TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024
KARAR NO : 2025
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ :Av.
DAVA :Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/03/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin yurtiçi ve yurtdışı faaliyet gösteren otomotiv sektöründe kalıp işleme alanında faaliyet gösterdiğini, davalı firmanın döküm işleme işlerinin yapılması adına müvekkili firma ile iletişime geçtiğini, davalının vermiş olduğu teknik bilgilere istinaden müvekkili firmanın fiyat teklifi sunduğunu ve karşılıklı görüşmeler sonucu anlaşma sağlandığını, davalının talebi doğrultusunda parçaları işlenerek kendisine teslim edildiğini, yani müvekkili firmanın üzerine düşen sorumluluğu eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, fakat davalının, faturada belirtilen ödeme süresi geldiğinde ödeme yapmadığını, müvekkili firmanın, davalı firmaya iyiniyetle 45 gün ödeme süresi tanıdığını, bu sürenin yerleşik uygulamadan oldukça uzun bir süre olduğunu, müvekkilinin tüm iyiniyetlerine ve ödeme kolaylığı sağlamasına rağmen davalının, borcunu ödemekten imtina ettiğini, davalının, ödeme tarihinden neredeyse 1 yıl sonra kısmi ödemeler gerçekleştirse de müvekkilinin bakiye alacağının devam ettiğini, müvekkili firmanın mağduriyetinin giderilebilmesi adına öncelikle mail yoluyla iletişime geçtiğini, daha sonra noter arayıcılığıyla ihtarname göndererek bakiye alacağını tahsil etmeye çalıştığını, davalı firmanın herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkilinin davalı için parça işlediğini ve bu işlem için belirlenen ve anlaşılan tutar üzerinden faturalar keserek ücretini talep ettiğini, bu faturaların sırasıyla; 17/11/2022 tarihli ve ................. numaralı 6.785,00 EURO bedelli ( temerrüt tarihi 02 Ocak 2023), 22/11/2022 tarihli ve .................. numaralı 7.434,00 EURO bedelli ( temerrüt tarihi 07 Ocak 2023),10/12/2022 tarihli ve .................... numaralı 885,00 EURO bedelli (temerrüt tarihi 25 Ocak 2023) olduklarını, bu faturalara ödeme için 45 gün süre verildiğini, ödeme günü gelen faturaların ödenmediğini, ödeme tarihlerinden neredeyse 1 yıl sonra kısmi ödemelerin yapılmış olsa da borcun kapanmadığını, davalının sırasıyla;07/10/2023 tarihinde 60.000,00 TL (ödeme tarihi TCMB kuruna göre 2.060,00 € ), 27/10/2023 tarihinde 40.000,00 TL (ödeme tarihi TCMB kuruna göre 1.350,00 € ), 17/11/2023 tarihinde 45.000,00 TL (ödeme tarihi TCMB kuruna göre 1.430,00 € ) ödeme yaptığını, davalının bu borcu inkar etmediği gibi kabul ederek kısmi ödemeler yaptığını, ayrıca da ödeme yapacağını yani borcu ikrar ettiğini de maillerde belirttiğini, borcun kaynağının faturalar olduğunu, davalının bu faturalara süresi içerisinde itiraz etmediğini ve bu faturalara ilişkin kısmı ödemeler gerçekleştirdiğini, tüm bunların yanı sıra davalı firmanın karşılıklı gönderilen maillerde bu faturalara ilişkin borcu açıkça ikrar ettiğini, müvekkili firmanın faiz hariç olarak 7.960,00 Euro bakiye alacağı bulunduğunu, yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağının 3095 sayılı Kanunun 4/a - (Ek madde: 14/11/1990 - 3678/30 md.) maddesinde düzenlenmiş olduğunu, müvekkili tarafından ticari işin konusu olan döküm işleme işi eksiksiz bir şekilde yapıldığını ve davalıya teslim edildiğini, müvekkili firmanın bu alacağının tahsili için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, ayrıca müvekkili firmanın alacağının tahsili adına zorunlu arabuluculuk yoluna da başvursa da arabuluculukta da herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, sonuç olarak müvekkili firmanın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3 faturadan kaynaklı toplam 7.960,00 Euro alacağın temerrüt tarihleri olan 1 Ocak 2023, 6 Ocak 2023 ve 24 Ocak 2023 tarihlerinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranında işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirketin davacı şirket ile uzun yıllardır bir ticaret geçmişi bulunmadığını, 11-12/2022 tarihlerinde dava dilekçesine ek faturalar kadar mal/hizmet alım satım yönünde ticari faaliyetleri olduğunu, daha sonra herhangi bir yönde ticari alım - satımları olamadığını, müvekkili şirket ile davacı şirketin daha ilk ticari faaliyetinde sorunlar ortaya çıktığını, bu sorunlardan en büyüğü müvekkili şirketin ödeme güçlüğüne düşmesi (piyasadaki alacaklarını alamadığından dolayı) ve bununla birlikte davacı şirketin haksız ve kötüniyetle alacağını sürekli Euro kuru üzerinden güncellemek üzere talep ederek, müvekkili şirketin ödeme güçlüğünü fırsat bilerek icra ve dava açması yönünde baskı uygulamaya başlaması olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında mal/hizmet bedelinin yabancı para birimi üzerinden ödeneceğine veya kur farkı faturası kesileceğine dair herhangi bir sözleşme veya ticari teamül bulunmamasına rağmen ve davalı müvekkili şirkete fatura düzenlenmesine rağmen davacı şirketin sürekli kötüniyetli ve hukuksuz bir şekilde alacağını yabancı para birimi üzerinden istemeye devam ettiğini, bu sebeple ödeme güçlüğü içerisinde olan müvekkili şirketin ara ara davacı şirkete olan borcunu TL üzerinden ödemiş olmasına rağmen davacı şirketin kötüniyetle sürekli Euro kuru üzerinden alacak miktarını yükselttiğini, davacı şirketin, müvekkili şirket aleyhinde 02.01.2024 tarihinde Bursa 5. Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas no lu dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin davacı şirkete ödeme emrinde yazıldığı kadar bir borcu olmadığından icra takip dosyasına itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davacı şirketin bunun üzerine Bursa Arabulucuk Bürosuna başvurduğunu, anlaşamama tutağı imzalandığını, fakat daha sonra davacı şirket tarafından Bursa 5. Genel İcra Müdürlüğünün ... esas no lu icra dosyasından feragat edildiğini, davacı şirketin sürekli artan kur oranları nedeniyle icra takip dosyasını açtığı günki kur oranı tatmin etmediğini, haksız ve kötüniyetle iş bu huzurdaki davayı ikame etmek adına icra dosyasından feragat ederek, müvekkili şirketten alacağını haksız ve hukuka aykırı olmak üzere güncel Euro kuru üzerinden tahsil etme arzusuyla iş bu huzurdaki davayı ikame ettiğini, 19 Nisan 2022 tarihinden geçerli olmak üzere; TPKKH 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (No: 2022-32/66) ile; “Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarında akdedecekleri; taşıt satış sözleşmeleri dışında kalan menkul satış sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırmaları mümkündür” hükmüne ilave olarak “Ancak sözleşme konusu ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi zorunludur.” şeklinde değiştirildiğini,19/04/2022 tarihinden önce düzenlenmiş faturalar kapsamındaki ödeme yükümlülüklerinin Türk parası cinsinden yerine getirilmesi ve kabul edilmesi şartı aranmayacağını, bunların özelinde döviz cinsinden ödeme yapılabileceğini, 19/04/2022 tarihinden sonra düzenlenen döviz cinsinden sözleşmeler ve faturaların ödemeleri mutlak surette Türk Lirası cinsinden yapılacağını, müvekkili davalı şirketin,davacı şirkete olan borç miktarının hesaplanarak fatura düzenlenme tarihinde TL borcundan düşülmesi ve yasal uygulanması gereken faizi ile birlikte tespit edilmesini, haksız ve kötüniyetle açılmış olan davanın yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: fatura, ihtarname, mail yazışmaları, Ba/Bs formları, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; taraflar arasında mal/hizmet satım sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağıdır.
Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği görülmüş, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda bilirkişinin 12/07/2024 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.
12/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mevcut dava dosyasının, davacı şirkete ait 2022-2023 yılı ticari
defterlerin,e defter (yevmiye ) defterlerinin incelenmesi sonucu;
davacı şirketin 2022-2023 yılında (yevmiye) defterini e defter olarak tuttuğu,
e defterlerin, e-defter beratlarının kanuni sürelerde oluşturulduğu, davacı tarafından, davalı şirkete düzenlenen faturaların Euro olduğu, faturalarda fatura tarihinden
önceki işgününün TCMB döviz satış kurunun kullanılmış olduğu, faturaların davacı şirketin defterlerinde
kayıtlı olduğu, davacı tarafından, davalı şirketten TL olarak yapılan tahsilatların davacı şirketin
defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalarda 45 gün vade belirtilmiş olduğu, ancak tarafların açık hesap
çalışmış olduğu, davacı tarafından, davalı şirkete 7.960,00 Euro borcun ödenmesi yönünde Bursa 24.Noter 20.12.2023
tarih 61454 yev. no ile ihtarname gönderilmiş olduğu, ihtarname tebliğ şerhinin olmadığı,
davacı tarafından, davalı şirket aleyhine Bursa 5.Genel İcra Müdürlüğü ... esas dosya ile
02.01.2024 tarihinde 8.220,31 Euro asıl alacak+ 332,84 Euro işlemiş faiz toplam 8.553,15 Euro takip
başlatılmış olduğu, davacı vekilinin 20.02.2024 tarih dilekçesi ile takipten vazgeçilmiş olduğu,
davacı şirket defterlerine göre; davacı şirketin, davalı şirketten 10.264,00 Euro alacaklı gözüktüğü, yapılan hesaplamalar sonucu; davacı şirketin, davalı şirketten 10.251,23 Euro alacaklı olduğu,
davacı tarafından 7.960,00 Euro asıl alacak davası açılmış olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Davacı vekili 28/10/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; bilirkişi raporu doğrultusunda talep edilen alacağı 2.290,00 € arttırılarak, toplam 10.250,00 € olarak ıslah ettiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; dava, ticari nitelikteki mal/hizmet satım sözleşmesi gereğince düzenlenen faturalardan kaynaklı alacak istemine ilişkin olup, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp akdi ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.
Davalı taraf, davacı tarafla olan akdi ilişkiyi kabul etmekle beraber, taraflar arasında mal/hizmet bedelinin yabancı para birimi üzerinden ödeneceğine veya kur farkı faturası kesileceğine dair herhangi bir sözleşme veya ticari teamül bulunmamasına rağmen davacı şirketin alacağını yabancı para birimi üzerinden istediğini, bu nedenle ödeme güçlüğü yaşadıklarını, davalı şirketin davacı şirkete olan borç miktarının hesaplanarak fatura düzenlenme tarihinde TL borcundan düşülmesi ve yasal uygulanması gereken faizi ile birlikte tespit edilmesi talep ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davalı taraf kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmemiş, davacı taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre, davaya konu faturalar ve davalı tarafından yapılan ödemeler davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup, davalı şirket tarafından, davacı şirkete yapılan TL ödemelerin ödeme tarihi itibariyle Euro olarak karşılığı
4.852,77 Euro olmakla bakiye davacı alacağının 10.251,23Euro olduğu tespit edilmiştir.
6098 sayılı Kanun'un 99 uncu maddesi "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." hükmünü düzenlemiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ikinci fıkrasının (a) bendinde ise "Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz.” şeklinde hüküm bulunmaktadır.
Temel kural faturaların Türk parası olarak düzenlenmesi olmakla birlikte, Türk parası karşılığı gösterilmek suretiyle yabancı para birimine göre de düzenlenmesi mümkün olduğu, somut olayda, davacı tarafından, davalı şirkete düzenlenen davaya konu faturalarda işlem tarihindeki kurun ve Türk parası karşılığı gösterilmek suretiyle Euro üzerinden düzenlendiği, söz konusu faturaların kur farkı faturası olmadığı, davalı tarafın faturalara süre içerisinde itiraz ettiğine dair delil de bulunmadığı, davaya konu 10.251,23Euro alacağın sübut bulduğu, davacı tarafından, davalı şirkete gönderilen Bursa 24.Noterliği'nin 20.12.2023
tarih 61454 yevmiye no ile ihtarnamesinin 22/12/2023 tarihinde tebliğ edilmekle; mehil süresi de dikkate alındığında temerrütün 30/12/2023 tarihinde oluşacağı anlaşılmakla, Mahkememizce davanın kabulü ile, 10.250,00 Euro alacağının temerrüt tarihi olan 30/12/2023 tarihinden işleyecek bankalarca EURO mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, 10.250,00 Euro alacağının temerrüt tarihi olan 30/12/2023 tarihinden işleyecek bankalarca EURO mevduatına uygulanan en yüksek mevduat faizi ile davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken( 1 Euro=34,9629) 24.480,23-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.502,76-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.977,47-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 57.339,16-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 6.991,16-TL harç, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 102,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 10.093,16-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/01/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır