TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 04/03/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili, müvekkili şirketin 2023 yılı için işletmesini aldığı toplamda 854 dekarlık tarım alanlarında ekim ve üretim faaliyeti için davalı şirket ile aralarında adi ortaklık sözleşmesinin imzalandığını, buna göre, domates, biber ekim faaliyeti sonucunda üretilecek bir takım mahsullerin davalı şirkete teslimi ve bu şirketçe satılması konusunda tarafların anlaşmaya vardıklarını, sözleşme uyarınca, davalı şirketin salçalık domates, biber ve kapya biber üretimi için üretim masraflarını üstlenecek olup müvekkil şirket de buna karşılık olarak ürünlerin hasadı masrafları ve buna ilişkin işçilik ücretlerinin ödenmesi yükümlülüklerini üstlendiğini, sözleşmenin 3. maddesinde ise, hasadı yapılan ürünlerin davalı tarafından yapılacak satışlardan elde edilecek toplam tutardan, taraflarca yapılan giderler düşüldükten sonra %50-%50 olarak pay edileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin, sözleşme gereği kendi payına düşen ve sözleşme ile yükümlenmiş olduğu bütün ödemeleri eksiksiz şekilde yerine getirmesine rağmen davalı şirketin ürün hasadının satışından müvekkil şirket hesabına düşmesi gereken kar payını ödemeye yanaşmadığını, böylelikle müvekkil şirket hem kar kaybına hem de ürün hasadı ve işçilik ücretlerine ilişkin olarak yapılan masraflar sebebiyle maddi olarak zarara uğradığını, aynı zamanda sözleşmede düzenlenmiş olan cezai şart ödemesinin yanı sıra taraflar serbest iradeleri ile cezai şarta ek olarak, sözleşmede belirlenen yükümlülüklerine aykırı davranan ve zarara sebebiyet veren tarafın diğer tarafa maddi ve manevi zarar ödeyeceğinin de kararlaştırıldığını, dolayısıyla sözleşmede hem cezai şart hem de maddi ve manevi tazminat özel şartlarına yer verildiğinden cezai şartın yanı sıra maddi ve manevi tazminat talebinin bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL. maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın; 1.000,00 TL müvekkil şirketçe sözleşme gereği yapılan masraf alacağının; 10.000,00 TL cezai şart alacağının temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak en yüksek ticari reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacının sözleşme ile belirlenen hasat ve işçilik giderlerini ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının bir takım ödemeye ilişkin belgeler sunmuşsa da, bu ödemelerin müvekkili ile ilgisinin olmadığını, müvekkili şirkete hiç bir parasal ödeme yapılmadığını, davacının kendi üzerine düşen masrafların müvekkili tarafından karşılanmak zorunda kalındığını, ayrıca davacının dosyaya sunduğu toplam 370.000,00 TL miktarındaki ödemenin 854 dekar alanda yapılacak hasat ve işçilik masraflarını karşılamasının imkansız olduğunu, nihayetinde sözleşme kapsamında yapılan ekim dolayısıyla yapılan iş neticesinde zarar edildiğinden dağıtılacak herhangi bir karın söz konusu olmadığını, cezai şartın kısmi olarak talep edilemeyeceğini, cezai şartın geçersiz olduğunu, fahiş olduğundan ticari mahvına sebep olacağını, manevi tazminat koşullarının bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı, işletmesinin kendisine ait olduğu taşınmalarda domates, biber ekim faaliyeti sonucunda üretilecek mahsullerin satımı ve satım bedelinden her iki tarafın yaptığı masrafların düşülmek suretiyle kalan bakiyenin yarı yarıya paylaşılması hususunda taraflar arasında yazılı adi ortaklık sözleşmesi akdedildiğini, davacının sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğini, buna rağmen davalının ürün hasadının satışından davacıya düşen tasfiye payını ödemediğini, davalının sözleşmeye aykırı davrandığından sözleşmede kararlaştırılan cezai şart alacağının yanısıra maddi ve manevi tazminat alacağının doğduğunu, ayrıca adi ortaklık gereği ödenen ürün hasadı ve işçilik masraflarının da iadesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik sözleşmeye dayalı cezai şart alacağından 10.000 TL; maddi ve manevi tazminat ile sözleşme gereği yapılan masraflardan dolayı şimdilik her biri için 1.000 TL’nin tahsilini istemiş, davalı ise, davacının sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının yapması gereken ürün hasadı ve işçilik masraflarının kendisi tarafından karşılandığını, ürün hasadından zarar edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Taraflar arasında inkar edilmeyen adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı alacağın TBK m.147/4 gereğince, 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan davalının zamanaşımı definin reddi gerekmiştir.Taraflar arasında imzalanan 01.04.2023 tarihli sözleşmenin konusunun, davalı tarafından toplamda 854 dekarda ekilen salçalık domates, biber ve kapya biber ile ilgili ortaklığın şartları ve tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesi olduğu, sözleşmenin “hak ve yükümlülükler” başlıklı 3. maddesinde, ürünlerin hasadının davalı tarafından gerçekleştirileceği ve bu ürünlerinin tamamının davalı tarafından satılacağı, ürünlerin hasadı ve buna teşkil eden işçilik ücretlerinin ödenmesinin davacı şirketin her hafta havale edeceği, hasadı yapılan yukarıda belirtilen ürünlerin davalı tarafından yapılacak satışlardan elde edilecek toplam tutar, taraflarca yapılan giderler düşüldükten sonra %50-%50 olarak pay edileceği, ürünlerle alakalı üretim giderlerinin davalı tarafından yapılacağının belirtildiği, sözleşmenin salçalık domates, salçalık biber ve kapya biber hasadının tamamlanarak sevkiyatının yapılması ile sona ereceğinin kararlaştırıldığı (m.4), “cezai şart” başlıklı 10. maddesinde ise; “ Taraflar, işbu sözleşmenin tüm şartlarına uyacak ve bu sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerini süresinde yerine getirecektir. Taraflar işbu sözleşmenin herhangi bir maddesine aykırı hareklet edildiği, işbu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirilmediği ve sözleşmeye aykırı olarak feshedildiği takdirde diğer tarafa 10.000.000 TL cezai şart olarak ödemeyi, işbu miktarın fahiş olmadığını kabul, beyan ve taahhüt ederler. Tarafların işbu sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle uğrayacağı zararalardan dolayı talep edeceği maddi ve manevi tazminat hakları saklı olup, taraflar herhangi bir zararın varlığı halinde cezai şartın yanında uğranılan zararları da tazminat etmeye kabul beyan ve taahhüt ederler..” şeklindedir.Dosyada alınan bilirkişi raporlarında, Davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, adi ortaklık sözleşmesi gereğince davalıya yapılan hasat ve işçilik masraflarına ilişkin herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı, hasat ve işçilik masraflarına ilişkin kayıt olmadığı, yapılan satış ve giderler sonucunda ortalama 11.885.490,00 TL kâr olacağı, davacının sözleşme gereğince üstlendiği masrafa kısmen katıldığı, davacının hasat ve işçilik masrafı için ödediğini iddia ettiği tutara göre değişmekle birlikte her iki durumda kârın %50 %50 paylaşılacağı göz önüne alındığında, davacının payına düşen kârın ortalama 11.885.490,00 / 2 = 5.942.745,00 TL olacağı, davacının payına düşen bu tutardan hasat ve işçilik masrafları için ödemesi gereken bakiye tutar düşüldüğünde davalıdan alacağının, hiç ödeme yapmadığı kabul edilirse 5.942.745,00 - 2.735.093,60 TL = 3.207.651,40 TL; 370.000,00 TL ödediği kabul edilirse 5.942.745,00 - 2.365.093,60 = 3.577.651,40 TL ;460.296,24 TL ödediği kabul edilirse 5.942.745,00 - 2.274.797,36 = 3.667.947,64 TL ; 700.000,00 TL ödediği kabul edilirse 5.942.745,00 - 2.035.093,60 = 3.907.651,40 TL olacağı belirtilmiştir. Somut olayda; davacı şirket ile davalı şirket arasında, ürün ekimi ve hasadı ile satıştan kaynaklı karın paylaşılması hususunda yazılı adi ortaklık sözleşmesinin kurulduğu, sözleşmeye konu ürün ekimi ve hasadının yapılarak ürünün satışının yapılmış olduğu taraflar arasında ihtilafsız olup, uyuşmazlık davalının ürün hasadından kaynaklı davacı uhdesine düşen payı ödemediğinden sözleşmeye dayalı cezai şart, maddi-manevi tazminat ile sözleşme gereğince davacının yaptığını iddia ettiği hasat ve işçilik masraflarının davalıdan istenip istenemeyeceği noktasında toplanmaktadır.Taraflar arasındaki sözleşmede, tarafların sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirmemesi, sözleşmeye aykırı davranması veyahut sözleşmenin feshi hallerinde cezai şart alacağının yanısıra maddi ve manevi tazminat talep edilebileceği öngörülmüştür. Oysa ki, taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesine konu ürün ekim ve hasadı yapılarak ürünün satışı yapılmış olduğundan gerek TBK m. 639/1 ve gerekse sözleşmenin 4. Maddesi gereğince adi ortaklık sözleşmesi sona ermiştir. Hal böyle olunca, davacı taraf, adi ortaklık sözleşmesinin tasfiyesinden kaynaklı tasfiye payını talep edebilir (TBK m.643). Bu nedenle, davacının işbu davaya konu olan sona eren sözleşmeye dayalı cezai şart ve tazminat talepleri ile sözleşme gereğince davacının yaptığını iddia ettiği hasat ve işçilik masraflarını iadesi talebi de yerinde olmadığından davacının davasının reddi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 615,40.-TL maktu peşin harçtan yatırılan 427,60.-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Reddedilen maddi tazminat ve cezai şart alacağı yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 12.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2025
Başkan ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Üye ...
✍e-imzalı
Katip ...
✍e-imzalı