TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVA : Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 30/03/2021
KARAR TARİHİ : 06/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Davalı banka şubesinin bir müşterisinin şikayeti sonrası yapılan denetlemelerde davalı banka şubesinde dokuz yıldan bu yana çalıştırılmakta olan dava dışı ...'ün bu uzun çalışması nedeniyle müşterilerde yarattığı güven ilişkisini kötüye kullanarak 15 kişi adına krediler çekerek zimmetine geçirdiği hususunun tespit edildiğini, davalı banka çalışanı ...'ün müşteri nolu müvekkili ...' ün nolu hesabında risk nolu rotatif kredilerin çekilmiş olduğu, aynı hesabın ek hesabından paraların çekildiği, ana hesap ve ek hesap üzerinden yapılandırma yapıldığı. 01/01/2014 tarihinde bilgisi dışında nolu hesabın açıldığı bu hesap üzerinden 26/12/2018 tarihinde açılan risk numaralı ticari yapılandırma kredisi çekildiğini, tüm bunların bilgisi ve rızası dışında olduğunu, davalı banka çalışanı ... aleyhinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2019/... sayılı dosya ile soruşturma yürütüldüğünü belirterek öncelikle davalı banka personeli ...'ün zimmet ve nitelikli dolandırıcılık fiillerini gerçekleştirdiğini, müvekkilinin haberi olmadığını, mobil ve internet bankacılığına kapalı olan nolu hesabından ve müvekkilinin devamlı kullandığı nolu hesabı üzerinden müvekkili adına yapılmış usulsüz kredi kullanımı ve usulsüz bankacılık işlemlerinden dolayı ...'ün kabul ve beyan ettiği miktar olan 199.642,09-TL ve ferileri üzerinden davalı bankanın yapabileceği hesap kat etme ve tahsilat işlemlerinin yapılacak icra takiplerinin ihtiyatin durdurulmasını, davanın kabulü ile davalı banka personeli ...'ün zimmet ve nitelikli dolandırıcılık fiilleri nedeniyle, müvekkili adına yaptığı tespit edilecek usulsüz kredi kullanımı ve usulsüz bankacılık işlemlerinden dolayı borçlu olmadığının tespitine, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili bankanın eski personeli ... tarafından usulsüz kullandırıldığı iddia edilen kredilerin zimmete geçirildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı yanca dava dilekçesinde de belirtildiği üzere davacı ... adına kullandırılan kredilerin tamamının davacı ...'ün hesabına geçirildiğini ve davacı ...'ün talimatları doğrultusunda nakit olarak çekilmiş veya havale-eft yöntemiyle başka hesaplara aktarıldığını, yani kredilerin tamamının davacı ... tarafından kullanıldığını, müvekkili bankanın Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan 26.08.2020 tarih ve 1/1 sayılı Soruşturma Raporunun 122 ila 141. Sayfalarında davacı tarafından müvekkili banka nezdinde kullanılan tüm kredilerin ayrıntısıyla incelendiğini, yapılan bu inceleme sonucunda davacı ... tarafından kullanılan kredilerin bir kısmında müşteri talimatının bulunmadığını, ancak kredi meblağlarının müşterinin hesaplarından usulüne uygun şekilde çıktığını, yani kredi bakiyelerinin tamamının davacı ... tarafından kullanıldığı sonucuna ulaşıldığını, dava dilekçesinde her ne kadar müvekkil bankanın basiretli tacir gibi davranması gerektiği defalarca tekrar edilmiş ise de davacı tarafın da tacir olduğunu, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün müvekkil bankanın olduğu kadar davacı ...'ün de yükümlülüğü olduğunu, dava dilekçesinin bazı bölümlerinde bankaya elden para gönderildiğini, ...'e elden teslim edilen bu paraların zimmete geçirildiğinin iddia edilmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia olunduğu, müvekkili bankanın şubeler dışında kredi tahsilatı yapma gibi bir hizmeti bulunmadığını, kredi borcunun ödenmesi, hesaba para yatırılması benzeri işlemler için ...'e para teslim edilmiş olduğunu ve tabiri caizse sokaktan geçen üçüncü bir kişiye para teslimi arasında müvekkil bankanın sorumluluğu açısından hiçbir fark olmadığını, bahsi geçen tutarların müvekkil banka eski personeli ...'e elden teslim edildiği yönündeki beyanların soyut bir iddiadan ibaret olduğunu ve gerçekliğinin de şüpheli olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte böyle bir para teslimi varsa dahi bu durum davacı ile ... arasında ileri sürülebilecek bir iddia olduğunu, dava dilekçesinde davacının müvekkil banka eski personeli ... ile akrabalık ilişkisi içerisinde olduğunu, ...'e davacının kredi borçlarını kapatabilmesi için elden para verildiğini, ... tarafından davacı adına kredi kullandırılarak borcun kapatılmış olduğunu, davacı hesabına gelen bedellerin kredi olduğunun bilinmediğini, ...'e elden teslim edilen paralar ile ödemelerin yapıldığının düşünüldüğünü beyan ve iddia edildiğini, öncelikle davacı ... ile müvekkil banka eski personeli ... arasındaki elden para teslimine ilişkin gerçekliği şüpheli ve ispatlanamamış iddialar olduğunu, gerek adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu hükümleri gerekse diğer hukuki düzenlemeler gereği müvekkil bankayı bağlamayacağını, davacı ile müvekkil banka eski personeli ... arasındaki; ...'ün müvekkil banka nezdindeki işinden bağımsız olarak girmiş oldukları hukuki ilişki müvekkil banka açısından asla sorumluluk doğurmayacağını, her ne kadar davacının var olduğunu bilmediği bir hesabından, yine bilgisi dışında kredi çekilerek diğer kredi borçlarının ve kredili mevduat hesabının borcunun ödendiği ancak yapılan ödemelerin ...'e teslim edilen paralar ile yapıldığının düşünüldüğü beyan edilmekte olduğunu ve hesabına gelen paraya ilişkin işlem dekontunda gönderen hesap bilgileri de belirtilmekte olduğunu, davacının işlemlerin bilgisi dışında işlem yapıldığını ve kredi çekilen hesabı hakkında bilgisi olmadığı yönündeki iddiaları gerçeği yansıtmadığını, ayrıca davacının itirazına konu rotatif kredilerin kullandırımlarına ilişkin kredi ekstresinin müşteriye teslim edildiğini, bu teslime ait davacı ...'ün ıslak imzasını içeren nüshanın müvekkil banka kayıtlarında mevcut olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan soruşturma raporu ile tespit edildiğini, davacının 6 yıl boyunca bu ekstrelere herhangi bir itirazda veya şikayette bulunmadığını ve ...'ün banka ile ilişiğinin kesilmesinin ardından işbu davayı ikame etmesi kötü niyetinin göstergesi olduğunu ve iddia edildiğinin aksine çekilen kredilerin bilgisi dahilinde olduğunu da ispat edebildiğini, yalnızca 2013 tarihli bir kredi hariç olmak üzere kredilerin tamamında davacının ıslak imzalı talimatının olduğunu, kredilere ilişkin hesap ekstresinin davacıya teslim edildiğini ve davacının teslim edilen ekstrelere itirazının olmadığını, kredi hesaplarından davacının bilgisi olamadığını ve yapılan ödemeler ile hesabında bulunan paraların ...'e teslim edildiği iddia edilen paralar olduğunu düşündüğü iddialarının olduğunu, işlem dekontlarının mobil bankacılığa tanımlı olan hesaplarından da görülebiliyor olması gerektiğini ve bu dekontlarda gönderen hesap ve alıcı hesap bilgilerinin açıkça belirtiliyor olması düşünüldüğünde gerçekçi olmadığını, kredi bedellerinin tamamı davacı ...'ün tasarrufunda kullanıldığını, kredi meblağlarının davacı hesabına usulüne uygun şekilde girdiğini ve davacı tarafından kredi tutarlarının usulüne uygun şekilde kullanılarak hesabından çıkışı olduğu düşünüldüğünde davacının davayı açmakta kötü niyetli hareket ettiğini söylemenin mümkün olduğunu, davacının ... ile arasındaki hukuki ilişki müvekkili bankayı bağlamayacağını, ...'e elden teslim edilen paralar olduğu yönündeki iddialar doğru olsa bile davacının kendi işinde göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermemesinin sonuçlarından müvekkil bankanın sorumlu tutulması da mümkün olmadığını, dava dilekçesinde iddia edilen olgular genel anlamda mantıksız ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise dava konusu işlemlere ilişkin ilgili tüm evrakların müvekkil Bankanın ... ... Şubesinden celbedilmesi yapılacak yargılama sonucunda haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili 03/10/2025 tarihli dilekçe ile; davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
GEREKÇE;
6100 sayılı HMK'nın 307. ve devamı maddeleri uyarınca feragat; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olup, mahkemenin ve karşı tarafın muvafakatına bağlı olmayan, kayıtsız ve şartsız hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilen, kesin hükmün hukuki sonuçlarını doğuran ve davaya son veren tek taraflı bir taraf işlemidir. Bu nedenlerle davacı vekilinin 03/10/2025 tarihli dilekçesi dikkate alınarak feragat nedeni ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereği alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin alınan 3.409,39 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 2.793,99 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalının yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/10/2025
Katip
e-imzalıdır
Hakim
e-imzalıdır