TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 14/06/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirkete ait ... plakalı çekicinin ... işlemleri nedeniyle motorunun açıldıktan sonra yaklaşık on beş günde toplanması gerekirken yaklaşık üç ay boyunca toplanmaması nedeniyle oluşan araç ikame bedeli/zararının kusurları oranında davalılardan tahsili talebi hakkında olduğunu, belirsiz alacak davası hükümlerine göre zarar/alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini arttırmak üzere şimdilik 100,00 TL araç ikame bedeli/araç mahrumiyet bedelinin 12.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılardan kusurları oranında alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep ettiklerini, davacı müvekkiline ait davalı ... Sigorta Şirketi’nin Genişletilmiş Kasko Sigortası(Poliçe No:) ile sigortalı ... plakalı çekicinin 10.06.2023 tarihinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek çelik bariyerlere çarpması neticesinde tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra davacı müvekkiline ait aracın kurtarıcı ile davalı sigorta kuruluşunun anlaşmalı servisi olan diğer davalı ... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin ...’daki servisine götürülerek 16.06.2023 tarihinde teslim edildiğini, diğer davalı ... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait serviste davacı müvekkiline ait çekicinin motorunun açılarak onarılmaya çalışılsa da onarılamadığını ve 11.09.203 tarihine kadar neredeyse üç ay adı geçen serviste bekletildiğini, davacı müvekkiline ait çekicinin tamirinin mümkün olmaması ve aracın onarım kabul etmemesi nedeniyle sigorta kuruluşu tarafından üç ay sonra motoru toplatılmamış bir şekilde perte çıkarıldığını, gerek arabulucuk sürecinden önce gerekse arabulucuk aşamasında davalılarla görüşülüp araç ikame bedeli/zararının talep edildiğini ancak her iki davalının gecikmenin bir diğerinden kaynaklandığını, diğerinin kusurlu olduğunu ileri sürerek davacı müvekkilinin alacağını/zararını karşılamaya yanaşmadıklarını, açıklanan nedenlerle belirsiz alacak davasının HMK m.107. hükümlerine göre araç ikame bedeli/zarar/alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde taleplerini arttırmak üzere şimdilik 100,00 TL araç ikame bedeli/araç mahrumiyet bedeli/zararın 12.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki avans faiziyle birlikte davalılardan kusurları oranında alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ... Otomotiv A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete karşı ikame edilen davadaki talep bakımından müvekkilinin hiçbir sorumluluğu olmadığını, davacının dava konusu aracı kasko sigorta poliçesi kapsamında onarılması/... işlemi yapılması için müvekkili şirkete ait servise teslim etmiş olup, diğer davalı ... Sigorta Şirketi'nin aracın onarılmasına ilişkin onayı olmadan müvekkili şirketin herhangi bir işlem/onarım yapmasının mümkün olmadığını, zaten davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline verilmiş bir onayın da söz konusu olmadığını, ayrıca dava dilekçesinin 4 nolu bendinde davacı tarafça da "aracın sigorta şirketi tarafından perte çıkarıldığı" belirtilmiş olup, ... işleminin yapılması hususunda müvekkili servisin hiçbir yetkisinin de olmadığını, davacıya ait ... plakalı aracın müvekkiline ait servise getirildiğinde ağır hasarlı durumda olduğunu ve araç sahibinin "... işlemi yapılması" talebi olduğunu, nitekim aracın ağır hasarlı olduğu hususunun gerek dava dilekçesinde gerek de davalı sigorta şirketince sunulan hasar dosyası içeriğinde sabit olduğunu, müvekkili şirket ile diğer davalı sigorta şirketi arasında akdedilen sözleşme'nin "Servis İstasyonunun Yükümlülükleri" başlıklı bölümünün 3 nolu maddesinde "Araçta ağır hasar meydana gelmiş ise, Servis İstasyonu, araç üzerinde hiçbir onarım ve işlem yapmayarak durumu doğrudan sigorta şirketine bildirecektir." şeklinde ve yine aynı bölümün 1 nolu maddesinde de "Servis İstasyonu, sigortalıya ait araç hasarını, sigorta şirketi tarafından yaptırılacak ekspertiz incelemesi çerçevesinde, azami özen ve dikkati göstererek onarmakla yükümlüdür." şeklinde açık hükümlerin mevcut olduğunu, diğer taraftan davalı sigorta şirketinin dosyaya sunmuş olduğu kasko sigortası ve hasar dosyası içeriğinde yer alan ekspertiz raporlarında "aracın ağır hasarlı olması nedeniyle onarım onayı verilmemiştir" ve "sigortalının aracın ... edilmesi talebi mevcuttur" şeklinde bilgilere yer verildiğini, dolayısıyla sigorta şirketi ile müvekkili arasındaki sözleşme uyarınca yetkili servisin ağır hasar hallerinde onarım ve işlem yapmasının mümkün olmayıp, sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde müvekkili şirkete bildirilen herhangi bir onarım onayı olmadığından müvekkiline atfedilebilecek hiçbir kusur olmadığını, yanı sıra dava dilekçesinde öne sürülen "... Otomotiv'e ait serviste davacıya ait çekicinin motorunun açılarak onarılmaya çalışılsa da onarılamadığı ve aracın yaklaşık 3 ay serviste bekletildiği" yönündeki iddianın da doğru olmadığını, nitekim davacı yanında bildiği üzere müvekkili şirkete onarım yönünde onay gelmediği için müvekkili şirket tarafından araçta onarım anlamında hiçbir işlem yapılmadığını, şayet davacının aracı kasko sigorta poliçesi kapsamında değil de sigorta poliçesini devreye sokmadan -onarım masrafını kendisi karşılamak suretiyle- onarım talebinde bulunmuş olsa ve müvekkili tarafından da makul sürede onarım yapılamamış olsa idi müvekkili şirkete kusur atfedilmesinin mümkün olabileceğini, ancak somut olayda böyle bir durumun söz konusu olmadığı için davacının iddialarının hiçbir karşılığı olmadığını, tüm bu hususların yanında davacının sigorta şirketinin daha sonra kendilerine sunduğu ... ya da onarım konusundaki teklife yazılı olarak onay vermediğini, müşteri onayı olmadığı için de sigorta şirketi tarafından müvekkiline onarım onayı verilemediğini, hatta 28.08.2023 tarihinde davacı şirket yetkilisinin müvekkili şirkete gelerek uzlaşmacı olmayan bir tavırla müvekkili şirket yetkililerini sigorta şirketini ve eksperi suçladığını, aracının ... olması için sigorta şirketince teklif edilen rakamın az olduğunu belirterek tehditler savurduğunu, ancak tüm bu hadiseler yaşanırken davacı tarafından sözlü olarak dahi onarıma onay verilmediğini, açıklanan tüm nedenlerle davacının uğradığını iddia ettiği ticari kayıptan müvekkilinin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, davacının haksız taleplerinin reddi gerektiğini, arz ve izah olunan ve resen dikkate alınacak sair nedenlerle; haksız davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki haksız ve mesnetten yoksun davanın reddi icap ettiğini, davanın yetkili ve görevli mahkemede ikame olunmadığını, müvekkili şirketin muamele merkezinin ... adresinde bulunduğunu, müvekkili şirket aleyhine ikame edilecek davalarda İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, İzah olunan nedenle öncelikle mahkemenin yetkisine ve görevine itiraz ettiklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, kasko bedeli belirli olduğundan davacının davasını belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davanın işbu şekilde ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili şirket nezdinde dava konusu araca ait kasko poliçesi yer aldığını, ... plakalı araç için müvekkili şirket nezdinde 08/12/2022-08/12/2023 vadeli no’lu ... kasko sigorta poliçesinin mevcutt olduğunu, poliçenin mevcut olmasının teminatın tamamen ve otomatik ödeneceği anlamına gelmeyeceğini, poliçenin sigorta kapsamı başlığı altında da görüleceği üzere araç mahrumiyet bedeline yönelik teminat verilmediğini, araç tahsis hizmeti sunulacağının belirlendiğini, şirket kayıtları incelendiğinde davacının araç tahsisine yönelik talepte bulunmadığının tespit edildiğini, Kara Araçları Kasko Genel Şartları’nın Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Zararlar başlığı altında doğrudan kasko sigorta poliçesinin konusunu teşkil etmeyen, ancak tarafların anlaşması ile poliçeye ek teminat olarak eklenebilecek durumların sayıldığını, A.4.8. maddeye göre ise “Aracın sigorta kapsamına giren tam veya kısmi bir zarara uğraması nedeni ile tam hasar halinde tazminatın ödenmesine, kısmi hasar halinde hasarın giderilmesine kadar olan sürede poliçede bu korumaya ilişkin belirtilen limitle sınırlı olmak üzere kullanım ve gelir kaybından doğan zararlar” ek sözleşme ile teminat verilebilecek zararlardan olduğunu, poliçe kapsamında ikame araç teminatının mevcut olmadığını, poliçenin 7.sayfası kapsamında görüleceği üzere ikame araç bedeli ödeneceğine dair teminat verilmediğini, ikamesiz araç tahsis edileceğinin belirlendiğini, yapılan incelemelerde sigortalı tarafından araç talep edildiğine dair bildirim olmadığının tespit olunduğunu, bu nedenle davacının taleplerinin haksız olduğunu, davanın reddini talep ettiklerini, açıklamalar tahtında huzurdaki davanın öncelikle işin esasına girilmeksizin dilekçede belirtilen usuli nedenler ile reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davacının taleplerinin teminat dışı olması nedeni ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:trafik tescil kayıtları, kaza tespit tutanağı, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ve hasar dosyası, ... merkezi kayıtları, servis iş emri formu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı taraf; davalı ... Sigorta Şirketi’nin Genişletilmiş Kasko Sigortası ile sigortalı ... plakalı çekicinin 10.06.2023 tarihinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybederek çelik bariyerlere çarpması neticesinde tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kazadan sonra aracın kurtarıcı ile davalı sigorta kuruluşunun anlaşmalı servisi olan diğer davalı ... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin ...’daki servisine götürülerek 16.06.2023 tarihinde teslim edildiğini, diğer davalı ... Otomotiv San. Ve Tic. Ltd. Şti.’ne ait serviste davacı müvekkiline ait çekicinin motorunun açılarak onarılmaya çalışılsa da onarılamadığını ve 11.09.203 tarihine kadar serviste bekletildiğini, çekicinin tamirinin mümkün olmaması ve aracın onarım kabul etmemesi nedeniyle sigorta kuruluşu tarafından üç ay sonra motoru toplatılmamış bir şekilde perte çıkarıldığını, gecikmeden kaynaklı ikame bedeli/ zarardan davalıların sorumlu olduğunu belirterek zararının tazmini talep etmiştir.Davacıya ait ... plaka sayılı araç, davalı şirket nezdinde 08.12.2022 / 08.12.2023 vade tarihli numaralı ... Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olup, 10.06.2023 tarihinde tek taraflı meydana gelen kaza sonucu aracın hasarı nedeniyle söz konusu aracın 16.06.2023 tarihinde davalı sigorta şirketinin anlaşmalı servisi olan diğer davalı şirkete teslim edildiği anlaşılmıştır. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.4./4.8. maddesinde “aracın sigorta kapsamına giren tam veya kısmi bir zarara uğraması nedeni ile tam hasar halinde tazminatın ödenmesine, kısmi hasar halinde hasarın giderilmesine kadar olan sürede poliçede bu korumaya ilişkin belirtilen limitle sınırlı olmak üzere kullanım ve gelir kaybından doğan zararlar” ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek zararlar arasında sayılmıştır. Dosyada mevcut 1623033222 no’lu kasko poliçesi
incelediğinde “kullanım ve gelir kaybından doğan zararların” teminat kapsamına alındığına ilişkin bir hüküm bulunmadığı görülmüştür. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.2.2. maddesi birinci fıkrası uyarınca “Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.” Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise “Onarım masrafları sigortalı aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın, ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda trafikten çekildiğine dair “trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.” denilmektedir. Bu kapsamda yukarıda yer alan genel şart hükmü gereğince tam hasara uğramış olan motorlu araç için sigorta şirketi tarafından tazminat ödemesi yapılırken Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili hükümleri doğrultusunda “Hurdaya çıkarılmıştır” şerhi konulmuş tescil belgesi aranmakta, aracın ağır hasarlı olması ve onarımının mümkün olması halinde ise araç hurdaya ayrılmamakla beraber Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili hükümleri doğrultusunda “trafikten çekilerek tescili silinmiştir” kaydı bulunan tescil belgesinin ibrazıyla tazminat ödemesinin yapılması gerekmektedir. Bu doğrultuda dosyada mevcut 23/06/2023 ve 11/08/2023 tarihli eksper raporunda, davacı sigortalının araca ... işlemi uygulanması talebi olduğu, eksper kanaatinin de aracın ağır hasarlı olduğu yönünde olduğu belirtilmiş, ancak Genel Şartlar hükmüne göre sigortalı tarafından hurda ya da trafikten çekme belgesi ibrazı görülmediği, Genel Şartlar hükümleri doğrultusunda bu belge ibraz edilmeden davalı şirketin tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, 11/09/2023
tarihli eksper raporunda ise, dosyada görülmemekle beraber, aracın onarım yapılmadan satış yapıldığına dair belge temin edildiği belirtilmiş, buna istinaden 15/09/2023 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından davacı hesabına 714.932,85 TL hasar ödemesi yapıldığı, davalı sigorta şirketince yapılan araştırmaların, kesinleşmiş eksper tarihi olan 11/09/2023 itibari ile sonuçlandığı kabulü ile, TTK 1427. Madde hükmünde öngörülen 90 günlük süre içinde tamamlandığından davalı sigorta şirketinin bu kapsamda sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Öte yandan 23/06/2023 ve 11/08/2023 tarihli ekspertiz raporlarında “sigortalının araca ... -... işlemi uygulanması” yönünde talebi olması ve eksper kanaatinin de aracın ağır hasarlı olduğu yönünde olması sebepleri ile; davalı anlaşmalı servis ... Otomotiv Ltd.Şti. firması ile davalı sigorta şirketi arasında imzalanmış sözleşmede yer alan “araçta ağır hasar meydana gelmiş ise, servis istasyonu,araç üzerinde hiçbir onarım ve işlem yapmayarak durumu doğrudan sigorta şirketine bildirecektir” hükmü uyarınca davalı anlaşmalı servis firmasınca hasar onarım işlemine başlanmaması sebebi ile atfedilecek kusur olmadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ayrıca her ne kadar kısa kararda kararın miktar itibariyle kesin olduğu belirtilmişse de, dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, karara karşı istinaf kanun yolu açık olmak üzere hüküm fıkrasının tashihine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davalı ... Otomotiv İnşaat İş Makinaları Petrol Nakliye Ve Turizm Hizmetleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi vekilinin yüzüne karşı, davacı ve diğer davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır