TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024
KARAR NO : 2025
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/05/2024
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında alım satıma dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıya mal satışının gerçekleştirildiğini, ancak davalı tarafça müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, davalı tarafça vadesinde ödeme yapılmaması sebebiyle müvekkili şirketin haklı alacağının tahsili amacıyla taraflarınca Bursa 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu takibe davalı tarafça kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalının borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğundan, itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, uyuşmazlık sebebiyle taraflarınca arabulucuya başvurulduğunu, Bursa Arabuluculuk Bürosuna ... dosya numarasına kayıtlı olarak arabuluculuk sürecinin başladığını ancak 25.03.2024 tarihinde anlaşamama ile son bulduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile Bursa 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibinin takip talebinde yazılı şartlar ile devamına, alacağın avans faizi ile birlikte davalı borçludan tahsiline, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olması ile alacağın belirli ve likit olması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ihtiyaçları doğrultusunda davacı şirket ile irtibata geçerek dava konusu lazer makinesi ile talaşlama makinesi satın alma hususunda taleplerini ilettiğini, davacı şirketin, mezkur makinelerin satış fiyatını müvekkiline ilettiğini ve davacı şirket ile müvekkilinin satış bedelinin belirli bir vade tarihinde davacı şirkete ödenmesi konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma neticesinde müvekkilinin makinelerin siparişini verdiğini, sipariş edilen makinelerin müvekkiline teslim edildiğini ve müvekkili tarafından kullanılmaya başlandığını, müvekkilinin makine bedellerini davacı ile kararlaştırmış oldukları vade tarihinde ödeyecekken sipariş edilen makinelerde birtakım ayıplar ve sorunlar ortaya çıktığını, bu durumun müvekkilinin üretimini sekteye uğrattığını, makinedeki ayıpların makinenin tesliminden yaklaşık birkaç ay içerisinde ortaya çıktığını, makinelerin kullanılmasında sorun yaşanması üzerine müvekkili şirketin, davacı şirket ile irtibata geçerek makinelerde sorunlar olduğunu, randımanlı çalışmadığını, istenildiği gibi olmadığını bildirdiğini, müvekkilinin şirket tarafından davacı şirkete makinelerdeki ayıplar bildirilmesine rağmen davacı şirket tarafından herhangi bir ekip gönderilmediği gibi müvekkilinin telefonlarına dönüş dahi yapılmadığını, bu sebeple müvekkilinin belirlemiş oldukları vade tarihinden önce makinelerdeki ayıpların ortaya çıkmasından sonra bu ayıpların davacı şirket tarafından giderilmemesi üzerine ödeme yapmadığını, davacı tarafın kusurun kendisinde olmasına rağmen bu kusuru gidermeyip Bursa 1. Genel İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirkete karşı icra takibi başlattığını, haksız başlatılan işbu takibe taraflarınca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, ancak davacının haksız ve mesnetsiz iddialarını açmış olduğu işbu dava ile devam ettirmekte olup davanın reddi gerektiğini, dava konusu makinelerdeki ayıp sebebiyle müvekkilinin makineyi sık sık açıp kapatmak zorunda kaldığını, üretim ve satışları sekteye uğradığını, ayrıca büyük bir zaman kaybı da meydana geldiğini, müvekkilinin halen makineleri kullanmaya devam etse de makinedeki ayıplar sebebiyle büyük bir mağduriyet yaşadığını, davacı tarafın müvekkiline ayıplı makineler satmasına ve ayıbın kendilerine bildirilmesine rağmen konu ile hiç ilgilenmemelerine rağmen makine bedellerini talep etmelerinin açıkça kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin basiretli davranma yükümlülüğüne aykırı davranmakta ticari teamülleri de yerine getirmediğini, işbu yargılama kapsamında ayıp iddiaları söz konusu olduğundan makineler üzerinde ayıp incelemesi akabinde davacı şirketin alacaklı olup olmadığının tespitinin yapılması gerektiğini, izah edilen nedenlerle davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Bursa 1 Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyası, fatura, BA/BS formları, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; Bursa 1 Genel İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır.
Mahkememizce, Bursa 1 Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından 11/03/2024 tarihinde, davalı aleyhin cari hesap bakiyesinden kaynaklı 20.004,67-TL asıl alacak, 1.426,17-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.430,84-TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin 12/03/2024 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, davalı tarafın ticari defter ve dayanağı kayıtları ibraz etmediği görülmüş, davacı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelenmesi sonucu bilirkişinin 01/11/2024 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Takip konusu alacağın ticari nitelikteki satım sözleşmesi gereğince düzenlenen faturalar nedeniyle bakiye cari hesap alacağıdır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp akdi ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.
Davalı taraf, davacı tarafla olan akdi ilişkiyi kabul etmekle beraber, satıma konu ürünlerin ayıplı olması ve ayıpların giderilmemesi sebebiyle fatura bedellerini ödemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Her ne kadar davalı tarafça, satıma konu malların ayıplı olduğu iddia edilmişse de, davacı tarafça düzenlenen faturalara süre içerisinde itiraz ettiğine dair delil bulunmayıp, ayıplı olduğu iddia edilen ürünler yönünden de, davalının ayıba ilişkin savunmalarını da tarafların tacir olması dikkate alındığında yazılı delillerle ispatlaması gerektiği, davalı tarafından ayıp savunmalarına karşılık süresi içerisinde ayıp ihbarı yaptığını ve ayıpların varlığını ispatlayacak herhangi somut bir delil sunmadığı, davalı tarafın ayıp iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine varılmıştır.
Taraflar tacir olup, ticari defterler ile alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkememizce delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, HMK 222 maddesinde, "(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılmaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılmaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. " hükmü gereği, davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini ibraz etmemiş olup, bu nedenle, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş davacı taraf ticari defterlerinin delil kabul edilip incelenmesinde, cari hesaba konu faturalar ve davalı tarafından yapılan ödeme davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup, davacı tarafın ticari defterlerine göre; takip tarihinde; davacı firmanın, davalı firmadan
20.004,67 TL alacaklı gözüktüğü, ticari ilişkinin ve fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, davalı tarafın ticari defterlerin aksine ilişkin yazılı bir delil ya da ödemeye ilişkin bir belge de sunmadığı, takibe konu asıl alacağın sübut bulduğu anlaşılmakla, Mahkememizce dava ve takip talebi dikkate alınarak davanın kabulü ile, davalının Bursa 1 Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibe itirazının iptali ile, takibin 20.004,67 TL asıl alacak üzerinden talepnamedeki koşullar ile birlikte devamına karar verilmiş, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının Bursa 1 Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takibe itirazının iptali ile, takibin 20.004,67-TL asıl alacak üzerinden talepnamedeki koşullar ile birlikte devamına,
2-Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si oranında hesap edilen 4.000,93 TL icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 1.366,51-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 938,91-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 20.004,67-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 916,00-TL harç, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 82,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 3.998,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır