TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/03/2024
KARAR TARİHİ : 17/07/2025
Öncesinde ... 14. İş Mahkemesinin 2023/ Esas, 2024/ Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi olan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının 29.08.2016 tarihinden itibaren montaj bölümü sorumlusu olarak görev yaptığını, davalının davacı firmada çalıştığı sürece bu imalat konusunda, başkalarına öğretebilir derecede yetkinliğe ulaştığını ve montaj işçisi olarak işe başladığını ve en son montaj bölümü sorumlusu olduğunu, çalıştığı dönemde aldığı eğitimler neticesinde 12.11.2020 tarihinde davacı ile '' Personel Gizlilik Sözlşemesi '' imzaladığını, davalının davacı firmadan ayrıldıktan hemen sonra, ıslak imzası bulunan 12.11.2020 tarihli “Personel Gizlilik Sözleşmesi” ne aykırı davranarak, çalıştığı sürece şirketimizde elde ettiği know-how ve Teknik Şirket bilgilerini, esas iştigal konusu başka olan ... Otomotiv ve Havacılık San.Ltd.Şti.’ne sigortalı olarak işe başlamak suretiyle, firmamıza ait katalog ve kodlama sistemi birebir kopyalanarak “Kam Ünitesi” imalatı yapılmasına direkt katkı koyduğunu, bu nedenle işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını beyanla sözleşmenin ihlalinden doğan 347.423,04 TL cezai şart alacağının davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davalının 29.12.2016 yılında davacı şirket bünyesinde işe girdiğini, 30.01.2023 tarihine ise noter ihtarnamesiyle yıllık izinlerini kullanamadığından, fazla çalışma ücretlerinin kendisine verilmediğinden, zorla haksız rekabetle ilgili sözleşme imzalattırılmaya çalışıldığından, görev tanımı dışında ve altında işler yaptırıldığından bahisle iş akdini haklı olarak feshettiğini, davacı şirkete karşı kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarına yönelik davanın ... 11. İş Mahkemesi nezdinde derdest olduğunu, davacının husumet göstereceği davalının müvekkili olmayacağını, taraflar arasında dava konusu olan Personel Gizlilik Sözleşmesinin 12.11.2020 tarihinde akdedildiği, bu anlaşmanın içerdiği hükümler itibariyle TBK'nın 444. ve devamındaki hükümlerde düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesi niteliğinde olduğunu, sadece işçi aleyhine konulan ceza koşununun geçersiz olduğunu, Anayasal haklarının kısıtlandığını, bu nedenle davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce dosya bir adet nitelikli hesaplamalar, bir adet makine mühendisi bilirkişisine tevdi edilmiştir. Bilirkişi heyetinin 10/05/2025 tarihli raporunda özetle; "Konu Kam Ünitesinin Benzer olduğu birebir aynı olmadığı. Kam ünitelerinin standart ürün olduğundan özel tasarım ürün olmadığı kanaatine varılmıştır." bildirdiği anlaşılmıştır. Tanık ... beyanının : "Ben dört seneden beri davacı firmada fabrika müdürü olarak çalışmaktayım davalı ile birlikte çalıştık, davalı ... Selim freze operatörü ve montajcı olarak çalışmaktaydı, montajda el işçiliği olduğu için en kritik iştir, diğer kısımlar CNC makinelerinde milimetrik yapılır, bizim fabrikanın en büyük cirosu kam üniteleri ile sağlanmaktadır, kam ünitelerinde birbirine sürtünen yüzeyler vardır, montajcı ürünün üzerinde çapak olduğunu fark eder ise bunu bir arkasında bulunan freze makinelerinde tekrar freze yaparak standart hale getirir, bu bir katalog ürünüdür, montajcının elleri bu sebeple çok hassastır, bu aşamaya gelebilmek için uzunca yıllar çalışarak gelirler, davalı bizden ayrıldıktan sonra aynı alanda faaliyet gösteren ve talaşlı imalat yapan dava dışı firmaya girmiş ve bu kişinin işe girmesi ile birlikte firmanın iş hacmi büyümüştür, personel gizlilik sözleşmesinde önerleri davalı ihmal etmiştir" şeklinde olduğu, Tanık ... beyanının: " Ben davalı ile 2000'li yıllarda başka bir firmada çalışmıştım, halihazırda ... LTD şirketinde çalışmaktayım, davalı da halen ...'de çalışmakta, davalı ... işe girmeden önce şirket kam üretmekteydi, kaç çeşit kam üretildiğini bilmiyorum, ben talaşlı imalat kısmında çalışmaktayım, davalı da talaşlı imalat kısmında çalışmaktadır, ... aynı zamanda montajcıdır, kendisi kullanamaz manuel makineleri kullanabilir, davalı davacı şirketten almış olduğu bilgileri ... şirketinde kullanmadı, oradan bir yenilik getirmedi, zaten daha önceden ... şirketin bir akışı vardı kendisi buna dahil oldu, ilgili ürün uluslararası kullanımda olan bir üründür, davacı şirket yetkilisi benim çok önceden çalıştığım bir firmada yönetici idi, sonradan ayrılarak davacı şirketi kurmuştur, hatta Yavuzu da kendisi yanına almıştır, ... isimli şirketten ayrıldıktan sonra kendisi bu ürünleri üretmeye başlamıştır " şeklinde olduğu,Tanık ... beyanının: "Ben ... firmasında üretim sorumlusu olarak çalışmaktaydım iki ay evvel ayrıldım bir husumetim yoktur, davalı ...'u 20 yıldır tanırım, bu ürünler global ürünlerdir, biz bu ürünleri davacı şirket yetkilisinin de çalışmış olduğu ... isimli firmada üretiyorduk sonra davacı ayrıldı ve kendi firmasını kurdu, aynı ürünleri üretmeye devam etti, ... da ...'den ayrıldıktan sonra davacı firmaya davet edildi orada uzun yıllar çalıştı, sonrasında ... firmasına geldi, kendisi davacı şirketten bir bilgi yahut know-hov getirmemiştir, zaten bu ürünler daha öncesinde de üretiliyordu, dedi,Davacı vekili tarafından tanığa doğrudan soruldu: Müvekkilimin kodları ile dava dışı şirketin kodları aynı mıdır? ,dedi.Tanık cevaben : İlgili ürünlerin çizimleri global sitelerde mevcuttur, bu işi yapmak isteyen kişiler bu verileri kolaylıkla basabilir kendi ürünlerini üretebilir, burada internetteki veriler ham verilerdir, bunları kalıp ve tasarım bilgisi ile işleyerek geliştirebilirsiniz ve kendi kodunuzu basarak satabilirsiniz bizim kodlarımız FM ile başlar davacı şirketin kodlarını ise bilmiyorum" şeklinde olduğu,
GEREKÇE:
Dava, davacı ile davalı arasındaki iş akdine ek olarak düzenlenen personel gizlilik sözleşmesinin 3.14. Maddesinde yer alan cezai şartın, davalının davacı işyerinden ayrıldıktan sonra benzer iş yapan dava dışı başkaca bir şirkette çalıştığı ve davacının üretmiş olduğu bir ürünü ürettiği hukuki sebebine dayalı olarak davalıdan tahsiline ilişkindir.Davacı, dava dilekçesinde, davalının, davacı şirketin teknik bilgilerini kullanarak davacı şirketin üretmiş olduğu ürünleri kopyalayarak dava dışı şirkete aktardığı, ... Kodlu ürünün aynısının üretilmesine davacı şirketteki bilgileri kullanarak destek olduğu iddialarına dayanmıştır.Davalı ise bu kam ürünlerinin standart olduğu, zaten davacının iddia ettiği ürünlerin tasarımının da kendisine ait olmadığı, bu ürünün ... firması olan ... isimli şirkete ait olduğu ve standart bir ürün olduğu, bir çok başkaca firma tarafından da üretildiği ve kendisi işe girmeden önce de dava dışı şirket tarafından üretildiği savunmasını ileri sürmüştür.Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişilerce; konu Kam Ünitesinin Benzer olduğu birebir aynı olmadığı. Kam ünitelerinin standart ürün olduğundan özel tasarım ürün olmadığı kanaatine varıldığı kanaatine varılmıştır. Yapılan tespitler denetime elverişli olduğundan mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmiştir. Dolayısıyla davalının personel gizlilik sözleşmesini davacı aleyhine ihlal ettiğine yönelik dosyaya yansıyan bir bilgi yahut belge mevcut değildir.Tanık beyanları da incelendiğinde, davalının, dava dışı şirkete bir yenilik katmadığı, oradaki prosese dahil olduğu ve standart kam ünitelerini ürettiği görülmektedir. Davacı tanığı dahi ürünün katalog ürünü olduğunu kabul etmiş, yalnızca davalının el hassasiyeti ile üretiminin daha kolay yapıldığını iddia etmiştir.Davalının el becerilerinin iyi olması ve başkaca bir şirkette çalışması gizlilik sözleşmesinin tek başına ihlaline sebebiyet vermeyecektir. Dolayısıyla davacının davasına dayanak yaptığı maddi vakıaların, davalının gizlilik sözleşmesini ihlal ettiği sonucuna ve neticeten cezai şart ödemesi gerektiğine kanaat hasıl olmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenler ile davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL harç ile arabuluculuk ücreti 1.600,00-TL'nin toplamı olan 2.215,40-TL'nin peşin alınan 5.933,00-TL'den mahsubu ile bakiye 3.717,60-TL'nin karar kesinleştikten sonra istemi halinde davacıya iadesine,
3-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 55.587,69-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafından yapılan 1.000,00-TL yargıla giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca istem halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde ... açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 17/07/2025
Katip
✍e-imzalı
Hakim
✍e-imzalı