TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/
KARAR NO : 2025/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ :Av.
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/07/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket, davalı şirket ve dava dışı ... Şirketi tarafından 08.09.2020 tarihinde mermer blok, moloz ve benzeri satılabilecek kalitede ürünün üretimi ve satımı konusunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalının ürünlerin üretimini mümkün olabilecek maksimum seviyede, en hızlı şekilde gerçekleştirip üretilen malları geciktirmeksizin müvekkiline teslimle yükümlü olduğunu, müvekkilinin de buna karşılık davalı şirketin elektrik faturası, vergi, işçi maaşları ve ... giderleri gibi zorunlu giderlerini karşılamakla yükümlü olduğunu, dava dışı ... şirketinin ise sözleşmeye göre üretilen ve müvekkiline teslim edilen mallara ilişkin alış önceliğine sahip olup sözleşme ekinde belirtilen 1.500.000 TL tutarı davalıya ödediğinde sözleşme maddeleriyle ilişiğinin kesileceğini, ... Şirketi'nin belirtilen tutarı davalıya ödediğinden sözleşme maddeleriyle ilişiği kesildiğini, sözleşmenin 7. maddesine göre; sözleşme süresinin beş yıl olduğunu, sözleşmenin cezai şart başlıklı 11. maddesine göre; taraflardan birinin sözleşmede öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmezse herhangi bir bildirim ya da fesih şartına tabi olmaksızın karşı tarafa 1.000.000 USD tutarında ödeme yapacağını, davalının 22.06.2023 tarihinden bu yana müvekkiline herhangi bir mal teslimi yapmadığını, bu suretle sözleşmede öngörülen sözleşme süresince mal üretiminin müvekkiline teslim etme yükümlülüğünü ihlal ettiğini, müvekkilinin zorunlu giderleri karşılama yükümlülüğünü yerine getirdiğini, davalı tarafından sözleşme ihlal edildikten sonra bile temmuz, ağustos aylarında zorunlu giderleri karşılama yükümlülüğünü yerine getirmeye devam ettiğini, davalının ifa etmekle yükümlü olduğu edimi yerine getirmemek suretiyle sözleşmeyi ihlal ettiğinden sözleşmenin 11. Maddesine dayalı olarak ödemesi gereken cezai şart miktarının dava tarihindeki döviz kuruna göre hesaplanacak TL tutarının faiziyle davalıdan tahsile ile müvekkiline verilmesi için işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, sözleşmenin 11. maddesindeki "tarafların sözleşme hükümlerini ihlal etmeleri halinde karşı tarafa 1.000.000 dolar ceza bedeli ödeyecekleri" düzenlemesinden tarafların sözleşme yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde borcun ifasına ek olarak ceza bedeli ödeyeceklerinin anlaşıldığını, dolayısıyla sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın; TBK 179/2 maddesinde düzenlenen ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğunu, bu halde cezai şartın, herhangi bir şarta bağlı olmaksızın sözleşmenin ihlal edildiği anda müvekkili tarafından talep edilebilir nitelikte olduğunu ve müvekkilinin cezai şart alacağının davalının sözleşmede öngörülen mal teslimi yükümlülüğünü ihlal ettiği anda muaccel olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 22. maddesine göre tacir sıfatına haiz davalının ceza miktarının aşırı olduğu gerekçesiyle cezanın indirilmesini talep edemeyeceğini, uygulanması gereken faiz oranının reeskont avans faiz oranı olduğunu, bunun sebebinin taraflar arasındaki sözleşmeye göre mal tedarikçisi olan müvekkilinin değil davalının olduğunu, TTK 1530 faizini ancak mal veya hizmet tedarik borcunu yerine getirmiş olan ancak bedelini alamayan mal veya hizmet tedarikçisinin talep edebileceğini, işbu uyuşmazlık bakımından tam aksine mal tedarikçisinin borcunu ifa etmediğini, TTK 19/2 maddesine göre taraflar arasındaki sözleşmenin ticari iş niteliğinde olduğunu, aksine bir hüküm olmadıkça ticari işlere reeskont avans faiz oranı uygulandığından ve işbu uyuşmazlık bakımından sözleşme ve kanunda aksine bir hüküm bulunmadığından müvekkilinin cezai şart alacağına avans faiz oranı uygulanması gerektiğini, bu halde sözleşmede kararlaştırılan 1.000.000 USD cezai şart miktarının dava tarihindeki döviz kuru üzerinden hesaplanacak TL miktarının, dava tarihinden itibaren uygulanacak reeskont avans faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesi gerektiğini, davalının borca batık durumda olup fiili olarak ticari bir faaliyet gerçekleştirmediğini, davalı aleyhine başlatılan ve derdest olan çok sayıda icra dosyasının mevcut olduğunu, davalının borçlarını ödemediğinden alacaklıları tarafından davalının üretim sahasında bulunan mermer vb. malların haczedildiğini, haczedilen malların üretim sahasında bırakıldığını, ancak sonradan haciz mahalline gidildiğinde haczedilen malların haciz mahallinde olmadığının tespit edildiğini, bu konuya ilişkin olarak Şirkette yarı oranında pay sahibi olan ... hakkında yediemin görevini suistimal suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/... sayılı soruşturma dosyası açıldığını, ayrıca üretim sahasında bulunan araçların içerisinde akülerin yer almadığının tespit edildiğini ve bu olaya ilişkin olarak ... hakkında hırsızlık suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/... sayılı soruşturma dosyası açıldığını, ...'in hakkında ayrıca yine hırsızlık suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/... E. Sayılı soruşturma dosyası açılmış olup ilgili dosyanın soruşturma sürecinin sonlandığını, şirket ortağı ... hakkında hırsızlık suçundan ceza davası açıldığını, şirketin borca batık durumda olması ve herhangi bir ticari faaliyet gerçekleştirmemesi, haczedilen malların sonrasında şirkete ait üretim alanında bulunamaması, şirket ortağı hakkında yediemin görevini suistimal ve hırsızlık suçlarından soruşturma ve ceza davası açılması şirkete ait mallarının kaçırılma tehlikesini, dava süreci sonunda müvekkilinin alacağının tahsil kabiliyetinin ortadan kalkma tehlikesini açıkça ortaya koyduğunu, belirtilen sebepler gözetilerek davalıya ait taşınır, taşınmaz mal, banka hesabı ve her türlü hak ve alacağa ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, her iki taraf da ticaret şirketi olduğundan Türk Ticaret Kanununun 4. maddesi gereğince uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, sözleşmenin 12. maddesinde taraflar arasında çıkacak uyuşmazlıkların çözümünde ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, sözleşmedeki yetki maddesinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 17. maddesine göre geçerli olduğundan davada ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava açılmadan önce 24.05.2024 tarihinde arabulucuya başvurulduğunu, 25.06.2024 tarihinde arabuluculuk sürecinin anlaşamama nedeniyle son bulduğunu, izah edilen nedenlerle; davalıya ait taşınır, taşınmaz mal, banka hesabı ve her türlü hak ve alacağa ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine, sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarının dava tarihindeki döviz kuruna göre belirlenecek TL tutarının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin davalı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen, cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; taraflar arasında, mermer blok, moloz ve benzeri ürünün üretimi ve satımı konusundaki 08.09.2020 tarihli sözleşmenin ihlali iddiasına dayalı ceza-i şartın alacağının tahsili istemine ilişkindir.Davacı tarafça; sözleşme kapsamında davalı şirketin elektrik faturası, vergi, işçi maaşları ve giderleri gibi zorunlu giderler karşılanmasına karşılık davalının 22.06.2023 tarihinden bu yana herhangi bir mal teslimi yapmayarak sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinden sözleşmenin 11. Maddesine dayalı olarak ödemesi gereken cezai şart miktarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, Mahkememizce verilen kesin süreye rağmen, davacı vekili tarafından müvekkiline ait ticari defter kaydının yerinde incelenmesi için gereken masrafı müvekkilin mali durumu nedeniyle karşılanmasının mümkün olmadığı, ticari defter kayıtlarının ilgili kısımları ayrıca dosyaya sunulacak olup ticari defter kayıtlarının yerinde bilirkişi tarafından incelenmesine ilişkin taleplerinden vazgeçtiğine dair beyan dilekçesi sunduğu, beyan dilekçesi gereğince defter incelemesine yönelik ara kararın yerine getirilemediğine dair tutanak tutulduğu görülmüştür. Davacı vekili 11/03/2025 tarihli dilekçe ile özetle; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla dava değerini 30.000,00-TL olarak ıslah ettiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki sözleşmenin cezai şart başlıklı 11. maddesine göre, tarafların sözleşme hükümlerini ihlal etmeleri halinde karşı tarafa 1.000.000$ (bir milyon dolar) ceza bedeli ödemeyi kabul edeceği düzenlenmiş olup, bu kapsamda, davalı şirketin elektrik faturası, vergi, işçi maaşları ve ... giderleri gibi zorunlu giderler karşılanmasına karşılık davalının mal teslim yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiası gereğince, mal teslimine yönelik düzenlenen fatura ve yapılan ödemeler gereğince taraf ticari defter kayıtlarının incelenmesi gerekmekte olup, bu kapsamda Mahkememizce bilirkişi incelemesi için verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça gider avansının yatırılmayacağı beyan edilmekle, bu nedenle taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, dosya kapsamına göre davacı iddialarının sübut bulmadığı anlaşılmakla Mahkememizce davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca, 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır