TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2024
KARAR TARİHİ : 29/05/2025
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.03.2022 tarihinde, davacının aracı ile maddi hasarlı trafık kazası meydana geldiğini ve davacının aracında maddi zarar oluştuğunu. Meydana gelen kazadan sonra aracın onarımı için davalı sigorta şirketi tarafından hasar dosyasının reddedildiğini ve davacıya ait aracın onarımının uzun bir süre bekletildiğini, aracın tipi ve kullanım şekli göz önüne alındığında davacının zararının boyutunun anlaşılacağını. Herhangi bir haklı gerekçe olmaksızın aracın bekletilmesi ve onarımının sağlanmaması nedeniyle davacının ciddi şekilde hak kaybına uğradığını ve mağduriyet yaşadığını, kusurlu tarafça karşılanması gereken, davacıya ait araçta onarımda geçen süre boyunca uğranılan araç mahrumiyet bedeli zararının Borçlar Kanunu ile ... Kararlarında belirtilen ilkeler ışığında belirlenmesini talep ettiğini. Davacının, dava konusu kaza sebebiyle, aracının onarım işlemleri sona erene kadar aracından mahrum kaldığını, aracın geç onarılmasında davacının kusurunun bulunmadığı da dikkate alındığında, davacı adına araç mahrumiyet bedeline ilişkin hüküm kurulması gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat olmadığını talep edilen araç mahrumiyeti zararı kasko sigorta poliçesinden tazmin edilebilir bir zarar türü olmadığını, davacının mesnetsiz taleplerinin reddinin gerektiğini, poliçenin esasen sigortalı araçta meydana gelen zararları teminat altına aldığını. Konu poliçede ile ek olarak sınırlı İhtiyari Mali Mesuliyet Teminatı verilmiş olmakla birlikte, kazanç kaybı giderleri dolaylı zarar olduğundan ihtiyari mali mesuliyet taminatı kapsamına girmediğini, araç mahrumiyeti dolaylı zarar olması, kasko poliçesine ek herhangi bir kloz bulunmayıp teminata dahil edilmemesi nedeniyle kasko poliçesi teminatı dışında kaldığından davacının işbu talebi müvekkil şirketin sorumluluğunda olmadığını, davacının araç hasarına ilişkin taleplerinin karşılandığını, dava konusu kaza sonrasında davalın şirkete yapılan ihbar üzerine hasar dosyası açıldığını ve açılan dosyanın ekspertizi davalı şirket tarafından yaptırıldığını, davacı tarafın, öncelikle araç mahrumiyet bedeli taleplerine istinaden ... 1. Genel İcra Dairesi 2022/4370 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçtiğini, hasar bedeli talepleri için Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde müvekkil şirket aleyhine 2022.E sayılı dosya ile başvuruda bulunduğunu, 42,493.36TL ödeme yapıldığını, davacının ödenen tutarın üzerinde bir zarar oluştuğunu ispatlaması gerektiğini. Bu nedenle davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
Dava, davacı tarafın karışmış olduğu kaza nedeni ile kendi kasko sigortacısı olan davalının tamire geç onay verdiği ve dolayısıyla aracının bu sebeple geç tamir ettirildiği iddiasına dayalı olarak aracından mahrum kaldığı süre için 500,00-TL mahrumiyet bedelinin davalıdan tahsiline ilişkindir.Dosya davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için SMMM bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişinin 19/10/2024 tarihli adli tıp kurumu raporunda özetle;"a) Davacı Şirketin 2022 Yıllık Kurumlar Vergisi Beyannamesinde Yıllık Net Karının 822.732,30 TL olduğu görülmüştür. (gelirlerden giderler düşüldükten sonra kalan net kar) Dosyada Makina mühendisi bilirkişi raporu mevcut değildir. Aracın olağan süreçte 20 günde tamir edilebileceği değerlendirildiğinde:-Buna göre; 2022 Yılı günlük kazancı 822.732,30/365 gün - 2.254,06 TL olacaktır. 20 gün araçtan mahrum kalma nedeniyle uğradığı zarar: 2.254,06x20 gün = 45.081,22 TL” dir.-Ekspertiz Talep Tarihi: 24.03.2022 Ekspertiz Kesinleşme Tarihi: 05.04.2022 olmak üzere Ekspertizde geçen süre toplam 8 gündür. 8 gün araçtan mahrum kalma nedeniyle uğradığı zarar: 2.254,06x8 gün 18.032,48 TL'dir.Ekspertiz raporu 05.04.2022 tarihinde neticesiz olarak kapatılmıştır.Sonuç olarak; Davacının toplam 28 gün araçtan mahrum kalma nedeniyle uğradığı zarar: 2.254,06 x 28 gün = 63.113,68 TL b) Dava dosyası ekinde ... dekontunda, 01.06.2023 tarihinde "2023/6362 sayılı dosya ödemesi” açıklaması ile ... 2.İcra Müdürlüğü hesabına, ... Sigorta A.Ş. tarafından 42.493,36 TL Eft yapıldığı görülmüştür.c) Davacı tarafın 2022 yılına ait tutmuş olduğu Ticari Defterlerin TTK' nın 64.cü maddesine göre yasal süresi içerisinde noter açılış onayının yapıldığı, ancak yasal süresi içinde Yevmiye defterinin noter kapanış onayının yapılmadığını " bildirmiştir. Dosya bir makine mühendisi ve bir sigorta konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek makul ekspertiz ve onay süresinin aşılıp aşılmadığı, yine aracın olağan tamir süresinin ne olacağı hakkında rapor düzenletilmiştir. Bilirkişi heyetinin 10/02/2025 tarihli raporunda özetle;1-Kaza sonucu gerçekleşen hasar ve yapılması gereken demontaj, onarım, boya, montaj, teslim işlemleri dikkate alındığında; kazalı aracın olağan tamir işlemlerinin 14 Gün süreceği,2-Kazanın oluşmasından sonra 24.02.2024 tarihinde sistem üzerinden eksper istendiği, aynı tarihte eksperin hasar tespiti için servise gittiği, 3 iş günü olan 28.02.2024 tarihinde ön raporun sunulduğu ve heyetimizce yukarıda açıklandığı üzere olağan tamir süresinin 14 gün süreceği (Pazar günleri hariç)" bildirmiştir.Davacı, davalı kasko sigortacısının aracın tamirine geç onay vermesi nedeniyle aracından mahrum kaldığı için, bu sürede uğramış olduğu araç mahrumiyet zararını istemektedir. Türk Ticaret Kanunu 1227. Maddesi "....Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446 ncı maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur.... " şeklinde olup, davacının kasko sigortacısı olan davalıya başvurudan itibaren 45 gün içerisinde ödeme yapmaz ise temerrüde düşeceği kanun gereğidir.Davalı ise, sunulan kaza görüntüleri ile hasarın birbiriyle uyumsuz olması sebebiyle hasarı ödememiştir. Akabinde sigorta tahkim komisyonu nezdinde açılan dosya üzerine davalı hasar bedelini ödemeye mahkum edilmiş, hasar bedeli davalı tarafça ödenmiştir. Sigorta sözleşmesi özel niteliği olan bir sözleşme olup, özel bir hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanabileceği gözetilmelidir. Nitekim davacının bu haliyle borçlu temerrüdüne ilişkin hükümleri uygulaması ve temerrüt faizi ile karşılanamayan bir zararı mevcut ise bunu da munzam zarar kabilinde ileri sürmesi gerekmektedir. Munzam zararın ileri sürülebilmesi için ise; mütemerrit borçlunun, temerrüde düşmede kusurunun bulunması gerekmektedir. Oysa, davalının hasar bedelini ödemeyi reddetmesinin sebebi hasar ile kaza görüntülerinin uyumlu olmaması yönünde bir değerlendirme yapmasıdır. Ve neticeten bu uyuşmazlık, bir hakem kararı ile çözümlenmiştir. Akabinde ise davalı zaten ödemesini geciktirmeksizin yapmıştır. Dolayısıyla davalının kusuru ile sebep olduğu bir temerrüt halinden söz edilemeyeceğinden, munzam zarar kabilinden, aracın mahrumiyet bedeline de hükmedilmesi söz konusu olamayacaktır.Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL harç ile arabuluculuk masrafı 3.800,00-TL'nin toplamı olan 4.415,40-TL'nin, 427,60-TL peşin harç, 470,00-TL tamamlama harcı toplamı olan 897,60-TL'den mahsubu ile bakiye 3.517,80-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 28.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca davacı tarafa İADESİNE,
Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde ... olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 29/05/2025
Katip
✍e-imzalı
Hakim
✍e-imzalı