belirtilmekle, hasar dosya kapsamında ekspertiz rapor talep tarihinden itibaren 45 gün sonra, 21.11.2023 tarihi itibariyle temerrütün oluşacağı kanaati ile; Mahkememizce davanın kabulü ile,190.000,00-TL alacağın 21/11/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 190.000,00-TL alacağın 21/11/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 12.978,90-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.655,25-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.323,65-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 30.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 4.143,65-TL harç, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 697,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 10.840,65-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.29/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır