TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR:1-
2-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALILAR:1-
VEKİLLERİ : Av.
Av.
: 2-
3-
VEKİLİ : Av.
DAVA İHBAR OLUNAN :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/07/2024
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacılar vekili, davalı ...’nun sevk ve idaresindeki, davalı ... Turizm Oto. Teks.Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ait, trafik sigortası ile sigortalanan ... plakalı aracın, 07.04.2023 tarihinde, müvekkil ...'nun kullanmakta olduğu ... plakalı araç ile trafik kazasına karıştığını, kaza neticesinde müvekkil ...’nun eşi, ...’ın annesi ...’nun vefat ettiğini, davalının %100 kusurlu olduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/ Soruşturma sayılı dosyasına sunulan adli tıp raporunda; "Olayın meydana geliş şekli ve otopsisinde tespit edilen bulgular birlikte değerlendirildiğinde kişinin ölümünün maruz kaldığı olayının efor ve stresinin tetiklediği, ani kardiyak ölüm sonucu meydana gelmiş olduğu, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu ancak ceza hukuku açısından illiyet bağı olup olmadığı hususunun adli tahkikatla tarafınızca değerlendirilmesinin uygun olacağı oy birliği ile mütalaa olunur." açıklamalarına yer verildiğini, vefat eden ...'nun panik atak hastası olduğuna ilişkin iddiaların gerçek dışı olduğunu, ... 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/... E. Sayılı dosyası ile ceza yargılaması devam ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (davalı sigorta şirketi açısından poliçe teminatı ile sınırlı olmak üzere) a) ... için 100 TL destekten yoksun kalma tazminatına, 2.500.000 TL manevi tazminatına, b) ... için 100 TL destekten yoksun kalma tazminatına, 2.500.000 TL manevi tazminatına olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı Sigorta vekili, müvekkili ikametgahı İstanbul’da olup davanın yetkisiz yerde açıldığını, müvekkili sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, olayda kusurun varlığı ve varsa müterafik kusur incelemesi yapılması gerektiğini, müteveffanın ölüm sebebinin trafik kazasından kaynaklı olmadığını, ölüm nedeni panik atak hastası olmasından kaynaklı olup, kaza ile vefat arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını, savcılıkta alınan adli tıp raporunun kabul edilmediğini, olayda hatır taşımacılığının dikkate alınarak hakkaniyete uygun karar verilmesi gerektiğini, manavi tazminattan müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP : Davalılar ... ve ... Oto..Ltd Şti vekili, olayda kusur durumunun araştırılması gerektiğini, kazanın oluşumunda tek ve asıl kusurlu ve hatalı tarafın ... plakalı araç sürücüsü davacı ... olduğunu, müteveffanın panik atak hastası olduğunu, kaza ile vefat arasında illiyet bağının bulunmadığını yada illiyet bağının kesildiğini, tazminat koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; 07/04/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Somut olayda; davalı ...’nun sevk idaresindeki ... plakalı aracın 07.04.2023 günü saat ... sıralarında ... kesişiminde seyir halindeyken davacı ...’nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpıştığı, meydana gelen kazada davacı ...'nun aracında yolcu konumunda bulunan ...'nun kalp krizi geçirmek sureriyle hayatını kaybettiği, gerek ceza kovuşturma dosyasında ve gerekse mahkememiz dosyasında alınan adli tıp raporlarında, kişinin ölümünün doğal ölüm olmadığı, kronik kalp damar hastalığı bulunan kişinin ölümünün maruz kaldığı olayın (trafik kazasının) stresinin tetiklediği, ani kardiyak ölüm sonucu meydana gelmiş olduğu, olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu ancak ceza veya hukuku açısından illiyet bağı olup olmadığı hususunun adli tahkikatla değerlendirilmesinin uygun olacağının belirtildiği, davalılar vekillerinin ölüm ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığı itirazlarına ilişkin dosyaya herhangi bir somut bilgi ve belge sunulmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla; dosyaya sunulan bilgi, belgeler, ceza dosyası ve tıbbi evraklar ve bu doğrultuda düzenlenen adli tıp raporları doğrultusunda, müteveffa ...’nun ölümü ile trafik kazası arasında uygun illiyet bağının bulunduğunun kabulü gerekmiştir.Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplandıktan sonra, dosyanın bilirkişiye tevdi ile kusur durumlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karara verilmiş, bu kapsamda bilirkişinin 05/03/2024 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. Anılan raporda özetle; meydana gelen trafik kazasında, davalı ...’nun Karayolları Trafik Kanunu’nun (47/c), (57/a), Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin (95/c), (109/a), (157/a–8) maddeleri ile, aynı kanunun '' Trafik Kazalarında Sürücü Kusurlarının Tespiti ve Asli Kusur Sayılan Haller '' başlıklı (84/h) '' Kavşaklarda Geçiş Önceliğine Uymama '' maddesini ihlal ettiğinden % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, davacı ...’nun Karayolları Trafik Kanunu’nun (52/a) ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin (101/a) ''Sürücüler; Kavşaklara Yaklaşırken, Dönemeçlere Girerken, Tepe Üstlerine Yaklaşırken, Dönemeçli Yollarda İlerlerken, Yaya Geçitlerine, Hemzemin Geçitlere, Tünellere, Dar Köprü Ve Menfezlere Yaklaşırken, Yapım Ve Onarım Alanlarına Girerken, Hızlarını Azaltmak Zorundadırlar'' maddelerini ihlal ettiğinden % 25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği raporda yapılan tespit ve değerlendirmelerin olay yeri kaza tespit tutuanağı ve ceza dosyasında alınan raporla uyumlu olduğu görülmüştür. Mahkememizce, dosyanın aktüerya bilirkişiye tevdi ile, davacının maddi tazminat talebine konu alacağının tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişinin 01/05/2025 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. Bu bilirkişi raporunda özetle; davacı eşin destekten yoksun kalma zarar miktarının 2.703.819,11 TL olduğu, davacı çocuk ...’ın evli olması nedeniyle destek tazminatı yönünden pay ayrılmadığı yönünde rapor tanzim edilmiştir.Davacılar vekili 10/06/2025 tarihli dilekçe ile özetle; sunulan rapora göre, davacı ... için talep edilen 100 TL destekten yoksun kalma tazminatını 2.703.719,11 TL artırarak 2.70.819,11 TL olarak ıslah etmek suretiyle; davacı ... için 2.500.000 TL manevi tazminatın, ... için 2.500.000 TL manevi tazminatın, ... için 2.703.819,11 TL destekten yoksun kalma tazminatının, ... için 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının, olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan (sigorta firması açısından tazminatın sigorta poliçesi teminat tutarı ve klozları ile sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin araç maliki olduğu davalı ...’nun sevk idaresindeki ... plakalı aracın 07.04.2023 tarihinde seyir halindeyken davacı ...’nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpıştığı, meydana gelen kazada davacı ...'nun aracında yolcu konumunda bulunan eşi ...'nun kalp krizi geçirmek surertiyle hayatını kaybettiği, meydana gelen trafik kazasında, tüm dosya kapsamında mevcut delillere göre alınan gerekçeli ve denetime elverişli rapora göre, davalı ...’nun kazanın oluşumunda asli yönden ve %75 oranında; davacı ...’nun tali düzeyde ve %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.Davacıların maddi tazminat talebi destekten yoksun kalma alacağından oluşmaktadır.Destekten yoksun kalma tazminatı, maddi tazminat türü olup, hukuka aykırı fiil sonucunda ölen kişinin destek verdiği kişilerin; ölen kişinin yokluğunda alacağı destekten mahrum kalması ve sonucunda hayat kalitelerinin düşmesi vs. sebeplerle, bu ölümden kusurlu olarak sorumlu olan kişiden alacakları tazminat olduğu, müteveffa ile destek olunanlar arasında hali hazırda destek sağlanmamışsa dahi destek olacakları muhtemel olarak kabul edileceği, varsayımsal destek, ölüm olayı gerçekleşmeseydi hayatın olağan akışı gereği, ileride kurulacak olan desteği ifade edeceği, mahkememizce alınan hesap uzmanı bilirkişi raporuna göre, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı eş ve çocuğun müteveffanın ölümü sonucunda, kusur durumu da dikkate alındığında, davacı eş için 2.703.819,11 TL destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı, davacı çocuk ...’ın evli olması nedeniyle destek tazminatı yönünden pay ayrılmadığı, çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma devresini oluşturduğu; işgücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği, Yargıtay yerleşmiş içtihatlarından olup, kaza tarihinde ... Müdürlüğünde memur olan müteveffa için 65 yaşının baz alınmasında usul ve yasaya aykırılık olmadığı, davalı araç maliki şirket ve sürücüsü ... ile kaza tarihinde zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin meydana gelen zarardan poliçe limiti ile sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketine başvuru tarihi 15.06.2023 olup, temerrütün 8 iş günü sonunda 26.06.2023 tarihinde oluşacağı, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren oluşacağı anlaşılmakla; mahkememizce maddi tazminat istemine yönelik davanın kabulü ile, davacı ... için 2.703.819,11 TL maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden 26/06/2023 temerrüt tarihinden; diğer davalılar yönünden 07/04/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce manevi tazminat istemine ilişkin yapılan değerlendirmede ise, TBK 56/2 maddesinde'' ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin ve ya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir'' hükmü mevcuttur.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ... Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve 2017/- E., 2018/ K.; 02.03.2021 tarihli ve 2020/- E., 2021/ K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Somut uyuşmazlıkta, davalı ...’nun sevk ve idaresindeki aracın, davacı ...’nun sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması sonucunda meydana gelen kazada davacının aracında yolcu konumunda bulunan eşi müteveffa ...'nun kalp krizi geçirmek sureriyle hayatını kaybetmiş olması, tarafların kusur durumu, paranın alım gücü ve tarafların ekonomik sosyal durumu dikkate alınarak, ölümlü kaza nedeniyle davacıların duyulan elem ve ızdırabı yönünden tatmin duygusunun etkisine ulaşmak ve karşı tarafı yoksulluğa düşmesine mahal vermemek üzere, manevi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile, davacı ... için 100.000-TL; davacı ... için 100.000-TL olmak üzere toplam 200.000,00 -TL manevi tazminatın 07/04/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Turizm ..Ltd Şti’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-Davacı ...’nun davasının kabulü ile,
a) 2.703.819,11-TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı sigorta şirketinin 769.096,00 TL’sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılar ... ve ... Turizm..Ltd Şti yönünden kaza tarihi olan 07/04/2023 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 26/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile DAVACI ...’YA VERİLMESİNE, b)Davacı ...’ın destekten yoksun kalma tazminatı isteminin REDDİNE,c)Davacı ... için 100.000-TL, davacı ... için 100.000-TL olmak üzere toplam 200.000-TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... Turizm..Ltd Şti’den kaza tarihi olan 07/04/2023 tarihinden itibaren, işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Maddi tazminat tutarı üzerinden harçlar yasası gereğince alınması gereken 184.697,88.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60.-TL ile 9.235,00.-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 9.662,60.-TL harcın mahsubu ile bakiye 175.035,28.-TL harcın (davalı sigorta şirketi 49.780,03.-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4- Manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan harçlar yasası gereğince alınması gereken 13.662,00.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 16.650,59.-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 2.988,59.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara İADESİNE,
5-Maddi Tazminat Yönünden
a)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 357.420,10 TL vekalet ücretinin ( davalı sigorta şirketi bu tutarın 101.650,27-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacı ...'ya VERİLMESİNE,
b)Davacı ... yönünden maddi tazminat talebi reddedildiğinden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduklarından reddedilen tutar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-Manevi Tazminat Yönünden
a)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00,-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Turizm Otomotiv...Ltd. Şti'nden alınarak davacı ...'ya verilmesine,
b)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Turizm Otomotiv...Ltd. Şti'nden alınarak davacı ...'a verilmesine,
c)Davacı ... yönünden reddedilen kısım yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduklarından AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00,-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... ve ... Turizm Otomotiv..Ltd. Şti'ne VERİLMESİNE,
d) Davacı ... yönünden reddedilen kısım yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olduklarından AAÜT uyarınca belirlenen 30.000,00,-TL vekalet ücretinin davacı ... alınarak davalılar ... ve ... Turizm Otomotiv...Ltd. Şti'ne VERİLMESİNE,
7-Davacılar tarafından yapılan toplam 29.831,83.-TL harç ile 7500,00.-TL bilirkişi ücreti, 1.400,00.-TL yol masrafı ile 2.509,50.-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 41.241,33.-TL masrafın davalılardan alınarak davacılara VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/07/2025
Başkan
✍e-imzalı
Üye
✍e-imzalı
Üye
✍e-imzalı
Katip
✍e-imzalı