TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI : .
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/03/2024
KARAR TARİHİ : 02/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket tarafından, ... Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. ... Şubesinden 27.12.2022 tarih ve ... nolu faturaya konu ... tescil plakalı 2022 model ... ... markalı sıfır aracın noter satış sözleşmesi ile kendi işletmesinde kullanılmak için satın alındığını, müvekkili şirketin ... Motorlu Araçlar İmal ve Satış A.Ş. ... Şube Müdürlüğünden sıfır olarak aldığı ... tescil plakalı 2022 model ... markalı araç alındığı günden bu güne düzenli olarak yalnızca ve yalnızca yetkili serviste bakıma girdiğini, müvekkili şirketin kullanımında olan araçta 11.08.2023 tarihinde seyir esnasında direksiyonun aşırı sağa çekmesi şeklinde bir problem meydana geldiğini ve akabinde müvekkili şirketin aracı yetkili servise götürdüğünü, yetkili serviste yaşanan problemin aracın ön lastiklerinin aşınması nedeniyle meydana geldiği, lastiklerin değişmesi gerektiği bilgisinin verildiğini, ancak bir lastiğin ortalama ömrünün 35.000-40.000km olmasına karşın söz konusu aracın yetkili servise götürüldüğünde henüz 23.000kmde olduğunu, bu bilgi akabinde yetkili servis ile tekrar bir görüşme sağlandığını, bu sefer söz konusu aracın rot salıncaklarında kaynak yapılmak suretiyle işlem yapılması nedeniyle araç lastiklerinin çabuk aşındığı bilgisinin müvekkiline verildiğini, müvekkili şirketin aracın sıfır olarak bayi çıkışlı olarak alınan, kazasız bir araç olması nedeniyle ayıplı mal satıldığı kanaatine ulaşarak gerekli incelemelerin yapılması adına aracı ... ... Saruhan A.Ş yetkili servisine bıraktığını, aradan geçen yaklaşık bir haftalık süre akabinde ... Genel Müdürlüğü ve ... Motorlu Araçlar firmasının mutabık kalarak araçta bir kusur bulunmadığını belirterek müvekkilinin taleplerini reddettiğini, bu sıkıntılara ilişkin bilgilerin her ne kadar delil olarak dayanmış oldukları delil tespit dosyasında detaylıca izah edilmişse de ayıplara yeniden vurgu yapmanın zaruri olduğu kanaatinde olduklarını, 2022 model ve süresinde tüm bakımları yetkili servisçe yapılan ve özenle kullanılan bir aracın lastik aşınması nedeniyle direksiyon hakimiyeti sağlayamayacak derecede kullanılmaz hale gelmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aracın şu anda müvekkili şirketin bünyesinde bulunduğunu, müvekkili şirketin aracın trafikte efektif olarak kullanılamaz hale gelmesinden kaynaklı olarak ciddi mağduriyet yaşamakta ve ekonomik olarak da zarara uğradığını, davalı tarafından satılıp teslim edilen araçta sonradan ortaya çıkan bu hususların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, müvekkilinin teslim aldığı dava konusu bu araçta meydana gelen hata ve eksiklerin 6098 sayılı kanuna (md. 474) göre ayıplı mal kabul edildiğini, müvekkilinin söz konusu ayıplı araçtan beklediği yararı hiçbir şekilde sağlamayacağının açık olduğunu, tüm bu hususların malın nitelik ve niceliğini etkileyen kullanım amacı bakımından değerini ve ondan beklenen faydaları azaltan nitelikte maddi hukuki ekonomik eksiklik oluşturduğunun tartışmasız olduğunu, müvekkili şirketin daha sonrasında açılacak davalara delil teşkil etmesi amacıyla ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2023/... D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırdığını, bu tespit dosyasında bilirkişice davacıdan kaynaklanan ayıplı aracın rot salıncaklarının kırılıp kaynak işlemi görmesi suretiyle dava konusu araçtaki hasar zararının ve tamir bedelinin KDV dahil 33.000,00 TL, araçtaki değer kaybının 100.000,00 TL olduğu ve bu hasarların giderimi için 1 hafta tadilat süresi öngörüldüğü tespitlerine varıldığını, bu durumun aracın ekonomik değerini ciddi ölçüde etkileyici bir unsur olup söz konusu ayıbın önemli ayıp niteliğinde olduğunu, bilirkişi raporu ile de araçta kullanımla birlikte zaman içinde tespit edilebilen bu ayıbın oluşumunda müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı hususunun ortaya çıktığını, hal böyleyken aracın satışı sırasında bu konuda müvekkiline bilgi verilmemesinin TBK'nun 225. maddede düzenlenen "satıcının ağır kusuru"nun sonuçlarını doğurur nitelikte olduğunun tartışmasız olduğunu, bahse konu bilirkişi raporunun davalı tarafa 20.12.2023 tarihinde "Bilirkişi raporuna HMK 281. maddesi gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde itiraz etmediğiniz taktirde bilirkişi raporuna itiraz etme hakkından vazgeçmiş sayılacağınız ihtar ve tebliğ olunur." ihtaratı ile tebliğ edilmiş olup davalı tarafça delil tespitine ve akabinde tanzim edilen bilirkişi raporuna itiraz edilmediğini, bu nedenle davalı tarafın delil tespiti aşamasında itiraz etmemiş olduğu bilirkişi raporuna asıl dava sırasında itiraz edemeyeceği; çünkü itiraza uğramayan bilirkişi raporunun diğer taraf bakımından usulî kazanılmış hak olduğu hususuna da dikkat edilmesi gerektiğini, müvekkilinin yasadan kaynaklanan seçimlik haklarını kullanma koşullarının oluştuğu göz önüne alınarak öncelikle TBK m.227/4 uyarınca dava konusu 2022 model ... ... markalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini bu talepleri kabul görmeyecekse HMK 107. md. gereğince fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkiline satılıp teslim edilen ... tescil plakalı aracın ayıplı çıkması nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararların tazmine karar verilmesini talep etme mecburiyeti hasıl olduğunu, tarafların tacir olması hasebiyle dava şartı olan arabuluculuk sürecinin başlatıldığını, ancak bu hukuki yoldan da sonuç alınamamış müzakereler anlaşamama ile son bulduğunu, açıklanan ve re'sen gözetilecek nedenlerle haklı davanın kabulü ile TBK m.227/4 uyarınca davaya konu 2022 model ... ... markalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, HMK. M.107 gereğince fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin gizli ayıp nedeniyle uğradığı zarar, tamir bedeli ve araçtaki değer kaybı uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında eksik harç yatırılmak üzere davalıya delil tespit dosyasındaki bilirkişi raporunun tebliğinden bir diğer ifadeyle 20.12.2023 tarihinden itibaren ticari-avans faizi işlemek üzere 133.000-TL tutarın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin (değişik iş dosyası giderleri de dahil olmak üzere) ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki iddiaların taraflarınca kabulünün mümkün olmayıp, anılan iddiaların soyut ve gerçeğe aykırı mahiyette olduğunu, davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini, alıcının ayıba dayanarak ileri sürdüğü taleplerinin dinlenmesinin ön şartı olan ayıp ihbarı ortada yok iken ve ayıp ihbarına ilişkin hem TTK hem de TBK’da belirtilen hak düşürücü süreler aşıldığından davacının taleplerinin sırf bu nedenle dahi reddi gerektiğini, huzurdaki davaya haksız olarak konu yapılan taleplerin, ticari bir satış sözleşmesinden doğduğunu, davaya konu edilen aracın davacı tarafça da ikrar edildiği üzere ticari nitelikte olduğu ve ticari amaçla kullanıldığının açık ve net olduğunu, izah edilen sebeplerle davacınında tacir sıfatını haiz bir tacir olduğunun tartışmasız olduğunu, bu sebeple ihbar ve zamanaşımı sürelerinin öncelikle TTK hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davacının aracını 27.12.2022 tarihinde satın almış olup davayı 20.03.2024 tarihinde ikame ettiğini, bununla birlikte basiretli tacir konumunda olan davacı tarafça yazılı olarak 6102 S. Kanun'da belirtilen sürelerde ayıp ihbarında bulunulmadığının açık ve net olduğunu, hal böyle iken yasal süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmayan davacı tarafın aracının bu hali ile kabul ettiğinin kabulünün gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davaya konu araçta çeşitli nedenlerle arıza çıkabilmesinin olağan olduğunu, bir aracın arıza yapmasının ayıplı olduğu anlamına gelmediği gibi aracın arıza yapmasının onu ayıplı kılmayacağını, diğer taraftan madem ortaya çıkan bu arızaların davacı tarafından ayıp olarak nitelendirildiğini ve bu durumun tacir sıfatını haiz biri olarak araçtan beklediği faydayı ortadan kaldırıyor idiyse davacının neden söz konusu ihbarı süresinde yapmadığını, iddia edilen ayıpların gerçekten var olsa bile bunların davacı tarafından Kanunda öngörülen süre içerisinde yetkili satıcıya bildirilmesi gerektiği, davacının da bu hususta üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesi gerektiğinin tartışmasız olduğunu, nitekim ayıp ihbarında bulunulması şartının alıcının mal üzerinde fiili hâkimiyet kurması ve onu inceleyerek varsa ayıpları derhal satıcıya bildirmesi amacıyla getirildiğini, dava konusu aracı satıcı firmadan teslim aldıktan sonra iddia ettiği ayıpların ortaya çıktığını ileri süren davacının bu iddialarını öncelikle satıcı firmaya derhal bildirmesi gerekirken kendi üzerine düşen ihbar yükümlülüğü usulüne uygun şekilde ve süresinde yerine getirmemesi nedeniyle hukuken korunamaz nitelikte olduğunu, ihbar yükümlülüğünü Kanunda belirtilen süre içerisinde yerine getirmemesi nedeniyle davacının ayıba ilişkin seçimlik haklarını kullanamayacağını, bu sebeple haksız ve mesnetsiz şekilde açılan davanın reddi gerektiğini, davacının aracı teslim alırken aracı muayene ederek teslim aldığını, araçta herhangi bir arıza olmadığını, aracın çalışır durumda olduğunu ve talebine uygun olduğunu açıkça kabul ettiğini, araç tesliminde aracın bizzat alıcıya gösterildiğini, iç ve dış kısımlarının incelendiğini ve muayene ettirildiğini, aracın herhangi bir arıza-ayıbı olmadığına dair alıcıdan beyan alınarak, alıcıya teslim ve tesellüm belgesi imzalatıldığını, aracı bayiden teslim alınırken davacının aracı kontrol ettiğinin kabul edildiğini, davacı tarafın da aracı teslim alırken bizzat kendisi aracı gördüğünü, iç ve dış kısmını incelediğini, dolayısı ile davacı tarafın var olduğunu iddia ettiği durum ile müvekkili şirketin hiçbir ilgisi bulunmadığını, araçların Bakanlık onaylı tüketiciye satış öncesi “Uygunluk Belgesi” aldığını, aracın müşteriye teslim edilmeden önce hiçbir işlem görmediğinin açıkça ortada olduğunu, davacının araçta var olduğunu iddia ettiği gizli olmayan ayıpların aracın teslim tarihinde de var olduğunu ispatlaması gerektiğini, davaya konu araçta tespit edilemeyen, çözülemeyen, tekrarlayan bir arıza-gizli ayıp-üretim hatasının söz konusu olmadığını, davacı tarafça iddia olunan şikâyetle servise başvurulduğunu, davacı tarafında ikrar ettiği üzere davacının bilgisi ve onayı olmadan yapılan herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını, davacının seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığını, T.K.H.K’ nun tüketiciye tanıdığı hakların yenilik doğuran haklar olup, bir kere kullanılmakla sona erip değiştirilemeyeceğini, davacının seçimlik haklarından onarım hakkını kullandığını, onarım hakkını kullanmış olan davacının onarım hakkından caymasının diğer seçimlik haklarını kullanmasının mümkün olmadığını, çünkü yenilik doğuran hakların bir kere kullanılmakla son bulup ve değiştirilemeyeceğini, davaya konu edilmiş araçta herhangi bir ayıp bulunmadığını, bu nedenle davacının misliyle değişim talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafça iddia olunan problemin kullanımdan kaynaklı olduğu kanaatinde olduklarını, araçta iddia edilen kaynak sorunların fabrikasyon olmadığını, fabrikada böyle bir işlemin söz konusu dahi olmadığını, davaya konu edilmiş araçta tespit edilemeyen, çözülemeyen, tekrarlayan bir arıza-gizli ayıp-üretim hatası bulunmadığını, araçta imalattan kaynaklı herhangi bir arıza/ayıbın söz konusu olmadığını, kullanıcı hatasından kaynaklanan ve ... garantisi dışında kalan bir durumdan kaynaklı kusurun müvekkili şirkete atfedilmesinin mümkün olmadığını, hal böyle iken davacı tarafça işbu hususların imalattan kaynaklı arıza/ayıp gibi nitelendirilmesinin taraflarınca kabul edilemeyeceğini, davaya konu araç üzerinde teknik bilirkişiler tarafından inceleme yapılması neticesinde işbu hususun kolayca ispatlanabileceğini, hal böyle iken bir an için davaya konu araçta ayıp olduğu kabul edilse dahi anılan sebeplerle davacının ayıptan ari misli ile değişim veya bedel iadesi talebinin reddi gerekeceğini, dava konusu olayda, davacının talebi olan seçimlik haklardan ayıptan ari misli ile değişim hakkının koşullarının oluşmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte; Mahkemece ayıbın varlığının kabulü halinde dahi ... içtihatları ve yeni tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararları gereği hakkaniyet ilkesi gözetilerek nispi metod yöntemi ile değer kaybının belirlenmesi ve ayıbın mahiyeti de dikkate alınarak davacının ayıpsız misli ile değişim talebinin hakkaniyete ve iyi niyet kurallarına uygun düşmeyeceği değerlendirmesi yapılmak suretiyle işbu talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, aracın kaza geçirip geçirmediği, yetkili servis olmayan yerlerde işlem görüp görmediği taraflarınca bilinmediği, mahkemece de takdir edileceği üzere; şirket adına kayıtlı bir aracın kazaya karışma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, hal böyle iken davacı tarafça iddia olunan sözde arızalara kaza veya yetkisiz onarım sonucu yapılan işlemlerin sebebiyet verip vermediğinin incelenmesi gerektiğini, izah edilen tüm bu nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun, usule, yasaya ve hukuka aykırı davanın usuli itirazları sebebiyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise detaylı olarak açıklandığı üzere esastan küllen reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:trafik tescil kayıtları, satış faturası, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... D.İş sayılı dosyası, ... Merkezi kayıtları, servis kayıtları, ... kayıtları, ... İl Emniyet Müdürlüğü yazı cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava;Dava; satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misli ile değişim, olmadığı taktirde hasar ve değer kaybı zararının tahsili istemine ilişkindir.Dava konusu ... tescil plakalı 2022 model ... ... markalı araç, 27.12.2022 tarih ve ... nolu faturaya gereğince davalıdan satın alındığı görülmüştür. Davacı tarafça, davalıdan sıfır olarak satın alınan ve yalnızca yetkili serviste bakıma giren davaya konu araçta 11.08.2023 tarihinde seyir esnasında direksiyonun aşırı sağa çekmesi şeklinde bir problem meydana gelmiş ve akabinde aracın yetkili servise götürüldüğü, yetkili serviste yaşanan problemin aracın ön lastiklerinin aşınması nedeniyle meydana geldiği, lastiklerin değişmesi gerektiği bilgisi verildiği, ancak bir lastiğin ortalama ömrü 35.000-40.000km olmasına karşın söz konusu araç yetkili servise götürüldüğünde henüz 23.000kmde olduğu, akabinde yetkili servis ile tekrar bir görüşme sağlanmış bu sefer söz konusu aracın rot salıncaklarında kaynak yapılmak suretiyle işlem yapılması nedeniyle araç lastiklerinin çabuk aşındığı bilgisi verildiği, sıfır olarak bayi çıkışlı satın alınan, kazasız bir araç olması nedeniyle ayıplı mal satıldığı kanaatine ulaşarak gerekli incelemelerin yapılması adına aracı ... ... Saruhan A.Ş yetkili servisine bırakıldığı, aradan geçen yaklaşık bir haftalık süre akabinde ... Genel Müdürlüğü ve ... Motorlu Araçlar firması mutabık kalarak araçta bir kusur bulunmadığını belirterek müvekkilin taleplerini reddettiği, akabinde ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... D.İş sayılı dosyasında tespit raporu alınarak davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı tarafça herhangi bir itirazın bulunmadığını, sıfır/bayi çıkışlı alınan aracın rot salıncaklarının kırılıp kaynak yapılmış halde ayıplı olarak satıldığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... D.İş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda özetle; araçta ön beşikte sağ alt salıncakta iki ayrı noktada kaynak işlemi görüldüğü, traverste bulunan bu kaynak sebebi ile geometrisi bozulmuş olan ön beşik aracın bir sağa çekmesine sebep olduğu, tespit edilen kaynak işlemi aracın altını sert bir yere vurması sonucu kırılan/çatlayan parçanın tadilatı için uygulandığı, aracın servise sağa çekme şikayeti ile gittiği düşünülürse servisten kaynaklı olmadığı, hasarın evveliyatının olduğu, üretimden kaynaklı olmadığı, kuvvetle muhtemel aracın nakliyesi sırasında altını bir yere vurmuş olduğu fakat hangi zaman diliminde meydana geldiği konusunda net bir tarih verilemeyeceği, tadilat için ön beşik, sağ alt salıncak değiştirilmesi gerektiği, parçaların temini ile işçilik ile birlikte 1 hafta tadilat süresi için uygun görüldüğü, ön beşik değişimi, sağ alt salıncak değişimi, ön arka takımların kontrolü, işçilikler ile birlikte KDV dahil 33.000,00 TL tadilat bedeli olduğu, araçtaki değer kaybının 100.000,00 TL olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir. Mahkememizce dosyamızın fiziken gönderilmek suretiyle ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, davaya konu ... plakalı araç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişi heyetinin 16/08/2024 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. 16/08/2024 tarihli raporda özetle; davaya konu aracın ön beşikte sağ alt salıncakta iki ayrı noktadaki kaynak işleminin üzerinin toz ve kurumuş çamurla kaplanmış olduğu, araçta kaynak izlerinin mevcut olduğu, aracın üretiminin entegre üretim tesisinde gerçekleşmiş olması ve kaynak işlemlerinin otomasyonlu robotlar tarafından gerçekleştirilmesi ve üretimden sonra araçların teste tabi tutulması nedeniyle dava konusu kusurun üretimden kaynaklı olmadığı kanaatine varıldığı, dava konusu araç servise geldiğinde sağa çekme işlemi şikayeti ile geldiği için servise gelmeden önce bu ayıbın oluştuğu, aracın taşıma sürecinde ya da kullanımı sırasında altının vurması sonucu meydana gelebilecek bu kusurun giderilmesi için elle kaynak işleminin yapıldığı, ancak bu kaynak işleminin aracın satışından önce mi yoksa sonra mı yapıldığının tarafımızca tespitinin mümkün olmadığı, araçta bulunan tadilat işleminin araçta sürüş sırasında sağa çekmeye neden olması sebebiyle araçta bulunan kusurun satış sırasında test sürüşünde sürücü tarafından fark edilebileceği göz önüne alınarak araçta bulunan kusurun gizli ayıp niteliğinde olmadığı, araçta bulunan kusurun giderilebilmesi için gereken bedelin 33.000,00TL olduğu, araçta 100.000,00 TL'lik değer kaybına neden olacağı yönünde rapor tanzim edilmiştir. Mahkememizce, dosyanın otomotiv alanında uzman 3 makine mühendisi bilirkişiye tevdi ile, dava dosyası, celp edilen deliller, tespit raporu, talimat dosyasında alınan rapor ve itirazlar değerlendirilmek suretiyle rapor tanzim edilmesine karar verilmiş, bu kapsamda yapılan inceleme sonucu bilirkişi heyetinin 28/05/2025 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. 28/05/2025 tarihli raporda özetle; dava konusu araç sağ ön beşik ve salıncakta meydana gelen hasarın, araç 15.668 kilometreden sonra meydana geldiği, dava konusu araçta üretim kaynaklı ayıbın bulunmadığı, meydana gelen hasarın tekniğine uygun yöntemlerle onarımının yapılmadığı, mevcut haliyle sürücünün direksiyon hakimiyetini sağlamakta zorluk çekeceği yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; 27.12.2022 tarihinde davalıdan satın alınan davaya konu aracın 11.08.2023 tarihinde seyir esnasında direksiyonun aşırı sağa çekmesi şeklinde meydana gelen arıza sonucu gerek servis kayıtları gerek araç üzerinde tespit dosyasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre, araçta yaşanan problemin aracın rot salıncaklarında usulüne uygun olmayan kaynak yapılmak suretiyle işlem yapılması nedeniyle araç lastiklerinin olağan süreden önce aşınması sebebiyle meydana geldiği tespit edilmiş olup, aracın servis formları ve kullanımı dikkate alındığında, 18.05.2023 tarih ve 15.668 kilometre kullanıma göre lastik aşınmasının (5,5 – 5,5 ve 6,0 – 6,0) ölçülmüş olup olağan olduğu, 23.06.2023 tarihinde, 20.250 kilometrede, 2 ayda, lastik aşınmasının (3,0 – 3,0 ve 4,0 – 4,0) olmasının olağan olmadığı, aracın sağ ön beşik ve sağ alt salıncak iki ayrı noktada yapıldığı tespit edilen kaynak işlemi ile sıfır lastik kalınlıklarının 7,0 – 7,0 ve 7,0 – 7,0 olup, normal şartlarda lastik aşınmasının 40.000 kilometrede sonuçlandığı dikkate alındığında, 18.05.2023 tarihi ve 15.668 kilometre yol katettikten sonra, aracın ön düzen sağ beşik ve salıncak bağlantı kolunda, aracın ön takımlarının taşa veya herhangi bir cisme çarpması sonucunda hasar oluştuğu, hasarlı parçaların değiştirilmesi gerektiği, kaynak yapılarak hasarın giderilemeyeceği, araçta güvenlik
sorunun oluşacağı, araçta tespit edilen bu tür kaynaklı hasar onarımının hiçbir serviste ve özellikle yetkili serviste yapılmasının mümkün olmadığı, otomobil fabrikalarında, yaklaşık yılda 300.000 araç üretildiği, üretim aşamasında, bu tür
kaynaklı bir parçanın montajının yapılmasının olağan olmadığı, takılmış olsa bile bantta bir sonraki aşamada durumun ortaya çıkacağı, araçlar banttan çıktıktan sonra her aracın, engebeli ve kavisli bir yolda değişik hızlarda test edilerek kontrolunun yapıldığı, en ufak bir ses veya titreşim olması halinde üretime geri dönerek sorun giderildikten sonra satışa sunulduğu, diğer yandan iddia edildiği gibi, aracın nakliyesi sırasında bu tür bir hasarın oluşmuş olmasının mümkün olmadığı, olmuş olsa dahi, yetkili servisin bu tür bir onarım yapmasının araç güvenliği açısından mümkün olmadığı, dava konusu araçta üretim kaynaklı ayıbın bulunmadığı kanaatine varılmakla, Mahkememizce davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE ,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 2.271,31-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.655,91-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır