TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2024/
KARAR NO :2025/
BAŞKAN :... ...
ÜYE :... ...
ÜYE :... ...
KATİP :... ...
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/04/2024
KARAR TARİHİ : 28/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıya çeşitli seferlerde farklı bedellerle taşımacılık/yükleme hizmeti sunduğunu, bu hizmetler karşılığında faturalar düzenlediğini, faturalardan kaynaklı cari hesaptan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu, cari hesap alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu, oysa ki, davalı şirketin konkordato sürecinde borcun tasfiyesine yönelik protokol yaptığını, itirazında haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili, dava konusu alacağın konkordato davası öncesine dayandığını, müvekkilinin bir kısım ödemelerde bulunduğunu, davacının alacağı tahsil etmek için talepte bulunmadığını, alacağın zamanaşımı uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İşbu itirazın iptali davasına konu olan davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine başlatılan ... 1. İcra Dairesinin 2024/ Esas sayılı icra dosyasında, 42.975,00 USD asıl alacak ve 1.155,91 USD işlemiş temerrüt faizi olmak üzere toplam 44.130,91 USD alacağın tahsilinin istendiği, gerek takip talebinde gerekse de ödeme emrinde talep edilen yabancı paranın Türk Lirası kur karşılığı gösterilmediği, bu şekilde düzenlenen ödeme emrine süresi içerisinde davalı borçlu tarafından borca itiraz edildiği ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İİK'nın 66. maddesi kapsamında, itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlayan ve yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davasının görülebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış, geçerli bir icra takibinin varlığı gereklidir. Ortada, geçerli bir icra takibinin bulunmadığı hallerde, itirazın iptali davasının görülmesi usulen mümkün değildir.TBK’nın “Ülke parası ile” başlıklı 99. maddesinde “Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” hükmüne yer verilmiştir.Bu hüküm uyarınca, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde, alacaklının bu alacağını aynen, vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebileceği kabul edilmiştir.Ancak İİK’nun 58. maddesine göre alacağın Türk parası ile tutarının takip talebinde gösterilmesi zorunlu olup, aynı zorunluluk İİK’nun 41. maddesi delaletiyle ilamlı takiplerde çıkartılacak olan icra emri için de geçerlidir. Anılan noksanlık kamu düzeni ile ilgili ve devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle takibin her safhasında re'sen göz önünde tutulmalıdır (... ’nun 12/05/1999 tarih 99/- E, 99/ K. sayılı kararı).Hemen belirtelim ki, icra takibine konu alacağın yabancı para cinsinden olması durumunda, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiğinin gösterilmesi zorunluluğunun, yabancı para birimindeki alacaklar bakımından takip sürecinde oluşabilecek belirsizliğin önlenmesi amacına hizmet ettiği anlaşılmaktadır. Zira yabancı para birimi üzerinden yürütülen takip işleminde Türk parasıyla tahsilat yapılması gibi farklı para birimleri arasında oluşabilecek uyumsuzluğun takip işlemlerini zorlaştıracağı söylenebilir. Dolayısıyla borcun ve takibin öngörülebilirliğine katkı sunacağı anlaşılan bu durum nedeniyle hem alacaklı hem de borçlu açısından lehe sonuçların ortaya çıkacağı açıktır (... Mahkemesinin 25.12.2024 tarih ve 2024/ E-2024/ K. Sayılı ilamı).Diğer yandan itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibi, takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması özel dava şartıdır. HMK'nın 114/2. maddesine göre, diğer kanunlardaki özel dava şartlarına ilişkin hükümler saklı tutulmuştur. HMK'nın 115/1. maddesine göre, mahkemece, dava şartları kendiliğinden araştırılır. Hal böyle olunca, somut olayda yabancı para alacağının tahsili talebi ile davalıya yabancı para üzerinden ödeme emri gönderildiği anlaşıldığından İİK'nin 58/3. maddesine aykırı olarak başlatılan icra takibinin usulüne uygun başlatılmış kabul edilemeyeceğinden dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 615,40.-TL maktu harcın peşin yatırılan 22.145,93.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 21.530,53.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatlık Ücret Tarifesi m.7/II uyarınca, hesap ve takdir olunan 30.000,-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından HMK' nun 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/05/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza